Ama çok serbest

Konu sahibi son olarak 224 gün önce görüldü




Siz ikiniz çok biliyosunuz :bekle

Size doğruyu göstereyim mi?
Şu an tek doğrum,
photo-100.jpg


Gerisi fasa fiso

Döngüsel şeker gibi kız, onun yemesi gerekmiyor değil mi hacım?
 
embesil tabaklara ben paylaştıracağıma göre, en çoğunu da ben yiyeceğim demektir. (çaktırmadan.ppp)

Mesajlarına cevap yazacağım, önce bir anlayayım hele.:d

Jesse James çok tatlısın. Şey pardon, görseller çok tatlı.dljaşfş
 
embesil tabaklara ben paylaştıracağıma göre, en çoğunu da ben yiyeceğim demektir. (çaktırmadan.ppp)

Mesajlarına cevap yazacağım, önce bir anlayayım hele.:d

Jesse James çok tatlısın. Şey pardon, görseller çok tatlı.dljaşfş

Höşmerim Senin neyine yetmiyor arkadaşım. Hem ilk kim gördüyse o yemeli en çoğunu.
 
@embesil;

Güzellikle ilgili bir şeyler yazmıştık. Bak, Tolstoy da bir şeyler demiş. Karşılaşınca aktarmadan edemedim.pp

"Bir kadını sırf güzelliği için sevmek mümkün mü? Bu bir heykeli sevmek gibi bir şey olmaz mı?"
Kazaklar, Lev Nikolayeviç Tolstoy
 
Jesse'nin konuya erişimi engellenir ve embesil daha ciddi bir partner bulursa konu takip etmeye değer.

Jesse çok tatlısın, pardon görseller çok tatlı. Burada hepimiz gülüyoruz.

Panayırlardan başını kaldırıp eklenmesi dileğiyle Arpes
 
Konuya ciddi partnerler aranıyor. adjaljsşjfaş random gülüşünü kullanmaması rica olunur.
 
Sevgili @embesil;


Acaba "farkına vardığınız anda temizlenir" derken, bilinçli olsa yapmazdı demeye mi getiriyor? Öldürme eylemini ya da başka bir kötülüğü yaparken insan bilinçli olabilir mi?


Bunu daha önce konuştuğumuzu sanıyorum. Yada bilmiyorum kendimlede konuşmuş olabilirim.

Vicdan sahibi bir insanın çektiği azaptan kurtulmasına yardım etmek bir iyilik değil midir? Burada bir suçluluk duygusu vardır. Kişi eyleme dönüştürdüğü bir kötü düşüncenin, paklanması için (ki yine izi kalır) kendisinin ceza alması hem topluma hemde suçluya faydalı olmaz mı?

Tabi bunu bir cinayetle sonuçlandırmak için, işlediği suçun derecesi bir cinayetin derecesi kadar olmalı. Kısasa kısas hükmü uygulanırken bu dikkate alınır. Örneğin tecavüz suçunun kısası ölümdür. Bu sadece islam fıkıhına göre değil, bir insanlık suçunun karşılığıdır. Burdaki babanın elbette ceza almasını ama öldürülmemesini savunuyorum.

Suç ve cezayı okumuş oluğunu varsayıyorum. Açıkçası sevdiğim bir kitap olmasına rağmen Dostoyevski'nin, raskolnikovu tefeci kadını öldürmesinden dolayı kahraman gibi lanse etmeside savunduğum tezin aksidir.
 
...ve bilinçli olma.

Kişi bilinçli ise bu eylem sırasında, kesinlikle ceza almalı. Bilinçli değilse, o zamanda bilinçsiz bir bireyin toplumda kalıp zarar vermesi engellenmeli. Her iki durumdada aynı cezayı veya birinde ceza bir diğerinde ıslah adı altında ceza uygulanabilir.
 
Jesse'nin konuya erişimi engellenir ve embesil daha ciddi bir partner bulursa konu takip etmeye değer.

Jesse çok tatlısın, pardon görseller çok tatlı. Burada hepimiz gülüyoruz.

Panayırlardan başını kaldırıp eklenmesi dileğiyle Arpes

Halamın bıyığı olsa amcam olurdu kulvarında bir istek olmuş. Konunun ilgi çekici tarafı sanıyorum ki benim ilgimi çekmeyen bir tarafta kalıyor. En azından bulunduğum şu vaziyette ne buraya ne de buradaki bir faaliyete vakit ayırabileceğimi zannetmiyorum. Hala ara sıra bildirimlere bakıp dönebilme fırsatım varken belirtmiş olayım.

