Allerjik Hastalıklar Hakkında Bilgiler.

Konu sahibi son olarak 2627 gün önce görüldü
Hastalıkların tanı ve tedavileri için ardarda geliştirilen ilaçlarla birlikte bunlarla oluşan alerjik reaksiyonların da görülme sıklığında artış olmuştur.

İlaçların çoğu kendi başına alerjik etkil olmayıp vücuda girdiğinde bir takım proteinlerle birleşip allerjik etkinlik kazanırlar. Bunun dışında bir çok ilaçta kullanılan boya ve koruyucu maddeler de alerjik reaksiyondan sorumlu olabilir.

Aslında sık görülen reaksiyonlar değildirler. Örneğin Amerikada 36 653 hastada yapılan bir araştırmada % 1.67 oranında ilaç yan etkisi saptanmışken bunların sadece % 10’ u ilaç alerjisidir. Yine tüm bu hastaların sadece 8 tanesinde alerjik reaksiyon hayatı tehtid edici tarzda bulunmuş.

İlaçlarla Oluşan Tüm Reaksiyonlar Alerjik midir?

Hayır değildir. İlaçların alerji dışında kendi toksik etkilerikişilerdeki dayanıksızlık reaksiyonları ve idiyosnekrazi denilen hiç beklenmeyen yan etkiler yapabilirler.Alerji dışındaki diğer reaksiyonlar genelde doza bağımlıdır. Ailesinde alerjik hastalık hikayesi olan kişiler ilaç alerjisi açısından risk altındadırlar.Ayrıca alerjik reaksiyon bir ilacın ilk alınması ardından ortaya çıkmaz. Genellikle bu ilaç daha önceden alınmış olmalıdır.

İlaç Alerjileri Nasıl Bulgular Verirler?

İlaç alerjileri anafilaksi denilen ve hayatı tehtid eden tabloların yanı sıra ateş kurdeşen anjioödem alerjik dermatit kan hücrelerinin yıkımı böbrek iltihabı damar iltihabı karaciğer iltihabı ve safra kanallarının tıkanması romatizmal hastalıklara benzer tablolar ışık alerjisi gibi durumlara sebep olabilir.

Hangi İlaçlar Alerji Yapabilir?

En sık antibiyotikler ilaç alerjisine neden olurlar. Antibiyotikler ilaç alerjilerinin % 45’ inden sorumludurlar. Bunun dışında aspirin ve romatizma ilaçları da ilaç alerjisinin önemli nedenleri arasındadır.
Bunlarda ilaç alerjilerinin % 17’ sinden sorumludurlar. Bunlardan başka renkli röntgen filmi çekmek için kullanılan ilaçlar da alerjiden sorumludurlar. Diş çekimleri ve ameliyatlarda kullanılan uyuşturucu ilaçlar da önemli ilaç alerjisi nedenlerindendir.
Tüm bu ilaçlar arasında adı en sık anılan penisilin ve penisilin alerjisidir. Çeşitli araştırmalara göre görülme sıklığı değişmekle birlikte % 0.7-10 arasında değişir. Daha önce de belirtildiği gibi bir ilaca alerjik reaksiyon oluşması için kişinin o ilaçla daha önceden de karşılaşmış olması gereklidir. Ancak bazen penisilin üreten küf mantarlarına alerjisi olan insanlarda ve yine penisilin ile tedavi edilmiş hayvanların sütlerini içen kişilerde daha önceden penisilin ilacını almadan da alerjik reaksiyon görülebilir. Bunun dışında dondurulmuş gıda ve alkolsüz içeceklerle de duyarlılanma gösterilmiştir.Penisilin alerjisinde en sık görülen bulgu kurdeşendir; ancak anafilaksi ölümcül sonuçları nedeni ile daha fazla dikkat çeker.
Anestezik madde alerjisi de son dönemlerde dikkatleri üzerinde toplamaktadır. Her 5000-15000 ameliyatta bir ciddi alerjik reaksiyon görülebilir. Bunların bir kısmı anstezik maddelere bağlı iken bir kısmı da latekse bağlıdır. Özellikle küçük ameliyatlar ve diş girişimlerinde kullanılan lokal anestezikler de yan etkiler oluşturabilirler; ancak bunların az bir kısmı gerçek ilaç alerjisidir.

Bu ilaçlar dışında bir çok ilaç alerjik reaksiyona neden olabilir. Örneğin; Gut hastalığında kullanılan allopurinol antibiyotik sınıfından kinolonlar sülfa içeren ilaçlar sara ilaçları bazı hormonlar (örneğin; insülin).
Bu reaksiyonlar dışında bazı ilaçlar yalancı alerjik reaksiyon denen bir duruma neden olabilirler. Bunlar içinde Aspirin ve diğer romatizma ilaçları radyokontrast maddeler bazı tansiyon ilaçları(Angiotensin dönüşürücü enzim blokerleri beta blokerler) morfinK vitamini bazı antibiyotikler (vankomisin) bazı durumlarda kullanılan ve vücuttan demir atılımı sağlayan ilaçlar (desferroksamin) bulunur.
Aspirin ve diğer romatizma ilaçlarının en iyi bilinen yan etkileri mide üzerine olmakla birlikte kurdeşen bronşlarda sıkışma nezle ve göz mukozası iltihabı gibi yalancı alerjik reakasiyonlar yapmaları nedeni ile sıkça sorun yaratırlar.


İlaç Alerjimin Varlığını Nasıl Anlarım TestYaptırmalı mıyım?

Daha önceden herhangi bir ilaçla alerjik reaksiyonunuz (kurdeşengöz ve burun iltihabı nefes darlığı öksürük göğüste sıkışma hissi alerjik dermatit) varsa en iyi yol bir daha bu ilacı kullanmamaktır.
Bunun yanında herhangi bir sebeple gittiğiniz doktora bu durumunuzdan ayrıntıları ile bahsetmelisiniz. İlaç alerjisi varlığını araştırmak için alerji deri testi ve bazı ilaçlar için (örneğin; penisilin) RAST testi yapılabilir. Ancak bu sadece şu anda kullanmanız elzem olan ilaçlar için yapılmalıdır. Kullanılmayacak ilaçlara önceden test yapmak ne pratik ne de mantıklı değildir.
Çünkü eğer ilacı hemen yakınlarda kullanmayacaksanız cilt testi esnasında size verilen ufacık dozla bile vücudunuz duyarlılanabilir.
Bu durumda negatif çıkan reaksiyona güvenip günler aylaryıllar sonra bu ilacı alırsanız alerjik reaksiyon oluşabilir. Bu nedenle öncelikle herhangi bir nedenle doktorunuz size reçete yazarken onu durumunuz konusunda uyarmalısınız. Doktorunuz size en uygun ialcı yazacaktır. Ancak ilaç alerjiniz olduğu kesin olan buna rağmen şu an kesinlikle kullanılması gereken bir ilaç varsa bu durumda alerji kliniğinize baş vurun orada yapılacak olan testler sonrası gerekli görülürse size o ilaca karşı duyarsızlaştırma tedavisi
uygulanabilir.

Tedavi

En önemli tedavi ilaç alerjisinden sorumlu olan ilaçtan sakınmaktır.Ayrıca gereksiz yere uygun olmayan dozlarda düzensiz ilaç kullanımları da ilaç alerjisini davet edeceği için bu tür uygulmalardan sakınılmalıdır. Kurdeşen alerjik dermatit gibi hafif durumlar dahil ilk iş kullanılan ilacın kesilmesidir. Bunun hemen ardından zaman kaybetmeden doktorunuza başvurmalısınız.
 
Deriye dışardan temas eden bir takım irritan (tahriş edici) maddelerin oluşturduğu lokal inflamatuar ve immünolojik olmayan yani bağışıklık sistemi tarafından başlatılmayan bir reaksiyondur. Tüm kontakt dermatit olgularının ortalama %70’ini oluşturur. Maddelerin toksik etkisine bağlı olarak ortaya çıkar. Önceden duyarlılık (sensitizasyon) kazanılmış olması gerekMEdiğinden maddeyle ilk kez temas edilmesi sonrasında bile meydana gelebilir.
Tahriş edici bir madde yeterli süre ve miktarda deriye temas ettiğinde deride hücre harabiyetine ve inflamasyona neden olur. İrritan madde öncelikle derinin en üst tabakasının yapısını bozar derideki yağları çözer ve derinin su tutma kapasitesini değiştirir. Bu nedenle deri kurur koruyucu yapısı bozulur ve elastikliği kaybolur. İrritanlar daha sonra derinin daha derin kısımlarındaki canlı hücrelerinin hasarına yol açarlar.

Her irritan maddenin reaksiyon gösterebileceği bir konsantrasyon eşiği vardır. Bu eşiği aşan irritan bir madde ile temas sonrası birkaç dakika ile birkaç saat içinde irritan kontakt dermatit meydana gelir. Kuvvetli irritan maddeler ilk temasta hemen herkeste dermatit oluştururken zayıf irritanlar genellikle tekrarlayan temaslar sonrası dermatit oluştururlar. Aşırı nemden dolayı yıpranmış ısıya soğuğa basınca ve tahrişe maruz kalmış deri irritan dermatite yatkındır. Kuru ve ince derinin irritasyonlara karşı reaksiyonu daha fazladır.

En çok irritan kontakt dermatit oluşturanlar günlük yaşamda çok sık karşılaştığımız maddeler olan su ve sabundur. Su kurutucu olup erozyona uğramış derilerde hücre hasarına neden olur. Sert sularda bulunan kireç ve magnezyum gibi maddeler de derinin çatlaklarında birikerek mekanik tahrişe neden olurlar. Sabunlar deriyi alkalileştirir (nötr yapısını bozar) ve yağdan arındırarak kalsiyum ile magnezyum çökmesine yol açarlar.

