Alem-i Sır ile Murad-ı Sır

J
  • Kullanıcı Jigsaw
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - ForumSal Amatör Şairler
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Sahip olalım, o hayat suyu denen; sevgiye ve aşkımıza!
O su kesilirse; ne sevgi, nede aşk kalmaz bir daha!

Alem-i Sır
 
...en güzeli!

Aşkın olmaz tabii ki tövbesi
Aşka lâyık olma becerisi
Ona kavuşmak en iyisi
Aşk sevginin ispatı, en güzeli!

Alem-i Sır
 
AŞK-I MÜREKKEP

Aşkın mürekkebi vardır
O mürekkep manevidir
Yeri de kalptedir
Ve basıldığı yerden
Bir daha çıkmayan
Bir Aşk-ı Mürekkeptir!

Alem-i Sır
da der ki; Aşk-ı Mürekkebe herkes sahip olsaydı,

bu dünya cennet olurdu!..

O'na de ki; sevgiyi iyi tanı
Seveceğin ile o aşkı!
Bilemez isen ya ki...
Sonu kötü bir anı!

Alem-i Sır
* * *
Ya ki: Yahut.
 
AŞK BU!

Aşk bu bilinmez, nerede nasıl gelir?
Bir bakarsın, aniden çıkagelir!
Bir bakarsın, aniden kaybolur gider!
Ona, Âlem-i Gönül de yer eylemişsek eğer
Emin ol ki, oda orada ebedi kalır bir değer!

Alem-i Sır
 
HAYAT YERİ!

Hayat bir fıkradır
Kendini anlatır
Kâh güldürür
Kâh ağlatır

Bir yazarı vardır
Birde yaşayanı vardır
Gizemli sırları vardır
Hepsiyle karşılaşılır

Bize düşen yaşamak
O yaşamı başarmak
Sırlarıyla anlamak
Sevgiyle karşılamak

Alem-i Sır der; demi
Ben seni, sende beni
Sevgiyle olsak erdemi
Gönülde eylesek yerini

Alem-i Sır
 
GÜZELDİR

Bir şeyi güzel ifade edenin, ruhu da güzeldir.
Güzel ruhu olanın, kendide güzeldir
Güzele güzel demek, can-ı gönüldendir
Artık o da ebedi olarak taşıdığı güzelliktir!

Alem-i Sır
************************************************************

Sevgiyle aşkın; genci, ihtiyarı olmaz.
Seven aşkın sonu, dünyada kalmaz.

Alem-i Sır
 
OLSUN VE DOLSUN!

Canlar bedende olsun
Benden dostlara olsun
Dostlar gönülde olsun
Gönüller sevgiyle dolsun

Alem-i Sır
 
GİZEMLİ SIR!

Akıl erişmez gizemlidir sır.
Çözülmez, içinde neler saklıdır.
Onlar, açığa çıkmaz varlıktır.
Bu özellileri, gizemli sırdır!

Gizem ile sır, çok benzerdir.
Kökleri aynı, ikisi bir bedendir.
Onların içinde, neler vardır.
Bu özellikleri, gizemli sırdır!

Gizem hayalet, sır hayaldir.
İkisi de el ele, her yerdedir.
Yer etmiş, âlem-i gönüldedir.
Bu özellikleri, gizemli sırdır!

Aşkın içinde, gizemli sır vardır.
Gönülde yeri, çözemeyen akıldır.
Gizemle başlayan sırrın, yolu aşktır
Bu özellikleri, gizemli sırdır!

Hayat gizem dolu, sonu sırdır.
Yaşanacak hayatta, neler vardır.
Onlarda bu hayatın, bir tadıdır.
Bu özellikleri, gizemli sırdır!

Alem-i Sır
 
OLMAZ!

Bilmeden, bildirmek olmaz
Bildirmeden, iletmek olmaz
İletmeden de, almak olmaz
Olmaz ise, var etmek olmaz!

Alem-i Sır

 
SUSADIM!

Susadım ben, çok susadım
Beni susatan sensin, aşkım
Âlem-i Gönül de ki yârim
Sen aşkımsın, benim aşkım!

Alem-i Sır
 
İSTERİZ

Aşk-ı hüzün olmasın gönüllerde
Ufkunda vuslatı bekleyen gözlerde
Çağırır o diller, sevgilim nerede?
Gel de göreyim seni ölmeden önce

Vuslatım aşkımın ilâcı sensin
Dudaklarında bir gül kanat açsın
Aşkımın bembeyaz güvercinisin
Sen benim gönül âlemimdesin

Neyleyim ey gönül güldüremedim
Gönlümde bir âlem işleyemedim
Şerbet-i aşkı seninle içemedim
Dolu bir kadeh aşkıma veremedim

Bittim beklemekten artık ölmekteyim
Aşkımla mağrur olmayan gönülleyim
Gel beni mağdur eyle son nefesteyim
Şu son anımda seni görmek isterim

Bu âlem-i dünyada yaşayamam
Sensiz ben artık bir nefes alamam
Tükeniyor nefesim bir şey yapamam
İçtiğim, şahadet şerbeti artık kalamam

Dileğim artık cennet-i âlemdeyiz
Orada kavuşup görüşmek dileğimiz
Senin bembeyaz gelinliğinle biz
Sonsuzluğa dek yaşamak isteriz

Alem-i Sır
 
Ruhun ile yaşayan bedeninden
Dudakların ile söyleyen o dilden
Her biri o duygusal kelimelerin den
Memnun ve mutlu kıldın bizleri sen!

