Britanyalı tarihçi Arnold Toynbee'nin 1973'te, ölümünden kısa bir süre önce yayımladığı, kısa, özlü bir metni zaman zaman yeniden okurum. Koca koca on iki ciltlik A Study of History adlı esaslı bir incelemeyi adadığı insanlığın yörüngesine geniş açıdan bakıp, onu üç evreye ayırıyor.
Genel çizgileriyle tarihöncesine denk gelen birinci evrede insanların yaşamı her yerde aynı, çünkü "iletişim çok yavaşken, değişim ritmi daha da yavaş"; her yeniliğin başka bir yenilik ortaya çıkmadan bütün toplumlara ulaşacak zamanı oluyor.
Yazara göre, tarihöncesinden MS 1500'e kadar, aşağı yukarı dört bin beşyüz yıl süren ikinci evrede, değişim, aktarıma oranla çok daha hızlı, öyle ki bütün toplumlar birbirlerinden son derece farklılaşıyorlar. İşte bu evrede dinler, kavimler, farklı uygarlıklar doğuyor.
Son olarak da, 16. yüzyıldan sonra, "iletişim hızının değişim hızını geçmesiyle", "yerleşim yerimiz" bir bütün haline gelmeye başlıyor, en azından teknolojik ve ekonomik açılardan; ama Toynbee'nin gözlemlerine göre "henüz siyasal açıdan değil".