Günlük Bijë e mbretit

🕒 Konu sahibi 1 saat önce aktifti
Şunu fark ettim ben artık hiçbir kaosun, kavganın, tartışmanın ortasında duramıyorum. Eğer imkanım varsa öyle ortamlardan hemen uzaklaşıyorum. İnsanlara bir şeyleri kanıtlamak, kendimi kabul ettirmek gibi iddialarım yok. Ben sessizliği, uysallığı, kendi halindeliği savunuyorum.
Kimsenin kara kaşı, kara gözü umurumda değil; hiç olmadı. Nerede beni çağıran biri var onun yanında olmaya çalıştım, azıcık olsun değerli olduğunu hissetsin diye. Hep kendimden verdim, emek vermek güzeldir, almasak da olur dedim. Bir baktım bende bir şey kalmamış, tükenmişim.
Kavga çıkmasın diye sustuğum zamanlar, kırılmasın diye yuttuğum konular ve kaybetmemek için alttan aldığım insanlar oldu. Şimdi anlıyorum ki bazı kavgalar çıkmalı, bazı kalpler kırılmalı, ve bazı insanlar kaybedilmeliymiş. Sürekli gönül yapmaya çalışınca kıymetin kalmıyormuş.
Hayatımın geri kalanını beni güldüren, özel hissettiren ve ne olursa olsun beni desteklemekten vazgeçmeyen insanlarla geçirmek istiyorum.
Önce kendime sonra da size hatırlamak isterim ki, dünya geçicidir ve ölüm vardır. Öleceğimizi unutmadan yaşamalı, sevdiklerimizin her an ölebileceği bilinciyle hareket etmeliyiz, sonradan edilen ah vahın kimseye bir faydası yoktur.
 
Üstünden onca zaman geçmesine rağmen her an aklımdan hiç çıkmayan hatırladıkça bana iç çektiren sızıyı içimden söküp hiçbir yere atamadım. Zaman eskidi, ben eskidim ama o dipdiri hala ilk günkü gibi.Can ibişkom evde bağıra bağıra ibişkommm diyecek kimsem olmaması çok acı.(24.11.2015)
 
Eskiden şaşırdığım daha çok şey vardı, insanların bazı davranışları üzerdi beni. Şimdi “kendine yakışanı yapıyor” deyip geçiyorum, herkes kendine yakışanı yapıyor daha fazlasını değil.
 
bazı şeylerin yaşanması için sadece istemek yetiyor. yani demem o ki, bir şeyler olmuyorsa istenmediği içindir. Bahane vardır, zaman yoktur, sebep çoktur. o yüzden çok kurcalamayın. olmuyorsa eğer bırakın. bahanelerle size gelene değil, çözüm yollarıyla gelene inanın.
 
Her şeyi iyi yanından görmeyi kim öğretti bize? Acıyı görmeyen insan, umutsuzluğu yaşamayan, iliklerine dek kederin işleyip yaralamadığı bir insan, mutluluktan, umuttan ne anlar? Göğü görmeden, denizi görmeden maviyi anlamaya benzemez mi bu?
 
"Kimseyle hiçbir konuda yarış halinde değilim. Kimseden akıllı, kimseden güzel ya da kimseden iyi olma gibi bir iddiam yok. Kimse için 'en' değilim, 'daha' değilim. Bu devasa iddiasızlığın verdiği özgürlüğün hastasıyım..."
 
Uzun zamandır bana hak etmediğim davranışları sergileyen herkesi bir bir çıkarıyorum hayatımdan ve bunda en ufak bir pişmanlık hissetmiyorum. Kıymetli değilsem, kıymetiniz de yok gözümde. Neyi ne kadar alıyorsam o kadar veriyorum. Bir adım geliyorsanız bir adım gelirim,dağ aşmam.
 
"İstediğin kadar bir taşı sula, taş büyümez." diyor Ursula. Hayat da biraz böyle. Sevgi tek başına bazen hiçbir şeydir. Neyi, kime ne kadar verdiğin önemlidir bazen. Taşı suladığın için taş nasıl büyümezse, çok suladığında çiçek de büyümez, ölür. Ölçü, her şeydir. Severken de...
 
Geri