Alem-i Sır
dan sevgi ve saygıyla size can-ı gönül den teşekkürlerini sunar!
 
TİTRETİRSİN

Sen, ellerini uzattın bana titriyor.
Bak, onlar neden böyle titriyor?
Bende tutayım ellerini bana gelsin..
Benimde ellerim titreyecek, bilesin!

Aç avuçlarını, öyle uzat bana ellerini!
Bana bak, göreyim o güzel gözlerini!

Bu titremek nedendir, neden bilir misin?
Kalbinde buna uyum sağlar, duyar mısın?
Senindir bu titreyen eller, bana uzatırsın..
Titrer, titrer, titrer isen beni de titretirsin!

Alem-i Sır
 
SEN

Sevgiyi gönülden dileyen
Dil ile su, gözle güneşleyen
Sevgiyle aşka hayat veren
Bir efsane prensessin sen!

Alem-i Sır
 
..ya

Mekân olan âlem-i dünyada
Kadeh ile kırmızı gül var ya!
Aksın kadehime kokusuyla
Doldur kadehimi onunla!

Alem-i Sır
 
GÖZDE!

Gözde oldun gönülde
Sözde oldun sen dilde
Bilinmeyen nitelikte
Nasıl anlatsam gözde!

Gözde, dünya ile gönülde
Sevgi ile sevilmekte!

Kanmamak, anlamak gözde
Anlatabilmek bunu sözde
Saklamak âlem-i gönülde
Yaşamak seninle birlikte!

Alem-i Sır
 
Yolcuyum mutluluk içinde, mutluyum neticede!
Alem-i Sır
****************************************************
Kalpten kalbe bir yol vardır görünmez!
Bu bir atasözümüzdür. O giden yolu herkes kendi hisleri ve duygularıyla
tespit eder ve tanımlar. Sözler ve gözlerle tanımlamaya kalkarsak; “Peki,
o zaman görmeyen kör ve dilsiz olan insanlar için ne dememiz gerekecek?
Onun için herkes kendi his ve duygularıyla tespit ettikleri gibi anlamı, olmalıdır ve olur!

..an!

Dün giden bir zaman
Bugün olan bir zaman
Yarın gelecek bir zaman
Kıymetini bilmeli olduğu an!

Alem-i Sır
 
ÂŞIĞIN VUSLAT İKLİMİ!

Bitmeyen aşka, neden âşık oluruz?
Aşk nerededir, onu nasıl buluruz?
Aşk bir tabiptir, mehlem olur yaraya
Maddi ve manevi tüm hastalıklara!

Aşkı biz arayıp da bulamayız
Neden âşık olduk, anlamayız
Aşkın yeri çok uzak bilemeyiz
O yola girip o yoldan çıkamayız

İnsan keder, acı veren birçok şeyle
Karşılaşır amma sanki bir bilmece
Aşka düştüğü zaman ise o ateşe..
Yanar iken veda eder, o her şeye!

Aşkı biz arayıp da bulamayız
Neden âşık olduk anlamayız
Aşkın yeri çok uzak bilemeyiz
O yola girip o yoldan çıkamayız

Aşk gamı ateştir, insanı kurutur
Dert, keder gibi her şeyi unutturur
Aşka düşen gönlün kurtuluşu yoktur
Aşkın ateşi ise, o da yakıp kavurur

Aşkı biz arayıp da bulamayız
Neden âşık olduk anlamayız
Aşkın yeri çok uzak bilemeyiz
O yola girip o yoldan çıkamayız

Aşkın son durağı ise şu dünyada
Bu âlem-i dünya ile vedalaştığında
Gerçek âşığın erdiği ebedi vuslata
Şeb-i Arûs gibi, vuslat iklimi o da!

Alem-i Sır
* * * *
Şeb-i Arûs: Ebedî vuslata erdiğini belirtmek için düğün gecesi
anlamında "şeb-i aruz" denilir.
Vuslat: (arapça) kadın ismi. Visal. (sevgiliye) kavuşma, ulaşma, bitişme. Bitiştiren.
 
ŞENDAL SIN!

O mutlu tebessümün senin
Neşe, huzur dolu gözlerin
Açan bir GÜL gibisin!
Sen, biricik ŞENDAL sın!

Açan çiçek ŞEN - DAL-ında
Gülen yüzün ve ak alnında
Tatlı, gülen dudaklarında
Aytel boy ile güldane anda

Böyle endam ile görünmek
Herkesin isteği ve dilek
Bak açmış GÜL gibi bir çiçek
Yaydığı, koku gülümsemek!

Alem-i Sır
* * * *
Şen: Yaşamaktan mutlu olduğunu davranışlarıyla belli eden,
sevinçli, neşeli.
Dal: Ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri.
Aytel: Uzun boylu.
Güldane: (Farsça) Vazo, içine çiçek konan kap, gül mahfazası.
Anda: Orada. Onda, o hususta, o mevzuda. Oraya.

 
Kim usta kim çırak
Gönülde buluşsak
Orda saza vursak
Dostça konuşsak!



Rüyalarda böyle görünmek
Herkesin istediği bir dilek
Dostça elele verip yürüyerek
Böyle hengâmeli yollarda!

Alem-i Sır

Hengâme: Farsça
Seslerin birbirine karışmasından çıkan gürültü. Kavga, gürültü. Şamata.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri