Bir Şizofren Genç

Konu sahibi son olarak 4365 gün önce görüldü
Tarih : 19 Mart 2014
----------------
Çarşamba


Saat : 20:39

Ben deli değilim.
Bakırköy'de yattıgım benim deli olduğum anlamına gelmez.İnsanın kendi olabileceği tek yer gece efendim dedim ama insan yalnızken kendisinden bir adım önde olduğunu gördüm. Ben deli değilim.Psikologum 'İnsanları olduğu gibi kabul edersen mutlu olursun' dedi.Onlar beni olduğum gibi kabul etmiyor ki.Kabul edersem onca yazılmış şiirlere, kitaplara, ihanet etmiş olmaz mıyım. Bence hepimiz deliyiz. Şimdi akıllı numarası yapmaya gerek yok.
Beni delirten sürekli gereksiz yere öten kuşum olabilir mi? Ya da okulda ki Eski Türk Edebiyatına Giriş dersine giren hocama 'sen nasıl bir hocasın' demem mi beni delirtti.
Neyse insanı insanlardan ayıran bir özellik vardır. İletişim evet bir türlü gerçekleştiremediğim eylem. Zihnin yarılması siz bunu hiç yaşadınız mı? Sahi bana özgü bir şey. Ahh telefon çalıyor. Devam edecem.....
 
Saat : 22:05

Ben deli değilim.
Az önce yaklaşık 1 saat önce üye olduğum bu siteye girmek istedim. Üye adımı yazdım ama şifreyi hatırlayamadım. Bir özelliğimi daha keşfettim. Unutkanlık. Sonra denedim yine denedim sonra bir-iki kere daha denedim ' DUR ' dedi, yeter bu kadar deneme. Sonra gereken uygulamaları yaptım E-mail denen şeye girmem istenildi. Ama fakat kaç senedir girmediğim E-mail'in şifresini de hatırlayamadım. Aman dedim ' Bir kez daha üye ol ne olacak ki' oldum.
Şimdi deli misin diyeceksiniz EVET deliyim...


Bir Genç
 
x8A21V.jpg


Sinsice dolaşan bir çok hastalık var. Kolestrol , Osteoporoz , Diyabet , Kanser...
Fakat bir tanesi pek sessiz değil. Bu hastalık Dünya nüfusunun %1'ini etkiliyor.Bu hastalığı taşıyanlar hiç birinizin duymadığı sesler duyuyor. Şu an o sesleri duyuyor musunuz? Onlar duyuyor! Kimsenin görmedikleri şeyleri görüyorlar. Şu an bir şeyler görebiliyor musunuz? Onlar görüyor! Bu hastalığın adı
ŞİZOFRENİ
Şizofreni hemen her toplumda en sık görülen ruhsal bozukluklardan biridir.
Başlangıcı sinsidir.İlk belirtiler 17-18 yaşlarında görülmeye başlar.İçe kapanma , saçma fikirler ve saplantılar, halüsünasyonlar, gerçekte olmayan şeyleri görme ve duyma.Dünya'da 51 milyondan fazla insan şizofreni hastası. Bu hastaların %50'sinden fazlası en az bir kere intihar girişiminde bulunur. Sadece %10-%13 arası kurtulmayı başarıyor.
Eskiden şizofreniler cadı mahkemesinde yargılanıyorlar ve hatta hatta diri diri yakılıyorlardı.Peki siz ne yapıyor sunuz? Evet sen sen okuyan insan .Onlara 'Deli' deyip toplumdan dışlıyorsun , onları anlamaya çaba göstermiyor ve çektikleri acılarla beraber hastanelere terk ediyorsunuz.Siz onları tuhaf ve ürkütücü olarak görüyorsunuz. Oysa onların tek yaptıkları kendilerine bir hayal dünyası kurup orada yaşamak.
Şizofreni sadece tedavi kurumlarında değil toplumunda desteklemesi gerek.

