18.Münazara : İnsan Mı Doğaya Hükmeder Doğa Mı İnsana?

R
  • Kullanıcı Restful
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Münazara
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Burada tekrar yinelemek istiyorum ki bahsettiğiniz şey doğanın hükmü değildir. Evet, çok fazla can ve mal kaybına neden olan felaketler, var ve yine bunun sebebi ona hükmeden insan. Evet, doğanın savunma şekli olan doğal kaynaklı felaketleri önlemek mümkün değildir, fakat alınacak tedbirlerle kayıpları halk ve çevre sağlığı sorunlarını azaltmak mümkün. İnsan doğanın dengesine dur diyebilmek için de hükmeder. Yaşamak için de bunu yapmalıdır ki bu insanların doğaya olumlu etkilerinden sadece biri oluyor.
Böylesi felaketler için müdahale etmek gerekir, mevcut kaynaklara, araç ve gereçlere çokta eğitilmiş insana acil ihtiyaç vardır. Doğa olumlu etkileri beklerken insan hükmünü onu yok etmek içinde kullanabilir bilerek veya bilmeyerek insan bunu yapıyor.
Misal bahse felaket öncesi, anında ve sonrasında yapılması gereken hazırlıklarda insanlar rol oynamaktadır ve bunun önemini bilmeyen yoktur. Yani bir zahmet bilin.

çok fazla can ve mal kaybına neden olan felaketler, var ve yine bunun sebebi ona hükmeden insan.
Bir Kasirganin, depremin, firtinanin, sebebi insan mi?
Deprem makinasi yapildigini iddia edenlerdenmisin? (:

Evet, doğanın savunma şekli olan doğal kaynaklı felaketleri önlemek mümkün değildir,
Depremler, firtinalar doganin kendini savunmasi degil, dogal bir olaydir.
fakat alınacak tedbirlerle kayıpları halk ve çevre sağlığı sorunlarını azaltmak mümkün.
Bir hatirlatma;
Konumuz doganin gücünün azaltilmasi degil, hükmedenin hangisi oldugudur.
Bu tür verdiginiz cevaplar ile aslida herseye doganin hükmettigini savunur duruma düsüyorsunuz.

Böylesi felaketler için müdahale etmek gerekir
Müdahale edebilirsiniz fakat HÜKMedemezsiniz.
Konumuz hüküm ise bu savunmaniz da cürüdü.

Misal bahse felaket öncesi, anında ve sonrasında yapılması gereken hazırlıklarda
Doganin felaketlerine hazirlanmak, felaket sonucu yaralarimizi sarmak, ona hükmetmek anlamina gelmez.
Doganin gücüne teslim olmus bizlerin felaketi en hafif zararla atlatmamiza yarar.

Savundugunuz gücün acizligini, istemsiz olarak ortaya cikarmaya devam ediyorsunuz.

@Scarlett Ohara ve @Pitre
Diger arkadaslarinizin savunmasini merakla bekliyorum (:
 
Selamlar herkese, kolay gelsin.

İşlerimden ötürü epey mesajı kaçırdım ama yazılanları okuyup, itirazlarımı ve önerilerimi zaman içerisinde sunacağım.

İnsanın neden doğaya hakim olduğunun tarihsel arka planına kısaca değinerek bir başlangıç yapmak istiyorum.

Bilime göre modern insanın ortaya çıkışı 200 bin yıl öncesine dayanmaktadır. Daha öncesi hakkında ise jeolojik ve arkeolojik çalışmalar devam etmektedir. İnsanlar çakmaktaşından sivri bir cisim yapmasını öğrenene kadar yaşamsal olarak doğadaki bir hayvandan farksızdılar. Ne zaman ki alet yapmayı öğrendi zaman içerisinde doğaya karşı yavaş yavaş üstünlük sağlamaya başladı. Sivri cisimler yaptı ve avlanmayı öğrendi. Mağaraları oydular ve yağmurdan ve soğuktan korundular. Ateşi keşfettiler yemek pişirmesini, eti pişirmesini ve bu vasıtayla sindirim sürecini kolaylaştırmasını sağladılar ve beraberinde ısınmayı öğrendiler. Hayvanları evcilleştirdiler ve hayatlarında yardımcı olmaları için kullandılar. Ama sadece bunları öğrenmekle kalmadılar, kendinden sonraki kuşaklara da öğrettiler ve daha da geliştirdiler.

Evet, beraberinde iklimlere alışmayı öğrendiler. Sıcağa ve soğuğa karşı nasıl giyinilmesi gerektiğini öğrendiler. Bununla baş edemedikleri zaman (ilk insanlar) soğuk yerden sıcak yere doğru göç ettiler ve orada yaşamayı öğrendiler. Dokumacılığı öğrendiler. Nehrin, suyun olduğu taraflara doğru giderek tarımı getirdiler, toprağı sürdüler ve bitkisel gıdalar arasında eleme yaparak sağlıklarına uygun olanları yetiştirdiler, yaban olanları ise ekmediler. Mısır 5000 yıl önce 2-3 cm iken, insanlar devamlı suretle irilerini ektiğinden bugün bildiğimiz boya erişmiştir.Ardından zaman içerisinde barutu silahı, buhar makinesini öğrenerek bugünkü konuma gelmiş ve doğada istediğini yapabilme kabiliyetini sağlayabilmiştir.

