Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Türk Dili ve Edebiyatı2012-2013 10. Sınıf Edebiyat Kitabı Cevapları.
4 6 1 12 9 5 11 7 2 13 3 8 10
Zaman kavramı net olarak işlenmemiştir. Özellikler “Günlerden bir gün.. diye destana başlanması zamanın ne zaman olduğunun belli olmadığını gösterir.
4. Okuduğunuz destanda zamanı ve mekânı anlatan sözcükleri belirleyip zaman ve mekân anlatımının nasıl yapıldığını tabloya yazınız. Ayrıca destanda mekânın nasıl bir işlevi olduğunu açıklayınız.
Destanda zamanı anlatan sözcükler Destanda zamanın anlatımı Yine günlerden bir gün Bu çağda! Bu yerde
Ava gitmişti bir gün
Nihayet durdu bir gün nice günlerden sonra
Destanın zaman kavramı ele alınmış fakat belirli ve net bir zaman değildir tıpkı masal ve efsanelerde olduğu gibi belirgin olmayan bir zaman kavramı kullanılmıştır. Destanda mekânı anlatan sözcükler Destanda mekânın anlatımı Büyük bir orman vardı Oğuz yurdundan içre Emri verdi Oğuz Kağan kendinin iç iline
Bir nehir vardı burada İdil-Müren adında
Kara Dağ sırtlarında
Mekanlarda bugün itibariyle çok net bilebildiğimiz yerler değildir. Belki destanın oluştuğu zamanda bu yerler bilinse buralar zaman içerisinde isimleri başkalaştığı için anlatılan mekanları tam olarak bilemiyoruz. 5. Maske (The Mask) çizgi filminin asıl kahramanı; kötü güçler tarafından tehdit edilenleri zor durumda kalanları maskesini takarak edindiği olağanüstü güçleriyle korumaktadır. Asıl kahraman insanlığı tehdit eden teknolojik bir zekâyı dünyayı yerle bir edecek pek çok gücü durdurabilecek olağanüstü özelliklere sahiptir. Bu kahraman insanları korktuğu olaylardan korumak için vardır. Çizgi filmin olay örgüsü bu kahramanın günlük yaşamındaki bu tür faaliyetlerinden oluşmaktadır. Maske çizgi filmindeki kahramanla okuduğunuz destandaki Oğuz Kağan’ı özellikleri yönünden karşılaştırınız. Destandaki kişilerin olay örgüsündeki rollerini ve özelliklerini belirleyiniz.
5. Mask ve Oğuz Kağan’da anlatılan kahramanların her ikisi de iyilik için mücadele eden kişilerdir. Her ikisi de doğa üstü güçleri kullanarak bir şeyler yapmışlar ve insanlara faydalı olmuşlardır.
6. “Oğuz Kağan Destanı’ndaki mekân zaman olay örgüsü ve kişilerde bulunan olağanüstü öğeleri belirleyiniz. Bu öğeleri belirledikten sonra destanda anlatılanların yaşanmasının mümkün olup olamayacağı konusunda düşüncelerinizi söyleyiniz.
6. İlk sütü emip bir daha emmemesi
kısa sürede konuşmaya başlaması
evlilikleri (eşlerinin ortaya çıkışı )
bir boz kurdun yol göstermesi
vezirin rüyasında gördüğü ok ve yayın çocukları tarafından bulunması…
Bu tarz olayların günlük hayatta yaşanması mümkün değil ama destanlar sözlü kültürde oluştuğu ve nesilden nesile aktarıldığı için zaman içerisinde abartılarak değişerek bu konuma gelmiştir.
7. Okuduğunuz destanı meydana getiren birimlerin ortak paydasını (temayı) bulunuz. Daha sonra üçer kişilik dört gruba ayrılarak destanın temasının tarihle insanlıkla mitolojik öğelerle ve hayatla olan bağlantısını belirleyiniz. Tespitlerinizi grup sözcünüz aracılığıyla arkadaşlarınıza aktarınız. Sonuçları maddeleyiniz. 7. Tema : Kahramanlık
Tarih: Oğuzların ünlü komutan Mete’dir. Mete Han’ın hayatı anlatılır.
İnsanlık: Oğuz Kağan’ın halkla olan ilişkileri…
Mitoloji: Ağaç ışık kurt rüya ok yay gibi mitolojik unsurlar verilmiştir.
Hayat: Demircilik av madencilik savaş aletleri yönetim şekli kurultay gibi hayatın içindeki unsurlar vardır.
8. Sınıftan iki arkadaşınızı seçiniz. Arkadaşlarınızın birinden yaşadığı bir olayı anlatmasını isteyiniz. Diğer arkadaşınıza ise anlatılanları yazılı olarak ifade etmesini söyleyiniz. Arkadaşınızdan hazırladığı yazıyı okumasını isteyiniz. Okunan metni dinledikten sonra sınıfça metinde anlatılanları size aktaranın özelliklerini belirleyiniz. Yazıyı hazırlayan arkadaşınız duyduklarını aktarırken kendi bakış açısını da yansıtmış mıdır? Nasıl? Buradan hareketle;
a. Oğuz Kağan Destanı’nın anlatıcısının özelliklerini ve bakış açısını
a. Oğuz Kağan Destanı ozan dediğimiz bir anlatıcı tarafından anlatılmıştır. İlahi bakış açısı ile anlatılmıştır
b. Henüz zümreleşmenin gerçekleşmediği o dönemde destanların nasıl bir halk kitlesine anlatıldığını belirtiniz.
b. Her şeyin beraber yapıldığı ortak kültür değerleri olan bir topluma anlatılmıştır. Nasihat olsun diye anlatılmıştır.
9. “Oğuz Kağan Destanından alınan aşağıdaki orijinal metni ve günümüz Türkçesiyle verilmiş hâlini okuyunuz. İki metni ses değişmeleri ses düşmeleri kelime benzerlikleri ve cümle yapısı yönünden karşılaştırınız. Destan diliyle günümüz dilinin benzer ve farklı yönlerini belirleyiniz.
9. Günümüz Türkçesiyle
Men sizlerge boldım kağan (Sizlerin başınıza ben oldum artık kağan
Alalım yay takı kalkan Elimizden düşmesin ne yayımız ne kalkan!
Tamga bizge bolsın buyan Damgamız olsun bize yol gösteren bir buyan
Kök Böri bolsıngıl uran Alpler (Mavi Kurt) olsun savaşta Bozkurt gibi uluyan!
Temür odalar bol orman Demir kargılar ile olsun ilimiz orman!
Takı taluy takı muran Yurdumuz ırmaklarla denizler ile dolsun
Kün tuğ bolsın kök kurıkan! Gökteki güneş yurdumuzun bayrağı gök çadır olsun!)
Oğuz Kağan Destanı orijinal haliyle hiçbir katkı olmadan sade bir Türkçe ile yazılmıştır. Bazı sözcüklerde değişiklikler görülse de bunları anlamakta sıkıntı çekmemekteyiz.
Men>ben
boldım>oldum
Tamga >damga
bizge>bize
temür>demir gibi..