İrritan kontakt dermatit oluşturan başlıca irritan maddeler; su sabun deterjanlar alkaliler asitler (sülfürik asit asetik asit hidroklorik asit nitrik asit) organik çözücüler (beyaz ispirto dizel yağı fuel oil gaz tiner benzen aseton) okside edici ajanlar (benzoil peroksit sodyum hipoklorit) bitkiler (turunçgillerin kabuğu sarımsak baharatlar soğan) fiziksel ve mekanik faktörler (sıcak soğuk rüzgar nem güneş ışığı) flasterler ve topikal ilaçlardır (katran antralin potasyum permanganat jansiyon moru).
 
MEVSİMSEL Allerjik Rinit

Halk arasında SAMAN NEZLESİ ya da YAZ NEZLESİ olarak ta bilinir. Ağaç poleni çayır poleni ve yabani ot polenlerine karşı allerji gelişmesi sonucunda ortaya çıkar.

Şikayetler bu allerjenlerin atmosferde yoğun olduğu dönemlerde belirgindir.

Hastalığın yıl içindeki süresi yaşanılan coğrafi bölge ve iklim ile yakından ilişkilidir.

Polen mevsimi dışında hastalar genellikle rahattır.

Ancak polenlerin atmosferde yoğun olduğu ilkbahar aylarında günler boyu devam eden ve yaşam kalitesini bozan allerjik rinit şikayetleri vardır.

YIL BOYUNCA DEVAM EDEN (SÜREKLİ) Allerjik Rinit

Allerjenlere temasın yıl boyu devam ettiği ve şikayetlerin genellikle tüm yıla yayıldığı allerjik rinit şeklidir.

Neden olan allerjenler ev tozu akarları (mite) hamamböcekleri ev hayvanı allerjenleri (kedi köpek hamster gibi) ve mantar sporlarıdır (küf).

MEVSİMSEL ARTIŞ GÖSTEREN SÜREKLİ Allerjik Rinit

Allerjenlere temasın yıl boyu devam ettiği ve şikayetlerin genellikle tüm yıla yayıldığı allerjik rinit şeklidir.

Neden olan allerjenler ev tozu akarları (mite) hamamböcekleri ev hayvanı allerjenleri (kedi köpek hamster gibi) ve mantar sporlarıdır (küf).

MESLEKSEL Allerjik Rinit

Çalışma ortamındaki allerjenlere ya da irritan (tahriş edici) maddelere bağlıdır.

Hapşırma burun akıntısı ve burun tıkanıklığı gibi allerjik rinit bulguları çalışma ortamına girdikten sonra ortaya çıkar. Hastalar hafta sonlarında ve tatillerde rahattır.
 
NICKEL SULFATE - NIKEL SÜLFAT

NEDİR? Çevremizde en sık bulunan ve en fazla kontakt allerjiye neden olan maddelerden birisidir.

NERELERDE BULUNUR? İmitasyon takılar (Kolye gerdanlık küpe bilezik yüzük). 12 ayar üzerindeki altın ve gümüş takılarda nikel bulunmaz daha düşüka ayarda altın ve beyaz altın içinde nikel katkısı bulunmaktadır)
Giysi aksesuarları (metal düğme fermuar iç çamaşır kopçası kemer tokası ...)
Günlük yaşamda kullanılan birçok madde (bozuk para anahtar anahtarlık kalem dolmakalem çakmak çanta sapları şemsiye bigudi saç tokası gözlük çerçevesi ruj kabı pudralık toplu iğne çengelli iğne dikiş iğnesi makas çivi çekiç tornavida...).
Mobilyaların metal bölümleri kapı ve pencere kolları merdiven trabzanları metal sandalyeler.
Nadiren göz kozmetikleri.

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) Kobalt krom ve disulfiram

WOOL ALCOHOLS (LANOLIN) - YÜN ALKOLLERİ

NEDİR? Koyun postundan elde edilir lanolin olarak ta bilinen yün yağlarını oluşturan maddelerden birisidir.

NERELERDE BULUNUR? Kozmetik ürünler (saç toniği nemlendirici krem el kremi koruyucu krem güneş yağı şampuan saç spreyi parlak ruj makyaj temizliyici sabun traş kremi bebek alt bakım losyon ve yağları...)
Lanolin ayrıca mobilya cilaları metal koruyucuları baskı mürekkepleri kağıtlar ayakkabı boyaları-cilaları kürk deri ve hazır tekstil ürünleri...

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) -

ÖNEMLİ NOKTALAR

Normal ciltlerde wool alkol duyarlılığı düşüktür. Ama cilt hastalığı olan kişilerde yüksek oranda temas allerjisine neden olmaktadır.

NEOMYCIN SULFATE – NEOMİSİN SÜLFAT

NEDİR? Neomisin sülfat aminoglikozid grubu bir antibiyotiktir

NERELERDE BULUNUR? Merhem krem göz damlası veya kulak damlası şeklinde uygulanan ilaçlar. Anti-bakteriyel sabun spray losyon ve deodorantlar. Hayvan mamaları ilaçları.

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) Neomisin diğer aminoglikozid grubu antibiotiklerle çapraz reaksiyon yapabilir (Framycetin Gentamicin Kanamycin Paromomycin Spectinomycin Streptomycin Tobramycin).

ÖNEMLİ NOKTALAR Kronik deri hastalığı olanlarda kullanılmamalıdır.

POTASSIUM DICHROMATE (CHROMIUM) –POTASYUM DİKROMAT (KROM)

NEDİR? Krom tuzudur ve en sık kullanılan metallerden birisidir.

NERELERDE BULUNUR? Kromun renklendirici veya sabitleştirici ajan olarak kullanıldığı dezenfektan ve beyazlatıcılar (çamaşır suyu) Krom ile işlenmiş (tabaklanmış) deri giysi ve eşyalar (ayakkabısaat kayışı çanta kemer eldiven ve diğer deri aksesuar...) Henüz yıkanmamış olan (yeni) renkli tekstil ürünleri (tekstil boyaları). Kromla ilgili pigment içeren (genellikle sarı-yeşil renklerde) kozmetikler (fondoten far rimel vs) Kibrit ucu (kromatlar genellikle yanmış-kömürleşmiş kibrit uçlarında bulunur) Boyalar (pas önleyici astar boyalar sarı-yeşil renklerde boyalar) Kromla ilgili pigment içeren (genellikle sarı-yeşil renklerde) dövme (tatuaj) boyaları. Diş protezi veya ortopedik protezler (krom içerenler) krome katgüt (cerrahi dikiş ipliği). Ayrıca; çimento ve yaş beton kaynak dumanı makina yağları lehim tahta cilaları kağıt boyaları fotokopi kağıtları ayakkabı boyaları renkli film baskısında kullanılan boyalar antikorozivler patlayıcı maddeler gazete kağıdı ofset baskılar sönmemiş kireç gibi birçok materyal.

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar)

ÖNEMLİ NOKTALAR Krom diş protezi yapımında da kullanılan bir maddedir. Krom allerjiniz varsa diş doktorunuza bilgi vermeniz gerekir.

CAINE MIX (lokal anestezikler; Benzokain dibukain hidroklorid ve tetrakain hidroklorid. )

NEDİR? Lokal anestezik maddelerdir.

NERELERDE BULUNUR? Kaşıntı giderici merhemler ağrı giderici merhemler hemoroid ilaçları vajinal kremler nasır ilaçları…

Boğaz spreyleri ve pastilleri öksürük giderici şuruplar diş ağrısı için merhemler pamukçuk için kremler…

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) PABA (para amino benzoik asit)içeren güneş yağları ve kremleri. Saç boyaları

FRAGRANCE MIX – FRAGRANS KARIŞIMI (cinnamic alcohol cinnamic aldehyde eugenol alpha-amylcinnamic aldehyde isoeugenol geraniol hydroxycitronellal oak moss)

NEDİR? Fragranslar koku maddeleridir. Çok az miktarlarda bile kontakt allerjiye neden olabilmektedirler Günümüzde 5000’ den fazla fragnans maddesi kullanılmaktadır: Amylcinnamic alcohol Anisyl alcohol Benzyl alcohol Benzyl salicylate Cinnamic alcohol Cinnamic aldehyde Coumarin Eugenol Geraniol Hydroxycitronellal Isoeugenol Musk ambrette Oak moss absolute Sandalwood oil Wood tars … gibi

NERELERDE BULUNUR? Parfümler kolonyolar sabunlar saç losyonları- spreyleri şampuanlar tıraş sonrası losyonlar pomatlar gargaralar rujlar spreyler makyaj malzemeleri. Ev temizlik malzemeleri çamaşır deterjanları Diş macunları gargara solusyonuları Gıdalar içinde (dondurma ciklet şekerlemeler karanfil vermut likör) Kontakt lens solüsyonları diş dolgu malzemeleri.

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) Peru balsamı

COLOPHONY - KOLOFONİ

NEDİR? Kolofoni kozalaklı ağaçlardan elde edilen reçinedir

NERELERDE BULUNUR? Kozmetikler (maskara ruj göz farı fondoten tırnak ojesi) Yapıştırıcılar (yapışkan bant z*** tutkal flaster) Ilaçlar (siğil ilaçları bebek bezi kremleri hemoroid kremleri) Kişisel temizlik ürünleri (şeffaf sabun ağda diş ipi güneş yağı) Ev gereçleri (yağ lekesi çıkartıcılar ayakkabı boyası parke cilası araba cilası çamaşır deterjanı sinek kağıdı briyantin) Keman reçinesi raket sapı golf sopası sapı balmumu (ağaç aşılamada kullanılan) havai fişek Sakız Kağıt ve karton (üretiminde kolofoninin en sık kullanıldığı materyallerdir) Boya vernik cila çimento cam macunu yer kaplama materyalleri baskı mürekkepleri asvalt malzemeleri lehim korozyon önleyiciler makine yağları izolasyon malzemeleri makina-fan kayışları

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) -

ÖNEMLİ NOKTALAR Peru malsamı dihidroabietil alkol çam ağacı reçinesi ladin ağacı reçinesi neftyağı

PARABEN MIX – PARABEN KARIŞIMI (methyl- ethyl- propyl- butyl- and benzyl-parahydroxybenzoate)

NEDİR? En yaygın olarak kullanılan korucuyucu maddelerdir birçok ürünün içinde bulunur

NERELERDE BULUNUR? Kozmetikler (Fondoten pudra göz farı maskara makyaj temizliyiciler ruj çabuk kuruyan ojeler).
Ilaçlar (Krem- merhem şeklinde ilaçlar göz kulak ve burun damlaları rektal -vaginal ilaçlar bandajlar lokal anestezik ilaçlar)
Kişisel bkım ürünleri (Nemlendirici losyon ve kremler diş macunu diş tozu ve temizliyicileri güneş yağları cilt temizleyiciler terlemeyi önleyici deodorantlar sabunlar…) Gıdalar (Salata sosları mayonez hardal ketçap dondurulmuş gıdalar-sebzeler reçeller meyve suları…)

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) -Paraphenylenediamin ve benzokain

ÖNEMLİ NOKTALAR Kortizon içeren merhemlerde bulunabilir. Paraben içeren kremler kronik deri hastalığı olanlarda kullanılmamalıdır. Paraben-free (paraben içermeyen) kozmetikler piyasada mevcuttur.
 
