Günlük "Bir Penguenin Rüyası"

Konu sahibi son olarak 2 gün önce görüldü
Hayvanlarda bilinc yoktur diyenlere hurmetle sunarim :)

8 stepli bir puzzle'i ilk defa gormeyle cozen bu hayvanlarin onunde diz cokerim :)

[YOUTUBE]AVaITA7eBZE[/YOUTUBE]

[YOUTUBE]cnURDKtK8y8[/YOUTUBE]

Bunu da bırakayım buraya o zaman.

Ayrıca kargalar sanırım doğada hayran olduğum tek tür. İnanılmaz hafızaları, uzun ömürleri, yüzleri tanıyabilme yetenekleri hatta eşek şakası anlayışları bile hayran olunası.
 
[YOUTUBE]cnURDKtK8y8[/YOUTUBE]

Bunu da bırakayım buraya o zaman.

Ayrıca kargalar sanırım doğada hayran olduğum tek tür. İnanılmaz hafızaları, uzun ömürleri, yüzleri tanıyabilme yetenekleri hatta eşek şakası anlayışları bile hayran olunası.

Bu videoyu ilk defa goruyorum, cok tesekkur ederim.. Daha fazla katkida bulunursaniz, sevinirim : ))

Hayran olunasi resmen, ben hafizama tukurmek istedim su an : )) Cocuklardaki kisa zamanli hafizanin, yetiskinlerden daha iyi olmasi da merak uyandirici.

Normalde bu videoyu herkesle paylasmam, bazi videolari kendime saklarim (evet, biraz bencillik var : )) Ama, bu videoyu da gormeniz lazim.. Hayvanlardaki adalet duygusunu anlatiyor.. Bu tarz videolari gorunce, bilinc kavramina olan merak duygum daha da gidiklaniyor..

Frans de Waal: Hayvanlarda ahlaki davranışlar | TED Talk | TED.com
 


Bu videoyu ilk defa goruyorum, cok tesekkur ederim.. Daha fazla katkida bulunursaniz, sevinirim : ))

Hayran olunasi resmen, ben hafizama tukurmek istedim su an : )) Cocuklardaki kisa zamanli hafizanin, yetiskinlerden daha iyi olmasi da merak uyandirici.

Normalde bu videoyu herkesle paylasmam, bazi videolari kendime saklarim (evet, biraz bencillik var : )) Ama, bu videoyu da gormeniz lazim.. Hayvanlardaki adalet duygusunu anlatiyor.. Bu tarz videolari gorunce, bilinc kavramina olan merak duygum daha da gidiklaniyor..

Frans de Waal: Hayvanlarda ahlaki davranışlar | TED Talk | TED.com

Bir arkadaşımın doktora tezi için araştırma yaparken bu çalışmaya da denk gelmiştik. O süreçte o kadar değişik şeylerle karşılaşmıştık ki.

Ama hepsinden ilginç olanı bu kadar ilginç şeylerin bir Kemal Ekşioğlu paylaşımı kadar bile bilinmiyor oluşuydu. Hafızanıza tükürmeyin efendim, ilgi alakalarımızda kullanabilirsiniz bu eğiliminizi.
 
[YOUTUBE]zfuZqGvruug[/YOUTUBE]

Epik şeyler sever misiniz bilmiyorum ama bir opening de burada olsun madem.
 
[YOUTUBE]EORv2R0-0rE[/YOUTUBE]

Bill Hicks sevdiğim bir komedyendir, tüm gösterilerini de bu konuşmayla bitirir. Yaratılışçı kısımlarına her ne kadar katılmasam da bahsettiği ana fikri severim.

Bu alıntı aynı zamanda Zeitgeist Movement belgesellerinde ve The Venus Project tanıtımında da kullanılmıştı, muhtemelen denk gelmişsinizdir lakin yine de şansımı deneyeyim.
 
[YOUTUBE]EORv2R0-0rE[/YOUTUBE]

Bill Hicks sevdiğim bir komedyendir, tüm gösterilerini de bu konuşmayla bitirir. Yaratılışçı kısımlarına her ne kadar katılmasam da bahsettiği ana fikri severim.

