- Beи кaybeттiм .

  • Kullanıcı Asr.
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
Konu sahibi son olarak 3725 gün önce görüldü
Birlikte olmayı haketmeyen milyonlarca insan yanyanayken, ben neden hala senden ayrı nefes alıyorum?
 
Sen yeter ki sev, belli etmesen de olur.
 
Yüreğime önem veren resmimi boşversin yüreğimi beğenen zaten tipimide beğenir
 
Ben insanlardan delikanlı olanı değil efendi olanı severim.....çünkü günümüzdeki delikanlı diye geçinenler her kıza yan gözle bakar olmuş...
 
Hiçkimsenin fikri vicdanınım fikrinden önemli değildir...
 
Kadın her sabah olduğu gibi o günde beyaz değneği ve el yordamı ile otobüse binmişti.

Şoför : -Soldan üçüncü sıra bos hanımefendi, dedi. Kadın 32 yaşında güzel bir bayandı ve esi oldukça yakışıklı bir hava subayı idi. Bundan birkaç ay önce yanlış teşhis sonucu gerçekleştirilen ameliyatla gözlerini kaybetmişti.

Genç kadın ameliyat sonrası göremiyordu ve asla göremeyecekti. Kocası ameliyattan sonra acı gerçeği öğrenince yıkılmış ve kendi kendine bir söz vermişti. Asla karisini yalnız bırakmayacak, ona sonuna kadar destek olacak, kendi ayakları üzerinde durana kadar cesaret verecekti. Günler geciyordu. Kadın her geçen gün kendini daha kötü hissediyor, çok sevdiği kocasına
yük olduğunu düşünüyordu. Esinin bu içine kapanık, karamsar hali kocayı çok üzüyordu. Bir an önce bir şeyler yapması gerekiyordu, karisi günden güne kendi içine kapanık dünyasında kayboluyordu. Bütün gün düşündü koca nasıl yardim edebilirim güzeller güzeli esime diye...

Birden aklına esinin eski isi geldi. Geri dönmesini isteyecekti. Ama bunu ona nasıl söyleyecekti, çünkü artık çok kırılgan ve neşesizdi. Bütün cesaretini toplayarak aksam karısına konuyu açtı. Karisi dehşetle gözlerini açtı.

- Ben bunu nasıl yaparım ben körüm, diye bağırdı. Kocası ona destek olacağını her sabah ise onu kendisinin bırakacağını ve aksam alacağını ve ona çok güvendiğini söyledi. Çünkü esini tanıyordu ve bunu başarabileceğini biliyordu. Kadın büyük bir umutsuzlukla kabul etti çünkü esini çok seviyordu ve onu kırmak istemiyordu. Her sabah esini isine bırakıyor ve akşamları alıyordu fedakar koca. Günler böyle ilerledi; karisi eskisinden biraz daha iyiydi. Fakat kocası daha fazlasını istiyordu, kendisine söz vermişti sonuna kadar gidecekti. Aksam karısına:

- artık ise kendin gidip gelmelisin, dedi,. Kadın şaşırmıştı. Bunu asla yapamayacağını söyledi. Kocası ısrar edince onu yine kıramadı ve bütün cesaretini toplayarak kabul etti. Aslında bunu kendisi de istiyordu ama o kadar güveni yoktu. >Sabahları kadın artık otobüs durağına kendisi gidiyor, otobüsüne biniyor ve otobüsten inerek isine gidebiliyordu. Günler günleri kovaladı hiçbir problem yoktu. Yine bir gün otobüse binerken, şoför :

- Sizi kıskanıyorum, hanımefendi dedi. Kadın kendisine söylenip söylenmediğini anlayamadan, "neden" diye sordu. Şoför,
- Çünkü her sabah sizin arkanızdan hava subayı genç bir adam otobüse biniyor ve bütün yol boyunca sevgi ile size bakıyor, otobüsten indikten sonra yeşil ışıkta yolun karsısına geçmenizi bekliyor , siz binaya girdikten sonra arkanızdan öpücük yollayıp size her gün sevgiyle el sallıyor , dedi.
 
Delikanlı Sevgilisini akşam eve bırakır.Sonra elini duvara dayayarak...