10. a. “Oğuz Kağan Destanından alınan aşağıdaki orijinal metni okuyunuz. Bu bölümü ahenk öğeleri yönünden inceleyiniz. Tespitlerinizi aşağıdaki boş bırakılan yere yazınız.
Ses tekrarları an sesi sürekli tekrarlanmış. Ses benzerlikleri Ses benzerlikleri de çokça kullanılmıştır. Hece sayısı 8’li hece ile yazılmıştır.
b. Destandaki mitolojik öğeleri ve hayatla mücadeleyi temsil eden sözcükleri bulup noktalı yerlere yazınız. Bütün bunlardan hareketle destan dilinin oluşmasında mitolojik öğelerin hayatla mücadelenin ve musi*kinin etkisini açıklayınız.
b. Mitoloji: Ağaç ışık kurt rüya ok yay gibi mitolojik unsurlar verilmiştir.
Hayat: Demircilik av madencilik savaş aletleri yönetim şekli kurultay gibi hayatın içindeki unsurlar vardır.
Koyu lacivert gökte ışıklı bir iz bırakarak bir yıldız aktı. Kerimcan bunu ne zaman gör*se ürperiyordu. Uğursuzdu yıldız akması. Çünkü bugün yarın uzak yakın biri öldü ölecek demekti. “Sakın Akçakoca emmi… Tanrı esirgesin…”
c. “Devlet Ana” romanından alınan yukarıdaki bölümü okuyunuz. Okuduğunuz bu bölümü ve “Oğuz Kağan Destanından alınan bölümün anlatımını (cümle yapıları tasvirler vb.) karşılaştırınız. Sonuç*ları sıralayınız. Sonuçlardan hareketle “Destanda edebî dil oluşmaya başlamıştır.” diyebilir miyiz? Düşün*celerinizi açıklayınız.
c. Yukarıdaki Devlet Ana romanının dili ile Oğuz Kağan Destanı’nın dili aynı yapıya sahiptir. Burdan hareketle destandaki edebi dilin varlığın söz edebiliriz. Edebi bir destanlarda oluşmaya başlamıştır. Özellikle masalsı bir anlatım göze çarpmaktadır.
11. a. Hunlarla ilgili edindiğiniz tarihî bilgilerden de yararlanarak “Oğuz Kağan Destanı’nı toplum*da iş bölümünün gerçekleşmediği; hayalin akılla ilgili davranışlarda hâkim olduğu o dönemin tarihî siyasi ve kültürel yapısı yönünden inceleyiniz. Tarihsel olay (Hun Devleti’nin kuruluşu) ve kişilerin (Oğuz Kağan) hayal unsurlarıyla nasıl zenginleştirildiğini açıklayınız.
a. Oğuz Kağan tarihsel bir karakterdir. Kendi toplumunda yaşamıştır ve kahramanlıklarıyla hayatını noktalamıştır ama insanlar onun yaptıklarında çok etkilenmiş ve hayatı ile ilgili hayal unsurlarını çalıştırmaya başlamışlardır ki doğumundan itibaren bu işlevi yerine getirmişlerdir. Aslında onlar da Oğuz Kağan çiğ et yemek istemesi olayının gerçekle ilgisi olmadığı bilmekte fakat işin içine hayali unsurlar katılınca zaman içerisinde akıl yerini hayale bırakmaktadır.
12. a. “Oğuz Kağan Destanı’yla kitabınızda daha önce okuduğunuz “Ergenekon ve Göç Desta*nı’nı tema ve kişiler yönünden karşılaştırarak benzerlik ve farklılıkları tabloya yazınız.
Ölçütler Oğuz Kağan Destanı Ergenekon Destanı Göç Destanı Tema Kahramanlık İntikam almak Türklerin göç edişi Kişiler Oğuz Kağan İl Han’ın küçük oğlu Kayan ile kardeşinin oğlu Nüküz ve eşleri Sungur Tekin Kutur Tiğin Türek Tekin Us Tekin Buğu Tekin Benzerlikler Olağanüstü özellikler Anonim Doğal Destan olması Farklılıklar Konu ve tema bakımından farklılıklar vardır.
b. Finlilere ait “Kalevala Destanından alınan aşağıdaki bölümü okuyunuz.
KALEVALA
Türk destanlarıyla “Kalevala Destanı”nı tema ve kişiler yönünden karşılaştırınız. Sonuçları defterinize yazınız.
Her ikisi de milleti için kahramanlık yapan kişilerdir.
13. a. Doğal ve yapma destan kavramlarıyla ilgili edindiğiniz bilgileri arkadaşlarınızla paylaşınız.
a. Tarih öncesi devirlerde sözlü olarak oluşmuş daha sonra kaleme alınarak günümüze ulaştırılmış söyleyeni belli olmayan destanlardır. Doğal destanlara benzeyen: ancak oluşumlarında halkın katkısı bulunmayan yakın dönem-deki bir kahramanlık olayından yola çıkılarak belli bir kişi tarafından oluşturulan destanlardır. Kısacası söyleyeni belli olan destanlardır.
b. Daha önce hazırladığınız Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın “Üç Şehitler Destanı’nı “Oğuz Kağan Destanı’yla karşılaştırınız. Benzer ve farklı yönlerini sıralayınız. Daha sonra bu iki eserden hangisinin doğal hangisinin yapma destan olduğunu belirtiniz.
b. Her iki destanın üslup yönünden aynı olsa da Oğuz Destanı halkın ortak duygu ve düşüncesinde yola çıkarak oluşmuştur. Fakat Üç Şehitler Destanı bir şair tarafından ele alınmıştır. Bir diğer farklılık Oğuz Kağan Destanı yazılmaya başlandığında yani söylenemeye başlandığında halk Oğuz Kağan’ın kahramanlıklarını görüp yaşamaktalarken diğerinde tarihten okuyarak tarih kitaplarından elde ettiği bilgilerle bunu yazmıştır. Bir diğer ortak nokta ise her ikisinde de olağanüstü özellikler vardır.
14. İslamiyet öncesi ve sonrası Türk destanlarıyla ilgili yaptığınız araştırma sonuçlarına göre aşağıdaki şemayı doldurunuz.
Doğal Türk Destanları
İslamiyet Öncesi Türk Destanı 1- Saka-İskit Destanları:
Alp Er Tunga Destanı
Şu Destanı
2- Hun-Oğuz Destanları:
Oğuz Kağan Destanı:
Atilla Destanı
3- Altay Türkleri Destanları:
Yaratılış Destanı
4- Siyenpi Hanedanı Destanı
Siyenpi Destanı
5- Göktürk Destanları:
Bozkurt Destanı
6- Uygur Destanları:
Türeyiş Destanı
Göç Destanı
İslamiyet Sonrası Türk Destanı Manas Destanı:
Saltuk Buğra Han Destanı
Battal Gazi Destanı
Köroğlu Destanı
Timur Destanı
Cengiz Han Destanı
Danişment Gazi Destanı
Sarı Saltuk Destanı
15. a. Tarık Buğra’nın “Osmancık” romanında Osman Bey’in gördüğü rüyanın anlatıldığı aşağıdaki bölümü okuyunuz.
…
b. Osman Bey’in rüyası sizce “Oğuz Kağan Destanı’ndaki hangi olayla benzerlik göstermektedir? Bu örnekten yola çıkarak günümüz edebiyatının destanlardan nasıl etkilendiğini belirtiniz.
b. Etkilenme olmuştur ki edebiyatımızda rüya motifi çok kullanılan bir özellikti.r
16. Destanları olay esasına bağlı günümüz Türk edebiyatına ait daha önceden okuduğunuz bir öyküyle olay örgüsü tema kişiler zaman mekân ve dil-anlatım yönünden karşılaştırınız. Farklılıkları sıralayınız.
Hikâye Destan Olay Örgüsü Belli bir olay kurgusu vardır. Belli bir olay kurgusu vardır. Kişi Yaşamış ya da günlük hayatta yaşayabilecek tipler Yaşamış kişilerin olağanüstü anlatılmış şekli Tema Hayat dair her şey Kahramanlık Anlatım Kurmaca anlatım/ destansı anlatım yoktur. Kurmaca anlatım/ destansı anlatım vardır. Zaman Belli bir zaman çerçevesinde gerçekleşir Belli bir zaman yoktur. Mekan Bilinen mekanlardır Bilinen mekanlar değildir
17. Kitabınızda okuduğunuz metinlerden yararlanarak destanların “tema zaman mekân olay örgüsü dil ve anlatım” yönünden özelliklerini aşağıya sıralayınız.
Olay Örgüsü: Belli bir olay kurgusu vardır.
Kişi: Yaşamış kişilerin olağanüstü anlatılmış şekli
Tema: Kahramanlık
Anlatım: Kurmaca anlatım/ destansı anlatım vardır.
Zaman: Belli bir zaman yoktur.
Mekan: Bilinen mekanlar değildir
1. a. Türk sinemasının önemli sanatçılarından biri olan Cüneyt Arkın’ın filmlerinden birini seyretmişsinizdir. Cüneyt Arkın bu filmlerde üzerine saldıran 20-30 kişilik bir grupla bazen burnu bile kanamadan mücadele edip galip gelmektedir. Bunun mümkün olup olmadığını açıklayınız.
1. Bir insanın birçok kişiyle mücadele etmesi normal olabilir ama bu sayı 20 ya da 30’a çıkınca orda inandırıcılık mümkün olmamaktadır.
b. Günümüzde olağanüstü özellikleriyle dikkati çeken yerli ya da yabancı bir filmle “Oğuz Kağan Destanı’ndaki olağanüstü öğeleri karşılaştırınız. Sonuçları sıralayınız.
b. Mesela Matrix filmi ile karşılaştırırsanız aynı özellikleri görürsünüz.
2. Sizce Oğuz Kağan’ın güçlü bir lider olmak istemesi hâkimiyet duygusu ülke yönetimini çocukları arasında paylaştırması evrensel özellikler midir? Destandaki diğer evrensel özellikleri de siz bulup söyleyiniz.
2.
3. Eski Türklerde destan anlatıcıları (kam) henüz iş bölümünün gerçekleşmediği dönemlerde müzik eşliğinde destan ve şiir söylemenin yanında iletmek istedikleri düşünceleri ve mesajları da destan ve şiirlerle aktarırlardı. Kamların akılla ilgili olan bu davranışları hayallerle süsleyip zenginleştirerek oluşturdukları destanlar birer öğretici metin midir yoksa sanat metni midir? Sınıfta arkadaşlarınızla tartışınız. Sonucu birkaç cümleyle aşağıya yazınız.
3. Destanlar sanatsal metinlerdir.
4. Sizce bir milletin destanının olması neyin ifadesidir? Düşüncelerinizi söyleyiniz.
4. O milletin başından olayların geçtiği ve bundan etkilenerek belli duygu ve düşünce ekseni etrafında birleştiğinin göstergesidir.
DEĞERLENDİRME
1. Sözlü edebiyatla İlgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
A. Sözlü edebiyat ürünleri; dil biçim ve ruh yönünden yabancı etkilerden uzak tamamen yerlidir.
B. Sözlü edebiyatta İslamiyet’in etkisi de görülmektedir.
C. Yazının henüz kullanılmadığı dönemin edebiyatıdır.
D. Sagu koşuk ve destan sözlü edebiyat ürünlerindendir.
E. Sözlü edebiyatı kim tarafından söylendiği belli olmayan ürünler oluşturmaktadır.
CEVAP:B
2. Aşağıda verilen bilgilerden doğru olanları işaretleyiniz.
XXX Destanlar ulusların tarih sahnesine nasıl çıktıklarını anlatan kısa yazılı ürünlerdir. XXX Destanlarda anlatılan olaylar ve kişiler olağanüstüdür. XXX Destanın oluşmasına kaynaklık edecek olağan bir olayın yaşanması yeterlidir. Destanlar anonim ürünler değildir. Destanlarda mekân ve zaman net olarak bellidir.
3. Aşağıdaki noktalı yerlere uygun sözcükleri yazarak cümleleri tamamlayınız.
Destanda zaman ve mekân belli DEĞİLDİR.
Destanlardaki mitolojik unsurlar HALKIN edebiyatına da yansımıştır.
4. Aşağıdaki cümlelerin başına yargı doğru ise “D” yanlış ise “Y” yazınız.
( Y ) Üç Şehitler Destanı Kurtarılmış Kudüs (İtalya) doğal destanlardır.
( D ) Ağaç bozkurt ışık vb. Türk destanlarında kullanılan mitolojik öğelerdir.
( Y ) Destan Döneminde kamların müzik eşliğinde söyledikleri destanlar öğretici metin görevi görmektedir.
5. Aşağıdakilerin hangisinde doğal destanlar bir arada verilmiştir?
A. İlyada Kalevala Oğuz Kağan
B. İlyada Kaybolmuş Cennet Oğuz Kağan
C. Kaybolmuş Cennet Kalevala Şehname
D. İlyada Kurtarılmış Kudüs Kalevala
E. Kurtarılmış Kudüs Şehname Odysseia
(1988 – ÖYS)
CEVAP:A
2. Yazılı Edebiyat (Köktürk Yazıtları Uygur Metinleri)
HAZIRLIK
1. Dörder kişilik iki grup oluşturunuz. Grup sözcülerini belirleyiniz. I. grup: Tarih kitaplarından Köktürkler ve yaşadıkları coğrafi bölge hakkındaki bilgilerinizi tazeleyiniz. II. grup: Uygurlar ve yaşadıkları bölgeler hakkında bilgi edininiz. Edindiğiniz bilgileri bir sunumla arkadaşlarınıza aktarmak üzere hazırlayınız. Sunum sırasında Köktürklerin ve Uygurların yaşadığı bölgenin sınırlarını göstermek üzere haritadan ve slayt gösterilerinden de yararlanabilirsiniz.
1. I. Göktürk Kağanlığı(Doğu-Batı Kağanlıkları) Gök Türk Devleti VI. yüzyılın ortasında Asya’nın doğusunda Çin devletinin batısında Sasani-İran devletinin sınırladığı İç-Asya bozkırlarında doğuda Avarlar batıda Eftalit/Ak Hunlar ile yapılan mücadeleler sonucunda ortaya çıktı. II. Göktürk devleti681 yılında Aşena ailesinden Kutluk Çin’in kuzeyinde kuruldu.
