Böyle bir başlık aslında yok, ben de

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Klara hanim bu ara pek durgun oldugunuzu seziyorum.
Yanilmak isterim.
Suskunlugunuz asaletinizden olsun.

Lilith hanımcım yorgunum ziyadesiyle o nedenle durgunlaşıyorum. Bazende ortamı gördükçe uzaklaşıyorum ne işin var burada diye :) gel-gitler ülkesindeyim bu ara siz bana bakmayın..
İyisiniz umarım sizde ve hala Ankara sokaklarında, karanfilde kahve içeceğimiz günleri bekliyorum unutmadım (:
 
Lilith hanımcım yorgunum ziyadesiyle o nedenle durgunlaşıyorum. Bazende ortamı gördükçe uzaklaşıyorum ne işin var burada diye :) gel-gitler ülkesindeyim bu ara siz bana bakmayın..
İyisiniz umarım sizde ve hala Ankara sokaklarında, karanfilde kahve içeceğimiz günleri bekliyorum unutmadım (:


Ben iyi ve daginik durumdayim bu ara klara hanimcigim.
Gunlerdir sabahtan neredeyse aksama kadar yuruyorum, dis agrisi cekiyorum, muazzam kitaplar buldum ve de foruma yalnizca mesajlastigim saydiklarim icin giriyorum su sira.
Bura da bazen kafa sisirio, yalan degil.
Ugrayislariniz daha da eksilecekse irtibatta kalalim. Bir sezdirdiniz cunku gel gitlerin mesafesini.
Teoman kelimeler sarkisinda
Yavasliyor ama durmuyor dunya, zaman degilken kimseden yana, gitmis herkes evleriniz bombos diyor.
Yolda olmak guzel. Bir seyleri tuketmek de.
Cunku evrenin gelecek olgusuyla iliskisi yepyeni ve surpriz dolu keseciklerin varligiymis gibi gelir hep. Tukenis, baslangiclara gebe (:

 
Rutin BİLGİLENDİRME;

Böyle bir başlık aslında var, sen de.
 
Bi tuhafim ya.
Bir iki sey icsem mi icmesem mi, kalkip valiz hazirlasam mi hazirlamasam mi, cikip iki tur atsam mi atmasam mi, yarin imza atsam mi atmasam mi, arasip sohbet etsem mi etmesem mi.
Diye diye yatakta oturuorum bu gece.
Daha dökülüp pijamalarimi bile giymemisim. Bu bi özsaygisizlik semptomudur yemin ederim....
 
Elinizi nesnelerin üzerinde hareket ettirmek
ve bir yanılsamanın sert teni gibi yüzeyleri
duyusal olarak hissetmek
felsefe değil mi?
bir saniye ile sonsuzluk arasında bir açıklık aramak
inanç değil mi?
yaşamı gözlemlemek
ve kendisinden gerçekleşemeyecek bir gerçeklik olarak bahsetmek
şiir değil mi?
tüm hayal gücünün sadece ebedi olanın
bir iç çekişi olduğunu
ve bütünün kökeninin bir tuz zerresi gibi hissedilebildiği
hala canlı bir an olması gerektiğini hayal etmek
yanılsama değil mi?
kökümüzün,
gökyüzünün vadileri arasında
bir kan nehri gibi akmasına izin vermeyi dilemek
yol değil mi?
çünkü yaşamak, anlaşılmaz ruhumuzda ağır bir tortu ile uyumak gibidir
ve toprağa gömülü çakıl taşları gibi yaşıyoruz
arzu uzak yükseklikteki bir kuş olduğu sürece
ya biz?

 
Elinizi nesnelerin üzerinde hareket ettirmek
ve bir yanılsamanın sert teni gibi yüzeyleri
duyusal olarak hissetmek
felsefe değil mi?
bir saniye ile sonsuzluk arasında bir açıklık aramak
inanç değil mi?
yaşamı gözlemlemek
ve kendisinden gerçekleşemeyecek bir gerçeklik olarak bahsetmek
şiir değil mi?
tüm hayal gücünün sadece ebedi olanın
bir iç çekişi olduğunu
ve bütünün kökeninin bir tuz zerresi gibi hissedilebildiği
hala canlı bir an olması gerektiğini hayal etmek
yanılsama değil mi?
kökümüzün,
gökyüzünün vadileri arasında
bir kan nehri gibi akmasına izin vermeyi dilemek
yol değil mi?
çünkü yaşamak, anlaşılmaz ruhumuzda ağır bir tortu ile uyumak gibidir
ve toprağa gömülü çakıl taşları gibi yaşıyoruz
arzu uzak yükseklikteki bir kuş olduğu sürece
ya biz?



Ne güzel yerden bakıyorsun hayata. acaba gördügümüz müdür evren, yoksa görüneni mi bilmedeyiz?
Meyvesini icinde tasıyan kabuk gibi yahut yumurta kabugunu kırmaya calisan kus gibi "Abraxas"a ucacak sanki sorular.
Dilerdim bunu.
Lakin insan, oldurabildiginde skismis kalmis. Sisifos misali.
potansiyel olanı oldururken omuzlarımıza kelime yükü düsmüs bilincimizden. kozmostan kelimeleri silsek geriye hicbir sey kalmayacak gibi gelen gecelerden bu gece sevgili pessoa.
 
Son düzenleme:
127127437_3596522380385802_1349609819354553189_n.jpg
 
"tepetaklak gidiyorsun!" diye söylendi kendi kendine ve güldü.
ne geliyorsa basimiza marjinal mutluluk arayislarindan geliyor, müdahale istencinden, distan kirilma beklemekten.
Yumurta icten kirilinca yasam baslio oysa.
Onu kirmak icin bile devinmedigim bi gündeyim,
cok iyi hissediyorum her sey gayet rezil iken.

 
Ağaçlara baktığında
Onlara bakabilirsin ama görmezsin
Bahçedeki çiçekler seninle alay ediyor gibi gözüküyor
Herkes orada,ama umrunda değil gibi
Kendinle ve bu bahçeyle ilgili sorunun ne?
Çılgın bir adamın ütopyası
En kötü korkuma dönüştü
Eğer kaybolmuşsan kimse sana gösteremez
Ama seni tanıdığından memnun olduğu bir gerçek
Sadece zavallı çocuklar bu şansa erişebilir: bahçenin şarkısı ve dansına
Etrafını çevreleyen çiçeklerini hisset
Bunu sadece akıllı çocuklar onsuz yapabilir
Her şeyi içinde bulabilirsin
Onurunla mücadeleye gerek yok
Hayır aklını yitirmiyorsun
Sadece bahçedesin
Seni kendine yöneltebilirler
Ya da onu rafa fırlatabilirsin
Ama içine bakabileceğini biliyorsun
bahçenin :)

 
Geri