Hoş bu rotada bir sohbete ilgimi çekebilecek renkler katmak isterdim ama embesil benim için fazla renksizken jesse bayağı opak kalıyor. Ezcümle, bu konuda bir taraf yada muhattap olarak var olduğumu hayal dahi edemiyorum.
 
Fikirler konusunda çoğunluğa aykırı olarak söylenen onca şeyi 'az ve önemsiz' mi görüyorlar.
Heksametrona uygun cümleler kurmak marifet sayılıyor efenim. Neyseki şekersiz çayımız bizi mutlu etmeye yetiyor.

döngüsel, çay?
 



Ben 36 olunca evde kaldığımı düşünüyorum.
Yinede ümitliyim.

İyi bir konuşmacı olamamak ile iyi bir düşünceci olamamak arasında fark arıyorum mesela. Ama en çokta hem düşünemeyen hemde konuşamayanı merak ediyorum.

En başında konuşmayı öğrendiğinde bir insan bundan sevinç duymalı. Sonrasında düşünmeyi keşfediyor insan ve mutlu oluyor.
Hımm. Hem düşünüp hem düşündükleri ile konuşunca şükretmeli bence. Zira bunlar insanda olan değil insana verilmiş bir ödüldür (kanımca).

Wittgenstein soruşturmalarında; "birine içinden okumayı nasıl öğretiriz? Böyle okuyabildiğini nereden anlarız? Kendisi istenen şeyi yapmakta olduğunu nereden bilir?" Diye soruyor bir sorgusunda.

Fikrin var mı?
 
arkadaş, ben çok konuşan
az çalışan kimi zaman hayal kurmayan biriyim
dudağının hemen yanında
aklının hemen ucundaki fikir birliğiyim
yeni doğmuş çocuk çirkinliğinde
anasına babasına ayıp olmasın diye
ne kadarda güzel bir çocuk denilen bir bireyim
kımıldaşır içimin ölü kuşları
hiç bir güneş gizleyemez ürkekliğini bakışlarımda ki yayvanlığı
taşıyarak bir celladın azımsanmayacak ******luğunu
ağırlaşıyor ve aynı zamanda o derece hafif
insansızlığım küçültüyor beni daracık kuytu köşelerin kimsesizliğinde
korkum ve çirkinliğim ürkütüyor beni
gelecek bir aşkı yaşamaya
beş harfli en güzel günah
melek dedi ve tanrı yok oluverdi zamanı bir çocuğun eline bırakarak
görmezden gelmek
bir çocuk için imkansızdı
ne kadar günahsızda olsa kin güderdi
bir kadını şaraptan yaratmak
telvesi eksik kalmış damakta patlamaya hazır bir bomba gibiydi
ya cezvede ya damakta patlardı
hem sana hem bana hemde tabiata yerli vede
yersiz etmelik küfürlerim vardı
hiç bir yere sığmayan
oh mu osun ki bana

[YOUTUBE]l-KmnqbT3ZA[/YOUTUBE]

buraya da dadandım
 
embesil, öncelikle benim için bulduğun şarkıyı hiç beğenmedim. Bitmesini sabırsızlıkla bekledim.:ddd

Bir Levent Yüksel bırakalım şuraya, sonra bakalım.

https://www.youtube.com/watch?v=IGTL-_bgq-o

Soruları hep sen soruyorsun, ben de tam cevaplayamıyorum hiçbir zaman. Tam belki fazla kalır, hiç demek mi uygun yoksa? Her neyse, biraz da ben soracağım. Benim sorularım çok daha basit hem..: ))

Bir yerde, kişisel gelişim kitaplarının hiçbir işe yaramamasıyla ilgili, toplumun istediği kişiyi oluşturmayı amaçladıkları için yazıldıklarını bu yüzden geçici etkiler oluşturduğunu yazıyordu.

Sen ne diyorsun buna? Neden çok satanlar listelerinde her zaman en az bir tane bu tür kitaba rastlanır, neden bu kadar okunduğu halde ya da okunduğu söylendiği halde hiçbir işe yaramadığı söylenir?
 
Geri