Tüm bunların arkasında insanın düşünebilen, düşündüklerini geliştirip ilerletebilen zeki bir canlı olması yatmaktadır.

İnsanlar ilk başlarda doğaya karşı gelemezken bugün doğanın tepkilerini bilimsel yollarla izlemeyi öğrenmiş ve önceden önlem almak için kendini geliştirmiştir. Hani derler ya : Deprem öldürmez, bina öldürür diye… Evet, doğa öldürmez. Ölüm gerekçesi doğa dışındaki şeylerdir…

Konunun seyrine göre toplumlar tarihinden günümüze örnekler sunabilirim. Devam edeceğim…
 
Selamlar herkese, kolay gelsin.

İşlerimden ötürü epey mesajı kaçırdım ama yazılanları okuyup, itirazlarımı ve önerilerimi zaman içerisinde sunacağım.

İnsanın neden doğaya hakim olduğunun tarihsel arka planına kısaca değinerek bir başlangıç yapmak istiyorum.

Bilime göre modern insanın ortaya çıkışı 200 bin yıl öncesine dayanmaktadır. Daha öncesi hakkında ise jeolojik ve arkeolojik çalışmalar devam etmektedir. İnsanlar çakmaktaşından sivri bir cisim yapmasını öğrenene kadar yaşamsal olarak doğadaki bir hayvandan farksızdılar. Ne zaman ki alet yapmayı öğrendi zaman içerisinde doğaya karşı yavaş yavaş üstünlük sağlamaya başladı. Sivri cisimler yaptı ve avlanmayı öğrendi. Mağaraları oydular ve yağmurdan ve soğuktan korundular. Ateşi keşfettiler yemek pişirmesini, eti pişirmesini ve bu vasıtayla sindirim sürecini kolaylaştırmasını sağladılar ve beraberinde ısınmayı öğrendiler. Hayvanları evcilleştirdiler ve hayatlarında yardımcı olmaları için kullandılar. Ama sadece bunları öğrenmekle kalmadılar, kendinden sonraki kuşaklara da öğrettiler ve daha da geliştirdiler.

Evet, beraberinde iklimlere alışmayı öğrendiler. Sıcağa ve soğuğa karşı nasıl giyinilmesi gerektiğini öğrendiler. Bununla baş edemedikleri zaman (ilk insanlar) soğuk yerden sıcak yere doğru göç ettiler ve orada yaşamayı öğrendiler. Dokumacılığı öğrendiler. Nehrin, suyun olduğu taraflara doğru giderek tarımı getirdiler, toprağı sürdüler ve bitkisel gıdalar arasında eleme yaparak sağlıklarına uygun olanları yetiştirdiler, yaban olanları ise ekmediler. Mısır 5000 yıl önce 2-3 cm iken, insanlar devamlı suretle irilerini ektiğinden bugün bildiğimiz boya erişmiştir.Ardından zaman içerisinde barutu silahı, buhar makinesini öğrenerek bugünkü konuma gelmiş ve doğada istediğini yapabilme kabiliyetini sağlayabilmiştir.

Tüm bunların arkasında insanın düşünebilen, düşündüklerini geliştirip ilerletebilen zeki bir canlı olması yatmaktadır.

İnsanlar ilk başlarda doğaya karşı gelemezken bugün doğanın tepkilerini bilimsel yollarla izlemeyi öğrenmiş ve önceden önlem almak için kendini geliştirmiştir. Hani derler ya : Deprem öldürmez, bina öldürür diye… Evet, doğa öldürmez. Ölüm gerekçesi doğa dışındaki şeylerdir…

Konunun seyrine göre toplumlar tarihinden günümüze örnekler sunabilirim. Devam edeceğim…

Insanlarin dogaya hükmedebildigini degil,
Insanlarin dogaya nasil ayak uydurduklarinin bilgisini vermissin.
Insanin yaptigi sey, büyük bir gücten almak ve vermektir sadece. Ona hükmetmek yada karsi koymak degildir.
 
Doğa Dünyadaki Tüm Alanları Kapsar.
Yeryüzünde Yaşayan Tüm Hayvanlar Doğanın Parçasıdır,
Yeryüzünde Meydana Gelen Tüm Doğal Afetler Doğanın Parçasıdır...

Kışın Kalın,
Yazın İnce Giyiniyoruz..
Neden ?
Doğaya Ayak Uydurmak Zorunda Olduğumuz İçin Olabilir mi ?
Kesinlikle Öyle..

Düşünün,
Kuşlar Bile Kışın Göç Ederler..
Doğaya Ayak Uydurabilmek Adına..
Ölmemek Adına..

Neden Kış Meyveleri,
Yaz Meyveleri Diye Ayırım Yapıyoruz ?

Neden Kışın Sel Oldu Diye Meyve Sebze Fiyatları Artıyor ?
Neden Yağmur Yağmadığı İçin Kıtlık Yaşanıyor ?

Madem İnsan Doğaya Hükmediyor,
Neden Depremler, Seller Oluyor, Küresel Isınmaya Neden Çözüm Bulamıyoruz ?

Doğa Dilediği Gibi Hareket Eder,
İnsanlar Ona Ayak Uydurarak Yaşamlarını Sağlarlar..

