Adı; William N. Churchill
Londra doğumluydu. Yolu İzmir'e sonra İstanbul'a düşenlerden. Fransız levanten ailenin kızı Beatrice Belhomme ile evlendi.
1780'de yayın hayatına başlayan İngiliz Morning Herald gazetesinin Türkiye temsilcisiydi.
1836'da bir gün... Kadıköy'de avlanırken yanlışlıkla Defterdar katiplerinden Necati Efendi'nin oğlunu yaraladı. Yakalanıp Üsküdar Muhafızlığı'na götürüldü. Tutuklandı.
İngiliz Büyükelçisi John Ponsonby çok tepki gösterdi ve hemen olaya el koydu; "Bir İngiliz gazeteci nasıl tutuklanabilir?" di.
O günler İngiliz-Fransız elçilerinin Osmanlı yönetiminde ağırlıklarını koyduğu dönemdi.
Churchill serbest bırakılnakla kalmadı, hediyelere boğuldu.
Asıl bomba sonra patladı; 11 Mart 1836'ta daha yeni kurulan Umur-ı Hariciye Nezareti'nin başına getirilen Akif Paşa bu olay nedeniyle görevden alındı
İyi de Akif Paşa'nın bu olayla ne ilgisi olabilirdi? Eğer biri görevden alınacaksa Umur-ı Mülkiye Nezareti koltuğunda oturan Pertev Paşa alınmalıydı.
Hayır, İngilizler Akif Paşa'nın kellesini istemişlerdi. Niye?
Akif Paşa bu olayın perde arkasını yedi yıl sonra yayınlanacak Tabsıra adlı yapıtında açıkladı. Döneminde beş baskı yapan kitabında, Pertev Paşa'yı İngiliz siyasetinin savunucusu olarak gösterirken, kendini dışa bağımlı siyasetin karşısında konumlandırdı.
Osmanlı Devleti'nin dış borçlanmasıyla ilgili görevlendirildiğini söyleyen David Urquhart da, sık görüştüğü Akif Paşa'yı doğruluyor: "Osmanlı Devleti'nin büyük bir tazminat ödenek zorunda kaldığını ve kendilerine dış borç vermek istediğimizi söyledim. Akif Paşa, "Ben, böyle tarihi ve milli bir felaket karşısında, sizin uzattığınız borcu almayacağım. Ben, halkıma müracaat edeceğim, halkımdan fedakarlık isteyeceğim; ama size borçlanmayacağım. Ben, halkımın etiyle, dişiyle, tırnağıyla kazandığı paraları size faiz olarak ödeyemem" dedi ve kesin bir dille reddetti."