Korkmayın her 100 insandan 1 tanesi bu hastalıga yakalanmıştır. Siz insanlar 99 içerisindesiniz. Ben siz insanlar için burdayım.


Bir Genç
 
Tek gerçektir delilik. Olduğun gibi davranmak bazen.. ben deli değilim diyen insan en büyük rolü oynar hayatta. Kendini kandırma tatmim etme duyguları ile boğuşuyor. " BEN DELİ DEĞİLİM" değil. " BEN DELİYİM"demesi kadar doğal bir şey yok.
En çok istediğim şeydir delilerin yanına gitmek. Millet başka şeyler ister. Nen ise GERÇEK olan şeyi.

Yazıların çok hoşuma gitti.
İnşallah hep devamı delir. :)
 
tanıdım seni.B blok 3. Koğuşta yatıyordun.rezidüel şizofrenler ve psikotik depresiflerin koğuşu.en son organlarının çürüdüğüyle ilgili hezeyanların vardı..belki de hezeyan değillerdi..ben o zaman genç bir asistandım.mazhar Osman az kliniği az deliyi tımar etmedi.sahi,hala Bafra sigarası mı içiyorsun?
 
Saat : 23:05
Ben Deli Değilim
Küçük pencereye sahip, derme çatma , güneşten yoksun bir evde yaşıyorum.Perde görevini üstlenen ama görenlerin ' Bak Delinin Gömleği ' dediği bezi hafifçe araladım. İlk gözüme çarpan yan komşumun balkonda telefonla konuşan sanırsam 21-22 yaşlarında ki kızı. Öyle korkmuş olacak ki bir anda kendini odasına attı. Tebessüm ettim. Ama meraklı bir kişilik ayı figürlerine sahip perdesini korkarak araladı. Yaklaşık 10-15 sanıye bakıştık. Tebessüm etti. Ellerinden destek alarak ' Sen Delisin ' dedi ve tekrar güldü bu sefer dişlerini göstererek. Yüreğimde deminden beri bastırmaya çalıştığım korku,tebessümle uzaklaştı ama gitmedi yanı başımda beni izliyor. Açığımı yakalamak ve son darbesi yapmak için.Sizde görebilseydiniz dehşete dönüşersiniz. Aaa bak bir sokak köpeği sanki ana rahmindeki savunmasız bir bebek gibi duvar kenarına büzülmüş ama gözlerinde hiç korku yok. Beni bekliyor.
Penceremde beni izleyen korkunç yüzlüler var. Bazen maskelerini takıp bir melek kadar saf görünebiliyorlar. Ardından hemen canavarlaşıyorlar. Ellerindeki silahları göstererek beni almaya geldiklerini söylüyorlar. Ne kadar dirensem de bir gün beni alıp götürecekler, çiğ çiğ yiyip, kemiklerimi benden korkmayan köpeğe atacaklar. Ve buna siz insanlar engel olamayacaksınız.​

Bir Genç
 
Saat : 23:31
Ben Deli Değilim
Bu defa perdeyi sonuna dek açıyorum. İçimde korku yok mu sanıyorsunuz ? Tabii ki var. Ama bu sefer korkunç yüzlüler yok! Evet, gerçekten yoklar. Bir nefes daha almam için belki bana şans verdiler.Aldığım nefesi özgürce bırakamıyorum ki, içimde tutuyorum kalbim sıkışıyor.
Aaa gökyüzü, Dünya'nın tüm gizli güçleri içinde barındıran bir yutak öylece karşımda duruyor. En son gökyüzüne bir yagmurlu günde yüzümü yıkamak için baktım. Bakarken ürperiyorum. Görünürde bu sefer insanlar yok. Gökyüzüne mi anlatsam vakaları. Üzerimi örten şu kara bulutları elimle bir sağa bir sola savursam acaba ardında gizlediği o korkunç gerçekleri görebilir miyim? Peki ya siz?

Of… Korkular yine başlıyor.