Bahsettiğiniz şey meseleye tersten bakmaktır.
Doğada hava soğukmuş yada sıcakmış. O yüzden insanlar ona göre giyiniyormuş.

Burnumuz gözlük takmak için mi yaratıldı yoksa daha iyi görebilmek için gözlük diye birşeyi insanlar mı icat etti?

Evet, doğa stabildir. İnsanlar olsa da o soğuk olacaktı ve olmasaydı da. İnsanların buna ayak uyduruyor olmuş olması onun baş edemediği anlamına gelmez. Nitekim insanlar takvim diye birşey icat etmiş ve mevsimler-aylar diye bir çizelge yapmış ona göre çok zorlanmadan, kolay bir şekilde doğaya karşı kendini koruyabilmiştir.

Sel oldu diye yada mevsim değişiyor diye meyve fiyatlarının artıyor olması insanların kar amacı güden bir ekonomik sistemde yaşıyor olmasından kaynaklıdır. Örneğin; çok değil, yakın tarihimizde, sosyalizm ile yönetilen Sovyetler Birliği'nde resmi rakamlara göre enflasyon sıfırdır ve işsizlik yoktur ve bu rejim 70 yıl ayakta kaldı. Bugün enflasyondan ötürü artan fiyatlar doğadan değil, insnaların toplumdan önce kendi kişisel menfi çıkarlarını düşünmesinden kaynaklanmaktadır.

Sel, deprem, tsunami öldürmez. İhmal öldürür.
 

Doğa insana ; burası deprem bölgesi,sen burada yaşayamazsın,sen buraya ev yapamazsın diyebilmektedir ve insan da çaresizce evini daha güvenli yerlere yapmaktadır.
Yok öyle bir şey. Bunun ülkemizce örneği İzmit'tir. Öyle ki kent tarih boyunca depremlerden nasibini fazlası ile almıştır. Roma döneminde de şehir üç kez baştan kurulmuş, sonrasında bir deprem daha olup tamamen yıkılınca terk edilmiş mi? Evet. Bir de şimdi gidin bahse kente de insanların nasıl bir hüküm sürdüğünü görün. Değişik olur hem size de. .p
İnsan ne doğaya dur diyebilir,ne doğanın hükmünü engelleyebilir.
İzmitliler geçit yok, diyen doğaya geçtik işte, diyor efendim gidin yerinde keşfedin.İnsanlar doğa istemiyor diye oradaki güzelliklerden vazgeçmek istemiyor. Doyasıya sömürmek istiyor.

Önlemlerin önemini zahmet olmadığı için biliyorum,biliyoruz da ; insan eğer bir şeye önlem alıyorsa buna hükmedemiyor demektir ; bunu da bir zahmet siz bilin,bilin yani.
Doğanın neler yapabileceğini biliyoruz her birimiz bu sebeple önden alıyoruz önlemimizi, önceden bilinene karşı. Siz bir yöntem veya harekete hüküm değil derseniz hepimiz güleriz. Yapmayın.


Hava koşulları nedeniyle ertelenen uçuşlar,deniz seferleri görüyoruz. Kışın kar yüzünden ulaşılamayan köyler duyuyoruz. Yağmur yağdığında sinyali alamayan uydu yayınlarımız var hala.
Doğa,kendi başına buyruk bir şey.
Güneşli olmayan bir günde,evden çıkarken ceket almamı bile sağlıyorsa,bu bana hükmediyor demektir zaten.
Sizin bahsettiğiniz doğanın kendi kafasına göre takılma olayıdır. İnsanlar görür bilir ve bildikleri gibi devam ederler.

Bütün bu söyledikleriniz doğanın bilinçli, bilinçsiz her insanın baskısı altına girdiği gerçeğini değiştirmiyor.

Unutmayınız ki insan hakim olmak ister, her şeye. Hakim olmak da darmadağın etmek kadar dilediğin gibi yeniden biçimlendirerek bir araya getirmek de demektir. Doğa darmadağın edebilir fakat yok olanı yeniden biçimlendirip bir araya getiremez.
Hükümden bahsediyorsak bilmekten de bahsetmeliyiz. Hükmetmek en çok da bir konu, olay veya mekanı ayrıntılarıyla bilmek demektir. Bilmek, hükmetmek doğa değil, insan işidir. Dil bilgisi şart.
 

Doganin gücünü, etkilerini, gücü karsisinda ne kadar caresiz kalabildigimizi hatirlatmak isterim.
Öyle ki, insan bile Doganin kücücük bir parcasi degil mi?

Bu tanımlamanız konu içeriğini baz aldığımızda yanlıştır. Çünkü doğa dediğimiz kavramı araştırdığınız zaman, insani etkiler yok sayılır. Madde ve enerji unsurlarından oluştuğu kabul edilir. İnsan etkinliğinin dışında kendi kendini sürekli olarak yeniden yaratan ve değiştiren güç; canlı ve cansız maddelerden oluşan varlığın tümünü ifade eder.
 