Uygurlar ise Baykal Gölünün güneyindeki Orhun Selenga ve Tala nehirlerinin bulunduğu bölge kurulmuştur.
2. Köktürk Yazıtları ve bunların bulundukları bölge hakkında bilgi edininiz. Yazıtların bulundukları bölgeyi harita üzerinde göstermek üzere hazırlık yapınız.
2. Moğolistan’ın kuzeyinde Baykal gölünün güneyinde Orhun ırmağı vadisindeki Koşo Saydam gölü Yakınlarındadır. Bu yazıtlardan Kül Tigin ve Bilge Kağan yazıtları Koçho Tsaydam bölgesindeki Orhun Irmağı civarında; Bilge Tonyukuk yazıtları ise Köl Tigin ve Bilge Kağan yazıtlarından yaklaşık 360 km uzakta Tola Irmağı’nın yukarı yatağındaki Bayn Tsokto (Bayn Çokto) bölgesindedir.
3. a. Türklerin kullandıkları alfabeleri ve bunlardan Köktürk alfabesinin özelliklerini araştırınız.
a. Göktürk Alfabesi: 38 harften oluşur. Bunların 4’ü sesli 8’i bileşik 26’sı sessizdir. Sağdan sola ve yukarıdan aşağıya doğru yazılır.
Uygur Alfabesi: MS. IX. yy’dan sonra kullanılmaya başlanmıştır. Sağdan sola doğru yazılır. 11’i sessiz 3’ü sesli olmak üzere 14 harften oluşur.
Arap Alfabesi: Türklerin İslamiyet’i kabulünden sonra kullanılmıştır. 33 harften oluşur. Sağdan sola doğru yazılır.
Latin Alfabesi: 1 Kasım 1928 tarihinden itibaren kullanılmaya başlanmıştır. Soldan sağa doğru yazılır. 29 harften oluşur. 8’i sesli 21’i sessizdir.
b. Runik alfabe hakkında bilgi edininiz.
b. Runik yazı İlk Çağ Orta Asya toplumları Etrüskler Macarlar ve vaktiyle Kuzey Avrupa ülkelerinde (İsveç Norveç Finlandiya Almanya vs.) yaşayanlar tarafından kullanılmış bir yazı sistemidir.
4. “Söylev” hakkında bilgi edininiz.
Bir fikri bir dâvayı dinleyicilere benimsetmek onları bu fikre dâvaya inandırmak için söz söyleme işi ya da sanatı. Bu işi yapan kişiye hatip söylenene de yerine göre nutuk söylev hitabe denir.
Hitabet nesir türlerindendir. Ancak işlenen konunun konuşmanın yapıldığı anda ilgi uyandırması anlaşılması gerektiğinden nesrin genel kurallarına bağlı olmakla beraber bazı özel kuralları da vardır. Söz söyleyen kişinin söz söyleyeceği toplumu göz önünde bulundurması anlatımını bu toplumun isteyeceğine göre ayarlanması gerektir. Bu bakımdan hatibin kelimeleri dinleyicilerinin kültürel durumuna göre seçmesi hitap ettiği toplumun anlayabileceği kelimeleri sözleri deyimleri kullanması gerektir.
Hitabeye konuşmanın yapılacağı topluma göre değişen hitaplarla başlanır : Yurttaşlar Sayın dinleyiciler. Vatandaşlar Arkadaşlar…gibi. Bu çeşit hitaptan sonra ilkin fikir dâva ileri sürülür. Bu fikir ya da dâva üzerine dinleyicilerin varması istenen fikrin ve düşüncenin sonucu söylenir. Hatip bunları yaparken dinleyicilerin zekâsına hayaline duygusuna başvurur. Anlatımında çeşitlilik göstermek dinleyenleri heyecana sürüklemek onları varmak istediği sonuca ulaştırmak için gereklidir.
Sözle bir fikri bir dâvayı dinleyenlere aşılamak işi çok eskidir. İnsanlar yazıyı bulmadan çok önceleri sözle bir fikri söylemeyi inandırmayı uygulamışlardır. Bu bakımdan yazılı sanat türlerinden önce sözle bir fikri söyleme türü olan hitabet türü meydana gelmiştir. İlkçağda toplumlara karşı bu çeşit söz söyleyerek fikir ve düşünce yayma fikri özellikle Yunan ve Romalılarda yetişen Demosten Cicero gibi hatipler söz söyleme sanatının ünlü kişileridir.
Hitabet sözün konusuna ve söylenme yerine göre başlıca şu çeşitlere ayrılır:
Siyasî hitabet siyaset konusunda söylenen nutuklardır. Bu çeşit nutuklar çoklukla millet meclislerinde siyasî parti toplantılarında mitinglerde diplomatik toplantılarda söylenir. İç ya da dış politikayı ilgilendiren konuşmalardır.
Askerî hitabet komutanların askerlerini cesaretlendirmek için söyledikleri ya da çeşitli askerî konularda söylenen nutuklardır.Dinî hitabet tapınaklarda din konusunda söylenen nutuklardır.
Hukukî hitabet mahkemelerde hukuk konusunda söylenen (savcıların iddianameleri ile avukatların ya da sanıkların savunmaları) nutuklardır.
Akademik hitabet bilim toplantılarında akademilerde söylenen nutuklardır. Bir bilim adamının bir akademiye kabul edilirken söylediği nutuk üniversitelerin ya da bilim kongrelerinin açılışında söylenen nutuklar akademik nutuklardır.
5. Onuncu Yıl Nutku’nun bir bölümünü Atatürk’ün sesinden CD veya kasetçalardan dinlemek üzere hazırlık yapınız.
5.
6. Sizce yazının icadı insanlara ne gibi kolaylıklar sağlamıştır? Açıklayınız.
6. Kültür aktarımı olarak en önemli göre vi yerine getirmiştir. İnsanların tarihini öğrenmede yardımcı olmuştur. Kalıcılık getirmiştir.
7. Gelecek nesillere aktarılmak üzere bir mesajınız olsaydı bunu yazı dışında neyle yapardınız? Düşüncelerinizi belirtiniz.
7. Resimle bir şeyler yapılabilirdi ama bunun da garantisi olmamakla birlikte özellikle mimari yönünden bir şeyler bırakılabilir.
İNCELEME
1. metin
KÜL TİGİN ABİDESİ
1. a. Grup sözcüleriniz aracılığıyla Köktürkler ve onların yaşadıkları coğrafi bölge hakkında edin*diğiniz bilgileri bir sunumla arkadaşlarınıza aktarınız.
1.a. Yukarıdaki birinci soruda cevaplanmıştır.
b. Okuduğunuz metinden; Köktürklerin yaşayışına inancına siyasi ve sosyal hayatına yönelik sözcükleri belirleyiniz. Bu sözcüklerden yararlanarak eski Türklerin sözlü edebiyatında olduğu gibi yazı*lı ürünlerine de dönemin özelliklerinin nasıl yansıdığını açıklayınız.
b. Siyasi: Kağanlıkla yönetiliyor ve Bilge Kağan tarafından yönetilmiş.
İnanç: Tek Tanrı inancı olan Tek Tanrı inancı var.
Sosyal Hayat: Yardımlaşmayı sevmeyen açlık nedir tokluk nedir bilmeyen bir toplum. Çinlilerin sözüne çabuk kanan ve çok çabuk tuzağa düşen bir millet.
Yaşayış: Göçebe olarak yaşayan ve genellikle Çinlilere yakın olan bir millet ve zaman içerisinde onların egemenliğine girmişler.
2. a. Köktürk alfabesi ve Türklerin kullandıkları diğer alfabeler hakkında edindiğiniz bilgileri arka*daşlarınıza aktarınız.
a. Göktürk Alfabesi: 38 harften oluşur. Bunların 4’ü sesli 8’i bileşik 26’sı sessizdir. Sağdan sola ve yukarıdan aşağıya doğru yazılır.
Uygur Alfabesi: MS. IX. yy’dan sonra kullanılmaya başlanmıştır. Sağdan sola doğru yazılır. 11’i sessiz 3’ü sesli olmak üzere 14 harften oluşur.
Arap Alfabesi: Türklerin İslamiyet’i kabulünden sonra kullanılmıştır. 33 harften oluşur. Sağdan sola doğru yazılır.
Latin Alfabesi: 1 Kasım 1928 tarihinden itibaren kullanılmaya başlanmıştır. Soldan sağa doğru yazılır. 29 harften oluşur. 8’i sesli 21’i sessizdir.
b. Runik alfabe hakkında bilgi edininiz.
b. Runik yazı İlk Çağ Orta Asya toplumları Etrüskler Macarlar ve vaktiyle Kuzey Avrupa ülkelerinde (İsveç Norveç Finlandiya Almanya vs.) yaşayanlar tarafından kullanılmış bir yazı sistemidir.
b. Runik alfabe hakkındaki bilgilerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
b. Runik yazı İlk Çağ Orta Asya toplumları Etrüskler Macarlar ve vaktiyle Kuzey Avrupa ülkelerinde (İsveç Norveç Finlandiya Almanya vs.) yaşayanlar tarafından kullanılmış bir yazı sistemidir.
c. Köktürk Yazıtlarının bulunduğu bölgeyi haritada gösteriniz.
c. 2. Moğolistan’ın kuzeyinde Baykal gölünün güneyinde Orhun ırmağı vadisindeki Koşo Saydam gölü Yakınlarındadır. Bu yazıtlardan Kül Tigin ve Bilge Kağan yazıtları Koçho Tsaydam bölgesindeki Orhun Irmağı civarında; Bilge Tonyukuk yazıtları ise Köl Tigin ve Bilge Kağan yazıtlarından yaklaşık 360 km uzakta Tola Irmağı’nın yukarı yatağındaki Bayn Tsokto (Bayn Çokto) bölgesindedir.
ç. Köktürkler ölen kişilerin ardından onların yaptıklarını başarılarını kişiliklerini öven bu abide*leri niçin taşlara yazdırmış olabilirler? Bunun Köktürk alfabesiyle ilgisini tartışınız. Sonucu taşların bulunduğu yerle ilişkilendirerek kısaca belirtiniz.
ç. Ölen kimselerin ardından onların yaptıklarını anlatmak bir sonraki kuşağa örnek alınması için bir fayda sağlar. Özellikle onlardan övgü dolu sözlerle bahseder onların yaptıkları yapmaları tavsiye edilir. Örnek olarak sunulur.
Köktürk alfabesiyle ilgisi ise ilk defa bu tarz bir çalışma yani devlet büyükleri kendilerinden sonraki nesle nasihat amaçlı bir şey bırakmak istediği düşüncelerini yazıya aktarmak zorunda hissetmişler. Bu onların kendilerine ait bir yazıları olmalarına vesile olmuştur. Taşların bulunduğu yerler ise genellikle karasal iklimin egemen olduğu çöldür.
3. Kül Tigin yazıtta Türk milletine öncelikle millet olarak bir arada yaşayabilmek için birlikte mücadele etmek gerektiğini ve dünyaya hâkim olma arzusunu nasıl dile getiriyor? Bu düşünceleri Köktürklerle ilgili edindiğiniz bilgilerle ve kitabelerin yazıldığı dönemle ilişkilendirerek açıklayınız.
3. Türklerin bir arada özellikle Ötüken ormanında yaşaması gerektiğini söylemiştir. Birlikte yaşadıkları devirde doğu-batı-kuzey-güney yönlerine giderek cihan hakimiyeti duygusunu ortaya koymuştur. Bu dönemde Göktürkler en güçlü dönemlerini yaşamışlardır ama çok zorluklarla bu döneme gelmişlerdir. Bu durumda da yöneticiler kendi halkına seslenerek neler yapmaları gerektiğini anlatıyor.
4. Yazılı edebiyat eski Türklerde yazının kullanılmaya başlanmasından sonra oluşan edebiyat ürünleridir. Türklerin tarihte ne zaman yazı kullanmaya başladıkları kesin olarak bilinmemekle birlikte Hun İmparatoru Mete’nin MÖ II. yüzyılda Çin Devleti’ne gönderdiği iki mektubun hangi yazıyla yazıldığı belli değildir.
Türklerin İslamiyetten önce kullandıkları alfabe çeşitleri Köktürk alfabesi ve Uygur alfabesidir. Moğo*listan’daki Orhun ve Yenisey ırmakları çevresinde bulunan dikili taşlar Köktürk alfabesiyle yazılmıştır. Dolayısıyla bu taşlar Türk edebiyatının ilk yazılı örnekleridir.
Yenisey çevresindeki irili ufaklı taşlar bilinmeyen kişilere ait mezar taşlarından ibarettir.
Okuduğunuz bu tarihî bilgi ve abidelerden alınan bölümden hareketle Orhun Bölgesi’ndeki Köktürk Yazıtları (Orhun Abidelerinin yazılı edebiyatımızdaki önemini birkaç cümleyle aşağıya yazınız.
4.
Moğolistan’ın kuzeyinde Baykal gölünün güneyinde Orhun ırmağı vadisindeki Koşo Saydam gölü yakınlarındadır.
Göktürkler tarafından 8. yy’da Göktürk alfabesiyle yazılmıştır.
Türk edebiyatının ilk yazılı örneği olarak kabul edilir.
Türk töresinden geleneğinden ve devlet siyasetinden bahseder.
Tarih coğrafya ve edebiyata kaynaklık etmiştir.
Türk edebiyatının ilk nutuk (söylev) örneğidir.
Türk adı ilk kez geçer.
Bir kısmı Çince yazılmıştır.
Çinlilerle ilgili mücadeleler anlatılır. Halkla birlik mesajı verilmiş; halk Çinlilere karşı uyarılmıştır.
İlk bulan ve bilim çevrelerine tanıtan İsveçli Subay Strahlenberg’dir.
Bu yazıtlar üç tanedir:
Bilge Tonyukuk Anıtı (720-725): Bu anıtı Tonyukuk kendi adına yazdırıp gitmiştir. Bu anıtta Göktürklerle Çinliler arasında yapılan savaşlar Tonyukuk’un ağzından sade bir anlatımla hatıralar şeklinde anlatılmıştır. Tonyukuk ilk Türk yazar olarak kabul edilir.
