Yüreğimde yalnızca yalnızlığa hüküm sürmüş zamanlar

M
  • Kullanıcı Myself
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
Oysaki hayallerim vardı umutlarım vardı , bu nankör hayata dair..
Iyı bir Insan olmak herzaman iyi bir insan olarak anılmak..
Oysaki bunun için çabalarken daha kötü oluyordum..
Kendimi tüketiyordum Ruh'en yok oluyordum..
Kim bilebilirdi benim içimde neler yaşadıgımı ? kim . Ama sizlere kızmıyorum kızamam sizlerde haklısınız..
şairin dediği gibi : "tükenmişdi inancım bu nankör hayata dair " Gelirmiydi tekrardan hayata olan güvencim insanlara Olan inancım
beş para etmez değerler için ONUR'larını ayaklar altına alan Insanlara?
Sanmıyorum , ben bunu kabullenemem En değerli varlığımı ONUR'umu ayaklar
altına alacak pasına inanmak..
Ben şunu bilirim "Damlaların büyüklüğü değil Sürekliliği önemlidir" hep bu mantıkla baktım önüme..
Mantık dedik...
Herzaman mantıkla baktım hayata ama yanlış yapmışım şunu unutmuşum Insanlar bir robot değil Onlarında bir kalbi var..
Sonra bir felsefe edindim kendime.. "Aklımla görüp kalbimle işitmek" bunu felsefe edindim..
Ve bu güzelliği öğreniyorum kavrıyorum eskisi gibi umursamamaya calısıyorum yasadıklarımı geçmişe bağlı kalmamaya çalışıyorum..
Ama geçmişim onlar benim çabukda bırakamıyorumki.. Geçmişi olmayanın geleceği ASLA OLAMAZ.
Şuanki durumumu bir labirente benzetiyorum..
Sürekli arayış içersindeyim Zaman karşı yarışıyorum...


Ali.E
 
Ellerim ceplerimde..
Tedavülden kalkmış birkaç bozuk duygu buldum ve tarafımdan incitilmiş (ç)alıntı aşklar..
Sıcakta üşüyen bi tarafım var benim..
 
Yalnizlik Ömrüm Boyunca Tanimadigim Bir Yabanciydi ;Onunla Simdilerde Beraber Uyaniyoruz Her Yeni Güne iki Yalniz Sarkilar Yaziyoruz,Yorgunuz,Çok Yorgunuz,Cok Yorgunuz...
 
481214_4556944655127_2005346406_n.jpg
 
Cocukken Diz Yaralarımıza Ağlardık,Şimdiyse Kalp Yaralarına...
Bazen Kırılan Oyuncaklarımızın Ardından Gözyaşı Dökerdik, Şimdi İse Kırılan Umutların....
Keşke Şimdide Çocuk Olsakta Ağladıklarımızı Yeni Bir Oyuncak Görünce Unutabilsek!
 
[FLASH]yOI2U1ETFDE[/FLASH]

Duygularım darma dağın , ben kendimin sürgünüyüm

bakmasınlar , kusurlarıma ben bir hayat yorgunuyum.. !
 
Akşamın fakirliği gündüzün gürültüsüyle yoğrulur
Özlemin yüzümde kavrulur, kal be gitme ne olur
Aylak saat durur.

Üzerime düşme önüme düş
Sindir kırılır kurulan düş, bir masal doğuş-ölüş
Bir bilet gidiş-dönüş, yarım gönülle bir öpüş
Elime düşme bu bir dövüş, tangır tungur düştü kömüş
Ağız torba olda büzüş.

Ben bilirdim düşündüğümü yapmayı
Seni dışarı çıkarıp evinden, dar sokakta boğmayı
Bir gece ansızın ya da açık denize atmayı
Ben bilirim ardından da kendi kafama sıkmayı

Ancak benim bir korkum var alemlerde tek
Alemlerde rahmet aynı korku içime aşkı saldı
Klavuz oldu gemime yutsun dalgalar bırak beni
Tersten essin rüzgar hoş, benim onunla aram iyi
En miniktir en sevimli mimiklerim kelamın miri
Her insan sakar ve dengesizdi kolay kırdı kalbi
Dayanmaya mecbur muyum sanki?
Canımı yakanın canını yansın!

Ali E.
 
Üşüdükçe sarıldım yalnızlığıma..Ben yalnızlığıma sarıldıkça yalnızlık sarıldı bana ve Benden evvel terledi..
 
Sevda senedine bir imza attım
Neyleyim icraya geldi yalnızlık
Seni vermem diye bin yemin ettim
Benden beni bile aldı yalnızlık

972220_10152912859170221_90596731_n.jpg
 
Tıpkı bizim gibi o adamın ağzında bir trajedi, sakallarında bir dram'a var .

598587_381931535200344_325278312_n.jpg
 
Zihnimiz ve kalbimiz binbir parçaya dondü.
Hertarafa yetişmeye çalışıyoruz.
Yorgunuz gerginiz ve asabiyiz.
Hayatın gürültüsünden birbirimizi göremiyoruz.
Bağırıyor ama sesimizi duyuramiyoruz. Gürültü var bağıranların seslerini duyamiyoruz.
Bakmalı görmeli ve seyretmeliyiz.
Seyrimizi not etmeliyiz.
Vakit daraldı çünkü. Ve sözler birikti.
Vakit daraldı ve soyleneceklerin cogu henüz söylenmedi.
Durup dinlemeliyiz. Durup dinlenmeliyiz. Durup düşünmeliyiz.
Ama durmalıyız önce.
Durmalı durulmalı. Durulanmaliyiz. Ve icimize doğru bir yolculuga çıkmalıyız.
Yola çıkmalı yolda olmalı ve yol almalıyız. Yolu bulmalı yol olmalıyız.
Ne demişti şair: en uzun yoldur insanın içi.
Herkes icine baksın.
 
Bir Saçmalıktı, Geçti
Bu dünyanın rövanşı yok,bu yüzden çık gel.
Seveceksen sev sevmeyeceksen öleyim ağız
tadıyla.
Söndür ışıkları, güneşi balçıkla sıva,bu dünya
karanlıkken kusursuz biraz.
Biraz sus, gözlerin tirada başlasın bir açık hava
sinemasında, sen ve ben seyrederken yıldızları
usulca….
Hikayeler anlat bana eski aşklarından, “seni
onlardan daha çok seviyorum” de inanayım
uluorta yalanlarına…
Bu devrin çocukları daha da esrarkeş artık,
bonibonlar silindir kutularda değil, küçük
plastik torbalarda…
Kaderimi al avuçlarının arasına ve sıkıca tut,
tut elimi, bir bayram sabahını karşılarcasına…
Kapitalist bir düzeni bıçakla sırtından.
Çünkü buralar çok fazla İsrail, yokluğun
ilelebet Filistin, varlığınsa fucking American
Dream!
Bir Türk filminin mutsuz mutlu sonunda bekle
beni, sen biraz Asya ol ben biraz İlyas…
Can alıcı bir şarkının sekiz notası, efkarlı bir
masanın dördüncü dublesi, emir kipiyle
kurulmuş bir cümlenin ünlemi ol lütfen.
Ol ki anla biraz beni, seni hatırlatan şarkıların
keskin tarafını, alkolün buğulu yüzünü ve
“gitme!” nin aciz bir cümleden ibaret
olduğunu….
Oğuz Bal
 
Geri