Bir Genç
 
Saat : 23:48
Ben Deli Değilim

Evet korkuyorum, korkuyorum

Ama bu sefer geri adım atmayacam.
Derme çatma, yaylarının çogu görevinden istifa etmiş, hafif bir gicirti eşliğiyle divana yavaşça oturuyorum.Aslında iç sesim yatağa boylu boyunca uzanmamı istiyor, uzanıyorum. Ellerimi başımın arasına alarak, delilige adım attiğim günlerde tavana çizdiğim şekillere anlam vermek için tavanımı izliyordum. Karanlık eskisi kadar ürkütmüyor beni. Kafamda hayal üstü senaryolar da üretmiyorum. Demek insan, en kötü şeylere bile hazırlayabiliyor kendisini.


Bir Genç
 
Tarih : 20 Mart 2014
---------------
Perşembe

Ben Deli Değilim

Saat : 00:36

Sağ yanımda soğumuş ve sanırsam 2 günlük kahve, diğer yanımda okumaktan korktuğum bir kitap. Tam ortasında düşünsellerim.

Ellerim titriyor, ayaklarım buzul ülkesinde yolunu kaybetmiş bir deli. Tahta kapımın kulpu kırık.Kapıdan gelen sesler metalik bir ses, inanın insana hiç de güven vermeyen, ses karanlıkta ince bir yankıyla dalgalanıyor, ardından sanki hiç var olmamışçasına sonsuzluğa karışarak gidiyor. Kalbime hapsettiğim nefesim, boğuluyormuşum hissini veriyor. Gözlerim karanlıktaki nesneleri seçmeye çalışan küçük bir yarasa gibi.Kapı,içimi çizen ince bir gıcırtıyla ağır ağır açılıyor ve ağır bir koku.Şu karanlık kara delik, beni de sonsuzluğun içine hapsedebilir mi ? Karanlığın ürkütücü sesi ve kapının melodisine esir düşen bedenim, garip neyle karşılaşacağından emin olamamanın verdiği bir endişeyle olduğu yerde titreyerek sarsılıyor. Karanlık insana kaybolmuşluk hissi veriyor.Peki ya size?Ahh şu koku hızla burnumda içeri genizlerime kadar işliyor.


Bir Genç
 
Saat : 15:13

Ben Deli Değilim

Okuldayım...
Üçüncü katta genis ve kalabalık dershanelerden oluşan insanların 'Eğitim'için geldikleri ama Eğitimden yoksun çıktıkları yer.Yazmaktan morarmış parmaklarımla yeniden yazmayı deniyorum.Tam karşımda 'O' koridorun penceresinden insanları sevindiren güneşi izliyor.Gözlerini kısarak.Ne güzel gözleri vardır kim bilir.Bir an bana baktı, kafamı çevirdim, isteksizce. Merhaba desem: Karşıma ne çıkacak bilmiyorum ancak kalbim her an durabilir. Nefesim mi? O beni çoktan bırakıp gitmiş bile. Uzun süredir hissiyatını kaybetmiş olan parmaklarım, morluklar karıncalanmalara bıraktı yerini artık. Zaten eğreti dursun hayat.Elimi dokunsa, küçük bir dokunuşla her an yerinden çıkıp yere yığılacakmış gibi titriyor bedenim. Aman Allah’ım! 'O' gülümsedi evet evet şimdi.Bu gülüş benim için bir kalkan mi acaba?
Hayalim bile berbat…

Sesli şekilde 'hadi diyorum kendi kendime. Aş şu perdeyi artık… Ne olacaksa olsun… Dememeşlermiydi Hayat dediğin, bir ucu boklu değnek…


Bir Genç
 
Saat : 16:43

Ben Deli Değilim


2014'lerde Yedinci cadde ve Beşinci cadde köşesinde üçgen bir arsanın üzerinde füze şeklinde bir bina yükseliyor.Caddenin geri kalan o iğrenç görüntüsü bir an kayboluyor.Aynı tarzda inşa edilmiş 5 katlı bir bina.Burası bütün 'Delilerin' toplandığı yer. Ne konuşulur, ne anlatılır, ne yaptıklarını mahalle insanları bilmez. Çocuklarına tembihleri kalıplaşmış cümleler. 'Onlar deli, onlar katil, onlar tecavüzcü... En son ne zaman bedeninize saygı duydunuz? En son kiminle yatakta ilk güneşe selam verdiniz? En son ne zaman tecavüze uğradınız? Ne zaman?
Ne zaman önem taşıyan bir eylemde bulunsanız elinize yüzünüze bulaştırırsınız.

