Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Türk Dili ve Edebiyatı2012-2013 10. Sınıf Edebiyat Kitabı Cevapları.
b. Olay Çevresinde Oluşan Edebî Metinler (Battalnâme Dede Korkut Hikâyeleri Dânişmentnâme Mesneviler)
HAZIRLIK
1. “Battal” ve “Seyit (Seyyid)” kelimelerinin anlamını öğrenerek Battal Gazi hakkında bilgi edininiz.
1. Battal: Arapça’da işsiz güçsüz anlamındadır. Geçimini tekkeden sağlayan işsizler için kullanılan bir tabir.
Seyyid: Efendi demektir. Peygamber soyundan gelenlere denir. Ehli beyt.
Battal Gazi: Emevi Bizans savaşlarından kahramanlığıyla ün salmış Arap komutanının ismidir. Türklerde bu kahramandan etkilenerek Seyyid Battal Gazi’yi oluşturmuşlardır.
2. Dânişmendnâme hakkında bilgi edininiz.
2. Dânişmendnâme Anadolu’nun fethini ve bu mücadelenin kahramanlarını anlatan 12. yüzyılda sözlü olarak şekillenen 13. yüzyılda yazıya geçirilen İslami Türk destanlarındandır. XI. Yüzyılda yaşamış Türk devlet adamı Melik Dânişmend Gazi’nin hayatını savaşlarını Anadolu’daki bazı şehirleri fethini ve çeşitli kerametlerini anlatmaktadır. Danişmendnâme’de hikâye edilen olayların tarihi gerçeklere uygunluğu kahramanlarının yaşamış Türk beyleri olmalarından Anadolu coğrafyasının gerçek isimleriyle anılmasından dolayı uzun süre tarih kitabı olarak nitelendirilmiştir.
3. Dede Korkut Hikâyelerinin ne zaman ve nasıl yazıya geçirildiği hakkında edebiyat tarihiyle ilgili kitaplardan bilgi edininiz.
3. Asıl adı “Kitab-ı Dede Korkut Alâ Lisan-ı Taife-i Oğuzan” şeklindedir.12 13 ve 14. yy.da Doğu Anadolu’da ve Azerbeycan’da yaşayan müslüman Oğuz boylarının geleneklerini göreneklerini iç mücadelelerini doğa üstü güçlerle yaratıklarla savaşmalarını ele alır.14. ve 15. yy.da yazıya geçirilmiştir. Bu konudaki yaygın kanaat hikayelerin 14.yy.’da yazıya geçirildiği şeklindedir. Hikayelerin kimin tarafından yazıya geçirildiği bilinmemektedir.
4. XIV. yüzyıl şairi Ahmedî’nin “İskendernâme” adlı eserinin konusunu edebiyatla ilgili kitaplardan bulunuz.
4.İskendername Ahmedi’nin dinsel ahlaksal öğretici mesnevisi (1390). iskender’in efsaneleşmiş yaşamını konu edinirken din tasavvuf ahlak felsefe tarih coğrafya tıp vb. konularında bilgiler verir iskender’in tarihsel kişiliğini değiştiren ve onu keyani hükümdarı olarak gösteren Firdevsi (Şehname) Nizami (Şerefname ikbalname) gibi iran şairlerinin yer verdiği efsaneler (kahramanın Çin seddi’ni yaptırması bengisuyu aramaya gitmesi vb.) yer yer değişikliklerle aktarılır. Sözü edilen olayların kişilerin varlıkların birer simge olduğu belirtilerek anlatılanlardan öğütler çıkarılır.
5. “Zülkarneyn” ve “İskender” hakkında bilgi edininiz.
5. Kuranda ismi geçen ” İki boynuz sahibi” anlamına gelen isimdir. Rivayetlere Makedonyalı İskender olduğu dile getirilmektedir.
6. Ahmedî ve onun sanat anlayışı hakkında bilgi edininiz.
6. Bursa ve Edime sarayları çevresinde rahat bir yaşam sürmüştür. Aşk eğlence tarih ve tabiat temalı şiirler yazmıştır. Tasavvufu çok iyi bilmesine rağmen şiirlerinde tasavvufa az yer vermiştir. Türkçeyi iyi kullanan şiir tekniğine hâkim kudretli bir şairdir. Gazel ve kasidelerinde İran şiirinin özelliklerini gösterdiği gibi Türk ruhunun inceliklerini ve Türkçenin gücünü de aksettirmiştir. İran şiirinin konu ve biçim özelliklerini şiirimize kazandırmaya çalışmıştır. “İskendername” ve “Cemşid ü Hurşid” adlı mesnevileri önemli yapıtlarıdır.
Ahmedî Eserleri:
Divan
İskendername: Büyük İskender’in yaşamının ve savaşlarının anlatıldığı mesnevidir. Yapıtta ayrıca; astronomi fen matematik ve toplumbilim ile ilgili bilgiler yer almaktadır.
Cemşid ü Hurşid: Çin hükümdarı Cemşid’in Rum kayserinin kızı Hurşid’e aşkını anlatan yapıt Farsçadan çevrilerek mesnevi biçiminde yazılmıştır.
Tervihü’l Ervah: Manzum bir tıp kitabı.
Mirkatü’l Edeb: Arapça-Farsça manzum sözlük
7. Günümüz yazarlarından birine ait bir olay öyküsünü okuyunuz. Öykünün özetini çıkarınız.
7.
9. Destanlarda halk hikâyelerinde hikâyelerde romanlarda aşktan sonra en çok kahramanlık konusunun işlenmesini nasıl değerlendirdiğinizi açıklayınız.
9. Tarih itibariyle çok savaş bir millet olduğumuz için bu süreçte çok acılar çekilmiş ya da çok kahramanlıklar yaşanmıştır. Bunlar da ister istemez eserlere dönemin zihniyeti itibariyle konu edinmiştir.
1. metin
BATTALNÂME
İstanbul Kuşatması
Halife ordusu İstanbul üzerine yürür. Kayser Asatur Battal’ı yenemeyeceğini anlar cadı*lardan yardım diler. Kuzende cadı askeriyle birlikte savaş alanına gelir.
… Kuzende câzû (cadı) ol evvel meydana girdi. Kırk arşın kadd ü kaametiyle (boyu bosuyla) yüz kendi gibi câzûlar bileşince (yanında) od saçarlar. Sünniler anı görüp korktular. Seyyid Halife önünde dua kıldı azm-i meydan eyledi (meydana yürüdü) Kuzende câzûya beraber geldi. Çünkim melun Sey-yid’i gördü eydür (der):
— Kimsin? Seyyid eydür:
— Sen kimi istersin? Câzû eydür:
— Cihanı birbirine uran ve bu Rum vilayetine fitne bırağan sen misin dedi. Seyyid eyitti:
— Belî olam (Evet Oyum.)
Ol melun gözleri kana döndü el urdu koynundan taş çıkardı tez efsun okudu Seyyid’in üzerine attı. Hemandem (hemen) Seyyid’i ateş kapladı ve ateş içinde ejderhalar peyda oldu Seyyid’e hamle kıldılar; Seyyid dahi Hızır Peygamber duasın okudu câzûluk batıl oldu.
… Seyyid Aşkar’ı sürdü ileri geldi tîg (kılıç) çaldı lâîni (lanetlenmiş yaratığı) iki pare (parça) eyledi. Câzûlar leşkerin-den (askerinden) grîv (bağırdı çığlık) koptu. İslam leşkeri tekbir getirip at saldılar. Seyyid dahi nara urdu hamle eyledi. Câzû leşkeri ayruk (artık) durmadılar. Kûzende’nin gövdesinden alıp kaçtılar.
Seyyid kâfir alemin (bayrağını) yıktı. Kayser kaçtı. Şehre giderken leşkeriyle Abdülveh-hab pusuda idi üzerlerine vardı. Kayseri tuttular esir eylediler Seyyid katına getirdiler. Seyyid eyitti:
— Ey lâîn! Tez Müslüman ol yohsa şimdi seni pare pare ederim dedi.
Kayser eyitti:
— Ey pehlivan! Şimdiki hâlde bana müteallik (bağlı) iki bin şehristan ve heft hezâran (yedi bin) kale vardır. Eğer Müslüman olursam dükelisi [hepsi] elden giderler asi olurlar. Gelin bu defa dahi bana aman verin azad edin haraca kesin and içeyim ki ayruk İslama kasdetmeyem dedi. Halife ve Seyyid ve bakî (geri kalan) ulular meşveret kıldılar (toplanıp görüştüler) eyittiler:
— Eğer biz şimdi bunu öldürürsevüz (öldürürsek) şehrin kavmi oğlunu yerine Kayser dikerler… Şehri ise katı muhkem (çok sağlam) üç canibi (yanı) denizdir savaş ile alınmaz ve leşkerimiz içinde dahi kıtlık olur; çaresi barışmaktır dediler.
ittifakları şuna erdi kim barışalar. Döndü Seyyid eyitti:
— Yâ Kayser! Gel imdi bana bu şehirde bir gön (deri) kadar yer ver nişan yapalım (işaret koyalım) dedi.