Kültigin Anıtı (732): Göktürk Hakanı Bilge Kağan’ın ölen kardeşi Kültigin adına diktirdiği yazıttır. Yazıtta sanatlı bir söyleşi vardır. Yolluğ Tiğin tarafından yazılmıştır.
Bilge Kağan Anıtı (735): Bilge Kağan’ın ölümünden sonra oğlu tarafından diktirilmiştir. Bu abide de Bilge Kağan konuşmaktadır. Yazıtta sanatlı bir söyleşi vardır. Yolluğ Tiğin tarafından yazılmıştır.
5. Köktürklerin Çinlilerle olan mücadelesinin Köktürklerin hâkimiyet düşüncesinin kitabelerdeki anlatımıyla tarih kitaplarındaki anlatımını karşılaştırınız. Karşılaştırma sonucunda bu tarihî ve siyasi olayların edebî bir dille anlatıldığı yazıtların Türk medeniyet tarihi açısından önemini kısaca aşağıya yazınız.
5. Köktürkler Çinliler mücadele içerisinde yaşamışlardır ve bunun altındaki temel neden de Türklerin cihangirlik duygusunun hakim olmasıdır. Elbette ki bu olayların tarih kitaplarındaki anlatımıyla kitabelerdeki anlatımı aynı olmaz. Ama yazıtlar bize göstermiştir ki bizim geçmişle olan bağımızı koparmamıştır. Yazıldığı dönemden sonraki nesle seslenerek nasihatte bulunmuştur.
6. Köktürk Yazıtlarının temel düşüncesini söyleyiniz. Bu konudaki düşüncelerinizi belirtiniz.
6. Temel düşünce halkına karşı kendini sorumlu hissedip hesap verme sonraki kuşaklara aydınlatma bilgi verme sonraki kuşakları tehlikelere karşı koruma ve nasıl davranmaları gerektiğini belirtmedir.
7. a. “Kül Tigin Abidesi”nin aşağıda orijinal dille verilen bölümünü ve günümüz Türkçesiyle verilmiş hâlini okuyunuz. Yollug Tigin tarafından yazılan abidenin kimin ağzından kime hitaben söylendiğini belirleyiniz.
Tengri teg tengride bolmış Türk Bilge Kağan bu ödke olurtum. Sabimin tüketi eşidgil Ulayu ini yigünüm oğlanım biriki oguşum budunum biriye şadpıt begleryırıya tarkat buyruk begler Otuz Tatar… Tokuz Oğuz begleri budunı bu sabimin edgüti eşid katıgdı tıngla:
(Tanrı gibi gökte olmuş Türk Bilge Kağan bu zamanda oturdum. Sözümü tamamıyla işit. Bilhassa küçük kardeş yeğenim oğlum bütün soyum milletim güneydeki şadpıt beyleri kuzeydeki tarkat buyruk beyleri Otuz Tatar… Dokuz Oğuz beyleri milleti! Bu sözümü iyice işit adamakıllı dinle.)
a. Yazıtlar Kül Tiğin’in ağzından anlatılır.
b. Paragraftaki cümlelerden iki tanesini tahtaya yazınız. Cümlenin yapısını günümüz Türkçe cümle yapısıyla kip özellikleri yönünden karşılaştırınız. Ses değişimlerini belirleyiniz. Abidelerden alınan cümlelerde benzetmelere yer verilip verilmediğini tespit ediniz.
b. bolmış > olmuş Değişim= Sözcük başındaki b sesinin düşmesi gerçekleşmiştir.
olurtum>oturdum Değişim= l>t değişimi söz konusudur.
Abidelerin edebi yönü hemen kendini gösterir. Bu da Göktürklerin içinde bulunduğu dönemde önce de edebiyatlarının güçlü olduğunu gösterir. Özellikle metinde Çinliler hakkında düşünceleri sanatsal bir dille yazılmıştır.
“Çin milletinin sözü tatlı ipek kumaşı yumuşak imiş. Tatlı sözle yumuşak ipek kumaşla aldatıp uzak milleti öylece yaklaştırılmış. Yaklaştırıp konduktan sonra kötü şeyleri o zaman düşünürmüş. İyi bilgili insanı iyi cesur insanı yürütmezmiş. Bir insan yanılsa kabilesi milleti akrabasına kadar barındırmazmış. Tatlı sözüne yumuşak ipek kumaşına aldanıp çok çok Türk milleti öldün; Türk milleti öleceksin! Güneyde Çogay Ormanı’na Tögültün Ovası’na konayım dersen Türk milleti öleceksin!”
8. a. Grup sözcünüz aracılığıyla Uygurlar ve Uygurların yaşadığı bölgeler hakkında edindiğiniz bilgileri arkadaşlarınıza aktarınız.
a.Yukarıdaki birinci soruda cevaplanmıştır.
b. Uygurlara ait aşağıdaki metni okuyunuz.
Günümüz Türkçesiyle
Tengri yaruk küçlüg bilgeke yalvarar biz “Tanrı nurlu (ve) güçlü bilgeye yalvarırız
Ötünür biz kün ay tengrike Yakarırız Güneş (ve) Ay tanrılarına;
Yaşın tengri nom kutı Şimşek Tanrı’sı din kutu
Mar mani firiştilarka Mar Mâniye (ve) meleklere.
Kut kolur [biz] tengrim Kut dileriz ey Tanrı’m!
Et’özümüzni küzeding Vücudumuzu gözetin
Özütümüzni boşung Ruhumuzu halas edin!
Kıv kolur biz yaruk tengrilerke Kut dileriz nurlu tanrılardan!
Adasızın turalım Tehlikeden (ırak) duralım
Ögrinçligin erelim Sevinç içinde olalım!”
Okuduğunuz metinde koyu yazılmış sözcükleri ve şiirin temasını dikkate alarak Uygurlar dönemine ait yazılı metinlerin özelliklerini tartışınız. Tartışma sonucuna göre yazılı edebiyat dönemine ait eserleri gruplandırarak aşağıdaki şemada noktalı yere yazınız.
b. Yukarıdaki kelimeler Maniheist Uygurlara ait olan metinlerdir. Dini içeriğe sahiptir. Göktürklerde gibi tek tanrı inancından bahsetmez onun yerine Maniheist düşüncenin izleri vardır.
İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı
Sözlü Edebiyat Yazılı Edebiyat Destan koşuk sağu sav Göktürk KitabeleriYenisey Yazıtları
9. Maniheist Uygurlara ait tercüme eserlerden biri olan yukarıdaki şiir ve Köktürk Yazıtlarından okuduğunuz metinden hareketle “yazılı edebiyat dönemiyle” ilgili çıkarımlarınızı aşağıya sıralayınız.
9. Türkler yerleşik hayata geçmişler ve artık kendilerine uygun dinleri tercih etmişlerdir.
Kendilerine ait bir alfabeleri olmuş ve bunu kullanmışlardır.