Geçenlerde sigara almak için bakkala gittim. Her gün yüz yüze geldiğim insan bir anda benden korktu.Çünkü yalnızdı, yanında bir bebek olsa bile korkmayan insanlar neden benden korkar ki?
İçeriye kucağında bebek olan bir hanımefendi girdi.
'Beşinci cadde ne tarafta kalıyor' dedi.
Burada beşinci cadde yok dedi bakkal. Ve hanımefendi cümle kurmadan geldiği adımlara basarak geri çekildi. Sigaramı alıp arkadasından bende çıktım. Aramızda 10-13 metre uzaklık var. Ve seslendim :

Madam!
Buyrun.
Sizi Beşinci caddeye götürebilirim.Bende orada oturuyorum. Ve arkadan bir ses ' Onunla gitmeyin, o deli , o sizi kandırıyor' diye bağıran bakkalci.
Adınız nedir?
Ben Deli Değilim
Pekala adınız?
Cevap yok.
Mimar Şener efendıiyi tanır mısınız?
Evet tanırım iki bina yakınımda oturuyordu.
En son ne zaman konuştunuz onunla?
Geçen sene, bir Şubat ayında konuşmuştum. Delileri evine açan tek insan. Odasında ki lambanın sürekli bozulmasından şikayetciydi. Kitap okuyamadıgından şikayetciydi.
Peki beni götürebilirsiniz. Dedi ve yola koyulduk.
Ziyafertcisi oluyor mu sıklıkla?
Geçen sene Şubat ayından beridir evine giren olmuyor.

Beşinci caddeye doğru yaklaşmıştık. Madam Mimar Şener'in evi burası. Kim olduğunuzu öğrenebilir miyim? Burada ilk defa gördüğüm insansınız.

Ben Acelya TUNÇ, Mimar Şener'in kızıyım, dedi ve eve doğru ilerledi.

Elime not kağıdı alıp yazmaya başladım: Mimar Şener 2013 Şubat 12 'de intihar etmek süretiyle hayatına son verdi. Yeni adresi Aşiyan Mezarlığı pafta 340
Ve Ben Deli Değilim

Kağıdı yazılı kısmı açık kalacak şekilde basamaklara bıraktım.Eve çıktım perde mi araladım ve izledim madam kağıdı aldı ve okudu ve ağladı ve dizlerine hakim olamadı.


Bir Genç
 

ANILAR
Tarih : 12 Nisan 2009
----------------
Pazar
Saat : 19:20

Ben Deliyim

Koğuşta patates yemeği yiyoruz. Diğer insan doktorla konuşuyor. Hatırlıyorum… Her bilinç uyanışında: ‘‘Ben neredeyim? Ne işim var burada?’’ diyorum. Ardından bir deli koğuşunda yatan zavallı bir hasta olduğumu hatırlamam uzun sürmüyor neyse ki…

Psikologum 'Her acının bir panzehiri, her kötünün bir iyi yanı da vardır.' Demişti. Geceleri, hayat ne kadar acımasız diye düşünüyorum ve bedenim yorgunluğunu çekmez oluyor.Yine de her şeye rağmen soluklanacak bir aralık, bir boşluk buluveriyorum. Bu da iyi bir gelişme.Kime şükredeceksin? Kime şükretmelisin? Bu beni ilgilendirmez… Yeter ki mutluluğun kapıları hep bir aralık dursun…
Senin için…
Benim için…