Kayser eyitti:
— Vereyim dedi.
Andlaştılar. Haracı boynuna aldı. Seyyid dahi bir sığır gönün bıçağıyla incecik dildi uzunu dört bin arşın oldu. Şehrin içinde bir yer duttu buyurdu kazdılar nice kiliseler ve nice dükkânlar ve evler harap ettiler. Kayser çünkim anı gördü; sürdü Halife katına geldiler Seyyid’den şikâyet eyledi. Eyitti:
— Bir gön yer istedi şimdi şehrin yarısın harap eyledi deyip ağladı. Halife Seyyid’e eyitti:
— Niçin öyle ettin dedi.
Seyyid gazaba geldi (kızdı) bir kez hışm ile (öfkeyle) Kayser’den yana baktı Kayser’in içine ateş düştü korktu geldi Seyyid’in ayağına düştü eyitti:
— Hudâvendâ (ey efendi)! Her ne kim hatırından geçerse öyle et dedi.
… Saraylar ve kiliseler yıkıp mescitler bünyâd edip (yayıp) ve bir hûb (güzel) cami ve minare yaptı. Cuma namazını kıldılar ve Kayser’in yedi yıllık haracın alıp vedalaştılar İstanbul’dan göçüp Malatya’ya geldiler.
Örnekli Türk Edebiyatı Tarihi
hzl.: Cevdet KUDRET
1. Okuduğunuz metinde geçen olaylar aşağıda verilmiştir. Olay örgüsüne göre olayların oluş sırasını yandaki kutulara yazınız. (Bu konu başlığı altında okuyacağınız üç metni de 9. sınıfta öğrendiğiniz “Olay Çevresinde Oluşan Edebî Metinleri İnceleme Yöntemi”ne göre değerlendiriniz.)
13 Seyyid ve yanındakiler cuma namazını kılıp İstanbul’dan Malatya’ya giderler. 12 Seyyid Kayser’in kendisini şikâyetine sert tepki gösterir. 2 Kuzende câzû koynundan çıkardığı taşı efsun okuyup Seyyid’e atar. 10 Seyyid şehirde yer tutup pek çok kilise ve dükkânı harap eder. 4 Seyyid Peygamber duasını okur ve Aşkar’a biner kılıcını çekip Kûzende’yi parçalar. Kâfirlerin bayrağını yıkar. 1 Seyyid Kuzende câzûyla karşılaşır. 11 Kayser Seyyid’i Halife’ye şikâyet eder. 3 Seyyid Kûzende’nin attığı taşla ateş içinde kalır. Ateş içinden ejderhalar çıkar. 7 Kayser Seyyid’in Müslüman olmasına karşın öneride bulunur. 5 Kayser kaçar ancak yakalanıp Seyyid’in huzuruna çıkarılır. 8 Kayser’in isteği Halife Seyyid ve diğer ulular tarafından görüşülür. 9 Seyyid Kayser’den şehirde gön kadar yer ister. 6 Seyyid Kayser’den Müslüman olmasını ister.
2. Okuduğunuz metnin yapısını oluşturan öğeleri (kişiler mekân zaman) belirleyerek aşağıdaki tabloya yazınız.
Öğeler
Battalnâme
Kişiler Battal Kuzende Kayser Halife Mekân Savaş alanı İstanbul sur içi Halife’nin huzuru Zaman Bilinmiyor
3. a. Battal ve Seyit (Seyyid) kelimelerinin anlamını ve Battal Gazi hakkında edindiğiniz bilgileri arkadaşlarınıza aktarınız.
a. Battal: Arapça’da işsiz güçsüz anlamındadır. Geçimini tekkeden sağlayan işsizler için kullanılan bir tabir.
Seyyid: Efendi demektir. Peygamber soyundan gelenlere denir. Ehli beyt.
Battal Gazi: Emevi Bizans savaşlarından kahramanlığıyla ün salmış Arap komutanının ismidir. Türklerde bu kahramandan etkilenerek Seyyid Battal Gazi’yi oluşturmuşlardır.
b. Metindeki kişiler günlük yaşamda karşılaşabileceğiniz tipler midir? Onların özelliklerini açıklayarak olay örgüsünde nasıl bir rol üstlendiklerini belirtiniz.
b. Metindeki kişilere günlük hayatımız içinde karşılaşmamız mümkün değildir.
c. Olayın asıl kahramanına niçin Battal Gazi ya da Seyyid denilmiş olabileceğini açıklayınız.
c. Battal Emevi Bizans savaşlarında kahramanlığıyla ön plana çıkmış Arap komutandır. Battal da aynı şekilde Bizanslılar mücadele ettiği için halk aynı Arap komutanın özelliğini onda görmektedir.
4. Okuduğunuz metinde mekânın nasıl anlatıldığını belirtiniz. Olayların meydana gelmesinde mekânın işlevini açıklayınız.
4. Mekanlarda hakkında ayrıntılı bilgi verilmemekle birlikte kısa tasvirler yapılmıştır. Mekanlar sadece olayların geçtiği yerleri kısaca vurgulamak için verilmiştir.
5. Metinde olayların geçtiği zaman dilimini ve bu zamanı belirten kelimeleri söyleyerek zamanın nasıl anlatıldığını açıklayınız.
5. Belirgin tarihsel bir dönem yoktur . Belirsizdir.
6. Metindeki kişiler mekân ve zaman arasında nasıl bir uyum olduğunu söyleyiniz.
6. Mekan kişiler ve zaman bir uyum içerisinde olay örgüsü etrafında şekillenmiştir ki bize anlamsız ve garip gelen bir yanı yoktur. Olay örgüsünü şekillendirmek için verilmiştir.
7. a. Metnin temasını belirtiniz.
a. Battal Gazi’nin kahramanlıkları
b. “Battalnâme” ile İslamiyet öncesi döneme ait “Oğuz Kağan Destanı’nı eserlerde anlatılan kahramanlıklar yönünden karşılaştırınız. Farklılıkları aşağıya sıralayınız.
b. Oğuz Kağan Alp tipine örnektir; Battalname Alperen tipine örnektir.
Oğuz Kağan Türklük için mücadele eder; Battalname İslamiyet için mücadele eder.
Oğuz Kağan da Battalname de kahramanlıkları ve mücadeleleriyle ön plana çıkar.
Oğuz Kağan da Battalname de olağanüstülükler vardır.
8. Seyit Battal Gazi’nin VIII. yüzyılın ilk yarısında Emevilerin Bizans’a karşı yaptıkları savaşlarda kahramanlıklar gösterdiği söylenmektedir. Hakkında söylenen kahramanlık hikâyeleri de ilk olarak XII. yüzyılda yazıya geçirilmiştir. Bu bilgilerden yola çıkarak metnin temasının eserin yazıldığı dönemle nasıl bir ilgisi olduğunu açıklayınız.
8. Metnin teması eserin yazıldığı dönemle uygun düşmektedir. Yazıldığı dönemde de savaşlar ve kahramanlıklar ön plandaydı.
9. Günümüzde yayınlanan yerli ve yabancı filmlerden “Battalnâme”nin temasıyla benzerlik gösteren bir örnek biliyor musunuz? Biliyorsanız ismini belirtiniz. Bu örnekten hareketle “Battalnâme”nin temasının evrensel olup olmadığını belirtiniz.
9. Battalname’nin teması evrenseldir. Her dönemde yazılabilir.
10. Sınıfınızda bir grup oluşturarak metni canlandırınız. Daha sonra olay örgüsünde anlatılanların yaşanabilir olup olmadığını ve insana özgü olan gerçekliğin olay örgüsünde nasıl anlatıldığını tartışınız. Sonucu kısaca belirtiniz.
10. Metnin içinde insana özgü gerçeklikler olabildiği gibi olağanüstü özelliklerde vardır. Savaş rehin almak vesaire gibi şeyler insana özgü özelliklerken Seyyid ile Kazunde arasında diyaloglar insana özgü gerçeklik değildir.
11. Metni anlatan (anlatıcı) olay örgüsünün içinde yer alan bir kişi mi yoksa her şeyi bilen gören gözlemleyen biri midir? Belirtiniz.
11. Metindeki anlatıcı ilahi anlatıcıdır. Her şeyi bilen ve görendir.
12. Okuduğunuz metinden alınan aşağıdaki bölümü inceleyerek soruları cevaplayınız.
“… Kûzende câzû (cadı) ol evvel meydana girdi. Kırk arşın kadd ü kaametiyle (boyu bosuyla) yüz kendi gibi câzûlar bileşince (yanında) od saçarlar. Sünniler anı görüp korktular. Seyyid Halife önünde dua kıldı azm-i meydan eyledi (meydana yürüdü) Kuzende câzûya beraber geldi. Çünkim mel’un Sey-yid’i gördü eydür (der):”
a. Koyu renkte verilen kelimeleri aşağıya yazarak günümüz kullanımlarıyla karşılaştırınız. Bu kelimelerdeki ses değişimlerini belirleyiniz.
a. Cazu=cadı
Ol= o
Anı=onu
Çünkim= çünkü
b. Okuduğunuz metinde anlamını bilmediğiniz kelimelerin sayısının çoğunlukta olup olmadığını belirtiniz.
b. Çok sık olmamakla birlikte bazı kelimeler vardır.
c. Paragrafta günümüzde de aynen kullanılan kelimeleri yazınız.
c. meydana evvel görüp korktular kendi yüz Halife önünde dua beraber gibi kelimler vardır.