BALSAM OF PERU – PERU BALSAMI

NEDİR? Peru balsamı orijini El Salvador olan Myroxolon balsamum adlı ağacın kabuğundan elde edilen vanilya ve tarşın kokusunda bir maddedir

NERELERDE BULUNUR? Kozmetikler ve kişisel bakım ürünleri (parfüm deodorant tıraş sonrası losyonlar tuvalet sabunları diş macunu saç spreyleri rujlar…) Gıdalar (çukulata pasta sakız dondurma bal kokulu çaylar tarçın vanilya karanfil kola vermut likör) Kokulu tütünler İlaçlar (öksürük ilaçları pastiller suppozituvarlar diş hekimliğinde kullanılan bazı sement ve sıvılar)

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) -Rosin benzoik asit cinomikasit fragrance mix tolu balsamı katran terabentin

ÖNEMLİ NOKTALAR

ETHYLENEDIAMINE DIHYDROCHLORIDE – ETİLEN DİAMİN DİHİDROKLORİD

NEDİR?Etilen diamin özellikle ilaçların yapısında bulunan ve çeşitli endüstri ürünlerinde kullanılan bir maddedir.

NERELERDE BULUNUR? İlaçlar: Antibiyotik-steroid karışımlı bazı kremler aminofilin bazı antihistamin ilaçlar (methapyrilene HC pyrilamine maleate hydroxyzine piperazine gibi) Endüstriyel ürünler: albumin ve casein ‘de solvent olarak elektroforetik jeller elektroplate solusyonları antifiriz ve boyalarda korozyon önleyici olarak lateks üretiminde stabilize edici olarak fungusit ve insektisitlerde...

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar)

ÖNEMLİ NOKTALAR

COBALT DICHLORIDE - KOBALT

NEDİR? Gümüşe benzer bir metaldir ve birçok özelliği demir ve nikele benzer. genellikle diğer metallerle birlikte metal alaşımlarının içinde bulunur.

NERELERDE BULUNUR? Porselen cam çömlek seramik ve emaye eşyalarda mavi renk pigmenti olarak suluboya ve boyalı kalemlerde mavi ve yeşil renk olarak... Metal kaplı maddeler (toka düğme fermuar bijuteri toka mutfak gereçleri...) Matkap ucu testere mekanik parçalar gibi sert metaller. Çimento beton boya ve vernikler endüstriyel yağlar kauçuk plastik kağıt kürk ve suni hayvan yemleri...

Medikal malzemeler (metal protezler diş protezleri) ilaçlar (vitamin B12) Saç boyaları antipersipiran (terlemeyi önleyici) ürünler.

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar)

ÖNEMLİ NOKTALAR Nikel içeren objelerin hemen tümünde az da olsa kobalt mevcuttur.

P-TERT-BUTYLPHENOL FORMALDEHYDE RESIN – PARA TERSİYER BUTİLFENOL FORMALDEHİT REÇİNESİ

NEDİR? Paratersiyer butilfenol ve formaldehitin yoğunlaştırılması neticesi oluşan bir reçinedir. Güçlü ve esnek bir yapıştırıcıdır.

NERELERDE BULUNUR? Ayakkabı yapıştırıcıları saat kayışı kemer el çantası ve cüzdan gibi deri ürünlerinin yapıştırıcıları lastik ve kauçuk maddelerin yapıştırıcıları otomobil endüstrisinde kullanılan yapıştırıcılar dental (diş ile ilgili) yapıştırıcılar

Fiberglas ürünler film banyoları insektisitler.

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar)

ÖNEMLİ NOKTALAR PBFR'ye allerji genellikle paratersiyer butilfenole karşı gelişir. PBFR'nin deride depigmentasyon (renkaçıcı)yapıcı etkisi vardır.

EPOXY RESIN – EPOKSİ REÇİNE

NEDİR? Epoksi reçine endüstride sıklıkla kullanılan güçlü yapıştırıcı özelliği olan bir maddedir.

NERELERDE BULUNUR? Deniz taşıtlarının arabaların yüzey metal boruların yüzey kaplamalarında (güçlü ve paslanmayı önleyici olarak). İzolasyon malzemesi olarak elektrik-elektronik malzemelerde. Hava araçlarında zemin döşemelerinde yol ve köprü yapımında hazır beton birleştirmede otomobil endüstrisinde yapıştırıcı olarak. Dental (diş ile ilgili) yapıştırıcıların bazılarında.

Gözlük çerçeveleri vinil eldivenler el çantaları ve plastik kolyeler gibi vinil plastik ve PVC ürünlerinde.

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar)

ÖNEMLİ NOKTALAR

CARBA MIX – KARBA KARIŞIMLARI (Diphenylguanidine Zincdibutyldithiocarbamate Zincdiethyldithiocarbamate)

NEDİR? Karba karışımları lastik ürünleri ve tarım kimyasal maddelerinde akselatör olarak kullanılır.

NERELERDE BULUNUR? Arabaların iç ve dış lastiklerinde ayakkabı tabanı lastik eldiven dalgıç elbisesi oyuncak balon kondom diafram silgi bahçe hortumu lastik terlik elektrik kablosu lastik bantlar gibi sayılamayacak kadar çok lastik üründe...

Bazı sabunlar şampuanlar dezenfektanlar yapıştırıcılar pas önleyici maddeler tarım ilaçları...

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar)

ÖNEMLİ NOKTALAR Thiuram mix mercapto mix mercaptobenzothiazole disulfiram

BLACK RUBBER MIX – SİYAH LASTİK KARIŞIMI

NEDİR? Üç ayrı maddenin karışımından oluşur. Siyah lastik elde etmede kullanılır.

NERELERDE BULUNUR? Arabaların iç ve dış lastiklerinde hortum kablo lastik bot lastik sap lastik saat kayışı iç çamaşır lastikleri spor malzemeleri şinorkel deniz gözlüğü v.b siyah lastikten yapılmış tüm ürünler....
 
ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar)

ÖNEMLİ NOKTALAR Saç boyası kimyasalları: p-aminodiphenylamine p-phenylenediamine

CL+ ME- ISOTHIAZOLINONE – İZOTİAZOLİNON (Kathon CG)

NEDİR? Birçok alanda preservatif (koruyucu) madde olarak kullanılır. Bakteri mantar ve alglere karşı öldürücü etkisi vardır.

NERELERDE BULUNUR? Kozmetik ve kişisel bakım ürünleri (nemlendirici fondoten pudra güneş yağı makyaj temizleyici göz farı maskara şampuan sıvı sabun saç jölesi bebek temizlik bezleri tuvalet kağıdı)
Topikal ilaçlar deterjanlar çamaşır yumuşatıcılar ev temizlik malzemeleri cilalar-parlatıcılar böcek ilaçları.
Kağıt endüstrisi su bazlı boya ve vernikler baskı mürekkepleri renklendirici maddeler yapışkan bantlar ve yapıştırıcılar radyografi sıvıları.

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) Diğer isothiazolinones

ÖNEMLİ NOKTALAR İsothiazolini krem veya şampuan gibi sıvı şekilde içeren maddelerde allerji riski daha büyüktür.

QUATERNIUM-15 - KUARTERNİUM

NEDİR? Formaldehit salan bir preservatif (koruyucu) maddedir. Başta kozmetikler olmak üzere birçok kişisel bakım ürününde kullanılır. Aynı zamanda biyositik özelliği de vardır.

NERELERDE BULUNUR? Kozmetikler (fondoten pudra göz kalemi maskara allık makyaj temizliyiciler)

Kişisel bakım ürünleri ve temizlik malzemeleri (şampuanlar sabunlar nemlendirici losyon ve kremler tıraş köpüğü güneş yağı dezenfektanlar...) Endüstriyel ürünler (yapıştırıcılar zemin cila-vernikleri kağıt karton su bazlı mürekkep lateks boyalar)

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) Formaldehyde

ÖNEMLİ NOKTALAR

MERCAPTOBENZOTHIAZOLE - MERKAPTOBENZOTİAZOL

NEDİR? Doğal ve sentetik lastik yapımında akselatör olarak kullanılır.

NERELERDE BULUNUR? Arabaların iç ve dış lastikleri ayakkabı tabanı lastik eldiven dalgıç elbisesi oyuncak balon kondom diafram silgi bahçe hortumu lastik terlik elektrik kablosu lastik bantlar izolasyon malzemeleri gaz maskeleri koruyucu gözlük-maskeler lastik paspas kulaklık steteskop gibi sayılamayacak kadar çok lastik üründe...

Deri ve plastik yapıştırıcıları antifiriz gres yağı korozyon önleyiciler deterjanlar çimento küf gidericiler veterinerlik ilaçları (pire ve bit öldürücü sprey ve pudralar).

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) Merkapto miks tiuram miks karba miks

ÖNEMLİ NOKTALAR

P-PHENYLENEDIAMINE – PARAFENİL DİAMİN (PPD)

NEDİR? PPD mavi-siyah bir anilin boyasıdır çok allerjen bir maddedir.

NERELERDE BULUNUR? En yaygın kullanım alanlarından birisi saç boyalarıdır. Tekstil ve kürk boyaları yün boyaları koyu renk kozmetikler geçici tatuajlar (dövme) fotoğraf banyoları litografi plakları fotokopi ve baskı mürekkepleri siyah lastik gras yağı.