YORUMLAMA – GÜNCELLEME
1. a. Söylev hakkında edindiğiniz bilgileri arkadaşlarınızla paylaşınız.
a. Bir fikri bir dâvayı dinleyicilere benimsetmek onları bu fikre dâvaya inandırmak için söz söyleme işi ya da sanatı. Bu işi yapan kişiye hatip söylenene de yerine göre nutuk söylev hitabe denir.
Hitabet nesir türlerindendir. Ancak işlenen konunun konuşmanın yapıldığı anda ilgi uyandırması anlaşılması gerektiğinden nesrin genel kurallarına bağlı olmakla beraber bazı özel kuralları da vardır. Söz söyleyen kişinin söz söyleyeceği toplumu göz önünde bulundurması anlatımını bu toplumun isteyeceğine göre ayarlanması gerektir. Bu bakımdan hatibin kelimeleri dinleyicilerinin kültürel durumuna göre seçmesi hitap ettiği toplumun anlayabileceği kelimeleri sözleri deyimleri kullanması gerektir.
Hitabeye konuşmanın yapılacağı topluma göre değişen hitaplarla başlanır : Yurttaşlar Sayın dinleyiciler. Vatandaşlar Arkadaşlar…gibi. Bu çeşit hitaptan sonra ilkin fikir dâva ileri sürülür. Bu fikir ya da dâva üzerine dinleyicilerin varması istenen fikrin ve düşüncenin sonucu söylenir. Hatip bunları yaparken dinleyicilerin zekâsına hayaline duygusuna başvurur. Anlatımında çeşitlilik göstermek dinleyenleri heyecana sürüklemek onları varmak istediği sonuca ulaştırmak için gereklidir.
Sözle bir fikri bir dâvayı dinleyenlere aşılamak işi çok eskidir. İnsanlar yazıyı bulmadan çok önceleri sözle bir fikri söylemeyi inandırmayı uygulamışlardır. Bu bakımdan yazılı sanat türlerinden önce sözle bir fikri söyleme türü olan hitabet türü meydana gelmiştir. İlkçağda toplumlara karşı bu çeşit söz söyleyerek fikir ve düşünce yayma fikri özellikle Yunan ve Romalılarda yetişen Demosten Cicero gibi hatipler söz söyleme sanatının ünlü kişileridir.
Hitabet sözün konusuna ve söylenme yerine göre başlıca şu çeşitlere ayrılır:
Siyasî hitabet siyaset konusunda söylenen nutuklardır. Bu çeşit nutuklar çoklukla millet meclislerinde siyasî parti toplantılarında mitinglerde diplomatik toplantılarda söylenir. İç ya da dış politikayı ilgilendiren konuşmalardır.
Askerî hitabet komutanların askerlerini cesaretlendirmek için söyledikleri ya da çeşitli askerî konularda söylenen nutuklardır.Dinî hitabet tapınaklarda din konusunda söylenen nutuklardır.
Hukukî hitabet mahkemelerde hukuk konusunda söylenen (savcıların iddianameleri ile avukatların ya da sanıkların savunmaları) nutuklardır.
Akademik hitabet bilim toplantılarında akademilerde söylenen nutuklardır. Bir bilim adamının bir akademiye kabul edilirken söylediği nutuk üniversitelerin ya da bilim kongrelerinin açılışında söylenen nutuklar akademik nutuklardır.
b. Onuncu Yıl Nutku’ndan bir bölümü Atatürk’ün sesinden dinleyiniz. Sınıfta aranızdan belirleyeceğiniz iki arkadaşınıza Atatürk’ün Onuncu Yıl Nutku’ndan bir bölümü ve Kül Tigin Abidesi’nden alınan bölümü hitabet üslubuyla okutunuz. Bu iki metni aşağıdaki tabloda belirtilen ölçütler yönünden karşılaştırıp sonuçları yazınız.
Kül Tigin Abidesi 10. Yıl Nutku Yapı Düz yazı(yukarıdan aşağı*Göktürk alfabesi) Düz yazı (Sağdan sola * Latin alfabesi) Tema Birlik olmak Birlik olmak Dil ve Anlatım Sanatlı ve edebi bir anlatımı var. Kül Tiğin’ın ağzından anlatılır. Sanatlı ve edebi dili var. Kendi ağzından anlatır. Hitap Edilen Zümre Halka hitap eder. Halka hitap eder. Tarihî ve Kültürel Önemi Zorluklar nasıl baş edildiğini anlatarak bir sonraki kuşağa anlatır ve medeniyetimizde yerini alır. Zorluklar nasıl baş edildiğini anlatarak bir sonraki kuşağa anlatır ve medeniyetimizde yerini alır. Yazılış Amaçları Nasihatte bulunmak Nasihatte bulunmak
2. Kül Tigin’in Türk milletine yaptıkları hatalar yüzünden yaşadıkları kötü tecrübeleri gerçek*çi bir şekilde dile getirmesini nasıl yorumluyorsunuz? Siz Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanı olsay*dınız günümüz şartlarında Türk milletine neler söylemek isterdiniz? Düşüncelerinizi söylev üslubuy*la bir paragraf şeklinde yazıp sınıfta okuyunuz.
2.
3. Siz Kül Tigin’in yerinde olsaydınız bu kitabeye başka neleri eklemek isterdiniz?
3.
DEĞERLENDİRME
1. Aşağıdaki noktalı yerlere uygun sözcükleri yazarak cümleleri tamamlayınız.
• İslamiyet öncesi dönem SÖZLÜ edebiyat ve YAZILI edebiyat olmak üzere ikiye ayrılır.
• Yazılı edebiyat ürünleri de sözlü dönem ürünleri gibi dil VE ANLATIM duyuş ve zevk bakımından eski Türklerin özelliklerini yansıtan eserlerdir. Bu bakımdan yazılı edebi*yatımızın en önemli kaynakları ORHUN ABİDELERİ VE YENİSEY YAZITLARIDIR.
• Yazılı dönem ürünleri GÖKTÜRK ve UYGURLARA ait metinlerdir.
2. Aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
A. Kül Tigin Abidesi Köktürk alfabesiyle yazılmıştır.
B. Uygur dönemine ait metinler günlük konularda yazılmış metinlerdir.
C Köktürk Yazıtlarında kısa yapıda cümleler kullanılmıştır.
D. Köktürk Yazıtları; Kül Tigin Bilge Kağan ve Tonyukuk adına dikilmiştir.
E. Köktürk alfabesindeki harfler taş üzerine yazı yazmak için uygun yapıdadır.
CEVAP:B
3. Aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?
A. Uygur dönemine ait yazılı metinler dinî konularda yazılmış tercüme metinler değildir.
B. Köktürk Yazıtları edebiyat tarihi araştırmalarına ışık tutmayan eserlerdir.
C Köktürk Yazıtları Orhun Irmağı kenarında bulunmaktadır.