ç. Paragrafın ilk ve son cümlelerini aşağıya yazarak yapı yönünden inceleyiniz.
ç.
d. Yukarıdaki paragraf üzerinde ses kelime ve cümle özellikleri yönünden yaptığınız inceleme sonucuna göre okuduğunuz metnin dil özelliklerini kısaca aşağıya yazınız.
d. Dil özellikleri bakımından dönemine göre sade bir dille yazılsa günümüze seslerin değişim özellikleri dikkate alındığında bazı sözcüklerde ses değişimleri olduğu görebilmekteyiz ve bunların anlamı bulmakta sorun yaşayabilmekteyiz.
13. Metinden tasvir yapılan bir bölümü bulunuz. Tasvirlerin nasıl yapıldığını ve metne nasıl bir etkisi olduğunu açıklayınız.
13. … Kuzende câzû (cadı) ol evvel meydana girdi. Kırk arşın kadd ü kaametiyle (boyu bosuyla) yüz kendi gibi câzûlar bileşince (yanında) od saçarlar. Sünniler anı görüp korktular. Seyyid Halife önünde dua kıldı azm-i meydan eyledi (meydana yürüdü) Kuzende câzûya beraber geldi. Çünkim melun Sey-yid’i gördü eydür (der):
Burdaki tasvir metinde anlatılan olayları akılda ve zihinde canlanmasına yardımcı olmak için yazılmıştır.
14. Battal Gazi ile ilgili edindiğiniz bilgiler ve okuduğunuz metinden hareketle XIII ve XIV. yüzyıllarda destani hikâyelerin nerede oluştuğunu ve tarihî gerçekleri nasıl dile getirdiğini açıklayınız.
14. 13. ve 14. yüzyılda anlatılan hikayeler Anadolu’da geçmekte ve tarihi olarak da bu gerçekliğe uygun düşmektedir.
15.a. “Battalnâme”deki olağanüstü olayları sıralayınız. Bu olağanüstü özelliklere daha önce okuduğunuz İslamiyet öncesi döneme ait hangi metinlerde rastladığınızı belirtiniz.
a. Olağanüstü olaylar olarak Seyyid ve Kuzende arasında diyaloglarda geçmektedir. Bunlarda daha önceki metinlerde Oğuz Kağan destanında görebilmekteyiz.
b. Günümüz yazarlarından birine ait daha önceden okuduğunuz olay öyküsünü arkadaşlarınıza özetleyiniz.
b.
c. “Battalnâme”yi İslamiyet öncesi metinler ve günümüz hikayesiyle tema ve kişiler yönünden karşılaştırarak sonuçları boş bırakılan yere sıralayınız.
c. Battalname ile daha önceki metinler tema olarak aynıdır. İki dönemde kahramanlık duygusu işlenmiştir. Kişilerde ise daha önceki dönemde Türklük için mücadele eden bir kişi varken diğerinde İslamiyet için mücadele eden kişi ve kişiler vardır.
16. Okuduğunuz bu eserin yazarının fikrî ve edebî yönü hakkındaki çıkarımlarınızı belirtiniz. Yazar ve eser arasındaki ilgiyi belirleyiniz. Bu tespitlerinizi nedenleriyle açıklayınız.
16.
2. metin
DEDE KORKUT HİKÂYELERİ
DİRSE HAN OĞLU BOĞAÇ HAN DESTANI’NI
BEYAN EDER HANIM HEY
1. Metinde geçen olayları ve olay örgüsünü defterinize yazınız.
1.
Destandaki olay Bayındır Han’ın “yılda bir kere ziyafet verip Oğuz beylerini misafir” etmesi ile başlar.
Bayındır Han’ın Oğuz Beylerine ziyafet vererek ve onları huzuruna davet etmesi.
Bayındır Han’ın ziyafet için şartlar öne sürmesi ve bu şartlar doğrultusunda misafirleri sınıflandırılması.
Dirse Han’ın Bayındır Han tarafından kara otağa oturtulması ve bunun sonucu Dirse Han’ın üzüntüsü(Çocuğu olamayışı .)
Dirse Han’ın çocuğu olmamasına üzülmesi ve evine gelerek bunu hatunu ile istişare etmesi.
Eşin çocuk sahibi olmak için Dirse Han’a yapması gerekenleri söylemesi.
Duaların kabul olması ve Dirse Hanın bir erkek çocuğunun olması
Çocuğun büyüyüp 15 yaşına gelmesi
Delikanlının Bayındır Han’ın boğasını yenerek Dede Korkut tarafından Boğaç adını alması ve bunun sonucunda Oğuz tarafından onanması.
Boğaç Han’a hanlık ve taht verilmesi kırk namertin bunu kıskanması.
Boğaç Han’ın kırk namerdin yalanları yüzünden babası tarafından öldürülmek istenmesi.
Ok ile avlanan Boğaç Han’ın Dirse Han tarafından ölüme terk edilmesi.
Annenin Boğaç Hanı arayıp yaralı halde bulması ve tedavi ettirmesi
Boğaç Han’ın yaralarının iyileşmesi ve kırk namerdin bunu öğrenerek endişelenmesi.
Dirse Han’ın kırk namert tarafından tutsak alınarak kaçırılması.
Boğaç Han’ın kırk namertle savaşarak babasını kurtarması.
Boğaç Han’ın babası Dirse Han’ı kırk namerdin elinden kurtarması sonrasında Bayındır Hanın ona beylik vermesi
Dede Korkut’un Boğaç Han için destan söyleyip dua etmesi
2. Sınıfta üç gruba ayrılınız. Grup sözcünüzü belirleyiniz. Grup olarak aşağıdaki konulardan birini seçerek Dirse Han Oğlu Boğaç Han Hikâyesi’ni inceleyeniz. Sonuçları grup sözcüleriniz aracılığıyla sınıfta arkadaşlarınıza aktarınız.
a. Metindeki kişileri ve onların özelliklerini sıralayınız. Bu kişilerin olay örgüsündeki rollerini belirtiniz.
a. Dirse Han Hatun: İyi niyetli
Dirse Han: Saf biri ve sürekli insanların sözlerine kanan biri.
Bayındır Han: Kuralcı biri ama iyilik eden biri.
Boğaç Han: Yiğit mert ve ailesine bağlı biri.
b. Metinde olayların geçtiği mekânı ve zamanı anlatan cümleleri tespit ediniz. Bunların nasıl anlatıldığını tabloya yazınız.
Mekânın ve Zamanın Anlatıldığı Kelimeler Mekân ve Zamanın Anlatımı Mekân Mekan olarak kullanılan belirgin yerler değilse kullanılan yer vardır. Zaman Zaman bilinmeyen bir zamandır. Destanlarda olduğu akşam olduğu zaman daha evvel gibi zaman bildiren kavramlar kullanılmıştır.
c. Metindeki kişiler zaman ve mekân arasındaki bağlantıyı olay örgüsünden hareketle açıklayınız.
c. Mekan kişiler ve zaman bir uyum içerisinde olay örgüsü etrafında şekillenmiştir ki bize anlamsız ve garip gelen bir yanı yoktur. Olay örgüsünü şekillendirmek için verilmiştir.
3. a. Dede Korkut Hikâyelerinin ne zaman ve nasıl yazıya geçirildiğini arkadaşlarınıza aktarınız.
a. 14. ve 15. yy.da yazıya geçirilmiştir. Bu konudaki yaygın kanaat hikayelerin 14.yy.’da yazıya geçirildiği şeklindedir. Hikayelerin kimin tarafından yazıya geçirildiği bilinmemektedir.
b. Metnin temasını belirterek temanın Oğuzların hayatı ve Dede Korkut Hikâyelerinin yazıya geçirildiği dönemle ilgisini tespitlerinizden yola çıkarak açıklayınız.
b. Dirse Han oğlu Boğaç Han’ın kahramanlıkları tema olarak kullanılmıştır. Yazıya geçirildiği dönemdeki özellikleri göremeyebiliriz. Çünkü 15. yy.da yaşam tarzı bu şekilde değil. Anadolu Osmanlı kurulmuş ve bir devlet sistemş şekil olmuştur.
4. Okuduğunuz eserdeki tema sizce evrensel bir konu mudur? Düşüncelerinizi belirtiniz.
4. Kahramanlık teması evrenseldir.
5. a. Okuduğunuz metni sınıfta bir grup oluşturarak canlandırınız.
a.
b. Metinde anlatılanların günlük hayatta yaşanabilir olaylar olup olmadığını tartışınız. Bu olayların olay örgüsü etrafında nasıl anlatıldığını açıklayınız.
b. Gerçekleşmesi mümkün olmayan insanların tahayyülünde olan şeyleri ifade eder. Metinde insana özgü gerçeklikler ifade edilse bunların abartılarak verildiği için gerçekliği çok yoktur.
6. Metindeki olayları anlatan (anlatıcı) olayların içinde yer alan biri midir? Anlatıcının bakış açısıyla ilgili düşüncelerinizi açıklayınız.
6. Anlatıcı dışarıdan biri olup İlahi bakış açısı kullanılmıştır.
7. “Dirse Han Oğlu Boğaç Han Hikâyesi”nin orijinal metninden alınan aşağıdaki bölümleri okuyup soruları cevaplayınız.
Günümüz Türkçesiyle
Berü gelgil başum bahtı ivüm tahtı Beri gel başımın bahtı evimin tahtı
İvden çıkup yorıyanda selvi boylum Evden çıkıp yürüyünce servi boylum
Topuğında sarmaşanda kara saçlum Topuğunda sarmaşınca kara saçlım
Kurılu yaya benzer çatma kaşlum Kurulu yaya benzer çatma kaşlım
Koşa badem sığmayan tar ağızlum Çift badem sığmayan dar ağızlım
Kavunum viregüm düvlegüm Kavunum yemişim düvleğim
Görür misin neler oldu. Görüyor musun neler oldu.
a. Okuduğunuz dizelerde nasıl bir tasvir yapıldığını ve bunun metne katkısını kısaca aşağıya yazınız.
a. Tasvirler yapılmıştır ve yapılan tasvirler metni anlamada ve kişinin zihninde canlandırmaya yardımcı olmaktadır.
b. Okuduğunuz manzum bölümde ilk iki dizedeki cümlelerin yapısını günümüz Türkçe cümle yapısıyla (öğelerin dizilişi yönünden) karşılaştırınız. Sonucu aşağıya yazınız.
b. Cümle yapısı olarak değişiklik yoktur sadece kelimelerin ve eklerin zaman içerisinde doğal değişimden kaynaklanan farklılıklar vardır. Mesela berü sözcüğü şimdi beri olarak kullanılıyor ki bu değişim dilin kendi içerisinde çok doğal bir durumdur. Ama yapı itibariyle bir değişiklik yoktur.
c. Aşağıdaki kelimelerde koyu yazılmış eklerin günümüz Türkçesinde hangi eklerin yerine kullanıldıklarını yazınız.
c .
çıkup : Çık-ıp
yorıyanda: yürü-ünce
ç. Aşağıda verilen kelimelerin karşılarına günümüzdeki kullanımlarını yazarak ses değişimlerini belirtiniz. Metindeki diğer örnekleri de siz belirleyiniz.
ç.
berü :beri >üi değişimi
gelgil: gel > gil düşmüş
ivden : evden > i-e değişmesi
kara : Aynen devam ediyor.
badem : Aynen devam ediyor.
tar : dar > t-d değişmesi
görür misin: görür müsün > ü-i değişmesi
d. Dizelerdeki ahenk unsurlarını (aliterasyon asonans kelime veya dize tekrarı kafiye ölçü) bularak aşağıya yazınız. Bunların metne nasıl bir katkı sağladığını belirtiniz.
d.
aliterasyon : l sesi
asonans :a ve u sesi
kelime veya dize tekrarı : kelime yada dize olarak değil de –um-im-üm ekleri çok fazla kullanılmıştır.
Kafiye: Kafiye yok redif var.
Ölçü: hece ölçüsü kullanılmıştır.
Ahengi sağayan unsurlardır.
e. Aşağıdaki cümlede sık tekrar edilen kelime ve sesleri bulunuz. Düz yazıda da manzum bölümlerdeki gibi ahenk oluşturulup oluşturulmadığını belirtiniz.
Babam at segirdişüme baksun kıvansun oh atışuma baksun güvensün kılıç çalışuma baksun sevinsün
Günümüz Türkçesiyle
Babam at koşturuşuma baksın kıvansın ok atışıma baksın güvensin kılıç çalışıma baksın sevinsin diyordu.
e. Bunlar ahenk oluşturmuştur.
f. “Dirse Han Oğlu Boğaç Han Hikâyesinden alınan orijinal metin üzerinde yaptığınız ses kelime ve cümle incelemelerinden hareketle bu metnin dil özelliklerini defterinize yazınız.
f. Sade bir dille yazılmış bazı kelimelerde ses ve ek değişiklikleri olsa da rahat anlaşılabilmektedir. Özellikle anlatımında bir şiirsel göze çarpmaktadır. Bu şiirsellik akıcı olmasına vesile olmuştur.
8. a. 100 Eser’den biri olan Muharrem Erginin “Dede Korkut Kitabı’nın ön sözünden alınan aşağıdaki bölümü okuyunuz. a.
b. Oğuzlarla İlgili bilgi birikiminiz ve okuduğunuz değerlendirme yazısından yararlanarak “Dirse Han Oğlu Boğaç Han Hikâyesinin nerede oluştuğunu ve hangi tarihî gerçekleri dile getirdiğini açıklayınız.
b. Doğu Anadolu ve Azerbaycan’da oluşmaktadır. Zaman olarak zamanla ilgisi yoksa yine de zamandan ayrı düşünülemez diyerek 11-15 arasında şekillendiğini izah etmektedir.
c. Okuduğunuz bu değerlendirme yazısından hareket ederek “Dirse Han Oğlu Boğaç Han Hikâyesi”ni İslamiyet öncesi destanlarımızdan “Oğuz Kağan Destanı” ve günümüz yazarlarından birine ait daha önceden okuduğunuz hikâye ile karşılaştırarak sonuçları tabloya yazınız.
c.
Farklılıklar Benzerlikler Dirse Han Oğlu Boğaç Han Hikâyesi Kahramanlık teması Olağanüstülükler var
İnsana ait gerçeklik az
İslami etki var.
Kurmaca Olay çevresinde gelişen edebi metinler
Olay yer zaman kişi etrafında şekillenmiştir.
Oğuz Kağan Destanı Kahramanlık teması Olağanüstülükler var
İnsana ait gerçeklik az
Kavmi etki var.
Günümüz Metni Sabahattin Ali – Kağnı
Eşitsizlik teması Olağanüstülükler yok
İnsana ait gerçeklik oldukça fazla
Modern kültür ve fikirler etkili
• Tablodaki bilgilere göre aşağıdaki yargıda boş bırakılan yere uygun kelimeyi yazınız.
XIII ve XIV. yüzyıldaki olay çevresinde oluşan edebî metinlerin kaynağı İslamiyet öncesi döneme ait KAVMİ ve İslami dönemde oluşan DİNİ özelliklerdir.
9. “Dede Korkut Hikâyelerinin yazarının kim olduğunu belirtiniz.
9. Yazarının kim olduğu bilinmez.
3. metin
DÂNİŞMENTNÂME
TEKE TEK VURUŞMA
1
… Melik dahi üç halme darb urdu (üç hamle vurdu) gene alımadı (yenemedi) taaccüb kıldı (şaşırdı). Çün atla süvârlıkta (çünkü atlı askerlikte) zafer bulmadılar âhir (sonunda) Melik piyade yayan oldular âlet-i silâhları (silahları) atlar üzerine berkittiler (yerleştirdiler). Şirt’in derhâl ilerü geldi (öne çıktı) sınadı (denedi) Melik’in kuşağını duttu zor etti (zorladı) Melik’i kuşağından çekti amma alımadı (alamadı); çün üç hamle geçti (çünkü üç hamle yaptı) Melik’i bir zerre yerinden depredimedi (kıpırdatamadı). Çün nöbet Melik’e değdi (sonra sıra Melik’e geldi) elin uzattı Şirt’in kuşağından berk duttu (sıkıca tuttu) bir kez nâra urup (bağırarak) Şirt’in yerinden götürü (yukarı kaldırdı) yere urdu (vurdu) hançer çıkardı lâîne aman vermeyüp hemen (…) kesti.
2
… Akatis bir dev gibi iri idi. Bir darb Efrumiye’ye şöyle urdu kim (Efrumiye’ye öyle bir vurdu ki) Efrumiye kalkan beraber tuttu (kalkanını tuttu) elinde kalkan hurd oldu (parçalandı) Efrumiye başın uğurladı (başını korudu) darb at başına erdi (darp atın başına geldi) at başını hurd eyledi at yıkıldı. Efrumiye sıç*radı attan ayrıldı. Kâfirler gavgayı ayyûke çıkardı (Kâfirler bağırarak kavga ederken) müminler tekbîr getürdiler. Lâîn gerü kıldı kim bir gürz dahi bânûya (kadına) uraydı (Düşman geri çekildi ki kadına bir gürzle dahi vuramadılar.). Efrumiye derhâl kılıcın darttı (çekti) sıçradı at yanına geldi bir darb öyle urdu kim (öyle bir vurdu ki) atın iki ayağın (ayağını) kesüp yere bıraktı. Atla lâîn yıkıldı. Aklatis yerinden durun*ca (kalkınca) Efrumiye bir kılıç urdu (…) kimdi şunda (o anda) gitti. Kâfirlerin şâdlığı mateme tebdîl oldu (Kâfirlerin sevinci mateme dönüştü) gaziler tekbîr getürdiler.