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) Azo ve Anilin boyaları: saç boyaları tükenmez kalem mürekkebi ilaç boyaları Para-aminobenzoik asit (PABA): güneş yağı ve kremleri.

ÖNEMLİ NOKTALAR

FORMALDEHYDE - FORMALDEHİT

NEDİR? Formaldehit çeşitli endüstriyel ürünlerin işlenmesi ve üretimi sıraında kullanılır.

NERELERDE BULUNUR? Ürünler içinde kalan miktar zaman içinde salınmaktadır:

Kumaş türlerinde (kalıcı kumaş baskıları antistatik kumaşlar buruşmayan kumaşlar su geçirmez kumaşlar ter geçirmeyen kumaşlar güve ve rutubede dayanıklı kumaşlar). Deri giysilerde (süet ve güderi) deri ayakkabılarda. Kozmetik ve kişisel bakım ürünlerinde genellikle preservativ madde olarak (tırnak cilaları tırnak sertleştiriciler terlemeyi önleyiciler makyaj malzemeleri banyo köpükleri banyo yağları şampuanlar kremler gargaralar ve deodorantlar) Ev temizlik malzemeleri dezenfektanlar ve cilalar. Kağıt ürünleri (kağıta suya ve dayanıklılık kırışmayı önlemek gibi özellikler katmak için): Parlak kağıttan yapılmış masa ve çarşaf örtüleri aynı şekilde parlak kağıda basılmış gazete ve dergiler. Sunta kontraplak ve MDF gibi bina yapı malzemeleri Siğil ilaçları terlemeyi önleyici ilaçlar ortopedik alçı diş kanal tedavisinde kullanılan dezenfektanlar. Boyalar astar boyalar boya sökücü maddeler. Laboratuvar örneklerinin bozulmadan saklanması (Biolojik materyallerin fiksasyonunu). Sigara dumanı odun dumanı otomobil egzos gazları kömür ve mangal kömürü dumanı fotoğraf kağıtları ve filmleri bazı böcek ilaçları. Hastahane malzemelerinin ve ameliyat odalarının dezenfeksiyonunda.

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) Formaldehit glutraldehit ile çapraz reaksiyon yapar.

ÖNEMLİ NOKTALAR Formaldehit çok ucuz ve etkili bir konservatör madde olduğundan bir çok endüstriel ürün içinde bulunur.

MERCAPTO MIX – MERKAPTO KARIŞIMI (Mercaptobenzothiazole Morpholinylmercaptobezothiazole Cyclohexylbezthiazyl sulphenamide)

NEDİR? Doğal ve sentetik lastik yapımında akselatör olarak kullanılırlar. Ev ve çalışma ortamında birçok materyalde bulunur.

NERELERDE BULUNUR? Arabaların iç ve dış lastiklerinde ayakkabı tabanı lastik eldiven dalgıç elbisesi iç çamaşırların lastik bölümleri deniz bonesi oyuncak balon biberon lastiği lateks kondom diafram cerrahi eldiven silgi bahçe hortumu lastik terlik elektrik kablosu lastik bantlar izolasyon malzemeleri gaz maskeleri koruyucu gözlük-maskeler lastik paspas kulaklık steteskop gibi sayılamayacak kadar çok lastik üründe... Deri ve plastik yapıştırıcıları antifiriz gres yağı korozyon önleyiciler deterjanlar çimento yapıştırıcılar küf gidericiler veterinerlik ilaçları (pire ve bit öldürücü sprey ve pudralar) film banyoları...

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) Merkapto benzotiazol karba miks tiuram miks

ÖNEMLİ NOKTALAR

THIOMERSAL - TİOMERSAL

NEDİR? Antiseptik ve preservatif (koruyucu) bir maddedir.

NERELERDE BULUNUR? Thiomersal bir antiseptik ve preservatif (koruyucu) maddedir ve kontakt lens sıvılarında göz kozmetikerlinde göz ve burun damlalarında aşılarda antitoksinlerde ve tuberkülin testinde bulunabilir. Ancak günümüzde kullanımı oldukça sınırlıdır.

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) Diğer organik (metalik olmayan) civa bileşikleri ve piroksikam gibi antiromatizmal ilaçlarla (fototoksik reaksiyon) çapraz reaksiyon verebilir.

ÖNEMLİ NOKTALAR

THIURAM MIX – TİURAM KARIŞIMI (Tetramethylthiuram monosulfide Tetremethylthiuram disulfide Dipentamethylenethiuram disulfide Tetraethylthiuram disulphide)

NEDİR? Üç disülfit bir monosülfit karışımından oluşur ve doğal ve sentetik lastik yapımında akselatör olarak kullanılır. Aynı zamanda güçlü antimikrobiyal ve antioksidan özelliktedirler.

NERELERDE BULUNUR? Ev ve çalışma ortamında birçok materyalde bulunur.

Arabaların iç ve dış lastiklerinde ayakkabı tabanı lastik eldiven dalgıç elbisesi iç çamaşırların lastik bölümleri deniz bonesi oyuncak balon biberon lastiği lateks kondom diafram cerrahi eldiven silgi bahçe hortumu lastik terlik elektrik kablosu lastik bantlar izolasyon malzemeleri gaz maskeleri koruyucu gözlük-maskeler lastik paspas kulaklık steteskop gibi sayılamayacak kadar çok lastik içeren ürün... Deri ve plastik yapıştırıcıları böcek ilaçları ve tarım ilaçları ve boyalarda da bulunur.

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) Mercapto mix mercaptobenzothiazole carba mix

ÖNEMLİ NOKTALAR Tiurama duyarlı hastalar şayet alkol alırlarsa antabuse tipi reaksiyonlara (deride kızarıklık kaşıntı ve ürtiker) maruz kalırlar.
 
Tanımlar
Dermatit derinin üst tabakasının inflamasyonudur (yangısıdır). Derinin zararlı sayılan bir uyarana karşı verdiği yanıttır. Uyaranın gerçekten zararlı olması gerekmez. Bu tepki uyaranı etkisizleştirmek üzere verilir.

Kontakt dermatit bazı maddelerin deriye doğrudan temas etmesi sonucu ortaya çıkan inflamatuar bir reaksiyondur. Temizlikçiler kuaförler hemşireler mutfak işlerinde çalışanlar inşaat işçileri ve metal endüstrisinde çalışanlarda kontakt dermatit görülme oranı yüksektir.
Kontakt dermatit immünolojik (allerjik) ve immünolojik olmayan (irritan) şeklinde ikiye ayrılır:

1. Allerjik Kontakt Dermatit

Önceden herhangi bir allerjen maddenin teması ile duyarlanmış deriye aynı maddenin tekrar temas etmesi ile ortaya çıkan immünolojik (bağışıklık sistemi tarafından başlatılan) bir reaksiyondur. Kontakt dermatit tanısı konan hastaların yaklaşık % 25-30 kadarını allerjik kontakt dermatit oluşturmaktadır.

Burada gecikmiş tip aşırı duyarlılık reaksiyonu söz konusudur. Allerjen madde ile ilk temas sonrası organizmada bu allerjene karşı duyarlılık gelişir. Duyarlılık gelişme süresi ortalama 14-21 gündür. Duyarlanmış organizmada allerjenin tekrar teması ile genellikle 24-48 saat sonra dermatit ortaya çıkar. Allerjik kontakt dermatit en sık görülen meslek hastalıklarındandır.

Derinin travmatize ve enfekte olması halinde allerjenin deriyi geçisi artar ve duyarlılık çok daha kolay gelişir. Özellikle lokal olarak uygulanan ilaçlara bağlı olarak allerjik kontakt dermatit gelişme riski yüksektir.

Bazı kişilerde allerjik kontakt dermatit oluşumuna genetik yatkınlık vardır.

Kontakt allerjen bir maddeye önceden duyarlanmış kişilerde aynı madde ile ikinci veya daha sonraki temaslardan 24-48 saat sonra allerjik kontakt dermatit ortaya çıkar. Göz kapakları boyun ve genital bölge en kolay kontakt dermatit gelişen bölgeler iken avuç içi ayak tabanı ve saçlı deri daha dirençlidir.

Allerjik kontakt dermatit her yaşta görülebilir. Çevresel faktörler nedeniyle kadınlarda erkeklerden biraz daha sık rastlanır. Kadınlarda kozmetiklerden erkeklerde ise daha ziyade mesleksel olarak karşılaştıkları maddelerden meydana gelmektedir. Ayrıca gençlerde mesleki ve kozmetik allerjenler daha sık etken olurken yaşlılarda topikal ilaçlar ön sırayı almaktadır.

Allerjik kontakt dermatit'e neden olan başlıca allerjenler; antiseptik ajanlar bitkiler (zehirli sarmaşık) elementler giysiler ayakkabılar kozmetikler lastik plastik lokal uygulanan ilaçlar güneşten koruyucular ve parfümlerdir.

Bir allerjene karşı meydana gelen duyarlılık haftalarca yıllarca hatta aşırı duyarlılıkta bütün bir ömür boyu devam edebilir. Kontakt duyarlılığı olan kişilerde allerjen ile tekrar temas sıklığına ve temas süresine bağlı olarak dermatit'te akut alevlenme ve iyileşme dönemleri izlenir.

Neden olan allerjen ile temas tamamen kesilirse dermatit genellikle birkaç hafta içinde iyileşir. Allerjen ile temas devam ederse dermatit kronikleşir. Allerjik kontakt dermatit'in belirli bir vücut bölgesine lokalizasyonu ve klinik görünümü genellikle allerjen maddenin tanımlanması yönünden ipucu verebilir.

Kontakt allerjenlerden bazıları ağız veya parenteral yol (enjeksiyon şeklinde) ile de vücuda alınabilir. Bu durumda kontakt temas kesilse bile dermatit'in iyileşmediği görülür. Duyarlılık bulunan allerjen ile çapraz reaksiyon veren maddeler varsa bu maddeler ile de temasın kesilmemesi dermatit'in kronikleşmesine neden olur. Nikel ve krom gibi çevremizde çok yaygın bulunan kontakt allerjenlerden tamamen sakınmak imkansızdır. Bu nedenle nikel ile krom'a bağlı el dermatitleri kronikleşir ve uzun yıllar iyileşmezler.