Selam herkese öncelikle bende okuldayım geç cevap vermek zorunda kaldım o yüzden kendi fikirlerimi söylemekle başlamak istiyorum

Konumuz şudur ki doğa evet insana hükmeder. İnsanlar gerçekten çok zeki varlıklardır şu an bile 1 hafta belki 1 ay sonrasında hava durumunun nasıl olcagını öğrenebiliyoruz , No Pasaranın dediği gibi evet hayvanları evcilleştirdik ateşi bulduk magaraları yonttuk ve bunun gibi aklımıza gelebilcek her şeyi insanlar sağladı ama ne yazık ki insanlarında doğanın dengesine karşı koyması doğadan faydalanması sınırsız değildir her şeyin bir sonu vardır. İnsanların doğaya olan hakimiyetlerinide zaten doğa sınırlandırmaz mı ? En basit örnek herkesin verdiği gibi depremler insanlar depremler karsısında çok sağlam evler yapabilirler depremden belki korunabilirler ama kimse depremi önleyemez. İnsanlar doğaya yaşam alanı sunamazlar doğa insanlara yaşam alanı sunar bizde bunlardan ancak doğanın istediği gibi faydalanabiliriz. Bu gelişmiş teknolojiye bakarsak eğer kim bir yanardağı söndürebilir bir insan söndüremez bence bunu yapanda yine doğa değil midir ? Kim yağmuru durdurabilir ? Kim karı durdurabilir ? teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin yine hava soğuk olucak zamanı geldiğinde yine hava ısınıcak. İnsanın tek yaptığı şey bu doğa koşullarına uyup hayatlarını devam ettirmektedir. Zaten insanlarda doğanın bir parçası değil midir? Eğer doğa olmazsa istersek dünyanın en gelişmiş teknolojisine sahip olalım sonumuz yine ölüm olmaz mı ? burda kim hükmetmiş olur doğa mı insana insan mı doğaya ?
 


Bahsettiğiniz şey meseleye tersten bakmaktır.
Doğada hava soğukmuş yada sıcakmış. O yüzden insanlar ona göre giyiniyormuş.

Burnumuz gözlük takmak için mi yaratıldı yoksa daha iyi görebilmek için gözlük diye birşeyi insanlar mı icat etti?

Evet, doğa stabildir. İnsanlar olsa da o soğuk olacaktı ve olmasaydı da. İnsanların buna ayak uyduruyor olmuş olması onun baş edemediği anlamına gelmez. Nitekim insanlar takvim diye birşey icat etmiş ve mevsimler-aylar diye bir çizelge yapmış ona göre çok zorlanmadan, kolay bir şekilde doğaya karşı kendini koruyabilmiştir.

Sel oldu diye yada mevsim değişiyor diye meyve fiyatlarının artıyor olması insanların kar amacı güden bir ekonomik sistemde yaşıyor olmasından kaynaklıdır. Örneğin; çok değil, yakın tarihimizde, sosyalizm ile yönetilen Sovyetler Birliği'nde resmi rakamlara göre enflasyon sıfırdır ve işsizlik yoktur ve bu rejim 70 yıl ayakta kaldı. Bugün enflasyondan ötürü artan fiyatlar doğadan değil, insnaların toplumdan önce kendi kişisel menfi çıkarlarını düşünmesinden kaynaklanmaktadır.

Sel, deprem, tsunami öldürmez. İhmal öldürür.

Arkadaşım,
Bahsi Geçen Tüm Olayların Anası Doğa..

İnsan Aklı Sayesinde Doğaya Hükmedebildiğini Düşünür,
Sadece Düşünür..

İnsalar Düşünür, Araştırır, İcat Eder..
Doğanın Gizliliğini Çözer Aslında..

Yağmur Yağıyor Evet,
Su İhtiyacı Var Ne Yapmalı ?
Baraj Kuralım..

Efendim Napalım,
Rüzgar Gülü İle Daha Tasarruflu Elektirik Kullanalım..

Ana Kaynak Ne ?

Doğanın Hakimi Değil, Parçasıyız.
 
Selam herkese öncelikle bende okuldayım geç cevap vermek zorunda kaldım o yüzden kendi fikirlerimi söylemekle başlamak istiyorum

Konumuz şudur ki doğa evet insana hükmeder. İnsanlar gerçekten çok zeki varlıklardır şu an bile 1 hafta belki 1 ay sonrasında hava durumunun nasıl olcagını öğrenebiliyoruz , No Pasaranın dediği gibi evet hayvanları evcilleştirdik ateşi bulduk magaraları yonttuk ve bunun gibi aklımıza gelebilcek her şeyi insanlar sağladı ama ne yazık ki insanlarında doğanın dengesine karşı koyması doğadan faydalanması sınırsız değildir her şeyin bir sonu vardır. İnsanların doğaya olan hakimiyetlerinide zaten doğa sınırlandırmaz mı ? En basit örnek herkesin verdiği gibi depremler insanlar depremler karsısında çok sağlam evler yapabilirler depremden belki korunabilirler ama kimse depremi önleyemez. İnsanlar doğaya yaşam alanı sunamazlar doğa insanlara yaşam alanı sunar bizde bunlardan ancak doğanın istediği gibi faydalanabiliriz. Bu gelişmiş teknolojiye bakarsak eğer kim bir yanardağı söndürebilir bir insan söndüremez bence bunu yapanda yine doğa değil midir ? Kim yağmuru durdurabilir ? Kim karı durdurabilir ? teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin yine hava soğuk olucak zamanı geldiğinde yine hava ısınıcak. İnsanın tek yaptığı şey bu doğa koşullarına uyup hayatlarını devam ettirmektedir. Zaten insanlarda doğanın bir parçası değil midir? Eğer doğa olmazsa istersek dünyanın en gelişmiş teknolojisine sahip olalım sonumuz yine ölüm olmaz mı ? burda kim hükmetmiş olur doğa mı insana insan mı doğaya ?