SAVAŞ
1
… İki çeri karıldılar katıldılar cenge cenge turdular (savaşa başladılar). Şöyle atlar kişnemesinden erler (askerler) narasından âlem gulgule bile (rültü ile) toldu (doldu); bir nücûmî saat (bir saatlik süre) at arkasında cenk oldu; (…) buharı at ayağının tozu hava yüzünü kapladı birbirin âdem seçemez oldu (insanlar birbirini göremez oldu).
2
… İki tağ (dağ) gibi çeri (asker) birbirine karıştılar. Bir uruş koptu (çatışma başladı) ve bir ceng-i âşûp (kargaşa savaş) oldu kim âlem (ortalık) veleveleye (gürültüye) vardı sanasın kıyamet gün idi (sanki kıya*met günüydü); oğul atasın (atasını) ve ata kartaşın (kardeşini) bilmez oldu; her kişiye canı kayusu (kay*gısı) oldu; şöyle kim ol cenk (savaş) dil ile vasf olmazdı (anlatılmazdı); şöyle kim (şöyle ki) gaziler ve ol Müslümanlar din yoluna ve Muhammed gayretine can feda kılmışlardı; şöyle kim at kişnemesinden gürz depeldüsünden (vuruşundan) ok fışıldusundan ve yay tenkildüsünden (gıcırtısından) pehlevanlar narasından at ayağı tapıldusundan (nal sesinden) âleme bir sadâ düştü kim (âlemi bir gürültü kapladı ki) tağlar ve dereler yankulandı. Şunun gibi cenk oldu kim Melik Gazi ve Artuhı ve gaziler şimşek gibi balkılardı (parıldarlardı) ejderha gibi ya bir arslan gibi vuruşurlardı…
Örnekli Türk Edebiyatı Tarihi
hzl.: Cevdet KUDRET
1. Okuduğunuz metnin olay örgüsünü tahtaya çizeceğiniz bir şema üzerinde gösteriniz.
1. Birinci bölüme Melik ile Şirt arasında teke tek vuruşma olur ve Melik Şirt’i öldürür.
İkinci bölümde Efrumiye ile Akatis arasında teke tek vuruşma olur ve Efrumiye kafir Akatis’i yener.
Savaş bölümünün birinci kısmında iki asker meydana çıkıp savaşırlar iki saat geçer birbirlerini yenemezler v ortalık toz bulutuna dönüşür.
İkinci kısmında da yine iki asker arasındaki kavgayı ele alır.
2. “Dânişmentnâme” adlı metnin yapısını oluşturan öğeleri (kişiler zaman mekân) belirleyiniz. Tes*pitlerinizi aşağıya yazınız.
Kişiler: Melik Efrumiye (iyi ve kahraman karakterler) Akatis ve Şirt (kötü ve kafir karakterler)
Zaman : Belirgin bir zaman yoktur. Zaten destanlarda belirgin bir zaman olmaz.
Mekân : Savaş meydanı olsa da belirgin değildir.
3. Metindeki kişilerin adlarını ve özelliklerini sıralayınız. Bu kişilerin olay örgüsündeki işlevlerini belirleyiniz.
3. Melik Efrumiye (iyi ve kahraman karakterler)
Akatis ve Şirt (kötü ve kafir karakterler)
Olay örgüsündeki işlevi ise olaylar kahraman karakterler ve bunlara karşı çıkan kötü karakterler karşısında geçeceği için mutlaka bu isimlerin özellikleriyle verilmesi gerekir.
4. Metindeki olayların geçtiği mekânın işlevini belirtiniz. Bu mekânın nasıl anlatıldığını metinden örneklerle açıklayınız.
4. Direkt tasvir halinde mekan verilmemiş ise olayların geçtiği yerin savaş meydanı olduğunu anlayabilmekteyiz.
5. Metinde olayların geçtiği zaman dilimini belirten kelimelere örnek veriniz. Olayların geçtiği zaman dilimini belirtiniz.
5. Yine zaman kavramı verilmemiştir.
6. Olayların geçtiği mekân zaman ve metindeki kişiler arasındaki uyumu açıklayınız.
6. Olay örgüsü yer zaman ve kişiler olay çevresinde gelişen edebi metinlerde uyum içinde verilmesi gerekir. Çünkü biri farklı ve anlamsız olduğu zaman olay örgüsü anlamsızlaşır. Danişmentname metninde insana garip ve yabancı gelen unsur yoktur ve uyum halinde verilmiştir.
b. Bilgi birikiminizden de yararlanarak “Dânişmentnâme”nin teması ile eserin anlatıldığı dönem arasındaki ilişkiyi açıklayınız.
b. Dönemine göre insanlar din adına kafirle savaşıp yaptıkları dönem olduğu ve dini yaymak amacıyla mücadele edildiği biliyoruz ki bu metinle dönemi arasında ilişki vardır.
c. Metnin teması evrensel midir? Düşüncelerinizi belirtiniz.
c. Tema kahramanlık ve evrenseldir. Her dönemde bunu işleyen eserler görülebilmektedir.
8. Olay örgüsünde anlatılanlar hayatta karşılaşılabilecek durumlar mıdır? Metinde anlatılanların olay örgüsü çevresinde nasıl aktarıldığını söyleyiniz.
8. Gerçekleşmesi mümkün olmayan insanların tahayyülünde olan şeyleri ifade eder. Metinde insana özgü gerçeklikler ifade edilse bunların abartılarak verildiği için gerçekliği çok yoktur.
9. Metnin anlatıcısını ve anlatıcının bakış açısını söyleyiniz.
9. İlahi bakış açısı ile anlatılmıştır.
10. a. Metinden alınan aşağıdaki kelimelerin günümüzdeki karşılıklarını inceleyiniz. Ses değişimleri*ni belirtiniz.
ilerü ————> ileri i – ü değişimi
amma ————>ama m sesini düşmesi
depredimedi ————> depretemedi t-d değişmesi
urdu ———-–> vurdu sözcük başı v sesi türemesi
b. Okuduğunuz metinde anlamını bilmediğiniz kelime sayısının çoğunlukta olup olmadığını belirtiniz.
b. Bilmediğimiz kelimeler çoğunluktadır.
c. “… yere urdu hançer çıkardı. /… at başını hurd eyledi at yıkıldı.” cümlelerini yapı bakımından inceleyiniz.
c. Yapısı itibariyle sıralı cümledir.
Yaptığınız incelemeden yararlanarak metnin dil özelliklerini defterinize sıralayınız.
Olay örgüsü akıcı bir şekilde anlatılsa metin içinde anlaşılmayan kelimeler fazla olup dilinin bize göre ağır olduğunu söyleyebiliriz.
11. Metinden tasvir cümlelerine iki örnek yazınız.
11.Akatis bir dev gibi iri idi.
Kâfirler gavgayı ayyûke çıkardı (Kâfirler bağırarak kavga ederken) müminler tekbîr getürdiler
Kâfirlerin şâdlığı mateme tebdîl oldu (Kâfirlerin sevinci mateme dönüştü) gaziler tekbîr getürdiler.
Bu tasvirlerin nasıl yapıldığını ve metindeki işlevini belirtiniz.
Bu tasvirler metnin daha iyi anlaşılması için yapılmıştır.
12. “Dânişmentnâme”nin ortaya çıktığı dönemdeki hangi gerçekleri dile getirdiğini bilgi birikiminiz*den yararlanarak açıklayınız.
12. Danişmentname metninde döneminde Müslümanların kahramanlıkları ve insanların İslamı yaymak için mücadeleleri vardır ki bu o dönemin gerçekliğine uygun düşmektedir.
13. “Dânişmentnâme”yi İslamiyet öncesi metinler ve günümüz hikayesiyle tema ve kişiler yönünden karşılaştırınız. Benzer ve farklı yönleri sıralayınız.
Farklılıklar Benzerlikler Dânişmentnâme Kahramanlık teması Olağanüstülükler var
İnsana ait gerçeklik az
İslami etki var.
Kurmaca Olay çevresinde gelişen edebi metinler
Olay yer zaman kişi etrafında şekillenmiştir.
İslamiyet Öncesi Metinler Kahramanlık teması Olağanüstülükler var
İnsana ait gerçeklik az
Kavmi etki var.
14. a. Metnin yazarının fikrî ve edebî yönü hakkındaki düşüncelerinizi aşağıya yazınız.
a.
1.Anadolu’nun fethini ve bu fethi gerçekleştiren kahramanların anlatıldığı bir destandır.
2. 12 yy’da sözlü olarak şekillenmiş 13 yy’da yazıya geçirilmiştir.