Bu alıntı aynı zamanda Zeitgeist Movement belgesellerinde ve The Venus Project tanıtımında da kullanılmıştı, muhtemelen denk gelmişsinizdir lakin yine de şansımı deneyeyim.

Zeitgeist Movement'in ilk bolumunu uzun sure once izlemeye calismistim, ama begenmedigim icin bitiremedim bile : )) Sanirim, hepsini izleyip, ciddi bir elestiri yazmam gerekiyor .p O konudaki goruslerinizi de dinlemek isterim..

Ana dusunceyi dogru anladiysam, savas ve savunma mekanizmalarina ayiracagimiz zamani, parayi ve enerjiyi eger dunya uzerindeki acligi gidermek icin, insanlari egitmek icin kullanirsak, cok daha iyi bir ulkeye merhaba demis olacagiz : )) Bu oldukca guzel bir fikir.. Ancak, bunun icin de caba sarfedilmesi gerektigi acik. Insanlarin buyuk hayallerinin ve amaclarinin olmasi gerek.. It is just a ride'a bagladigi icin, calismak uzerine olan dusuncelerini bilmiyorum henuz..

Birkac uzun videosunu gonderebilirseniz, onlari izleyip, onun uzerine yorum yapayim..
 


Zeitgeist Movement'in ilk bolumunu uzun sure once izlemeye calismistim, ama begenmedigim icin bitiremedim bile : )) Sanirim, hepsini izleyip, ciddi bir elestiri yazmam gerekiyor .p O konudaki goruslerinizi de dinlemek isterim..

Ana dusunceyi dogru anladiysam, savas ve savunma mekanizmalarina ayiracagimiz zamani, parayi ve enerjiyi eger dunya uzerindeki acligi gidermek icin, insanlari egitmek icin kullanirsak, cok daha iyi bir ulkeye merhaba demis olacagiz : )) Bu oldukca guzel bir fikir.. Ancak, bunun icin de caba sarfedilmesi gerektigi acik. Insanlarin buyuk hayallerinin ve amaclarinin olmasi gerek.. It is just a ride'a bagladigi icin, calismak uzerine olan dusuncelerini bilmiyorum henuz..

Birkac uzun videosunu gonderebilirseniz, onlari izleyip, onun uzerine yorum yapayim..

Keşke bu konudan daha fazla bahsetseydi de, size gönderebileceğim bir şey olsaydı. Dediğim gibi bu adam bir komedyen ve stand-up şovlarını bitirirken yaptığı bir konuşma bu.

Tabii ki bu durum için çaba sarf etmek gerekecektir ama çabadan çok daha önemli, çok daha öncelikli olan bir şey var söz konusu durum için. İnsanların bu bilince sahip olması. Herkes Afrika'daki açlığa, Afganistan'daki savaşa üzülür ama kimse sebeplerini kendinin de gösterdiği toplumsal davranış sistemlerinde aramaz. Zaten bu engel aşılırsa, çaba göstermeye gönüllü nesillerimiz olacaktır şüphesiz ki.

Ayrıca Zeitgeist belgeselini beğenmemenizi ayıplıyorum. .p

Benim en beğendiğim belgesellerden biridir, tabii ki bahsedilen her şey birebir örtüşmüyor fikirlerimle lakin aydınlattığı noktalar çoktur bende. Hatta lisedeyken kendimi geliştirme ve araştırma serüvenim Zeitgeist ile başladı dersem pek de yanlış olmaz, o derece kıymetlidir bende. Topu topu 3 film zaten, bence izleyebilirsiniz. İnanıyorum.
 
Keşke bu konudan daha fazla bahsetseydi de, size gönderebileceğim bir şey olsaydı. Dediğim gibi bu adam bir komedyen ve stand-up şovlarını bitirirken yaptığı bir konuşma bu.

Tabii ki bu durum için çaba sarf etmek gerekecektir ama çabadan çok daha önemli, çok daha öncelikli olan bir şey var söz konusu durum için. İnsanların bu bilince sahip olması. Herkes Afrika'daki açlığa, Afganistan'daki savaşa üzülür ama kimse sebeplerini kendinin de gösterdiği toplumsal davranış sistemlerinde aramaz. Zaten bu engel aşılırsa, çaba göstermeye gönüllü nesillerimiz olacaktır şüphesiz ki.