Delikanlı:Beni öpermisin?
Kız:Delimisin evin önünde annemler görür.
Delikanlı:Ne olcak canım bu saatte kim görcek.Ne olur seni çok seviyorum...
...Kız:Bende seni seviyorum ama olmaz...

Delikanlı devamlı ısrar eder.Bi ara aniden merdivenlerin ışığı yanar ve kızın küçük kız kardeşi görünür...

Kız Kardeş:Babam diyorki öpecekse öpsün,öptürcekse öptürsün yoksa kendisi gelip öpecekmiş.Ayrıca O salak herifede söle elini diyafon düğmesinden çeksin yoksa gelip ben çekecem
 
Ben hakkımı helal ettim de, mahşerde hesap incedir azizim.
 
Japonya'da yaşanmış gerçek bir olay şöyledir:
Evini yeniden dekore ettirmek isteyen Japon
bunun için bir duvarı yıkar. Japon evlerinde
genellikle iki tahta duvar arasında çukur bir
boşluk bulunur. Duvarı yıkarken, orada dışardan
gelen bir çivinin ayağına battığı için sıkışmış bir
kertenkele görür. Adam bunu gördüğünde
kendini kötü hisseder ve aynı zamanda
meraklanır da kertenkelenin ayağına çakılmış
çiviyi görünce.
Muhtemelen bu çivi 10 yıl önce, ev yapılırken
çakılmıştı. Peki nasıl olmuş da kertenkele bu
pozisyonda hiç kıpırdamadan 10 yıl boyunca
yaşamayı başarmış ? Karanlık bir duvar
boşluğunda hiç kıpırdamadan 10 yıl boyunca
yaşamak çok zor olmalı.
Böylece adam çalışmayı bırakır ve kertenkeleyi
izlemeye başlar. Sonra nereden çıktığını
farkedemediği baska bir kertenkele gelir ağzında
taşıdığı yemekle... Adamı sersemletir gördüğü
manzara. Bu nasıl bir sevgi? Ayağı çivilenmiş
kertenkele, 10 yıldır diğer kertenkele tarafından
beslenmektedir...
''Küsmek ve darılmak için bahaneler aramak
yerine,
sevmek ve sevilmek için çareler arayın.''
 
Bir bakmışsın dinlediğin sarki, anılara gidiş dönüş biletin olmuş.
 
Çiçekleri koparın, çimlere basın ama yalnızlıklara dokunmayın..
 
21239_598502960169259_1908322405_n.jpg
 
Bak kızım !
O koluna taktığın çocuk beni de severdi. Her sabah ben uyanmadan uyanır 'günaydın' mesajları atardı ve yine günü 'iyi geceler' mesajıyla bitirirdi. Ben onu bir karış etek giyip, dudağından öpüp, koynuna girerek kendime aşık etmedim. Ben onun o güzel gözlerine bakmaya kıyamaz elini tutmaya çekinirdim. Belkide bu yüzden bitti bu aşk, varsın bitsin. Aşk dokunmak, aşk öpmek, aşk birinin koynuna girmek değildir. Aşk güven, cesaret, yürek ister. Ben aşkı sokaklarda yada birinin koynunda öğrenmedim. Gece başımı yastığa koyduğumda gözlerimden akan her bir damlada öğrendim eğer sizin aşk dediğiniz kalbe değilde ten'e dokunmaksa istemem, uzak olsun aşk dediğiniz illet...
 
Ben, söylediklerimden sorumluyum, anladıklarınızdan değil..
 
İstemezdim Maddelere Müptela Olmak ,

Fakat Zordu Ayık Kafayla Yokluğunun Tribinden Sağ Çıkmak...
 
Yoluma TAŞ koyan, herkese TEŞEKKÜRLER..! O taşlardan, kendime MERDİVEN yaptım; ZİRVEYE doğru yükseliyorum..! :))
 
YapıLan her kahpeLiğe bir ziyaret borcum oLsun,

Borcuma sadığımdır herkes rahat oLsun..
 
417833_550295821687493_417861819_n.jpg

Sadece şefkat iyileştiricidir,
Çünkü insanın içindeki tüm hastalıklar sevginin eksikliğinden kaynaklanır!

- Osho
 
Gülebiliyor olmam yaşadıklarımı unutmuş
olduğum anlamına gelmez.
 
Geri