3. Anadolu coğrafyası destanda gerçek isimleriyle yer alır.
4. Destanda adı geçen kahramanlar gerçek Türk beyleridir.
5. Bu destan uzun bir süre bir tarih kitabı olarak nitelendirilmiştir.
6. Eser ilk defa Anadolu Selçuklu Sultanı İkinci İzzeddin Keykavus’un emriyle İbn-i Ala tarafından derlendi.
7. Eser ikinci olarak Osmanlı Hükümdarı Sultan İkinci Murad’ın emriyle Tokat Dizdarı Arif Ali tarafından Türkçe olarak aralarında manzum parçaların da bulunduğu bir nesir diliyle 17 bölüm halinde yazdı.
8.Battalname’nin bir devamı olarak kabul edilir.
9. Halk şairleri tarafından da “Mefailün mefailün faulün” vezniyle manzum olarak yazılmıştır.
10. Tarihçiler için kaynak eserlerden sayılmıştır.
b. Eserle yazar arasındaki ilişkiyi tespit ediniz.
b. Eser anonim bir eser olmakla birlikte yazıldığı dönemdeki halkın ortak duygu ve düşüncesini yansıtmaktadır.
1. “İskendernâme”den alınan kitabınızda okuduğunuz bölümün olay örgüsünü aşağıdaki şema üzerindeki boş bırakılan yerlere kısaca yazınız.
1. İskender ve ordusu karanlık içinde yol devam ederler ve karanlık olduğu için birbirlerini bulamazlar ve kaybolurlar. İskender geri dönmek istemez ama ordusunun durumunu görünce mecburen geri dönmek zorunda kalır. Geri dönünce Hızır’ı göremez. Kendi ordusu karanlık kurtulur ve İskender Hızır’ı merak eder. Fakat Hızır da ab-ı hayat suyunun yanındadır. İskender de bir çöle gelir ve burda herkesin yattığı sırada bir ağaç İskender’e seslenir. Çok mal yığdın servetin çok oldu. Neden halen yürüyorsun der. Bunun için buruk bir şekilde yoluna devam eder. Daha sonra vardığı yerde bir burun kanaması geçirir ve hastalanır. Doktorlara haber yollanırsa İskender kendisine ecelin geldiğini anlar ve hiçbir şeyin fayda etmeyeceğini düşünür. Sonunda da eceline yenilir.
2. Metnin yapısını oluşturan öğeleri aşağıya yazınız.
Kişiler: İskender Hızır
Mekân: Belirli bir mekan olmamakla birlikte karanlık gün doğusu ve batısı için kullanılan yerler var.
Zaman : Belirli bir zaman yok.
3. Sınıfta dört gruba ayrılınız. Grup sözcünüzü belirleyerek aşağıdaki konulardan birini seçiniz. İnceleme sonuçlarınızı grup sözcüleriniz aracılığıyla aktarınız.
a. Metindeki kişileri olay örgüsündeki önem sırasına göre tahtaya yazınız. Daha sonra bu kişilerin kişilik özelliklerini ve olay örgüsündeki işlevlerini yazınız.
a. İskender en önemli karakter Hızı ise daha sonraki önem sahiptir. Olay örgüsü mutlaka anlatmaya bağlı mutlaka bir karakter etrafında şekillenmesi gerekmektedir.
b. Metindeki mekânın olayların oluşumundaki işlevini ve nasıl anlatıldığını belirtiniz.
b. Mekan olayların anlatılmasında olayın belli bir mekanda geçmesi gerektiği düşünüldüğü için verilmiştir. Fakat belirli bir mekan isimleri verilmemiştir.
c. Metindeki olaylar belli bir zaman dilimi içinde mi anlatılıyor? Zamanın nasıl anlatıldığını söyleyiniz.
c. Zaman belirgin değil. Olaylar ise belirsiz bir zaman diliminde geçmektedir. Mesela İskender karanlıktan ne kadar zamanda çıktığı belirtilmemiştir.
ç. Metindeki kişilerle zaman ve mekânın ilişkisini açıklayınız.
ç. Mekan kişiler ve zaman bir uyum içerisinde olay örgüsü etrafında şekillenmiştir ki bize anlamsız ve garip gelen bir yanı yoktur. Olay örgüsünü şekillendirmek için verilmiştir.
4. Metnin temasını söyleyiniz. Temanın XIV. yüzyılda Türk edebiyatının etkilendiği İslami edebiyatın etkisini de düşünerek dönemle ilişkisini belirtiniz.
4. İskender’in hayatıdır teması. 14 yüzyılda İslamiyet etkisi ile şekillendiği doğrudur çünkü İskender dini bir karakterdir ve Kuran’da Zulkarneyn diye geçen kişidir.
5. a. Daha önceden hakkında bilgi edindiğiniz İskendernâme’nin konusunu özetleyerek anlatınız.
a. Makedonyalı İskender’in doğu ve batıya yapmış olduğu seferleri ele alarak alegorik olarak hayatını anlatır.
b. “İskendernâme”nin temasının evrensel olup olmadığını açıklayınız.
b. Tema evrenseldir. Tarihteki bu karakteri herkes her devir ele alabilir.
6. Sınıfta arkadaşlarınızla grup oluşturarak İskendernâme’nin bir bölümünü canlandırınız. Daha sonra metinde anlatılan olayların yaşanabilir gerçekler olup olmadığını ve bunların olay örgüsünde nasıl anlatıldığını tartışınız. Sonuçları sıralayınız.
6. Cevabı size kalmış…
7. Metindeki olayları olay örgüsü içindeki kişilerden biri mi yoksa dışarıdan gözlem yapan her şeyi bilen biri mi anlatıyor? Anlatıcının bakış açısıyla ilgili çıkarımlarınızı açıklayınız.
7. İlahi anlatıcı kullanılmış olup anlatıcı her şeyi bilen biridir.
8. a. Mesnevinin orijinalinden alınan aşağıdaki beyitleri okuyunuz.
Gitdiler zulmet içinde bir zaman Karanlık içinde bir zaman yürüdüler
Bir gice bir ebr kopdı nâ-gehân Bir gece ansızın bir bulut çıktı.
Leşker ü şeh işlerini yazdılar Asker ve şah ne yapacaklarını şaşırdılar
Yürür-iken birbirinden azdılar Yürürken şaşkınlıktan birbirinden ayrılarak dağıldılar.
Çünki görmezlerdi birbirin ayan Birbirlerini karanlıkta göremedikleri için
Azdılar biri birinden bî-gümân Şüphesiz birbirinden ayrılarak dağıldılar.
Beyitlerde geçen aşağıdaki kelimelerin günümüzdeki karşılıklarını inceleyiniz.
Farklılıkları belirtiniz.
gitdiler —–> gittiler t- d değişmesi
kopdı —-> koptu t- d değişmesi
gice>gece i-e değişmesi
b. Metnin orijinalinden günümüzde de aynen kullanılan kelimeleri tespit ediniz.
b. zulmet içinde zaman bir işlerini yazdılar azdılar gibi kelimeler günümüzde de kullanılmaktadır.
c. “zulmet nâ-gehân ayan bî-gümân leşker şeh” kelimelerinin anlamını bilip bilmediğinizi belirtiniz. Metinde anlamını bilmediğiniz kelimelerin çoğunlukta olup olmadığını söyleyiniz.
c. Bu kelimelerin bazılarını anlamlarını bilsek de çoğunluk olarak anlamını bilmediğimiz kelimeler çoktur.
ç. Metinle ilgili incelemenizden ve mesnevinin tamamının anlatımından hareketle eserin dili hakkındaki düşüncelerinizi aşağıya yazınız.
ç. Arapça ve Farsça kelimelerin fazla olduğu düşünülürse bize göre daha ağır bir dili vardır diyebiliriz. Anlaşılması zor metindir.
9. “İskender’in Ordusu ile Karanlığa Varışı” adlı bölümde tasvir yapılan beyitleri bulup tekrar okuyunuz. Belirtilen bölümde tasvirin nasıl yapıldığını açıklayınız. Beyitleri okurken bu tavsirin sizi nasıl etkilediğini belirtiniz.
9. Tasvirler kısa cümlelerle dile getirilmiş olup sadece olayların daha iyi anlaşılması için verilmiştir.
10. a. İskender ve Zülkarneyn hakkında edindiğiniz bilgileri arkadaşlarınızla paylaşınız.
a. Her ikisi de aynı kişi olduğu rivayet edilmektedir. Zülkarneyn Kuran’da ismi geçen ve Yecüc ve Mecüc kabilesine sed çeken kişi olarak geçmektedir ki tarih bize bunun Makedonyalı İskender olduğunu rivayet etmektedir.
b. Nihad Sami Banarlı’nın “İskendernâme”yle ilgili değerlendirme yazısından alınan aşağıdaki bölümü okuyunuz.
“İskendernâme isminden de anlaşılacağı gibi büyük İskender’in hayatına idealine aşklarına ve fetihlerine dair tarihlerden rivayetlerden destanlardan derlenmiş bilgilerle meydana getirilmiş büyük bir manzum hikâyedir. İskendernâme mevzuu Türk edebiyatından önce İran edebiyatında işlenmiş ve İskender’in hayatı İran romanının klasik mevzuları arasında yer almıştır. İskendernâme Firdevsî’ye de mevzu olmakla beraber büyük müstakil bir eser olarak İran edebiyatında bilhassa Genceli Nizamî tarafından yazılmıştır.