Bir Genç
 
Saat : 21:21

Ben Deli Değilim

Seneler oldu onu görmeyeli. Uzun mu uzun geçen seneler ve yalnız geceler. Hep onun beni bağrına basacağı anı düşledim. Ama ikimiz de inat etmiştik, gurur yapmıştık birçok şeyi. Kırılganlıkları, engelleri ve acılarıyla beslediğimiz gururumuzu, devasa bir abide gibi aramıza dikerek yılların hiç dağılmayan sisine karışıp gitmişti sessizce.
Hatırlıyorum en son ‘‘Böyle bir kızım yok benim için!’’ diyerek, yani sevgili sıpasını hayatımdan silip atıvermiştim bir çırpıda.

Ya yüreğinden?

Onunla bununla ağız birliği etmişçesine bana taktıkları lakaptan hep nefret etmiştim: Şizofren.
Üzerime bir lanet gibi yapışıp kaldı. Değil misin ? Evet ben 'ŞİZOFRENİ'yim. Çalkantılı yüreğimde dev dalgalar oluşturan neden ve niçinleri arayıp bulmak, onlarla yüzleşmek ve sonra da sükûn bulmuş yüreğimi bir limana çekerek huzurlu bir soluğa merhaba demeyi arzulayacaktım. Ancak şimdi tüm bunlar çok uzaktı bana.


Bir Genç
 
Saat : 22:16

Ben Deli Değilim

25. Doğum günüm kutlu olsun
Ölümümün 9. Yıldönümü hoşgeldin.

Geçmişimin bir yerlerinden geliyorum. Hayatımı mahvettim.
Nasıl ya da Neden olduğunu hatırlayamıyorum ama mahvettim.Şimdi de siz İnsanların hayatını mahvedeceğim. Başta doktorum seni öldürmem gerektiğini düşündüm. Sonra bunun fazla kolay olacağını düşündüm.
Sonra 'SEN KENDİNİ ÖLDÜR DOKTOR' dedim.
KENDİNİ ÖLDÜR DOKTOR!


Bir Genç
 
Saat : 22:58

Ben Deli Değilim

Bugün Aylardır aradığım bir kitabı bulma heyecanı ile kendimi Kitapevi'ne attım. Buldum da. Ama Kitap sevmeyenlerin elinde, yaprakları yıpranmış, kapağının alt köşesi kürdan niyetine kullanılmış şekilde raftan düştü düşecek modundayken ben aldım. Yanıma Stant görevlisi sanırsam 23-25 yaşlarında sarı saçlı, dip boyası geldiğinin farkında değil. Sabah aynaya bakmadığı kesin.Kulağında Tesbihe tutunmuş bir adam küpesi vardı. Acaba anlamı neydi? Ve başladı :

Hoşgeldiniz beyefendi
Hoşbulduk Mujer ... Gülümsedi. İnsanlar farklı şeyler duyduklarında neden gülümser ?
Ne tür bir kitap arıyorsunuz?
Aradığım kitap şu anda elimde
Sanırsam ilk kitap seçiminiz. Çünkü sizi daha önce burada göremedim.
Ben yalnız bir adamım.Ayrıca gayet sessizim.Boş vakitlerimde genelde evde otururum.
Öğrenci değilsiniz, öğrencilik yaşını geçmiş olmalısınız.
Öğrenmenin yaşı yoktur bayan.
Ve kadın yine gülümsedi. Ona dikkatlıca bakmaya devam ettim.Gülerken göz bebeği büyüyordu. Bu korktuguna işaret.
Birşeylerden kaçıyorsunuz?
Evet ama kaçmayı bıraktım bayan. Artık yüzleşme vakti diye düşündüğüm anlarda yine kaçmaya başladım. Şu anda düşünsellerim sadece 'yaşama' istiyor.
Ve adımları ile benden uzaklaşmaya başladı. Korktu, belli etti elleri birleşti.

Aldıgım kitabın ücretini ödemek için kasaya yöneldim.

Ne kadar?
'El sıkışmamız kafi' dedi

Bu hayatta halen kitap kokan insanlar varmış.

Teşekkürler Kitap Kokan İnsan.

Bir Genç
 
Tarih : 21 Mart 2014
----------------
Cuma

Saat : 21:00

Ben Deli Değilim

Bu gün Grameri dersinde, dersi dinlemekten çok Ayten Hocayı öldürme planları üzerinde yoğunlaştım. Korkmayın daha katil olmadım Şoka girmedim bu gün. Bakışlarım eskisi gibi bulanık ama ölü gözü gibi de değil. Aygın baygın hastalıklı halim kaybolmuş, ancak ben hala intihar etmeyi düşünüyorum. Boğaz köprüsünden atlamayı mesela… Kendime iyi ki tam anlamıyla güvenmiyorum. Yoksa bu iş çoktan olurdu.
Ya da Ayten Hoca çoktan ölmüştü.

Bir Genç
 
ANILAR

Tarih : 22 Mart 2009
---------------
?

Saat 12: 40

Ben Deli Değilim

Bu gün günlerden ne, pek hatırlamıyorum açıkcası. Burada herkes DELİ olduğumu sanıyor. Öyle miyim acaba. Babam gidiyor, arkasından Annem gözyaşlarını bana bırakarak. Arkalarından bakıyorum uzun uzun… İnsan ayrılmak istemediği zamanlarda bir burukluk, bir terkedilmişlik hissi duyar şüphesiz öyle değil mi? Ama ben hiçbir şeyi düşünemez ve hissedemez oldum burada.Bu Delilerin arasından. Yeni yeni kendime geliyorum. Kulak çınlamalarım hala devam ediyor. İğne vakti.
Bu iğnenin içerisine ne koyduklarını çok merak ediyorum. İnsanı bir uçurumdan atarsınız ya ölecem ya da kurtulacam düşüncesi arasında kalırsınız işte o.
İçerisi ile dışarısı arasındaki farkı anlasam, yani bir kurtulma, bir özgürlük çabası duysam içimde, belki kaçarım tel örgünün gerisine. Bunu şimdilik bilmiyorum…
Bunu şimdilik kimse bilmiyor.
 
Bir köpek kadar yalnızım. Yeminlerimi yuttum. SÖZ'lerimi Unut...
 
ANILAR

Tarih : 19 Nisan 2009
------------------
Pazar

Saat : 08:30

Ben Deliyim.

Saat 08:00 'da uyandım.Uyandığımda ziyaret saatiydi. Güneş, kare şeklinde ki çerçeveli camlardan içeri sızmaya çalışıyor.Bugünde ziyaretçim yok.Neyse ki güneş beni yalnız bırakmıyor. İlk başlarda oluşan bu huzurlu izlenim, güneş ışığının dostaneliğini yitirmeye başlamasıyla kaybolacak. Her şey doğal seyrine bürünecek. Sırayı asla bozmayan disiplinli bir tugay gibi ardı ardına geçit alanından geçip gidecek. Önce ciğerlerimin üzerine koyu bir ışık yayılacak, ardından soluk alışlarım durağanlaşıp şap gibi bir havayı teneffüs etmeye başlayacağım. Sonra da sinsi ışınlar gelip, karnımın üzerinde harlı bir ateş gibi yoğunlaşacak.

Şiddetli bir karın ağrısı… Kusma isteği, var sanırsam akşam verilen yemeklerden ve ardından vakitsiz gelen iğnelerden kaynaklanıyor. Yürüyorum mermer zemine yansıyan güneş işiği gözlerimin ferini söndürüyor neyse ki çok sürmeyecek önümden kayıp gidecek. Karanlık odadan çıkıp gün işiğini yakalamak ve işik ile sevişmek gözlerimi kör edercesine. Göz kapaklarımı kapamam bile fayda etmeyecek. Ahh yine iğne vakti.Ve göz kapaklarım olabildiğince ağırlaşacak…

Bir Genç
 
Geri