Hükümete karşı halk arasında çıkabilecek olası bir isyanı kim önleyebilir? kimse ancak hükümet buna karşı tedbir alıp korunabilir.Korunuyor olması da hükmetmediği anlamına gelmez.İnsanın biri ölür,diğeri doğar.
 
Insanin sahip oldugu tum teknoloji 'deprem' gibi bir doga olayi icin yetersiz kaliyor. Ne zamanini tahmin edebiliyoruz ne de siddetini. Teknolojiyse sadece oluleri gommeye yariyor.
Volkan kullerine teknolojimizle cozum yaratamiyor aksine milyon dolarlik ucaklarimiza farkli rotalar ciziyoruz.
Insanin gucunun ve teknolojisinin boyun egdigi tek sey dogadir.
Doga,tarih boyunca insana hukmetmis ve hukmetmeye de devam edecektir.

Biraz slogan atmanın dışına çıkıp altını doldurmak ve kendinize şu soruyu yöneltmeniz gerekir :

Neden her deprem sonrası depremin olup-olmayacağı tartışılmıyor da yasa değiştirilmesi, yeni mevzuat çıkarılması gündeme geliyor?

Çünkü yapılanlar insan hatası ve dahası ihmalkarlığı da ondan.

Depremin ne zamanını ve ne şiddetini tahmin edebiliyoruz söylemi doğru bir söylem değildir.

Bugün havadaki iki füzenin kaç saniye sonra birbiriyle çarpışacağı bile hesaplanabiliyorken, depremden oluşmasına neden olan kayaçların sürtünmesi ve olası hareketler tahmin edilebiliyor. Fakat Türkiye'nin altyapısının yetersiz olması, insan hayatının ucuz olması ve ranta yönelik politikalar uygulanmasından ötürü yapılamıyor.

Söz gelimi bundan birkaç yıl önce yaşanan Van depremi, 2005 yılında Kocaeli Deprem Sempozyumu'nda söylenmişti. Van’da olacak olası bir depremin nelere yol açacağına işaret ediyor ve olası çözüm önerilerini sunuyordu Buyrun bakın :

2005 yılındaki rapor :"Özellikle son yıllarda ülkemizde yaşanan depremler ve bunun neticesinde meydana gelen can ve mal kayıpları, deprem ve yarattığı etkiler konusuna dikkatleri bir kez daha çekmiştir. Van ili ve yakın çevresi geçmişte meydana gelen depremler ve büyüyen yapısıyla deprem ve zemin etkileşimi açısından incelenmeye değer bir konumdadır. Depremlerde can ve mal kaybına neden olan en önemli etkenlerden biri zemin özelliğidir. Bu amaç doğrultusunda, Van ilinin, geçmiş dönemlerde bir çok deprem geçirdiği göz önünde bulundurularak, yerleşkenin, zemin özellikleri sondajlar, laboratuar deneyleri ve sismik kırılma yöntemleriyle belirlenmiş, aletsel ve tarihsel depremler analiz edilerek deprem dönüşüm periyotları hesaplanmış ve mevcut yapıların olası bir depremde nasıl davranacağı ve yüksek magnitüdlü bir depremin Van ili yerleşim alanında nasıl sonuçlar doğuracağı araştırılmıştır. "

Bunu hükümetin kaale almamış olması bilinmediği anlamına gelmez.
 
.

İnsan hükmeder.Soğuk savaş dönemi bunun güzel örneği esasında.Neyse ki soğuk olarak kaldı o savaş,sıcağa dönüşseydi doğa İNSANIN ürettiği hidrojen ve atom bombaları ile yok olabilirdi.İnsan hüküm iradesini kullandı ve ABD ile SSCB karşılıklı anlaşıp nükleer silahları azalttı.Ah işte ne yaparsın,insanların iyimser hükümleri bazen fazlası ile kurtarıcı olabiliyor.
 


Hükümete karşı halk arasında çıkabilecek olası bir isyanı kim önleyebilir? kimse ancak hükümet buna karşı tedbir alıp korunabilir.Korunuyor olması da hükmetmediği anlamına gelmez.İnsanın biri ölür,diğeri doğar.

hükümete karşı halk arasında çıkabilicek isyanı bi çok şey önleyebilir eğer başka biri saldırırsa hükümet ve halk bir arada olup diğerlerine karşı gelir değil mi ? bu örnek biraz abzürt gibi geldi bana. Aynen öyle insanın biri ölür diğeri doğar bunu kendin söylüyorsun buda doğanın dengesinin içinde değil midir ? belli başlı en verilebilcek örnek doğa hakkında onuda sen verdin :D
 


hükümete karşı halk arasında çıkabilicek isyanı bi çok şey önleyebilir eğer başka biri saldırırsa hükümet ve halk bir arada olup diğerlerine karşı gelir değil mi ? bu örnek biraz abzürt gibi geldi bana. Aynen öyle insanın biri ölür diğeri doğar bunu kendin söylüyorsun buda doğanın dengesinin içinde değil midir ? belli başlı en verilebilcek örnek doğa hakkında onuda sen verdin :D