D. Köktürk Yazıtları yazıldığı dönemde insanların yaşama mücadelesini yansıtmaktadır.
E. Bilinen en eski Türk yazarı Bilge Tonyukuk’tur.
CEVAP: D
4. Hitabet türünün örneği olan Köktürk Yazıtlarının Türk edebiyat tarihi açısından önemini belir*tiniz.
II. ÜNİTE ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME SORULARI
1. Aşağıdaki destanlardan hangisi birlikte verildiği ulusa ait değildir?
A. Manas – İran
B. Ramayana – Hint
C. Nibelungen – Alman
D. Kalevala – Fin
E. Ergenekon – Türk
(1997 – ÖYS)
CEVAP:A
2. Sözlü edebiyatın özelliklerinin verildiği aşağıdaki bilgilerden doğru olanları işaretleyiniz.
Bu dönemde Türkler Şamanizm Manihaizm Budizm gibi dinlerin etkisindedir. XXX Bu dönem edebiyatı biçim dil ve içerik yönünden ulusaldır. XXX Bu dönem edebiyat ürünleri halkın ortak malıdır yani söyleyeni belli değildir. Bu dönem edebiyatı yazının bulunmasıyla sona ermiştir. XXX Bu dönem ürünleri müzik eşliğinde söylenir.
3. Sözlü edebiyat nazmı hakkında verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
A. Nazım birimi beyittir.
B. Serbest ölçü kullanılmıştır.
C. Daha çok tam uyak ve redif kullanılmıştır.
D. Şiirler sözlü olarak söylenmiştir.
E. Kullanılan dil yabancı sözcüklerle örülüdür.
CEVAP: D
4. Alp Er Tunga öldü mü
Issız acun kaldı mu
Ödlek öçin aldı mu
Emdi yürek yırtılır.
Aşağıdaki yargılardan hangisi yukarıdaki dörtlüğe ait değildir?
A. 7′li hece ölçüsüyle yazılmıştır.
B. İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatına ait “sagu”dur.
C. Uyak düzeni aaab’dir.
D. Şölen adı verilen yas törenlerinde söylenir.
E. Kopuz eşliğinde söylenir.
CEVAP: D
5. Aşağıdaki noktalı yerlere uygun sözcükleri yazarak cümleleri tamamlayınız.
SAĞULARA halk edebiyatında ağıt adını alır.
DESTAN toplumu derinden etkileyen savaş göç ve doğal afetler vb.nin anlatıl*dığı uzun manzum öykülerdir.
6. Aşağıdaki cümlelerin başına yargı doğru ise “D” yanlış ise “Y” yazınız.
( D ) Oğuz Kağan Destanı Şu Destanı İlyada ve Odysseia Destanı doğal destanlardır.
( D ) “Üç Şehitler Destanı” (Fazıl Hüsnü Dağlarca) yapma destandır.
( D ) Koşuklar sığır (av törenleri) ve şölen (kurban törenleri) adı verilen törenlerde söylenir.
( Y ) Samanların görevi sadece kopuz eşliğinde şiir söylemektir.
7. Aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğal destanlara ait değildir?
A. Ulusların tarih sahnesine nasıl çıktıklarını anlatan uzun ürünlerdir.
B. Çoğunlukla manzum edebî ürünlerdir.
C. Destanlardaki olaylar ve kişiler olağanüstüdür.
D. İnsanların olağanüstü olaylara inandıkları çağda oluşmuş ürünlerdir.
E. Söyleyeni belli olan ürünlerdir.
CEVAP:E
8. Aşağıda verilen kelimelerden birbiriyle ilgili olanları eşleştiriniz.
a. Göktanrı ( c ) Mitolojik öğeler
b. Sagu ( ç ) Koşma
c. Destan ( a ) Köktürkler
ç.Koşuk ( b ) Ağıt
9. Aşağıda verilen destanlardan bir grup oluşturulursa hangisi dışarıda kalır?
A. Alp Er Tonga Destanı
B. Oğuz Kağan Destanı
C Göç Destanı
D. Manas Destanı
E. Şu Destanı
CEVAP: D
10. Aşağıdakilerden hangisi Türklerin kullandıkları alfabelerden değildir?
A. Arap alfabesi
B. Uygur alfabesi
C.Göktürk alfabesi
D. Mani alfabesi
E. Latin alfabesi
CEVAP: D
1. XI – XII. Yüzyıllarda İslamiyet ve Türk Kültürü
HAZIRLIK
1.Türk kültürü ve medeniyeti konusunda yazılmış eserlerden “İslam uygarlığının İslamiyet sonrası Türk kültürüne etkileri” hakkında bilgi edininiz.
1.Türkler İslamiyet’i kabul ettikten sonra sosyal siyasi edebi… olarak her alanda İslam uygarlığının etkisi görülmeye başlandı. Eskiden cihangir duygusu ile Alp tipi varken yerini Alperen tipine bırakmıştır. Amaç bu sefer bütün dünyayı ele geçirip yönetmek değil bütün dünyaya İslam’ı anlatmak ve yaşatmak olmuştur. Yerleşik hayata geçmeler daha hızlı oldu. En fazla etki de edebiyat alanında oldu. Artık edebiyatımızda İslami literatür girmeye başladı. Allah peygamber namaz oruç gibi kelimeler şiirde kullanılmaya başladı. Yaşamlarında değişiklik çok olmuştur alfabeleri değişmiş edebiyatlarında Arap ve Farsça kelimeler ortaya çıkmış kullanılan manzumlar değişmiştir.
2. Üç gruba ayrılınız. Grup sözcülerinizi belirleyiniz. Grup olarak İslamiyet’in kabulüyle birlikte Türklerin sosyal siyasi ve kültürel hayatındaki değişimlerden biri hakkında bilgi edininiz.
2. Türkler İslâmiyet’i kılıç zoruyla değil kendi rızalarıyla kabul etmişlerdir. Şüphesiz bu dini seçmelerinin en önemli sebebi eski Türk inancı ve anlayışı ile İslâmiyet arasında birçok benzerlik bulunmasıdır:
a-Eski Türk dini Gök-Tanrı inancı adıyla bilinmektedir. Bu inanışa göre Türkler İslâmiyet’teki gibi tek bir Allah’a inanıyor ve O’na Tanrı (Tengri) diyorlardı. İslâmiyet’te Esmâ-i hüsnâ denilen Allah’ın sıfatlarından bazıları eski Türk inancında da mevcuttu.
b-Ahiret ve ruhun ölmezliği her iki inançta da mevcuttu. Türkler cennet için uçmağ (uçmak) cehennem için tamu sözünü kullanmaktaydı.
c-İslâmiyet’te olduğu gibi Gök Tanrı inanışında da Tanrıya kurban sunuluyordu.
d-İslâmiyet’teki gaza ve cihât ile Türklerin dünya üzerinde töreyi hâkim kılmak için yaptıkları savaşlar benzer mahiyettedir. İslâm anlayışına göre savaş sonunda elde edilen ganimet helâldir. Türklerde ise aynı şekilde yağma geleneği vardır.
e-İslâmiyet’in telkin ettiği ahlakî kurallar Türk anlayışına da uygun düşmektedir.
Türkler tarih boyunca çeşitli dinlere girmişlerdi. Ancak bu dinler halk arasında değil daha çok idareci kesimde kabul görmüştü. Buna rağmen İslâmiyet dışındaki dinlere girenler Türklüklerini koruyamamışlardır. İslâm dini millî yapıya uygun olduğu içindir ki Türkler kitleler hâlinde bu dini kabul etmişler ve Türklüklerini korumuşlardır.