Ahmedî İskendernâme’nin mevzuunu İran edebiyatından almış fakat onu kendi bilgisi kendi sanatı ve kendi buluşlarıyla süsleyip genişleterek klasik terbiye ve klasik anane içinde orijinal bir eser hâline koymuştur. Bu bakımdan Ahmedî’nin eseri İran örneklerine nispetle daha ciddi tarihî hakikatlere daha yakın bir kitaptır.
O kadar ki İskendernâme ihtiva ettiği bilgilerin çeşitliliği ve zenginliği dolayısıyla âdeta o devir ilminin bir ansiklopedisi mahiyetini almıştır.
8200′den fazla beyitle söylenen İskendernâme lisan bakımından da sade ve sevimli bir XIV. asır Türkçesiyle yazılmıştır. Onun içindir ki İskendernâme bugün sanat değerinden veya verdiği tarih bilgilerinden ziyade dil ve umumi kültür bakımından ehemmiyetli bir eserdir.
Ahmedî bütün bu bilgileri kendi zamanında Şark ilminin bilebildiği en zengin ve yine o zaman için en doğru sayılan bir şekilde yazmıştır. Ancak eserini bir vakalar ve maceralar şeridi hâlinde bırakmamış ona fikrî ahlaki ve terbiyevi bir hüviyet de vermiştir.
Mesela Ahmedî’ye göre âb-ı hayat ilimdir ancak onu bulanlar ölmez. Aristo akıl’dır. İskender ruh’tur. Dârâ ihtiras’tır ve ruh ancak ihtirası yendiği zaman dünyaya hâkim olur.”
c. Okuduğunuz yazıdan ve eserle ilgili edindiğiniz bilgilerden yola çıkarak “İskendernâme”yi kendinden önceki metinlerle ve daha önce okuduğunuz günümüz yazarlarından birine ait hikâye ile karşılaştırınız. Farklılıkları sıralayınız.
c.
Farklılıklar Benzerlikler İskendername Temaları farklı Olağanüstülükler var
İnsana ait gerçeklik az
İslami etki var.
Kurmaca Olay çevresinde gelişen edebi metinler
Olay yer zaman kişi etrafında şekillenmiştir.
Memduh Şevket Esendal Dülger Balığının Ölümü Temaları farklı Olağanüstülükler yok
İnsana ait gerçeklikle dile getirilmiş
Modern etkiyle yazılmış
ç. “İskendernâme”nin XIV. yüzyılın gerçekliğiyle ilişkisini açıklayınız.
Ç. Dini yani İslami etki olduğunu düşünecek olursak döneminin gerçekliğine uygun düşmektedir. Çünkü İskender dini karakterdir.
11.Kitabınızdaki eserlerden hareketle XIII – XIV. yüzyıllarda Anadolu’da olay çevresinde oluşan edebî metinlerin oluşmasını sağlayan zihniyet (ait oldukları dönem; dönemin siyasi dinî kültürel toplumsal yönden özellikleri) hakkında bilgi veriniz.
11. 13. ve 14. yüzyıl Anadolu’da yeni bir medeniyetin inşası vardır. Osmanlı yeni kurulmaya başlamıştır ve Osmanlı din etrafında şekillenmiştir. Osmanlı kurulurken de din eksenli bir devlet olarak yani hutbe okutarak kurulmuştur. Din olarak insanlar yeni yeni bu hayatı kabullenmeye başlamış ve Anadolu’nun müslümanlaşmasının devam ettiği bir dönemdir.
12. a. Ahmedî hakkında edindiğiniz bilgileri arkadaşlarınıza aktarınız.
a. Bursa ve Edime sarayları çevresinde rahat bir yaşam sürmüştür. Aşk eğlence tarih ve tabiat temalı şiirler yazmıştır. Tasavvufu çok iyi bilmesine rağmen şiirlerinde tasavvufa az yer vermiştir. Türkçeyi iyi kullanan şiir tekniğine hâkim kudretli bir şairdir. Gazel ve kasidelerinde İran şiirinin özelliklerini gösterdiği gibi Türk ruhunun inceliklerini ve Türkçenin gücünü de aksettirmiştir. İran şiirinin konu ve biçim özelliklerini şiirimize kazandırmaya çalışmıştır. “İskendername” ve “Cemşid ü Hurşid” adlı mesnevileri önemli yapıtlarıdır.
Ahmedî Eserleri:
Divan
İskendername: Büyük İskender’in yaşamının ve savaşlarının anlatıldığı mesnevidir. Yapıtta ayrıca; astronomi fen matematik ve toplumbilim ile ilgili bilgiler yer almaktadır.
Cemşid ü Hurşid: Çin hükümdarı Cemşid’in Rum kayserinin kızı Hurşid’e aşkını anlatan yapıt Farsçadan çevrilerek mesnevi biçiminde yazılmıştır.
Tervihü’l Ervah: Manzum bir tıp kitabı.
Mirkatü’l Edeb: Arapça-Farsça manzum sözlük
b. “İskendernâme”de olayların ardından ahlaki ve fikrî düşünceler yansıtılmaktadır. Eserin genelini de düşünerek şairin fikrî ve edebî yönü hakkındaki düşüncelerinizi aşağıya yazınız.
b.
13. Şairin hayatını eğitim düzeyini göz önünde bulundurarak yazar ve eser arasındaki ilişkiyi aşağıya yazınız.
13. Eser ile yazarı arasında sıkı bir ilişki vardır. Yazdığı diğer eserlerden de bu durum rahatça görülmektedir.
YORUMLAMA – GÜNCELLEME
1. XII. yüzyılda Malatya bölgesinde Danişmendliler çevresinde oluştuğu kabul edilen “Battal Gazi Hikâyesi”nde kahramana “Seyyid” unvanının verilmesinin o dönem için önemini açıklayınız.
1. Seyyid verilmesi dini bir niteliği taşıdığı için önemlidir.
2. Dirse Han’ın çocukları olmadığı için eşine söylediği sözlerine karşılık hatunun öğütlerini hemen yerine getirmesini Oğuzlardaki kadına bakış açısı yönünden değerlendiriniz.
2. Kadına verilen önemi göstermektedir.
3. Dirse Han’ın oğlu on beş yaşındayken bir boğayı yendiği için Dede Korkut tarafından ona “Boğaç Han” adı verilir. Dede Korkut Boğaç Han’a adını koyduktan sonra babası Dirse Han’a ona beylik vermesini söyler. Bu âdet günümüzde aile içinde nasıl devam ettiriliyor? Açıklayınız.
3. Türkler isim çocuk büyüyüp bir kahramanlık yaptıktan sonra verilirmiş. Bu da onlardaki kahramanlık duygusunu hızlandırmaktadır hareketlendirmektedir bir şeyler yapma ihtiyacı duyar. Günümüzde bu gelenek yoktur.
4.
Çeşme-i Hayvânun içinde ecel Kişiyi bulur nedür bunca emel
Zehr olur irdükd’ecel Âb-ı Hayât
Vây ana k’ardıncadur anun memat
Bu kadar arzu nedendir ecel insanı ölmezlik suyunun içinde de bulur. Ölümden yakasını kurtaramayan insanın vay hâline ki ecel onu yakaladığında ölmezlik suyu bile ona zehir olur.
Yukarıdaki beyitlerde Zülkarneyn ölmezlik suyunu arayan İskender’e neden bu öğütleri vermektedir? İskender’in bu suyu bulma amacı nedir? Siz bu sudan içmek ister miydiniz? Nedenlerini açıklayınız.
5. Ölmezlik suyunu içen Hızır efsaneye göre sıkıntıya düşen insanlara yardıma koşmaya başlamıştır. Günümüzde zor durumda kalan birinin işine son anda çare olan kişiler için “Hızır gibi yetişti.” ya da “Hızır yetişti.” denilmesinin bu efsaneyle ilgisini açıklayınız.
5. Bu efsane il ilgisi vardır. Ölümsüz oluğuna inanılır ve insanlara yardım eder.
6. “Dânişmentnâme ile Battalnâme” arasındaki tarihî bağlantıyı açıklayınız.
6. Birbirinin devamı niteliğinde olan destanlardandır. Tarihsel olarak da bağlantı vardır.
DEĞERLENDİRME
1. Aşağıdaki noktalı yerlere uygun sözcükleri yazarak cümleleri tamamlayınız.
XIII ve XIV. yüzyılda anlatmaya bağlı metinler DESTAN ve hikâyeler olmak üzere iki grupta incelenir.
XIII ve XIV. yüzyılda halk arasında anlatılan kahramanlık hikâyeleri fetih ve KAHRAMANLIK temalarını işlemesi sayesinde daha çok ilgi görmüştür.
DANİŞMENTNAME Seyyid Battal Gazi Hikâyesi’nin ikinci halkası olmuştur.
2. Aşağıdaki cümlelerin başına yargı doğru ise “D” yanlış ise “Y” yazınız.
( D ) XIII ve XIV yüzyılda destani hikâyeler Anadolu’da oluşmuştur.
( D ) Battalnâme’de İslamiyet öncesi destanların etkisi görülmemektedir.
( D ) XIII ve XIV yüzyılda destani hikâyeler yaşanmış bazı tarihî gerçekleri dile getirmektedir.
3. Aşağıda verilen bilgilerden doğru olanları işaretleyiniz.
XXX “İskendernâme” tarihî gerçekliklerden yararlanılarak yazılmış bir eserdir. XXX Halk hikâyeleri ve Dede Korkut Hikâyeleri’nin söyleyenleri belli değildir. “Battalnâme” Battal’ın ağzından anlatılan bir halk hikâyesidir. XXX XIII ve XIV yüzyıldaki eserlerin kaynağı destanlar ve İslami dönemde oluşan hikâyelerdir. XXX XIII ve XIV yüzyıl eserlerinde İslami dönemin etkisiyle Arapça ve Farsça kelimeler kullanılmaya başlanmıştır. XXX ”Dede Korkut Hikâyeleri” Türk edebiyatında destandan öyküye geçiş aşamasının en özgün ürünlerindendir. Ancak destan özellikleri daha belirgindir. XXX Ahmedî XIV yüzyıl divan şiirinin en ünlü şairlerindendir. XXX ”İskendernâme ve Cemşid ü Hurşit” Ahmedî’nin mesnevi tarzında yazdığı eserleridir.
4. Dede Korkut Hikayeleriyle ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
A. Dede Korkut Hikâyelerinde hikayecinin ağzından söylenen yerler düz yazıyla belirtilmiştir.
B. Olaylar sırasında kişilerin karşılıklı konuşmaları da düz yazıyla verilmiştir.
C. Dede Korkut kahramanlara ad koyan Oğuzların ona akıl danıştıkları bilge kişidir.
D. Dede Korkut Hikâyelerinde Müslüman Oğuzların iç ve dış güçlerle savaşları anlatılmaktadır.
E. Dede Korkut Hikâyelerinde olağanüstü özelliklere rastlanılmamaktadır.
CEVAP: E
c. Öğretici Metinler (Tasavvufi Metinler Nasrettin Hoca Fıkraları)
HAZIRLIK
1. Yazılı metinlerin her zaman öğretici nitelik taşıması gerekir mi? Tartışınız. Ulaştığınız sonucu defterinize yazınız.
1. Hayır yazılı metinler her zaman öğretici nitelikte olmayabilir. Estetik zevk veren duygusal metinler de yazılı olarak yazılabilir.
2. Çevrenizde olaylar karşısında zekice fikirler ortaya atan sorulara düşündürücü cevaplar veren insanlar var mıdır? Bu insanların gözlemlediğiniz diğer özelliklerini sıralayınız.
2.
1. metin
TASAVVUFİ METİNLER MAKÂLÂT
BÂB-I EVVEL
Hakk Sûbhanehû ve Taâlâ Hazretleri Hz. Adem’i dört türlü nesneden yarattı ve dört türlü bölüğe ayırdı. Bu dört türlü bölüğün de dört türlü taatları dört türlü arzuları ve dört türlü hâlleri vardır.
Pes imdi bu dört türlü nesne nedir ve bunlardan ne yaratıldı?
Bu dört türlü nesnenin birincisi Toprak ikincisi Su üçüncüsü Ateş ve dördüncüsü de Yel (Hava) dir.
Ve dahi Cenabıhakk’ın yarattığı dört bölük insana gelince:
Birinci bölük âbidlerdir: Bunlar Şeriat Kavmidir ve aslı (hava)dır. Hava ise insanlar için hem şifa hem de kuvvettir. Zira bunlar (âbidler) gece-gündüz Hakk’ın taatından ayrılmazlar. Nasıl yel esmeyince dane-ler (ekinler) samanından ayrılmazsa ve yine yel esmeyince bütün âlemin kokudan helak olacağı malum*dur.
Öyle ki dünyada ne ki var ise helal haram temiz ve pis hepsi şeriat ile malum olur. Çünkü şeriat kapısı ulu kapıdır. Çünkü Cenabıhak her çeşit nesnenin varlığını Kur’an içinde yâd (haber) etti.
“Gaybın anahtarları Allah’ın yanındadır onları ondan başkası bilmez. O karada ve denizde ne varsa bilir; onun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez. O yerin karanlıkları içindeki tek bir taneyi dahi bilir. Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır (En’am suresi 59. ayet).
Öyle ise aziz kardeşim! Hakk Taâlâ’nın emirlerine sıkı sıkıya bağlı kalmak; yapın dediklerini yapmak yapmayın dediklerinden de sakınmak uzak kalmak gerekmektedir. Bunun için de insan olanlar kendi*lerini tez Ulu bileler ve Hakk Taâlâ Hazretlerinin yasakladıklarından sakınanlar. İnşallahu Taâlâ bu gibi insanların amel ve hâllerinin nasıl olduğunun Marifet vasıtasıyla mahşerde (canı diri kıldığı yerde) hatır*larız.
Amma âbidlerin taatları: Namaz kılmak oruç tutmak zekât vermek hacca gitmek vatanı tehlikede olunca harbe iştirak etmek gusl abdesti alıp temizlenmek ve nefsî arzularından uzak durup dünyayı terk edip ahireti sevmektir.
Bunlar Avam-Halk taifesidir ve işi gücü birbirlerini incitmektir. Öyle ki bunlarda; kibir haset buğuz cimrilik ve düşmanlık her zaman görülür ve bu taifenin marifeti bu yolda gözükmektedir.
Ama ikinci bölük Zahidlerdir. Bunların aslı afeştendir ve bunlar tarikat kavmidir. Bu sebeple bunlar ateş gibi gece gündüz yanmaları ve kendilerini yakmaları gerekir. Öyle ki her kim bu dünyada kendisini yakarsa yarın ahirette türlü azaplardan kurtulacaktır. Şunu iyi biliniz ki bir kez yanan başka vakit yanmaz (ki bu husus için Kur’an-ı Kerim’deki şu ayetlere telmih de bulunmaktadır.
“(Kur’an’a nazire yazmayı) Eğer bunu yapamazsanız -ki elbette yapamayacaksınız- yakıtı insan ve taş olan cehennem ateşinden sakının. Çünkü o ateş kâfirler için hazırlanmıştır (Bakara suresi 24. ayet).
- Ey iman edenler: Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Onun başında acımasız güçlü Allah’ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve emredildik/erini yapan melekler vardır (Tahrim suresi 6. ayet).
Hacı Bektaş-ı Velî
Makâlât
hzl.: Abdurrahman GÜZEL
1. Metinde anlatılanları özetleyerek metnin ana düşüncesini belirtiniz.
1. Metinler Allah’ın Adem’i yarattığı dört nesnenin ne olduğu ve bu dört nesnenin ikisinin özelliklerinden bahsediyor.
2. a. Okuduğunuz metnin özgün diliyle verilen aşağıdaki bölümü okuyunuz. Metni bu haliyle okuduğunuzda dilini anlayıp anlamadığınızı belirtiniz.
“Pes imdi her – ne kim bu dünyede vardur; halâl ve haram ve mısmıl ve murdar kamusı Şarî’at birle malûm olur; zire kim Şarî’at kapusı ulu kapudur. Nitekim Çalap – celle celâluh cümle dürlü nesnenün varlığını Kur’ân içinde yâd kıldı.”
a. Metin bu haliyle anlaşılması oldukça zor bir metindir.
b. Metinde söz sanatlarından yararlanılıp yararlanılmadığını söyleyiniz.
b. Metinde söz sanatları kullanılmamıştır. Metin öğretici metin olduğu için çok fazla kulanılmaz.
c. Özgün metinden örnek cümleleri tahtaya yazarak uzunluk kısalık yönünden inceleyiniz.
c. halâl >uzun ünlü var â
haram >uzun ünlü yok
Şarî’at>uzun ünlü var â
Kur’ân>uzun ünlü var â
kapusı >uzun ünlü yok
kapudur>uzun ünlü yok
ç. Aşağıdaki kelimelerin günümüzdeki yazımlarını da inceleyerek metnin dil özelliklerini boş bırakılan yere yazınız.
ma’lûm -» malum birle -» ile
dürlü -» türlü kapu -» kapı
ç. Metnin dil özellikleri bakımından yabancı sözcükler –Arapça ve Farsça etkisi- var. Türkçe olan sözcüklerde sözcük başı düşmesi t>d değişmesi sözcük içinde u>ı değişmesi olmaktadır.
3. Metindeki birimlerin adını belirtiniz. Bu birimlerde anlatılanlar metnin iletisini destekliyor mu? Açıklayınız.
3.
4. Metinde Kur’an-ı Kerim’in surelerinden örnekler verilmiştir. “Hak şeriat Çalab” kelimelerini de dikkate alarak metnin hangi gelenekle yazıldığını belirleyiniz.
4. Hak şeriat Çalab gibi kelimeler İslam kültürünün etkisiyle oluşmuştur.