Doğanın iradesinde değil insanın yaşayış şeklinde.Absürt bir örnek değil idi.Sizin; ''kar önlenir mi? yağmur önlenir mi?'' tarzında ki düşüncelerinize paralel bir yorumdu.Doğanın dengesini etkileyen en öneli faktördü insan.Bakınız kuş gribi cereyan edince 'Kuşlar türleri öldürülsün' hükmü verildi ve kuşlar öldürüldü ve keneler çoğaldı.Doğanın dengesini insan bozmuş oldu.Çeşitli kimsayal ilaçlar üretilerek de kene baskını önlenmeye çalışılıyor,yüksek oranda da önlendi.Yine insan müdahalesi ile rayına girdi işler.
 
En basit örnek herkesin verdiği gibi depremler insanlar depremler karsısında çok sağlam evler yapabilirler depremden belki korunabilirler ama kimse depremi önleyemez.
Sizden rica deprem veya diğer afetlerin insan üzerindeki hakimiyetini açıklamanız. Çok rica ediyorum, doğal afetleri nasıl doğanın insan üzerindeki hükmü olarak nitelendire biliyorsunuz, anlatır mısınız, biraz?
İnsanlar doğaya yaşam alanı sunamazlar doğa insanlara yaşam alanı sunar bizde bunlardan ancak doğanın istediği gibi faydalanabiliriz.
Burayı da hiç anlamadım. Benim gibi anlamayan izleyici arkadaşlar için doğa bizden kendisi ile alakalı nasıl faydalanmamızı istiyor?
Doğa yaşam alanı sunmaz, doğa insanlara yaşam alanı sunar, demişsiniz. Bunu okurken sizi mavi yani bizim gruptan sandım. Doğanın hükmetmek için değil hizmet etmek için var olduğunu söylemiş bize destek olmuşsunuz. Minnettarız efendim.

Burda kim hükmetmiş olur doğa mı insana insan mı doğaya ?[/B]
Sizin söylediklerinize bakarsak da insan doğaya hükmetmiş oluyor. Saygılar, selamlar..
Not: İnsanın yağmuru durdurması gibi mantık dışı bir yaklaşım ile hükmedemediğini kanıtlama çabanızı sevdim.
 
Sizden rica deprem veya diğer afetlerin insan üzerindeki hakimiyetini açıklamanız. Çok rica ediyorum, doğal afetleri nasıl doğanın insan üzerindeki hükmü olarak nitelendire biliyorsunuz, anlatır mısınız, biraz?

Burayı da hiç anlamadım. Benim gibi anlamayan izleyici arkadaşlar için doğa bizden kendisi ile alakalı nasıl faydalanmamızı istiyor?
Doğa yaşam alanı sunmaz, doğa insanlara yaşam alanı sunar, demişsiniz. Bunu okurken sizi mavi yani bizim gruptan sandım. Doğanın hükmetmek için değil hizmet etmek için var olduğunu söylemiş bize destek olmuşsunuz. Minnettarız efendim.


Sizin söylediklerinize bakarsak da insan doğaya hükmetmiş oluyor. Saygılar, selamlar..
Not: İnsanın yağmuru durdurması gibi mantık dışı bir yaklaşım ile hükmedemediğini kanıtlama çabanızı sevdim.

Sanırsam ben anlatamamışım tam olarak bir daha anlatıyım depremden girmişsin direk.. Siz teknolojiden ondan bundan bahsediyorsunuz ama ne kadar ileri bir teknoloji olursa olsun biz depreme karşı çıkamayız ha belki ufak hasarlarla daha çok kişi kurtulur bilemeyiz.. Benim için bir şeye hükmetmek ona kimsenin karşı çıkamamasıdır çıkamıyor ki hükmediyordur ben böyle düşünüyorum.

Anlamadığın yeride yanlış okumuşsun o yüzden anlamaman normal benim orda dediğim şu ki ' İnsanlar doğaya yaşam alanı sunamazlar doğa insanlara yaşam alanı sunar bizde bunlardan ancak doğanın istediği gibi faydalanabiliriz' Sun'a'mazlarla sunmazlar arasında çok büyük bir fark vardır zaten.


---------------------------------

ayrıca insanın doğaya hakim olması için doğayı yok etmesi gerekir halbuki doğa yok edildiğinde insanlarda yok olmuş olur. doğanın en ufak bir haykırışında insan doğanın esiri olur doğa olmasaydı insanlarda olmazdı çünkü doğa insanlar için yaratılmış olsa bile doğanın deprem,çığ,sel vb. doğal afetlerin önlemini alsak bile onu önleyemeyiz hükmetmek demek onu engellemektir. Ayrıca insanlar doğayı hor ve kötü kullanmaya devam ederlerse o zaman hep kendilerine hem de dünyaya zarar vermiş olucaklar.Evet belki de insanlar böyle yaptıkça hükmettiklerini zannediyolardır,ama öyle değil doğaya hükmetmek için ondan üstün ve iyi olmak lazım ki bu imkansızdır.İnsan doğanın bir parçasıdır doğa insana hakimdir insanlar ancak doğal dengeyi bozarlar hakim olamazlar. Dengeyi bozmakta hakim olmak demek değildir çünkü bozulan her denge insanlığın sonunu getiren adımlardır. Çok basit insan olmazsa doğa bozulmaz ama eğer doğa olmazsa dünyada ki her şey biter.
 
