Bir kibritim olsaydı eğer, duvarları yakardım.
Ya da eriseydi kapı, eriyip metal bir sıvıya dönüşseydi eğer, üzerine basıp giderdim.
İnsan boşluğa düşmeyegörsün, öyle bir değil, üç beş kadeh içkidir, ''doldur da içelim'' bir şaraptır.
Boşluk mütemadi kavgasıdır insanın kendisiyle, haksız yargısıdır kendine, meyus bir tavrın takınılmasına sebebiyet'tir boşluk, aynada gördüğü kırmızı burunluya daimi bir nefret beslemesidir.
Yüzünün ortasından geçen fay hattıdır, dilinde bir tek kendine istihzadır, içinde har'dır, gülüşte naçar'dır.
Karşılıksız kalmış bir aşktır.
Nafile duruma beklenmiş takdirdir, ''helal ulan, aferin''dir.
Çiçek vazoda soluyorsa, kahırdır.
Mektup yollamak istiyorsan, yollama.
Mektup boşluk kapatmaya yetmez çünkü.
Umuma açık bir yerde ağlıyorsam dahi, endişe etme, geçecek.
İçimden boşluk sızıyordur, korkma, geçecektir.
Yara geçse izi kalır lakin hep aynı şiddetle ağrımaz ya, öyle inanası geliyor insanın, zamanla üzerine hafif bir şeyler almış gibi oluyorsun, epey zaman sonra fakat o da ihtimaldir.
Dolaptaki peynir çürüyor, çorabın deliniyor, kalem tükeniyor, silgi yazılmış tek bir cümle, harf bırakmıyor sayfada, silgi daima hatayı siliyor.
İnsan hatalarının önüne eğilmiyor, yumuşak bir virgülden ziyade, net ve sert noktaları seviyor.
Boşluk hep orada duruyor, dolmuyor, iyiyle, kötüyle, zinhar hüzünle dolmuyor.
Boşluktan kaçamıyor insan, safi başkalarına'dır kalabalığı, bir hayli gürültüsü, beyninde uğultusu dahi hep boşluktandır.
Bir adamla, bir anıyla, bir şişe şarapla, karnına dokununca ''günaydın'' diyen ayıcıkla dolacak şey değil.
Annen gidiyor, baban ölüyor, zeytine zam geliyor, evi götürüyorlar, sokağa çıkıp bağırıyorsun, odana çekilip ağlıyorsun, ayakların morarıyor, çorapları sevmiyorsun, biri tüm anılarını alıp gidiyor, biri tüm inancını, biri bütüüün keşkelerini alıp gidiyor.
Ama boşluk hep kalıyor, yerini sevmiştir.
Dedeni özlemişsindir, bir bakmışsın dedeni toprak almış, topraktan nefret edersin, yıl dönümü olmuştur, yıllardan nefret edersin.
Boşluğu olmayacak şeylerle doldurmaya çalışmak nafiledir, geçici sıvadır, safsatadır.
Oysa 70 yaşında değilim, hatta 30 bile değilim.
Benim boşluk hissim evren boyutunda, doğumumla bir ilgisi yok, rakamlarla, dünyada bulunduğum zamanla bir ilgisi yok.
Bedenin geçirdiği bir yıl, dünyada geçen bir yıla tekabül etmiyor çünkü.