Allerjik kontakt dermatitin seyrinde; yaş kişinin kooperasyonu ve tedaviye uyumu gibi kişisel faktörlerde önemli rol oynar. Stres tetikleyici bir faktör olarak dermatitin seyrini etkileyebilir.
 
Tanı

Tanı anamnez (hastanlık öyküsü) klinik muayene ve yama (patch) testi ile konmalıdır. Yama testi kontakt allerjiyi gösteren en pratik testtir.

Allerjik kontakt dermatit'i olan kişilerde yama testi ile allerjenin saptanması kişiye bu allerjeni içeren maddelerin listesinin verilmesi ve koruyucu önlemlerin anlatılması tedavinin en önemli kısımlarını oluşturur. Kurallara uygun yapılan yama testinde saptanan pozitif reaksiyon kişinin kontakt duyarlılığının bulunduğunu gösterir.

Yama testinin yapılmaması gereken durumlar; gebelik yeni doğan ve bebeklik dönemleri yaygın veya bir alana sınırlı akut ekzema olması test yapılacak deri bölgesinin sağlam olmaması günde 30mg veya üzerinde prednizolon veya eşdeğeri kortikosteroid kullanımı bağıiıklık sistemini baskılayan ilaç kullanımı ve menstruasyon dönemidir.

Kontakt Dermatitlerin Tedavisi

1. Eliminasyon
Tedavide başarılı olmak için önce allerjen madde ortaya çıkarılmalı ve elimine edilmelidir. Burada tıbbi öykü önem kazanmaktadır.

2. İlaç tedavisi
Hekiminiz tarafından planlanacaktır.

3. Koruyucu önlemler
Yıkanırken ılık su kullanılmalı mümkünse parfüm veya antiseptik madde içermeyen sabunlar kullanılmalıdır. Daha sonra iyice kurulanmalıdır.
Deterjanlar ve diğer temizleyici direkt olarak temastan mümkün olduğunca kaçınılmalıdır.
Şampuanla direkt temastan kaçınılmalıdır.
Cilalarla solvent ve metal koruyucularla derinin temas etmemesine dikkat edilmelidir.
Portakal limon domates gibi meyve ve sebzelerle temastan kaçınmalıdır.
Bulaşık ve çamaşır için kullanılan eldivenler plastik veya içi pamuklu olmalıdır.
 
Kortikosteroidlerin (Kortizon) Yan Etkileri

Kortizon günlük tıbbi uygulamada oldukça sık kullanılan ilaçlardan birisi olup doğru yerde doğru zamanda doğru miktarda ve doktor kontrolünde kullanıldığı zaman yan etkileri yok denecek kadar az olan ilaçlardır. Bir çok hastalıkta doğru kulanıldığında hem hasta hem de hekimin yüzünü güldüren bu ilaçların maalesef yanlış kullanımlar nedeni ile halk nezdinde kötü bir sabıka sicili vardır. Ancak gerçekten hekim kontrolünde kullanıldığında yan etkileri de göz önünde bulundurulduğunda mükemmel ilaçlardır. Bu vesile ile bu yazımızda kortizon tedavisinin yan etkilerini gözden geçirmek istedim.

Kortizonlar yüksek dozda uzun bir süre kullanıldıklarında oldukça fazla sayıda ve ciddi yan etkiler oluşturabilirler. Bu yan etkiler şöyle sıralanabilir:

İatrojenik (Tedaviye bağlı) Cushing Sendromu: Başlıca belirtileri; aydede yüzü ense omuzlar ve karında yağ toplanması vücutta su ve tuz tutlumuna bağlı ödem ve tansiyon yükselmesi ciltte incelme ciltte mor çizgiler vücutta sivilcelenme kıllanmada artış kemik erimesi kaslarda erimedir. Kadınlarda ses kalınlaşması saç dökülmesi olabilir.

Psikolojik Bozukluklar: Ruhsal alevlenme bazen depresyon olabilir. İntihar eğilimi görülebilir.

Ülser Oluşumu ve Yara Nedbeleşmesinde Gecikme: Kortizon mide asit salgısını arttırırken koruyucu mukus tabakasını da bozar. Ayrıca yara etrafında nedbe dokusunu oluşturacak olan hücrelerin de aktivitelerini azalttığı için ülser oluşumuna neden olurlar. Ayrıca derideki yaraların kapanmasında da gecikme olur.
Enfeksiyon gelişiminin kolaylaşması: Özellikle virüs ve mantarlara ait enfeksiyon gelişimine bir yatkınlık olur. Tüberküloz (verem) mikrobunun tekrar alevlenerek hastalığın yeniden oluşmasına neden olur. Diğer bazı bakteriyel enfeksiyonlarında yayılmasına neden olabilir.

Ciltte İncelme: Ağızdan damardan veya kabadan uzun süreli tedavi sonucunda yaygın olarak oluşabilir. Lokal uygulamalarda da bölgesel olarak oluşabilir.
Şeker Hastalığı Oluşumu: Kortizon kan şekerinin kullanılmasını sağlayan hormon olan insülinin etkilerine zıt etki ederek kan şekerini yükseltir. Yatkın kişilerde şeker hastalığını aşikar hale getirebilirler. Şeker hastalığı aşikar olanlarda ise insülin ihtiyacını arttırırlar.

Kas Hastalığı ve Halsizlik: Uzun süreli tedavilerde kaslarda erime yapar. Bu özellikle kol ve bacakların gövdeye yakın kısımlarında oluşur. Bu nedenlerde bu bölgedeki kaslarda güçsüzlük ortaya çıkar.
 
Kas Hastalığı ve Halsizlik: Uzun süreli tedavilerde kaslarda erime yapar. Bu özellikle kol ve bacakların gövdeye yakın kısımlarında oluşur. Bu nedenlerde bu bölgedeki kaslarda güçsüzlük ortaya çıkar.

Büyümede Gecikme: Çocuklarda uzun süreli kullanım büyüme ve gelişme gecikmesine neden olur. Kısa süreli tedavide bu tür sorunlar oluşmaz.
Ödem: Kortizon vucütta su ve tuz tutulumuna neden olur. Su ve tuz tutlması özellikle böbrek hastalığı kalp yetmezliği ve hipertansiyon hastalarında belirgin sorun yaratabilir.

Göz: Lokal olarak göze uygulanmaları gözün kornea tabakasında ülsere neden olabilir. Bu kalıcı bulanık görmeye neden olabilir. Gerek lokal gerekse sistemik kullanımları göz içi basıncı arttırarak glokoma neden olabilir. Katarakta neden olabilir.
Diğer Yan Etkileri: Kafa içi basıncın artması kanın pıhtılaşma yeteneğinin artması damar sertliği (ateroskleroz) gelişme hızının artması impotans ve kadınlarda adetten kesilme oluşabilir. Ciltte telenjiektazi denilen yüzeyel damarların daha görünür hale gelmesine neden olabilir. Yüksek dozlarda kullanıldağında bazı kemiklerin bazı bölümlerinde ölüme neden olabilirler. Emziren kadınlarda ilacın süte geçebileceği ve bebek üzerinde yan etkiye neden olabileceği gerçeği sebebiyle bu kadınlarda günde 40 mg’ dan fazla kullanılmamalıdırlar. Ayrıca kortizon dozundan en az 4 saat geçtikten sonra emzirme yapılmalıdır.

Gebelere Özgü Yan Etkileri: Gebelerde kullanıldığında çocuğun sakat olma riskine ait hayvan çalışmaları vardır. Bu çalışmalarda özellikle flor içeren kortizon preparatlarında bu risk görülse de uygun dozlarda ve florsüz kortizon preparatları kullanıldığında böyle bir risk kalmaz. Gebelerde de kortizon kullanımı gebelik seker hastalığının ortaya çıkma riskini artırır.

Tüm bu yan etkiler yazının da başınında belirtildiği gibi ilaç doktor gözetiminde uygun doz ve sürede kullanıldığında hemen hemen hiç görülmeyebilir. Önemli olan bu yan etkileri potansiyel bir risk olarak bilmek ve hekimin söylediği doz ve süreden fazla ilacı kullanmamaktır. Hastalık nedeni ile kullanılan kortizon hızlı sonuç vermesi ve bazı hastalarda ruhsal iyiliği de beraberinde getirmesi nedeni ile bir çeşit bağımlılık yapabilir. Bu nedenle ilacın bilinçsiz ve gereğinden çok ve uzun sürede kullanımı gündeme gelebilir. Hastanın yapacağı en büyük hata bu ilacı hekim önerisi dışında kullanmak olacaktır.
 
Toplumda sık görülen rahatsızlıklardan biri olan kurdeşen bazı durumlarda gerçekten hem hasta hem de hekim için sorun yaratan hastalıkların başında gelebilir. Tıp dilinde “ürtiker” diye anılan kurdeşen iki formda olabilir. Bunlardan ilki şikayetlerin 6 haftadan kısa sürdüğü akut ürtiker; diğeri ise şikayetlerin 6 haftayı geçtiği kronik ürtikerdir. Her iki durumda da hastalığın bulguları birbirine benzese de hastalığın oluşum nedenleri açısından belirgin farklar vardır.

Hastalığın bulguları arasında kaşıntılı deriden kabarık kızarık 05cm ila çok büyük ölçülerde deride plaklar bulunur. Bu plakların bazıları birleşme eğilimindedir. Plakların sınırlarını net olarak çizmek herzaman mümkün olmaz. Lezyonlar genellikle birkaç saat içerisinde solar yerine başka alanlarda yenileri çıkabilir.

Ayrıca bazı ürtiker vakalarına “anjioödem” dediğimiz tablo da eşlik edebilir. Anjioödem genelde göz kapaklarında (genellikle tek taraflı) dudakta yüzün diğer kısımlarında kol ve bacaklarda parmaklarda genital bölgelerde oluşabilir. Bunlarda da özellikle şişlik ön plandadır. Her iki hastalıkta da deriden kabarık olan durumu ortaya çıkaran şey deri içinde ödem olmasıdır. Anjioödemde derinin alt tabakaları da olaya iştirak ettiği için şişlik çok ön plandadır. Şişliğe kaşıntıdan ziyade yanma hissi eşlik edebilir.

Daha önce de bahsedildiği gibi 6 haftadan kısa süreli kurdeşen akut ürtiker olarak anılır. Bu hastalıkta neden genellikle allerjidir. Bu allerji de genellikle ağız yolu ile alınan allerjenlerle oluşur. Yani gıdalar ve ilaçlar akut ürtikerdeki en önemli sebeplerdir. Bunun dışında çok nadir de olsa solunum yolu ile alınan bazı allerjenler (örneğin ev tozu akarları) de akut ürtiker yapabilir. Kronik ürtikerin altında ise allerji pek bulunmaz. Bu hastaların ancak %3-5’ inde allerji rol oynayabilirler. Bu allerjenler de genel olarak ağız yolu ile alınan allerjenlerdir (gıdalar...). Bunun dışında bu hastalığın çok değişik sebepleri olabilir. Bunlar içerisinde otoimmun hastalıklar (otoimmün tiroidit sistemik lupus eritematozus vb.) kronik enfeksiyonlar (tuberküloz bruselloz vb.) fokal enfeksiyonlar (sinüzit diş ve dişeti enfeksiyonları vb.) Helikobacter pylori enfeksiyonları bazen hepatitler bazen bazı kanser türleri vardır. Bu nedenle bir çok araştırma yapmak gereklidir. Tüm ayrıntılı araştırmalara rağmen %60-65 vakada hiçbir neden bulunamayabilir. Bu hastalar da idiyopatik (sebebi bilinmeyen) kronik ürtiker olarak adlandırılır.

Hastalarda iyi bir hastalık öyküsü sonrası allerji testlerini içeren araştırmalar yanında diğer bahsi geçen hastalıkların araştırmaları yapılmalıdır.

Altta yatan hastalığın tedavisi sonucunda genel olarak ürtiker kendiliğinden geçer ve tekrar etmez. Ancak sebebi bilinmeyen ürtiker hastalarında antiallerjik ilaçlardan faydalanılır. Bu hastalarda kalsik olarak sabahları sedatif olmayan antiallerjikler akşamları sedatif antiallerjikler ve H2 reseptör blokerleri birlikte kullanılır. H2 reseptör blokerleri asıl itibari ile mide asiditesini azaltmak için kullanılan ilaçlardır. Ancak derideki histamin reseptörlerinin % 20 kadarı H2 tipinde olduğu için bu tür ilaçlar bu hastalarda faydalı olmaktadır. Bunun dışında bunlara cevap vermeyen hastalarda kortizon dahi kullanılabilir.

Bunlar dışında ayrıca değişik kurdeşen türleri de vardır. Aşağıdaki tabloda bu ürtiker tiplerini görmektesiniz:

Fiziksel ürtiker
Aquajenik ürtiker (su ile temas sonucu oluşan)
Kolinerjik ürtiker (terleme aşırı efor sonucu oluşan)
Soğuk ürtikeri (soğuk havada oluşan)
Dermografizm (ciltte çizik ile veya kaşınma ile oluşan ürtiker)
Gecikmiş basınç ürtikeri
Solar ürtiker (güneş ışınları ile oluşan)
Vibratuvar ürtiker (vibrasyon yapan aletlerle oluşan)
Herediter ürtiker (ailenin diğer fertlerinde de görülen tip)
Ürtikeryal vaskülit (ürtiker plaklarının 24 saatten uzun sebat ettiği damar iltihabı ile giden tip)
Diğerleri.
 
Küf Mantarları

Toprakta bol bulunan hatta organik madde ve nem su içeren tüm yüzeylerde hızla gelişip çoğalabilme yeteneğine sahip olan fungusların yani mikroorganizma yapısındaki mantarların sporları değişik hava hareketleriyle geniş alanlara yayılırlar. Son zamanlarda havanın kimyasal ve fiziksel kirlenmesiyle fungal sporlar da artmıştır. Atmosfer kirliliğine mikroorganizmalar adaptasyon göstermektedirler.

Araştırmalar havada uçuşan mantar sporlarının sağlığı çeşitli şekillerde etkilediğini bildirmektedir.
Solunum sistemi allerjisiyle ilişkili 80’in üzerinde fungus türü vardır. Meyve ve sebzelerden özellikle muz ve domates yüzeyi ve yapraklarında bulunan Cladosporium ve Alternaria cinsi mantar mikroorganizmaları; Adana ilinde yıl boyu en yaygın bulunan allerjiye neden olan küf mantarları olarak dikkat çekmektedirler.

Mantar sporlarının yan ürünleri olarak tanımlayabileceğimiz metabolitler solunum sistemini rahatsız eden toksin yani zehir etkili madde ve uçucu organik bileşikler içermektedirler.

Allerjik yakınmaları olan olgularda allerjenlerden korunma hastalığın kontrol altına alınmasında oldukça önemlidir.

Hem ev içinde hem de dış mekanda soluduğumuz havada %50’nin üzerinde nem varlığı halinde üreyen fungus sporları; nefes alımı ile burun nefes borusu bronşlar ve akciğerlere ulaşarak allerjik tepkilere neden olmakta ve en çok allerjik nezleye konjunktivite ve bronşiyal astıma yol açmaktadırlar. Bu sporlar bazen ürtiker ve sistemik anafilaksiye neden olabilmektedirler.

Bulutlu ve nemli havalarda fungal spor sayısı artmaktadır. Nem derecesinin yüksek olduğu zamanlarda solunum yollarında görülen allerji semptomlarının bir çoğunun bu çeşit fungus sporlarına bağlı olması mümkündür.6 Solunum allerjisi olan her 100 hastanın 15’inin Alternaria ve Cladosporium isimli küf mantarlarına hassas oldukları tespit edilmiştir.

Bu nedenle Adana iline özel olan küf mantarları takvimini inceleyiniz korunma yolları için lütfen doktorunuza danışınız.

Alternaria (Muz Küfü)
Ağız ve burunda tutularak nefes ile Akciğerlerde astım ataklarını tetikleyen küf mantarıdır.
Nem nedeni ile ev içinde halıkilim ve giysilerde üreyerek allerjik etki yaratır.
Doğada özellikle muzun siyahlaşmış yüzeyinde üreyen muzu ve yapraklarını çürüten mantardır.

Epicoccum (Süet / Deri Eşya Küfü)
Nemli ev ortamında ürer.
Cladosporium (Domates Küfü)
Drechslera
Ustilago ( Çim İsi)
 
Metamizol ya da herkesin bildiği adıyla Novalgin sık kullanılan ve reçetesiz satılabilen ağrı kesici ve ateş düşürücü bir ilaçtır. HER İLAÇTA OLDUĞU GİBİ Novalgin de bazı hastalarda allerjiye neden olabilir. Novalginle reaksiyonların diğer ilaçlara oranla daha sık görülüyor gibi olmasının nedeni çok yaygın olarak kullanılmasıdır (penisilinler ve aspirinde olduğu gibi).

İlaç allerjilerinin kalıcı (kesin) tedavisi yoktur. Allerjik reaksiyonların tekrarlamaması için yapılabilecek tek şey sorumlu olan ilacı kullanmamaktır.

ANCAK bu her zaman kolay olmamaktadır. Çünkü;

1. Aynı ilacın farklı isimlerde birçok eşdeğeri (muadili) bulunabilir.
2. Aynı etken maddenin farklı jenerik isimleri olabilir.

Bu sayfada Novalgin yani METAMİZOL adlı ilacın değişik etken madde isimleri ve piyasadaki eşdeğerleri (muadilleri) sunulmuştur. Novalgin ile reaksiyon (allerji) öyküsü olan hastalar bu ilaçları kullanmamalıdırlar.

ETKEN MADDENİN DİĞER ADLARI:

= Dipiron (Dipyrone)
= Metamizol (Methamizole)
= Metilmelubrin (methylmelubrin)
= Novamin sülfon (Novamine sulfone)
 
Nebülizatör ses dalgalarıyla (ultrasonik nebülizatör) veya basınçlı hava (jet nebülizatör) ile sıvı haldeki ilaçları buhar haline getiren ve solunum yoluyla alınabilmesini sağlayan bir cihazdır.

Nebülizatör ile küçük çocuklarda ölçülü doz inhalere uyum sağlayamayan hastalarda ve ağır astması olan hastalarda astma ilaçlarının etkili bir şekilde uygulanabilmesi mümkündür.

Nebülizatör ile kullanılmak üzere hazırlanmış özel ilaç formları vardır. Bunlara NEBÜL adı verilmektedir.
Bronş açıcı ve tedavi edici (kortikosteroid) içeren nebül ilaçlar mevcuttur.

Nasıl kullanılır ?

Nebülü açın ve ağızlık ya da yüz maskesinin altındaki ilaç haznesine boşaltın. Cihazı çalıştırın.

Ağızlığı dudaklarınızın alarak (veya maskeyi yüzünüze kapatarak) yavaş ve derin bir şekilde soluk alıp vermeye başlayın. Aldığınız her nefesi 1-2 saniye kadar tutun.

Haznedeki ilaç tamamen bitinceye kadar (10-15 dakika) bu işleme devam edin.

NEBULİZATÖRÜ HER KULLANIMDAN SONRA TEMİZLEMEK GEREKLİDİR:
1. Maske (veya ağızlık) ilaç haznesi ve bağlantı hortumunu birbirinden ayırın.
2. Parçaları ılık su ile yıkayın.
3. Parçaları kuruladıktan sonra tekrar birleştirerek iç yüzeylerin de kurumasını sağlamak için nebülizatörü birkaç dakika çalıştırın.
4. Cihazı bir sonraki kullanıma kadar kutusunda muhafaza edin.
 
Ölçülü doz inhaler (ÖDİ) inhalasyon cihazlarının öncülerindendir.

Astım tedavisinde uzun yıllardır kullanılmaktadır. Hastalar tarafından en fazla tanınan ve halk arasında "fıs fıs" adıyla yeniden adlandırılmış olan bir cihazıdır.

FAKAT bu kadar iyi tanınmasına rağmen kullanım hatalarının EN FAZLA yapıldığı inhalasyon cihazıdır. Ölçülü doz inhalerin diğerlerinden farkı içindeki ilacın bir İTİCİ GAZ aracılığı ile cihazdan ayrılması ve havayollarına ulaştırılmasıdır. Kullanımı dikkat el ve solunum koordinasyonu gerektirir.

Kortikosteroid ve bronkodilatör (hava yolu genişletici) ilaç içeren formları vardır.
 
Burun estetik kaygılarımıza en fazla maruz kalan organımızdır. Çoğu insan güzel görünümlü bir buruna sahip olmak ister ve bunu gerçekleştirmeye çalışır.
ANCAK önemli fizyolojik fonksiyonları olan bu organ bazı insanlarda görüntüden daha ciddi bir soruna neden olur: Rinit !
Rinit burun iç kısmını döşeyen ve mukoza adı verilen dokunun inflamasyonudur (iltihabi reaksiyonu). Rinitlerin yaklaşık yarısı allerjiye bağlıdır.
Rinit sık görülen bir hastalıktır. Toplumun ortalama %10 'unda allerjik rinit vardır. Bu oran diğer allerjik hastalıklarda olduğu gibi her geçen yıl artmaktadır.
Allerjik ya da değil rinitler her yönüyle önemli hastalıklardır.

Rinitler Önemli Hastalıklardır

1. Rinit belirtileri (burun akıntısı hapşırma burun kaşıntısı burun tıkanıklığı koku almada azalma konjunktivit...) günlük yaşamı olumsuz etkiler.
2. Yorgunluk algılama güçlüğü uyku bozukluğu gibi dolaylı rinit belirtileri de günlük yaşamı olumsuz etkiler.
3. Tedavi masrafları de önemlidir. Doğru tanı konulmayan hastalarda tekrarlayan ve gereksiz antibiyotik tedavileri maliyeti artırmaktadır.
4. Birlikte bulunabilen hastalıklar (sinüzit orta kulak iltihabı polipler ve astım) rinitlerin önemini artırmaktadır. Özellikle astım ve rinit birlikteliği en fazla önemsenmesi gereken durumdur.
 
ETİYOPATOGENEZ

SLE hastalarında immun sistem her yönüyle anormaldir. Bu nedenle SLE patogenezinde hangi defektlerin esas olduğu bilinmemektedir. SLE’nin başlamasında ve devam etmesinde genetik olarak yatkın bireylerde çevresel faktörlerin rolü olduğu düşünülmektedir. Siyah ırkta uzak doğuda ve Amerikan yerlilerinde bazı ailelerde SLE sıklığında artma olduğu gösterilmiştir. Eğer bir aile bireyinde SLE varsa tek yumurta ikizlerinde SLE gelişme riski yaklaşık %30 ve diğer birinci derece akrabalar için %5 artmıştır. Kalıtsal yatkınlık yanında hasta ailelerinde otoimmun aktiviteyi yansıtan otoantikor pozitifliği ve supressör T hücre fonksiyonunda azalma genetik faktörlerin önemini desteklemektedir.

Çevresel faktörlerin genetik yatkınlığı olan bireylerde immun düzenlenme bozukluğunu tetikleyerek rol oynadığı düşüncesi ağır basmaktadır. Bu faktörler içerisinde özellikle viruslar UV ışığı ve ilaçlar sayılabilir.

Prokainamid hydralazin diphenilhydantoin ve isoniazid gibi bazı ilaçlar antinükleer antikor yapımına neden olur ve klinik olarak lupusa benzer tablo görülebilir. Bu durum ilaca bağlı lupus veya lupus benzeri sendrom (lupus like syndrome) olarak bilinir. İnfeksiyöz ajanların çoğu immun stimülasyon ve sitokin üretimine sebep olurlar ve genetik yatkınlığı olan bireylerde lupusun ortaya çıkmasına neden olabilirler. SLE’de viral partiküllerin hücreler içinde görülmesi antiviral antikorların yüksek olması viral RNA ile reaksiyon veren anti RNA antikorlarının varlığı virusların rolünü kuvvetlendiren çalışmalardır.

SLE’de doğumsal olarak kompleman proteinlerinin eksiklikleri bulunabilir. Bunlar arasında C2 eksikliği diğerlerinden daha sık görülmektedir. Kompleman eksiklikleri infeksiyonlara hassasiyet oluşturarak hastalığın başlamasında kısmen rol alabilir. Ayrıca tanımlanmış olan otoantikor yığınıyla B hücre (antikor yapan hücre) hiperaktivitesinin SLE patogenezinde esas olduğu sürpriz oluşturmayacaktır.

Otoantikor aracılığı ile hastalık gelişmesinde iyi bilinen mekanizma antijen antikor komplekslerinin dokularda depolanmasıdır. Depolanmalar özellikle damarlarda ve böbrekteki glomerüllerde gösterilmiştir. Hücre içi proteinlere ve nükleik asitlere karşı gelişen otoantikorlar ölü hücrelerden açığa çıkan antijenlere bağlanarak dolaşan immun kompleksleri oluştururlar. Antijen hakkındaki bilgilerimiz sınırlıdır ancak antikorun tipi sıklıkla IgG’dir. Immun komplekslerin dokularda depolanması kompleman aktivasyonuna ve iltihabi cevaba neden olur. Komplemanın C3a ve C5a komponentleri aracılığıyla iltihabi hücreler aktive olur inflamatuar mediatörler salar pıhtılaşma hücrelerinin aktivasyonu küçük pıhtı oluşumuna yol açar reaktif oksijen metabolitlerinin üretimi hidrolitik enzimlerin ve sitokinlerin salınımı direkt doku hasarına sebep olur. İmmun komplekslerin daimi varlığı doku hasarının kronik olmasına yol açar. Klinik olarak damar iltihabı kalp zarı iltihabı akciğer zarı iltihabı deri lezyonları ve böbrek iltihabı ile sonuçlanır. iltihaptan etkilenen organlarda skar oluşumu fonksiyon kaybı görülür.

SLE gelişmesinde kadın cinsiyeti de önemli bir risk faktörüdür. SLE’li hastalar ve lupuslu fare modellerinde gösterilen östrojen (kadınlık hormonu) ve androjen (erkeklil hormonu) metabolizmasındaki anormallikler özellikle östrojenin patogenezdeki önemli rolü artık günümüzde ortaya çıkarılmıştır.

GÖRÜLME SIKLIĞI

SLE nadir bir hastalık değildir. Son yıllarda hassas immunolojik testlerin gelişmesi özellikle antinükleer antikor(ANA) anti-DNA antikorları ve kompleman tayinleriyle hastalığın hafif formlarının tanınması insidans ve prevalansda (görülme sıklığında) artışa yol açmıştır. Hastalık prevalansının yüz binde 15-50 olduğu rapor edilmiştir. Farklı coğrafik bölgelerde daha düşük veya yüksek riskli toplumlar vardır. Hastalık siyah ırkta beyaz ırka kıyasla 3-4 katı daha fazladır.

SLE her yaşta ortaya çıkabilirse de en sık 13-40 yaşları arasında görülür. Hastaların %90’ı doğurganlık yaşındaki kadınlardır. Kadın/Erkek oranı 9/1dir. SLE çocuklarda ve yaşlılarda da görülür. Kız çocuklarında erkek çocuklarına oranla üç katı fazladır.
 
KLİNİK BULGULAR

SLE’nin tipik başlangıcı sadece birkaç hastada görülür. Daha sık olarak hastalarda önceleri yorgunluk ve eklem iltihabı gibi bir veya iki bulgu vardır. Sonra SLE’nin diğer özellikleri gelişebilir. Hastalardaki tutulan organlar değişiktir ve tutulan organ sistemine göre hastalığın şiddeti değişir. SLE alevlenme ve düzelme ya da inaktif hastalık dönemleriyle karakterizedir. Tanı konduğunda çoğu hastada yorgunluk ateş ve kilo kaybı gibi temel bulgular vardır. Şimdi bütün bu bulguları birer birer inceleyelim.

SLE’li hastaların yaklaşık %90’ında ilk semptom artrit (eklem iltihabı) veya artralji (eklem ağrısı) dır. Çoğunlukla; simetrik zaman zaman ortaya çıkan yumuşak doku şişliği ile birlikte artralji şeklindedir. Daha az sıklıkla poliartrit (birden fazla eklemin iltihabı) görülür. Tipik olarak el parmakları eklemleri el bileği dirsek ve ayak bilekleri tutulabilir. Çoğunlukla simetriktir. Sabah katılığı hastaların %50’sinde bulunur. Eklemdeki iltihabi bulgular geçici olabilir veya kronikleşebilir. SLE artritinde (romatoid artrit hastalığı için tipik olan) yıkıcı değişiklikler genellikle bulunmaz. Deformiteler muhtemelen kronik eklem tutulumuna bağlıdır.

Tenosinovit hastaların %10’unda görülür.

Kas ağrısı hastalığın başlangıcında hastaların 1/3’ünde bulunurbir kısım hastada kas hassasiyeti vardır. Kas güçsüzlüğü ve kas dokusunda azalma da bulunabilir. Kortizon veya sıtma ilacı tedavisine bağlı kas hastalığı görülür.

Deri saç ve müköz membran anormallikleri SLE’nin ikinci en sık görülen belirtileridir (Hastaların %85’inde). SLE’de birçok değişik tipte deri belirtileri görülebilir. Her iki yanak ve burun köprüsünü kaplayan burun ve dudak arası oluklarda görülmeyen kelebek şeklindeki kırmızımsı döküntü (malar rash) güneş ışığına maruz kalmaksızın da olabilir. Ancak güneş ışığıyla artabilir. SLE’li hastalarda ikinci sıklıkta görülen kırmızımsı döküntü vücudun herhangi bir yerinde olabilen deriden kabarık döküntüdür. Hastalığın sistemik alevlenmesinden önce sıklıkla deri lezyonlarının alevlenmesi söz konusudur. Yukarıda sözü edilen lezyonlara ilaveten ürtiker bül (içi serum dolu kesecikler) livedo retikularis (harita tarzı görünüm) pannikülit (cilt altı yağ dokusu iltihabı) saç dökülmesi gibi diğer deri belirtileri de görülebilir. Sıklıkla ağrısız olan ağız içi mukoza ülserleri yumuşak ve sert damakta olur. Raynaud Fenomeni (soğukta el veya ayakta ortaya çıkan beyazlaşma morarma ardında kızarma) gangrene neden olabilecek kadar şiddetli olabilir.

Hastaların %50-60’ında fotosensitivite (ışık duyarlılığı) bulunur.Güneş ışınları ile cilt lezyonlarında artış yanında sistemik bulgularda da artış görülebilir.

Yaklaşık %50 hastada klinik olarak belirgin böbrek tutulumu olur. Böbrek yetmezliği SLE hastalarında önemli bir ölüm nedenidir. Her ne kadar ışık mikroskobuyla %30-40 vakada böbrek normal görünürse de immunfloresans ve elektron mikroskobiyle incelendiğinde SLE vakalarının hemen hepsi bir miktar böbrek tutulumu gösterir.

Hastaların yaklaşık %20’sinde gö bulguları oluşur. Retinal (göz dibi) vaskülit sık değildir ancak körlüğe yol açabilir.

SLE’de akciğer kalp veya karın zarı ortaya çıkabilir. Akciğer zarı tutulumu hastaların %30-60’ında bulunur. Hastanın nefes almaklaöksürmekle artan yan ağrısı ağrısı vardır. Buna rağmen radyografik bulgu bulunmayabilir. Akut akciğer dokusu tutulumu akciğerden kanama olmaksızın akut pnömoni şeklinde görülebilir. Lupus pnömonisi tanısı infeksiyon etkeni dikkatle araştırıldıktan ve bulunamadıktan sonra konmalıdır.

Kalp zarı iltihabı akciğer zarı iltihabından daha az sıklıkla ortaya çıkar (%20-30). Otopsi çalışmalarında %60 bildirilmiştir. Klinik olarak kalp zarı iltihabı düşünülmediği halde EKG ile zar boşluğunda sıvı saptanabilir.

Karın zarı iltihabı klinikte sık rastlanmadığı halde otopsilerde %60 olarak bulunmuştur. Akut olarak seyreden bulantı kusma yaygın karın ağrısı olan hastalardan karın zarı iltihabı ihtimali düşünülebilir.

SLE’de kalbin tüm tabakaları da eşit derecelerde hastalığa katılır. Libman sacks endokarditi (kalbin iç tabakasının iltihabı) SLE’nin tipik kalp bulgusudur. Çoğunlukla sessiz olmasına rağmen otopsi çalışmalarında %30 oranında saptanmıştır. Lupusta kalp kapakçığı hastalığı da görülebilir. Damar bulgusu bulgu olarak da hastaların %10’unda daha çok bacaklarda damar içi pıhtılaşma gelişir.

Sinir sistemi belirtiler de bu hastalarda oldukça değişiktir. Hastalarda psikoz depresyon gibi bulgular yanında sara nöbetleri beyin kanaması geçici felçler görülebilir. Psikiyatrik bulgulardan depresyon psikoz kortizon kullanımına da bağlı olabilir. Bu durumda ilacı kesmek gerekir.

Hastaların %50’ sinde mide barsak sistemi bulguları saptanır. İştahsızlık bulantı kusma en sık olanlarıdır. Bu bulgular karın zarı iltihabına bağırsağın damarsal hastalığına veya ilaç tedavilerine bağlı olabilir. Mide barsak tutulumu yemek borusuna ait bulgular barsağı besleyen damarların iltihabı iltihabi bağırsak hastalıkları pankreas iltihabı veya KC hastalığı şeklinde kendini gösterir.

Hafif veya orta derecede dalak büyüklüğü hastaların %20’sinde saptanır. Klinik olarak hastalığın aktif olduğu dönemlerde hastaların yarısında yaygın len bezi büyümeleri olur. Bu bulgu çocuklarda daha sıktır. Kan hücrelerine ait anormallikler de hastalığın aktivasyonuyla değişir. En sık bulgu kansızlıktır. Hastaların %10’unda önemli derecede kan hücre yıkımı görülür. Bunu dışında diğer kan hücrelerinde de anormallikler ve azalmalar görülebilir.

ANA (antinükleer antikor) SLE için spesifik değildir. Pozitifliği SLE düşündürür. SLE’de ANA %95-98 pozitiftir. ANA ailesinden olan anti ds-DNA’ nın yüksek düzeyleri hastalık için spesifik kabul edilebilir. Hastaların %75’inde bulunur.

Kompleman düzeyleri (C3 ve C4) aktif hastalarda düşük bulunur.

Aktif böbrek hastalığında idrarda proteinüri granül yapıları ve hücreler silendirler bulunur.

TANI

Eklem ağrıları ile birlikte multi sistem hastalığı olan kişilerde SLE’den şüphelenilmelidir.

TEDAVİ

Yeni tanı almış olan hastada genel tedirginlik hali gözlenir. Hastanın psikolojik desteğe ihtiyacı vardır. Tedavinin yanında hastalar uyku dinlenme güneş ışığından korunma beslenme ve egzersiz gibi konularda ilgilendirilmelidir. Cerrahi müdahale enfeksiyon doğum düşük yapma psikolojik baskılar hastalığı alevlendirir. SLE iyileşme ve alevlenme dönemleriyle seyreden bir hastalıktır. Alevlenme dönemlerinde kortizon dışı antiromatizmal ilaçlar sıtma ilaçları kortizon ve immunsupresif (bağışıklı sistemini baskılayıcı) ilaçlar kullanılabilir.

HASTALIĞIN GİDİŞİ

Son yıllarda gelişen teknoloji ile hastalığın erken tanınması tedavinin daha hızlı olması hastalığın gidişini iyi yönde etkilemiştir. Beş yıllık yaşam %97 10 yıllık yaşam %93 15 yıllık yaşam %83 bildirilmiştir. Hastaların %2-10’unda tam iyileşme olabilir.
 
Sulfonamidler ilk keşfedilen antibiyotiklerden birisidir. Diğer birçok ilaçta olduğu gibi sulfonamidler de bazı hastalarda allerjik reaksiyonlara neden olmaktadır.

İlaç allerjilerinden korunmanın yolu allerjiye neden olan ilacın kullanılmamasıdır.

İlaçlar kimyasal maddelerdir ve bazen kimyasal yapıları birbirine benzemektedir. Bu kimyasal benzerlik nedeniyle oluşan allerjik reaksiyonlara "çapraz reaksiyonlar" denir.

Bir ilaca karşı allerjisi olan hastaların çapraz reaksiyon veren ilaçları da kullanmaması gereklidir. Bu sayfada sulfonamid içeren ilaçlar ve sulfonamid allerjisi olan hastalarda çapraz reaksiyona neden olan ve bu nedenle kullanılmaması gereken ilaçlar sunulmuştur.



SULFONAMİD İÇEREN ve SIK KULLANILAN ANTİBİYOTİKLER

Trimetoprim ve sulfametoksazol içerenler

Bactrim süspansiyon - tablet - ampul
Bakton süspansiyon - tablet
Baktrisid DS tablet
Bibakrim süspansiyon - forte tablet
Biotrin süspansiyon - tablet
Cotriver süspansiyon - tablet
Kemoprim süspansiyon - tablet
Orbak forte tablet - tablet
Metoprim pediyatrik süspansiyon - tablet
Mikrosid süspansiyon - tablet
Septrin süspansiyon - tablet
Sulfaprim tablet
Trifen süspansiyon - forte tablet
Trimoks pediyatrik süspansiyon - tablet
Trimetoprim ve sulfadiazin içerenler

Sulfatrim tablet
SULFONAMİD İÇEREN DİĞER ANTİBİYOTİKLER

Guanamisin tablet
Sivadene krem
Silvadiazin krem
Silverdin krem
Salofalk tab-lav.-supp
Duramid tablet
Salazopyrine EN tablet
Blephamide süsp
Suprenil oftalmik sol.
Deposulfon tablet
Metamit tablet
Gansol damla
Azo-Gantrisin tablet


İDRAR SÖKTÜRÜCÜ (DİÜRETİK) İLAÇLAR ve HİPERTANSİYON TEDAVİSİNDE KULLANILAN İLAÇLAR

Asetazolamid içerenler

Diazomid tablet
Diamox tablet ampul
Furosemid içerenler

Desal ampul- tablet
Furomid ampul- tablet
Lasix ampul- tablet
Lizik tablet
Urex tablet
Hidroklorotiyazid içeren

Esidrex tablet
Adelphan-Esidrex tab.
Aldactazide tablet
Cibadrex tablet
Renese -R tablet
İndepamid içerenler

Flubest tablet
Fludex draje-SR tablet
Fludin tablet
Flupamid tablet
Flutans kapsül
İndamid kapsül
İndapen film tablet
İndurin tablet
Klortalidon içerenler

Hygroton tablet
Regreton tablet
Mefrusid içerenler

Baycaron tablet
ŞEKER HASTALIĞI TEDAVİSİNDE KULLANILAN İLAÇLAR (ORAL ANTİDİYABETİKLER)

Glibenklamid içerenler

Dianorm tablet
Diyaben tablet
Biomide tablet
Gliben tablet
Glibornurid içerenler

Glutril tablet
Gliklazid içerenler

Betanorm tablet
Diamicron tablet
Glazid tablet
Glikron tablet
Glumikron tablet
Oramikron tablet
Glikuidon içerenler

Glurenorm tablet
Glimepirid içerenler

Amaryl tablet
Glipizid içerenler

Glucotrol XL tablet
Minidiab tablet
Klorpropamid içerenler

Diabinese tablet
Tolbutamid içerenler

Rastinon tablet
 
Geri