Yorumlar düzenlenip alakasız mesajlar silinmiştir.
Münazara konumuzun dışına çıkmadan yapılan tartışmalar çok daha güzel olacaktır.
Kolay gelsin yeniden :cici:
Not:bilgilendirmek için yazdım cevap yazmayınız.
 
Okulda olduğum için ilk 4 sayfayı okumakla yetindim.

Öncelikle merhabalar herkese ve iki tarafa da başarılar.

İnsan tabirini kullandıkça sanırım karşı taraf da okuyucular da bunu bireysel düşünüyorlar, bu yüzden ben insanlık tabiriyle devam edeceğimi belirterek başlıyorum.

İnsanlık, doğanın parçası olma yolundan çıkıp doğaya hükmetme rolünü seçmiştir kendine. Neden insanlık doğanın bir parçası değildir derseniz eğer, şöyle bir analize davet etmek isterim sizi. Doğada her canlı varlığın belli bir habitatı vardır, insanlık hariç. İnsanlık Dünya'nın her köşesinde sıcağında, soğuğunda, çölünde, bahçesinde, dağında, ovasında kendine yaşam alanı oluşturmuştur. Kürksüz bir hayvan düşünün, bu hayvan soğuk bir bölgede yaşayamaz çünkü doğanın bir parçasıdır ve doğanın hükmü onun orada yaşamaması yönündedir. Lakin insanlar yaşayabilir, burada insanın soğuktan korunmak için giyinmesi gibi durumları doğaya ayak uydurmak diye yorumlamışsınız ama bunu başka canlılar yapmıyor, yapamıyor iken bizim yapabilmemiz doğaya ayak uydurma değil doğanın sunduğu şartları elimizin tersiyle itip onun kurallarına karşı gelmektir. Ki bunun neticesinde kendi kurallarımı koyuyoruz ki bu da hükmetmektir. Doğal afetlerin örnek verilmesi biraz abes kaçıyor bana göre çünkü doğal afetler doğadaki bozukluklardır zaten. İnsan bu hataları düzeltmeye çalışsa da var olan teknolojimiz sadece korunmak ve "kontrol altına almak" üzerine. Misal, Pitre'nin örnek verdiği gibi Japonya bu konuda gösterilecek en büyük örnektir. Japonya'daki depremlerde can kaybı yaşanmıyor, buraya dikkat çekmek istiyorum. Bir ada olan ve 2011'de dünyanın beşinci büyük depremini gören bir ülkede depremden dolayı can kaybı yaşanmıyor, tüm can ve mal kaybının çoğu tsunami kaynaklıdır ve tsunami dediğimiz şey 40 metreye varan dalgalardır. Peki tsunaminin sebebi nedir? Tsunamiyi tetikleyen en büyük etken -diğer etkenlerin yanında- deniz zeminlerinin yapısının ve yerinin değişmesi. Bu da Japon hükümetinin deniz petrolleri ve nükleer stant kurma sevdasının bir sonucudur. 1990'lardan önceki tsunamilerde dalga boyu 15 metreyi geçmediği için sahil şeridinde okyanus dibine kurulan setler Japonya'da can kaybını önlemiştir, lakin dalganın boyutları yükseldikçe yıkım kaçınılmaz oluyor çünkü var olan teknoloji küçük bir ada ülkesini etrafındaki okyanustan koruma konusunda tam olarak ilerleyebilmiş değil. Bir başka pencereden bakarsak, tsunaminin ne zaman geleceğini ve şiddetini bilebiliyoruz. Bunun için okyanus tabanının dalgalarını ölçen sonar sistemler mevcut. Aynı şekilde deprem için de fay hatları üzerine kurulu tektonik hareketleri inceleyen cihazlar var dünyada.

Buraya kadar verdiğim örneklere "bakın doğaya önlem alınıyor, hükmedilmiyor" diyebilirsiniz, demişsiniz de. Ben de arkadaşlarımı tekrar etmekten ziyade sizi bu olayların öncesine götürmek istiyorum.

Depremler bu kadar sık mı oluyordu? Tsunamiler? Volkan patlamaları?

Hayır.

Depremleri sıklaştıran etmenler insanın açgözlülüğüdür. Peki nasıl? Var olan fay hatlarına yakın yerlerde usulsüz tarım faaliyetleri, toprağı nadasa bırakmama, fay hatları yakınında maden, petrol kuyuları kurma, fay kaynaklarında bulunan değerli madde ve mineralleri çıkarmaya çalışma gibi "insanlık" faaliyetleri depremlere sebep olur.

Yapılan çalışmalara göre aynı fay hattı büyüklüğüne göre hiçbir etki olmaksızın 5 ile 20 yıl aralıklarla faaliyet gösterebilir. Baktığımız zaman dünyanın en büyük fay hatlarına sahip Japonya'da neredeyse her gün irili ufaklı bir sürü deprem oluyor. Bunun zaten doğa kurallarına aykırı bir durum olduğu ortada, bunlar hep insanlığın faaliyetlerinin bir sonucu.