Ayrıca Zeitgeist belgeselini beğenmemenizi ayıplıyorum. .p

Benim en beğendiğim belgesellerden biridir, tabii ki bahsedilen her şey birebir örtüşmüyor fikirlerimle lakin aydınlattığı noktalar çoktur bende. Hatta lisedeyken kendimi geliştirme ve araştırma serüvenim Zeitgeist ile başladı dersem pek de yanlış olmaz, o derece kıymetlidir bende. Topu topu 3 film zaten, bence izleyebilirsiniz. İnanıyorum.

Acikcasi komplo teorilerini pek gecmeyen, bilgilerin tamamen propaganda amacli ve "misinformation" oldugu kanisina bolca kapildim izlerken.. Referans gordugumu pek hatirlamiyorum.. Dedigim gibi hepsini izleyemedim, ama uygun bir zamanda izleyip neden sevmedigimi ayrintilariyla anlatacagim uzun uzun .p
 


Acikcasi komplo teorilerini pek gecmeyen, bilgilerin tamamen propaganda amacli ve "misinformation" oldugu kanisina bolca kapildim izlerken.. Referans gordugumu pek hatirlamiyorum.. Dedigim gibi hepsini izleyemedim, ama uygun bir zamanda izleyip neden sevmedigimi ayrintilariyla anlatacagim uzun uzun .p

Benim belgesel boyunca dikkatimi çeken tek propaganda Venus Project için olanlardı, bu da bir yerde doğal karşılanabilir çünkü birlikte hareket ediyorlar.

Dezenformasyon iddianız ilgimi çekti açıkçası, nerelerde nasıl bir kasıt var sizce bilmek isterim açıkçası.

Ama referans konusunda katılmıyorum size, gözünüzden kaçmış olsa gerek. Bahsettiği konularda kitap, mit, efsane yada konunun uzmanı kişilerin isimleri geçiyor. Misal ilk belgeselde hatırlarsanız tüm dinlerin ilkel dinlerin kopyası olduğundan bahsediyor ve kendi kanıtlarını sunuyorlardı. Orada Kuran, İncil vs. gibi dini metinler haricinde bildiğimiz kesin mitolojik bilgilerden ve hatta zodiac circle'dan bahsediyordu. Bunların hepsi referans niteliği taşıyan bilgiler değil midir? Anahtar olay, kelimeler kullanılarak ileri okumalar yapılıp belgeseldeki doğrular-yanlışlar göz önüne serilebilir.
 
14 Temmuz - Bastille Day (Fransiz Ihtilali'nin yildonumu..)

Suraya birkac keyword ilistirelim..
Konuyu unutmadan, hatirlatici..

Ironi: Fransiz Ihtilali/ Aydinlanma-Enlightenment

Encyclopedia/Mantik/ Felsefe, Bilim, Sanat, Politika'nin ilerlemesi
Bilim: Isaac Newton, Imanuel Kant
Felsefe: Francis Bacon, Rene Descartes,
David Hume
Politika: John Locke, Thomas Hobbes
Sansure ve otoriteye baskaldirilar
Din ile devlet islerinin ayrilmasi

Fransiz Ihtilali cidden aydinlanma olarak gorulebilir mi?
3 sene boyunca yasanilan vahset?
Insan haklarini savunan Marquis de Condorcet'in, Kral'in oldurulmesine karsi ciktigi icin hapse girmesi?
Insanligin zaman icinde mukemmellige ulasacagini savunmasi-hapiste oldurulmesi? (Baska bir ironi?)
Insan haklari tam olarak ne zaman anlasilmaya baslandi? Fransiz Ihtilaliyle olmadigi cok acik..

Fransiz Ihtilali --> Koleligin Kaldirilmasi-Endustrilesme (Kavramlar arasindaki gecisler)
Aydinlanma Donemi Demokrasi, ozgurlukculuk gorusler vs bu surece olan tepkiler: Romanticism, Feminism, Postmodernism (Eksiklikleri neydi, yasanan kanli ihtilalilin nedenleri? )

Islam dunyasinda bu surecin yavas islemesi?
Nedenler neler? Analiz sart!
 
Bugun, 2 farkli kadinin "Islamiyeti" yasayan ulkelerde verdigi savaslari okudum/izledim.

Ilki Rana Dajani, muslumanlardaki en buyuk problemin "dusunememe/sorgulamama" oldugunu farkedip, fikirlerin dogrulugunu tartismanin ne kadar onemli oldugunu anlatmaya calisiyor. Rana Dajani, Urdun'deki Hashemite University'sinde gorev alan associate professor. Amerika'da doktorasini almis ve su an "signal transduction mechanisms ve bu mekanizmalarin hastalikta nasil hedef alinabilecegi" uzerine calisiyor. Rana Dajani Islam Dunyasindaki en etkili 20 bilim insanindan birisi. Ayrica, Arap dunyasindaki en basarili kadinlarin basinda geliyor.

Universitede ders verirken, evrim teorisini de ayrintili inceleyen Rana Dajani, ogrencilerin evrim teorisine nasil dusmanca yaklastigini ve bu fikri hemen reddettiklerini, ancak zamanla teoriyi tartisirken, ogrencilere toplumun yerlesmis algilarini hemen kabul etmeyip, en azindan sorgulamalari gerektigi bilincini vermeye calistigindan bahsediyor. Rana Dajani, Musluman ve basortusu takiyor. Bunu belirtmemin nedeni ise, evrim teorisini savunanlarin her zaman ateist olduklari onyargisini kirmak icin..

Bir donemlik dersin sonunda cogu ogrenci, Evrim teorisinin varligini baska turler icin kabul ederken, insanlar icin gecerli oldugunu reddediyorlar (Kuran'daki Adem ve Havva'nin yaratilmasi uzerine olan ayeti referans gostererek). Rana Dajani, dersinde evrim teorisine karsi cikilmasinin nedenleri uzerinde de duruyor. Evrim teorisi ilk ortaya atildiginda, Evrim Teorisi "gavur bati, ateizm, materyalizm ve irkcilik" ile bagdastirilip, ozellikle din adamlari tarafindan toplu halde karsi cikildigina da vurgu yapmakta. Bu yuzden de halk, teoriyi bilmeden, Islam'in evrimi reddettigi on yargisiyla davraniyor. Bilim ile dinin birbirine karistirilmamasi ve ozellikle Kuran'in yeniden yorumlanmasi gerektigine isaret ediyor. Boyle kadinlara, bilim insanlarina, genc nesile sorgulamayi ve arastirmanin onemini aciklayan insanlara ne cok ihtiyac var!

Yazinin tumunu suraya ilistirelim.

"http://www.nature.com/news/why-i-teach-evolution-to-muslim-students-1.17364"
 
Ikincisi ise Alaa Murabit.. Libya asilli, Kanada'da Musluman bir ailede dogmus ve yetismis, ancak daha sonra Libya'ya donus yapmis bir doktor. Dondukten sonra da kulturel bir cok ogenin, Islam ile karistirildigina sahit olmus. Kadinlarin 2. sinif insan muamelesi gormesi ve bunun dinle bagdastirilmasi onu cok sasirtmis. 2011'den itibaren de kadin haklarini savunan bir aktivist.

Bu ayrimciligin ana nedeninin dini degil, kulturel oldugunu farkettikten sonra, insanlara kadin ve erkegin esit oldugunu anlatmaya calisiyor. Din dedigimiz enstitunun her zaman erkek hegamonyasi altinda gelistigini ve tum yorumlarin erkeklerin ustunlugunu daha da artirmak icin yapildiginin bilincinde. Bunun onune gecilmesinin tek yolunun, kadinlarin da erkeklerle ayni masada, argumanlarini siralayip, bu ayrimciligin tamamen karsisinda olmasiyla mumkun oldugunu vurguluyor.

Ne kadar cok benzerlik var ve ne korkutucu bu durum. Hala daha kadin haklariyla ilgili sorunlarimiz var. Ve daha da komigi, bu ayrimciliga bazi kadinlarin da destek olmasi.

Turkiye'de de boyle bilincli insanlarin cogalmasi umidiyle.

Konusmanin tamami yine cok sevdigim TED sitesinde.

https://www.ted.com/talks/alaa_murabit_what_my_religion_really_says_about_women?language=en
 
zpDdQ11iXAcOY6yKkp0wP2AvyVEUaDk11yw9e0nKnKmgILqDGp5llaUr85J-dQmMkCavw96CRt-b0iDxtQ6v2GMyXZSWbN6oySnXhwq9fxkh1g4OTqUhnq-6KwNzWRXYrWl4c7UHMvN3=w443-h332-nc


Guldururken dusundurenlerden :D
 
Hayran kaldim resmen.. Zeka ve yetenek arasindaki iliskiye bir de boyle bir bakis acisi gelmis.. Dusunulesi..

[YOUTUBE]mT3vfSQePcs[/YOUTUBE]
 
Hayat, kontrollu deney gibiydi.
Ne hikmetse, hep de bize ya ise yaramayan ilaclar ya da placebo enjekte edildi..
Bizi hic ansizin yakalamadi olum. Deneyin yarisinda, olumun gelecegini bilen hastalardik..
 
Suraya da bu videoyu birakalim...

[YOUTUBE]RvOnXh3NN9w[/YOUTUBE]
 
Suraya unutmadan,2010-2015 yillari arasinda Uruguay devlet baskanligi yapmis Jose Mujica ile ilgili bir video ilistirelim..
Dunyanin en fakir baskani diye geciyor, tabi buna kendisi cok sinirleniyor.
Cunku ona gore, fakirlik materyale olan cok bagimlilik demek ..

Daha sonra, bu "Human" projesine de kisaca deginmek gerekecek : ))

[YOUTUBE]4GX6a2WEA1Q[/YOUTUBE]
 
Uzun sure olmus, buralara bir notlar dusmeyeli. Bugunku konumuz, Anooshirvan Miandji uzerine..
Bir yerde, hayatina iliskin bu olayi yazmis, uzerine dusunulup ozumsenmesi gerekenlerden.

"Sene 1991, 20 yaşındayım, 2 senelik askerliğimi bitirmişim, Tebriz’de kitapçı arkadaşımın dükkânına takılıyorum, bol bol İngilizce okuyorum ve Hollanda, Belçika’daki mektup arkadaşlarımla yazışıyorum.
Antwerp deki bir arkadaşım, şöyle bir yazı yazmıştı mektubunda “…3000 senelik medeniyetinizden çok etkilendim, Farsça öğrenmeye karar verdim, bana yardımcı olabilir misin?”, neredeyse gezmediğim kitapçı kalmadı, sadece 1961 de Amerikalı bir yazarın çok yüzeysel hazırladığı bir kitap buldum o da çok hatalı ve eksikti. Çok utandım, 3000 sene medeniyet doğru dürüst dilimizi yabancılara öğretecek kitabımız yok. Bu durumda 20 yaşında bir genç ne yapar, “üzgünüm bulamadım” der, demi? Ben işte onu yapmadım, bir defter ile bir kalem aldım, babama gittim, baba durum böyle böyle bir kitap bulamadım ben yazmaya karar verdim dedim, o da yaparsın oğlum dedi. Neyse kitabı ne zorluklarla yazdığımı, kaç tane hocanın arabasının peşinden koştuğunu, üniversitede tüm kapıları çaldığımı yazmayacağım, ama hikâyede çok ilginç bir pasaj var ve bu yazıyı yazma sebebimde odur.

Kitabı yayıncı arkadaşım yayınlayacak ama önce dizdirmemiz lazım, 3 sütun var, İngilizce, Farsçanın fonetiği ve Farsça. O günkü bilgisayarlarda fonetik alfabesi yok, çok sıkıntı yaşıyoruz. Neyse sonuçta bir dizgi merkezi buldum düşünün 20 bilgisayar var, herkes çalışıyor, sahibi bir tıp doktoru. Anlaştık, orada diziyorlar ama çok yavaş ve hatalı oluyor, sonuçta ben kendim dizmeye başladım, bir hata yapıyorum 60 sayfa siliniyor, bir elektrik gidiyor 50 sayfa siliniyor, uzun lafın kısası kitap bitti, bugünün parası ile dizgici kitabın tamamı için 80 TL istedi, yayın evine gittim, çok para dediler, biz 20 liraya dizdiriyoruz dediler vermeyiz dediler.

Şaştım kaldım, ne yapacağım dedim, bir başka kitapçıya girdim, bir bilgisayardan bir dosya nasıl kopyalanıyor diye öğreten kitap var mıdır dedim. Oradaki bir müşteri “ ben elektrik mühendisliğinde öğrenciyim şu kitabı al MS DOS işlemlerini öğretiyor” dedi. Aldım sabaha kadar okudum, bir floppy disket aldım ve dizgici ye gittim, yayınevi ücreti ödemeyecek benim babam ödeyecek ama şu kitabın sonunda bir düzeltme yapmam lazım dedim, beni farklı bir bilgisayara bir odada otutturdular ve dosyayı farklı bir klasörden açtılar, çok değişik ve tuhaf geldi bana. Bin musibet kitabı diskete kopyaladım ve oradan ayrıldım.

Ertesi gün, kendi kitabımı kendim çaldığım için tuhaf bir duygu ile yayın evine gittiğimde “ haberin var mı?” dediler, “ “senin dizgici Telekom’u rehber yazacağım diye 2 trilyon dolandırmış ve dün gece kaçmışlar! Tüm yazarlar, yayıncılar kapısında toplammış ama nafile tüm dosyaları, bilgisayarlar da taşımışlar.” Şok oldum, demek ben kitabımı kıl payı kurtarmıştım.

Kitabı bin musibet kâğıtsız parasız çıkarttık (1994), yayın evi bana her şey için 20 kitap + 50 lira para verdi, büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştım. Tek teselli kitabın girişinde yazdığım 12 sayfa için Stockholm üniversitesinde 20 kredilik bir burs almamdı ki Tahrandaki İşveç elçiliği paran yok, yaşın küçüktür diye vize vermedi, gidemedim.

Sene 1998 Ankara’da Türk eczacılar birliğinde gençlik kollarındayım bilgisayarda araştırma yapıyorum, baktım ki New York’ta bir yayıncı, benim kitabımı almış basmış! Yazıştık, İran’la aramızda telif hakkı anlaşması yok, siz bizim kitapları basıyorsunuz bizde sizinkini dedi, sonra 2001 de bana bir sözlük teklifi ile geldiler, onu yazdım, parasıyla eczacılığı bitirdim ve önceki kitabında hakkını ödediler ( Tebriz’deki yayıncının ödemediği hakkı fazlasıyla geri aldım).

Bu iki kitap beni Bilkent’te akademisyen olarak soktu, oradaki kaynakları kullanarak tıbbi bitkiler atlasını yazdım, oda beni eczaneye soktu, eczanede laboratuvar kurdum ve binlerce ilaç hazırladım buda bana majistral kitabı yazdırdı, bu kitap bana en büyük eczacılık ödülünü kazandırdı ve yeni projeler getirdi. Bundan elde ettiğim kaynaklarda felsefe doktoram için pek çok kitabı kaynağı toplama fırsatım oldu, el eli yıkadı, oda dönüp yüzü yıkadı.

Demek ki o küçük ama zor karar beni nereden nereye getirdi. Sartre der ki her seçim bir vazgeçiştir, ben kolay seçeneği seçmedim, zoru seçtim. Kendi kitabımı kurtarma cesaretim o zaman çok küçük bir şey gibi gözükebilir ama siyah kuğu kuramındaki gibi ( olması zor bir olay gerçekleştiğinde etkisi büyük olur) etkisi çok büyük oldu.

Bir mıh bir nal kaybettirir. Bir nal, bir atı, bir at bir komutanı ve bir komutan orduya savaşı kaybettirir. Hayatınızda ayrıntılara önem verin, çünkü bir mıh misali çok şeyi değiştirebilir."
 
Geri