8. Ev

P
  • Kullanıcı Phoibos
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
Başladığım şeyi illa bitirmek gibi bir saplantım vardı. Bir keresinde Voltaire'in eserlerini okumaya başlamış ve o canavarın gün boyu yetmiş iki fincan sade kahveyi devirerek yazdığı, küçük harflerle basılmış yaklaşık yüz kitaplık bir külliyatı olduğunu öğrenince gözüm korkmuştu. İlla ki okunacaklardı ama son kitabı bitirip masaya koyduğumda çok memnun olmuş ve, "Bir daha asla!" demiştim.
 
Bir keresinde meşhur Macar yazar Josika'nın "Abafi" isimli romanına denk geldim. Bu kitap o zamana dek içimde uyuyan irade gücümü uyandırdı ve özdenetim üstüne çalışmaya başladım. Başlangıçta kararlılığım nisan karları gibi eriyip gidiyordu ama çok geçmeden zayıflığıma karşı zafer kazandım ve hiç bilmediğim bir zevk tattım: Dilediğimce hareket etme zevkini.
 
İnsan beynindeki alfa dalgaları 6 ile 8 hertz arasındadır. Vücut boşluğunun dalga frekansı 6-8 hertz arasında titreşir. Bütün biyolojik sistemler aynı frekans aralığında çalışır. Dünyanın elektriksel rezonansı da 6 ile 8 hertz arasındadır. Yani biyolojik sistemimizin tamamı aynı frekanslarda çalışır. Bu sistemi elektronik olarak kontrol edebilirsek insanoğlunun bütün zihinsel sistemini de kontrol edebiliriz.
 
Benim çok çalışkan olduğum söylenmiştir hep; düşünce emeğe denk görülüyorsa belki de öyleyimdir çünkü neredeyse bütün çalışma saatlerimi düşünmeye adadım. Ama çalışmak katı bir kurala bağlı kalarak, belli bir zamanda belli bir performans göstermekse şayet, o halde aylakların en boşta gezeni olabilirim. Zorlama altında gösterilen her türlü çaba yaşam enerjisinden feda etmeyi gerektirir. Ben asla böyle bir bedel ödemedim. Tam tersine ben düşüncelerimle beslendim, geliştim.
 
Günümüzde dünyanın en medeni ülkeleri gelirlerinin azami kısmını savaşa harcarken eğitime asgari bir pay ayırmaktadırlar. Yirmi birinci yüzyıl bu düzeni tepetaklak edecektir. Cehaletle savaşmak, savaş meydanında ölmekten daha görkemli olacaktır. Yeni bilimsel gerçeklerin keşfi diplomatların çekişmelerinden daha önemli bulunacaktır. Günümüz gazeteleri bile bilimsel buluşlara ve yeni felsefi kavramların üretilmesine haber muamelesi yapmaya başladılar. Yirmi birinci yüzyılın gazeteleri ise suçlara ya da siyasi ihtilaflara arka sayfada şöyle bir değinip geçecekler, yeni bilimsel hipotezleri ise manşetten vereceklerdir.
 
En başından beri, sayısız nesildir, kadınların sosyal hayattaki itaatkarlığı, doğal olarak, erkeklerden hiç de geri kalmadığını bildiğimiz zihinsel yeteneklerinde kısmen körelmeye ya da en azından bu özelliklerin kalıtsal mirasında bir durulmaya yol açmıştır. Fakat kadınlar zihinsel hünerler ve başarılar açısından erkeklerle eş kapasitede olduklarını göstermişlerdir ve nesiller birbirini takip ettikçe bu kapasite daha da artacaktır; ortalama bir kadın ortalama bir erkek kadar tahsil görecek, hatta, beyninin uykudaki yetenekleri asırlarca dinlenmede kaldığı için daha güçlü çalışacak ve bu sebeple kadının tahsili daha bile iyi olacaktır. Kadınlar geçmiş emsalleri yok sayacak ve kendi gelişimleriyle medeniyeti irkilteceklerdir.
 
Neden bu kadar eminim Ezgi'den?

Çünkü o çok farklı. Pek çok kızın yakalayamayacağı bir farklılığı yakalamış. Bir kere aydın. Ufku çok geniş. Çok okuyor. Bin düşünüp, bir konuşuyor. Usu hep ön planda tutuyor. Kendisini durmadan eğitiyor, geliştiriyor. Küçük ayrıntıların içinde boğulmuyor. Büyük düşüncelere, ülkülere tutunuyor. Türk olduğunun tam bilincinde. Bunun anlamına dört elle yapışmış. Gereğini de öyle yapıyor. Acunu tanıyor. Olması gerekenler üzerinde düşünce üretiyor. Mesleğini iyi yapıyor. Galiba kızlarımızın, kadınlarımızın en büyük sıkıntısı mesleksizlik. Onlara yamanmaya çalışılan, "ev kadınlığı" zorlamasından ne denli uzak duruyorlarsa o denli kendilerine geliyorlar. Ekonomik özgürlüklerine kavuşmaları ile gerçek bir savaşçıya dönüşüyorlar. Galiba yobazların kadınların okumaması ve meslek sahibi olmaması konusunda diretmelerinin ve onları eve kapatmak istemelerinin en büyük nedeni bu.

Türk kadını savaşçıdır.
Türk kadını savaşçılığını korudukça Türk ulusu savaşçı kalır. Bu gücü yitiren bir ulustan hiçbir şey beklenemez. Ezgi bir savaşçı konçuy. Zaman zaman gözlerinde yakaladığım enerji bunu öylesine açık ediyor ki. Belki gerekmedikçe bunu göstermiyor ancak onu kolayca elinde pusat, savaşırken düşünebiliyorum. Onu bulabildiğim için Tanrı'ya kut. Kendimle gurur duyuyorum.
 
[YOUTUBE]yQS0j4eQi0E[/YOUTUBE]
 
Genius (2016)
Fırtınalı Hayatlar

1sa. 44dk. - Biyografi, Dram - İngiltere, ABD
Yönetmen: Michael Grandage
Senaristler: A. Scott Berg, John Logan


1472581129-946668270-geniy-2.jpg


523397.jpg


68S193k4ZLC46IeYBYvulLqs3wB.jpg
 
Geri