Doğal afetler konusundan uzaklaşmak gerekirse;

Doğa, tanımına göre müdahale olmaksızın kendini yenileyen bir zincir gibidir. Peki eğer doğa bize hükmediyorsa insanlığın doğanın işleyişini hiçbir şekilde değiştirememesi lazım gelir. Peki baktığımızda "küresel ısınma" denen olay nedir, yada "ozon tabakasının incelmesi"? İnsanlık hükmetme isteği ve faaliyetleri sonucunda doğanın çarkında var olan yüzlerce hayvanın soyunu tüketmiş kalanını da tükenme tehlikesiyle baş başa bırakmıştır.

Siz dahili olduğunuz ve size hükmeden bir sisteme zarar verip onu yok edebilir misiniz?

Şimdilik bu kadar, gidişata göre devamı gelecektir.
 
Siz dahili olduğunuz ve size hükmeden bir sisteme zarar verip onu yok edebilir misiniz?
Yazdigin seylerin benzerleri daha önce söylendi ve cevap verildi. Ben alintiladigim cümlen icin birkac sey söyleyecegim.
Tabiki zarar verilebilir. sistem dedigine bircok örnek verilebilir.
Örnegin devlet kurulmus bir sistem bizler de sisteme ayak uydurmak zorunda olan insanlariz. Hüküm devlete ait olsa da, biz insanlar zarar verebiliriz bu devlete.

Konudan cikiyoruz sürekli.
Konu dogaya verdigimiz zararlar degil.
Konu Doganin isleyisine direk olarak müdahale edip edemememiz.

Hadi 3 gün sonra yagacak yagmuru durdurun.
Hadi bu yil kar yagmasini engelleyin.
 
Hükmetmek, hakim olmak, egemenlik kurmak, nüfuzlu olmak, idare altına almak burada iki tarafın da bahsettiği şey yönetmek, çekip çevirmek. Düzenleme, çekip çevirme, emretme ayrıcalığına, buyurma gücüne sahip olanın doğa olduğunu iddia etmek mantık dışıdır.

Doğa için sınırsız denilebilir belki fakat insan doğanın idaresi altındadır denilemez.
Kontrol altına alan insan kontrolü altına alınabilir olan doğadır.

Doğal afetleri durdurmak gibi uç nokta da düşünceleri olmayanlar afetlerin, kontrol altına alınabileceği bilinci ile doğaya hükmeder.

İnsanımız insanlığın gücünü bilmediği için türler tükeniyor, bilinçsiz insanların yanlış hükümleri sonucu doğa zarar görüyor, sağlığını yitiriyor ya.

Doğa ile ilgilenin.
Doğaya hükmede bileceğinizin farkında olun.
Doğaya hükmedebileceğinin farkında olan ve doğayı kendi çıkarları için kötüye kullanan insanlara dur, demek için insan gücünü görün. Görün ki doğa sağlığını koruyabilsin. Aksi halde doğa bizi yönetiyor yah ss, diyenler yüzünden yok olacak hükmedemediğiniz doğa.

Doğanın, tabiatın bütün varlıklarını korumak için doğanın sizi yönlendirdiği fikrinden vazgeçmelisiniz. Alan yönetimi diye bütün dünyanın kabul ettiği bir gerçek varken biyolojik çeşitliliğin korunmasına, doğal, tarihi ve kültürel değerlerin sürdürülebilirlik anlayışıyla yönetilmesine, sağlıklı ve temiz bir çevrede yaşanmasına katkıda bulunmak için ses çıkarmalıyız.

Korunması gerekli olan taşınmaz doğa varlıkları için hükmedebilen insan bütün olayı doğaya yüklüyorsa sürülmeye mahkumdur, evet. Sürülmeyin.

Tabi bütün bunlar için insan önce kendi beynine hükmetmeyi bilmeli. Korkmayın ve doğa için bilinçlenin, bilinçlendirin.

Türler tükeniyor, yaşam alanları daralıyorken doğa bu hükmünden sual olunmaz, diyerek köşeye çekilmek büyük ahmaklık. Doğa sağlığı için size muhtaç.
 
Jesse James alıntılayarak cevap atamıyorum, bir sistem arızası var sanırım.

Normalde size cevap vermemeyi planlıyordum ama bu bir istisna, bilginize.

Devleti güzel bir örnek olarak vermişsiniz, ama cümlemin tamamına uygun değil. Zarar verip yok edebilir mi demişim. Siz devleti yok ederseniz, o mu size hükmediyor olur yoksa siz mi ona?

Sonrasında çok basit düşünüyorsunuz, eğer doğaya hükmetme anlayışınız "bizim yağmuru durdurabilmemiz" ise, o zaman ben de size bir antitez sunayım.

Madem doğa bize hükmediyor, benim yürümemi-konuşmamı durdursun. Biz bozduk, küresel ısınma başladı. Madem doğa hükmediyor, küresel ısınmayı durdursun.

Hadi bu yıl kendi üzerine kurulacak bir barajı engellesin?

Bunlara cevap vermeden benden bir cevap beklemeyin. Bunlar size ne kadar saçma geliyorsa, sizin verdiğiniz örnekler de aynı seviyededir. Bu sizin hüküm anlayışınızla alakalı.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri