Böyle bir başlık aslında yok, ben de

🕒 Konu sahibi 4 saat önce aktifti
Rahatsiz oldugun duygudan sen degisme umuduyla kaciyorsun,
ben onlara saplanip kalma tahayyuluyle.
Ikimiz de bir yanilginin icerisinde, ne sen acinin ilerisinde olabilecegin mesafeyi asabileceksin
ne ben zamansiz bir an yakalayabilecegim.
Dort boyutlu bir nesneyi dusunmek gibi bir hal aliyor,
altimizdan kayan.
Ikimiz de kozmic bir savasin icerisinde, farkli kanallar savasimizi farkli kilmiyor.
bipolar bi gecenin farkli birer ucuna yuvalaniyoruz.
Ifade etmezsem bogulacagim lakin anlasilirsam da kacacagim,
diye yine kendi kelimelerime dolastim kaldim. :)
Seni seviyorum diyemem lakin
seni seziyorum


 
20201220_013218.jpg

dalgin ve otesiz berisiz
ve de tanımaksızın
yüzüyorum ölü denizinde
kendi varlığımın.
suyu hissettiğimden
hissediyorum sıkıntıyı...
görüyorum seni, ey çalkantı,
hayat, huzursuzluk...
bana has yelkenler ki...
cark etmiş dümeni...
insan sureti gibi soğuk
yıldızlı bir gökyüzü.
gökyüzüyüm ben, rüzgarım...
gemiyim ve denizim...
hissediyorum ki ben değilim...
yadsımak isterim onu.
fernando pessoa
 
Sonsuzluk kötü bir teselli,
sınırlı olan icin.
Gecenin bu saati varolusunun tum guzelligi zamanin kanatlarinda, her yone sonsuz uzuyor.
Ama sınırlısın benden uzak.
Ama sınırlıyım sonsuzlugunu icime cekemeyecek kadar.
Ama sınırlıyım senden kacacak kadar ve sana.
Sonsuzluk kötü bir teselli,
yine de kendimi dinlendirebildigim.
Ozlem degil biliyorum. Aci da belki. Seni tanimlarindan soymak istiyorum icarusum. Cunku soyun ki hep yaşa.
Gunaydin.
 
Inancinin nesnesi olmadigi zamanlar
bir an geldiginde, icinde yukselen o taskin tesekkur hissiyatini bir yere iletebilmek istiyor insan.
Veya af. Veya caresizlikten dogan derin bir temenni.
Sükran.
Oyle anlarda, allahım düsüncemin kendisi.Tanimlanma geregi duymayan duygularimin baslangic noktasidir.
yoksa hakikaten bu kadarsak cok delice bir sey yasamak, ve sisifos kafamizin icindeki idea bizim de fenomeni oldugumuz hal aliyor yasam.
Ve 2 olmadan bir cok yarjm kaliyor. Anlasilamamak cok yarim.
Kamilin alninda tasidigi nisan, bileni olmayinca cok yarim.
Bunlari bir tenekeye konulup tingir mingir sallanip da icine tukurulmus bi kafayla yaziyorum.
Cok zit duygularin birbirine yakin can buldugu.
Bazi gunler kahkahaların tuzlu sulara karismasi guzeldir.
tesekkür ederim bugune,
gunun kendisine ragmen :)
Gunaydin.



 
Meydan kalabalık, seyyar satıcılar gaz lambalarını asmışlar. Etlerin dumanı ve kokusu yayılıyor. Mısırcı, pilavcıya küfür ediyor: orspu çocuğu!
Gülüyorum. Bu küfür beni hep güldürür.
Çarşının içine karışıyorum, çiğ balık kokusu midemi bulandırıyor. Bir adım ötede çok pişmiş kokoreç tezgahında kavga çıkıyor. Kokoreççi, elindeki büyük bıçakla adamın üstüne yürüyor, küfür ediyor: ananı sikerim!
Gülüyorum. Bu küfür beni bazen güldürür.
Heykelin sağından yukarı doğru çıkıyorum. Hep yokuş var. Yokuşlar hep yukarı doğru denk geliyor. Terk edilmiş binanın terk edilmiş kapısının önündeki yarısı kırık mermer basamağına oturuyorum.
Kafamı soldaki yüksek binanın onuncu katına çeviriyorum.
Yukarıda kendimi görüyorum. Ellerim demirlere yaslı aşağıya bakıyorum. Biliyorum, atlamayacağım. Ama çok değiştim. Yukarıdaki ben miyim? Emin olamıyorum.
Kendime ölümü hatırlatıyorum: O düşerse sen de düşersin.
Zararlı neşriyat.

 
Geri