Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
deli gönlüm bilirsin ki,yalnızlıklar meskenindir senin
kah gelenin olur,kah gidenin,amma velakin unutmamalısın
hayat sana ,sen hayata herşey se biraz kadere dahil..
yaşarsın elbet bir başına,
kimse gelmez kara gözüne kara kaşına
nar-ın da yandığın sevda ateşine,
bir okyanus neylesin..
neylesin gönül kuşu her dem ötsede güle,
gülün halinden kim bile?
feryat-figan faslını geç ey ömrüm..
gerçeğin eşiğinde son günün
bak gelsede kapına ölüm,
hadi git gidebilirsen,her yanın kör düğüm..
sevda nağmelerin sus pus artık...
gönül sarayın talan olmuş talan...
boş ver be ebem kuşağım,
senin en son rengindir bende kalan...
AŞK DEDİKLERİ MUAMMA..!!!
sevda ya dair,aşk-sevdaya dair koca bir yalan...
yorgunum öyle ağır ki bu yük eziliyorum
ne hayat beni yoran ne aşk ne de sevgisizlik
sensizlik sana yakın olamamak yok ediyor beni
yorgunum öyle zor geliyor ki nefes almak
başımı omzuna yaslayıp ağlayamamak
abla şevkatini yaşayamamak belki de gözlerindeki sevgiyi
en yakınından görememek
anlatılmaz bu duygu yanımda olsan
sana sarılabilsem bitecekmiş gibi geliyor
hafifleyecekmişim tüy gibi kalacak herşey senin yanında
ah be sultanım
ah be yüreğimi yüreğine dayadığım
ah be gönlümde yeri
ruhumda bıraktığı izi apayrı olan kadın
ne dersen de sen bu sevgiye
ablalık de dostluk de arkadaşlık de
sen cansın candan ötesin
yüreğimin huzur bulduğu
ruhumun dinlendiğisin
sevmek hani karşı cinse olan aşk
bilmiyorum hepsini geçtim seninle
annemde bulamadığım
kızımda yakalayamadığım
eşimde tatmadığım
seninle anladığım sende bulduğum
içime çekip son nefesime kadar taaaa benliğime kazıdığım bir sevgi bu
sen benim için çok özel bir okadarda değerlisin
birgün olur da gidersem bu dünyadan sonsuzluğa
yüreğimde bir sende gidecek orada da sevebileyim diye
sensiz kalmayıp seni oradada yaşayım diye
affet beni canım ablam giderken bu dünyadan seni de alıp götüreceğim
seni sevmek ve yüreğinde olduğumu bilmek yetiyor bana
hani bebek gözlerini açar ya dünyaya
öyle saftır öyle masum tertemiz
anne sıcaklığına muhtaç
sevgiye açtır koklamak ister ya
gögsünde uyumak ister annesinin
muhtaçtır ondan gelecek her duyguya
elinden tutup kucağına aldığında
karşılıksız tutar ya elini
gözlerine bakar ya bir yudum sevgi ister senden
işte öyle bir duygu bu
karşılıksız beklentisiz
ellerinde gözlerinde yüreğinde
görmek hissetmek istediğim
bir bebek saflığında
bir bebek masumiyetinde
bir bebek gülüşü gibi candan
bir bebek kokusu gibi içten
bir bebek gibi sana sığınmak
işte böyle bir şey seni sevmek
Gide gide bitmedi yollarım. Sırtımda heybesi geçmişin yakamda izi günahların… Ne dağlar görmedim ne ovalar engebesiz… Sanki sonsuza uzanan bir mavi karanlıktayım. Bir aydınlık bir karanlık bir mavi… Renkler bile dönüp duran dünyaya döndü günlerimde… Varlıkla yokluk arası mutsuzlukla umudu arayış masalı benim yolum….
Yorgunum
Uzaktan seyrettim denizlerin dalgayla kavuşmasını. Gruba karşı mavinin kızıla dönüşünü… Yağmurun toprağa basışını izledim yürürken hiç ıslanmadan… Kışın baharı kucaklamasını sevince dönüşen hüzünleri gördüm… Gülümseyen gözyaşlarını içtim sabahların… Yürüdüm hiç usanmadan yarınlara kanmadan geçmişe ağlamadan…. Yürüsem yürüsemdedim hiç durmadan… Yürümekle aşınmaz ki yollarım…
Yorgunum
Gitmekten değil yorgunluğum ne mevsimden ne havadan ne gökten… En masum görünen insanların yalancılığından yoruldum. Yoruldum benciliği yaşamdan sayanlardan. Işığa karanlık bakanlardan… Kendimi onlarda bulmaktan yoruldum savaşa yenik başlamaktan. Belki de savaşın içinde kaybolmaktan korkuyorum yürürken kaybolmaktan…
Yorgunum
Bir bıçak sırtında yaşamaktan… Göğsümde tıkanmış bir öksürük gibi güneşe özlemle bakarken üşümekten… İyimser bir gökyüzünde günler ve gecelerce sarhoş olamamaktan… Yarınlara umutsuz sorumluluğu yüzünde taşıyan sessizliğe mahkum haykıran yollarda yitirdim çocukluğumu…
Yorgunum
Belirsiz bir hüzne sarılmaktan… Hep alan vermeyi kayıp sanan hüzünlerdi parmak uçlarımla nefes nefese koştuğum. Hiç varamadığım menzillerdi yakalayamadığım… Bulduğum mahzun kır çiçekleriyle oyaladım kendimi bir zaman… Çiçeklerin ömrü kelebekler kadar kısadır yollarda… Kopardığın an bir bakarsın soluvermiş… Kandırmış senieski canlılığıyla kalacağım diye. Cansızsolgun çiçeğe benzer fersiz gözlerden yoruldum…
Yorgunum
Beyaz temiz bir çarşafta uyumak istiyorum… Umudu yaşatan cümlelerle örtünmek istiyorum. Gözlerinde çığlık çığlığa mutluluk fışkırtsın istiyorum sevdiklerim. Ç ağlayanlar gibi… Dalıp gideyim seslerinde yüzlerinde bulayım nefesimi. Neredeyse hangi geçtiğim yolda kalmışsa geri dönmeye razıyım yeniden yürümek pahasına… Yorgunluğumu unutmak pahasına… Mutluluğu onlar bulsun da…
Yorgunum
Gitsem gitsem bitmeyecek masalım… Gökten hiç düşmeyecek elmalarım… Yorgunum….. Ben tükensem bitmeyecek yollarım…
Bu sevdanın davasını sana bıraktım
Yorulmuştum umutları zorlamaktan yar
Değişmezdi bu hikayenin sonu ne yapsam
Tüketmiştik güzel olan her şeyi
Yaralarımız bile arsızdı artık
Ve kayıtsızdı kalbim gitmelerine
Alışmıştım belki de hiç farketmeden
Seninle yaşadığım sensizliğime
Oysa paylaşacak ne çok şey vardı
Ne zor yollardan geçmiştik elin elimde
Şimdi unutulmuş bir şarkı bu aşk
Sana bıraktım bu yüreğin kavgasını yar
Yenilgim senin zaferin olsun
Sevdamın ödülü yalnızlığımsa
Sen varlığında bile aslında yoksun...
Bugünde sabah oldu..Bu kaçıncı günkaçıncı sabah..
Bir yerden sonra saymıyor insan saymak istemiyor..
Korkuyorsun rakamların artmasından.
Hesap kabardıkça yalnızlık kalıcı olmaya başlıyor çünkü..
Ayrılık tamda işte o anda başlıyor..
"Seninle daha çoook konuşuruz böyle birbirimizden uzak;
böyle kendi kendimize.."derdim ya..
Öyle bir şey..Nasıl bir şey diye sormasın kimse bilmek istemem belki..
Bilmek öldürür inançları bazan..Sabah oluyor..Dün ölüyor yani sevgili..
Yalan gece yalan gerçek..Dünya yalan ölüm gerçek..
Bir infaz vereceğim bu gecenin sonundabir kalem kıracağım gerçeğe..
Güvenmeliydin bana inanmalıydın..
Teslim etmemeliydin gözlerimdeki anlamı kimselere..
Korumalıydın sevdiğini söyllediğin yüreğimi gururla..
Ezilmemeliydin kimsenin karşısında bu sevdanın adına..
Beni en iyi sen tanımazdında kim tanırdı söyle..
Bilmezmiydin her gece okşadığın yüreğimi gözlerinle seviştiğin yüreğim..
Ki sen bakarken gözlerimden yüreğime senin dudaklarını aralayan
benim kalbimi ikiye yaran anlam neydi o halde..
Özlemlerimiz mi?Hasretlerimiz mi?
Biz değilmiydik karşımızdaki uzaktan yürekleriyle sevişen gözleriyle
öpüşen..
Değilmiydik ihtiyaçlarımızmıydıki bu denli kolay sustun kimselere..
Sende onlara uydun..
Başkalarının neysede kendinin karşında aciz kalman benden
bir hummalıymışım gibi kaçman..
Açılmaman saklanman..
Bu mevsim yen içinde kol kalma mevsimidir sen kolumu kırdın.
Ben kalemi kırıyorum..
Affet..Bilemedim kırılan benmiyim kalemmi?
sana her zamankinden daha çok ihtiyacım var
ellerim havada asılı kaldı gözlerim gözlerini arıyor
yokluğun o yokluğun yok mu yüreğimi dağlıyor
dışarısı buz gibi kar tipi boran ya ben söyle ya ben
sevdandan hasretinden yanıyorum
gel be canım gel be yüreğim gel be ömrümüm baharı
sensiz yaşanmıyor
nefretim sana değil kendime ilk defa ilk defa NEFRET EDİYORUM benden körü körüne inanmak aptallık derlerdi yaa APTALMIŞIM demek ki nasıl bağladım yüreğimi o koca sevgine ,nasıl inandım yalansız bakan gözlerine , nasıl sevdim seni nasıl böyle delicesine...... neyseee sevmek yürek işidir sensiz yaşamak da yürek gerektirir SENİ SENSİZ YAŞAMAYI BENDE KALAN YÜREĞİNLE BAŞARACAĞIM.....
boşluğa yolculuk başladı sanki ne duvarlarım var ne dallarım yürüyorum yürüyorum yürüyorum sonu görünmeyen koca boşluğun içindeyim sağım solum önüm arkam karanlık ışıksız pusulasız bir yoldayım nereye gider nereye varır bu yol gidiyorum gidiyorum gidiyorum bitmeyecek gibi gelirken bir adım sonra bitecek belkide her adımda uzaklaşıyorum sevdiklerimden ve her adım yakalaştırıyor beni sona nereye gidiyor bu yol nereye varıyor bilmiyorum kocaman bir boşlukta ağır aksak yürüyorum
yüreğim durmadan akıyor sana doğru
ve ne varsa katıyor önüne engel tanımadan
tüm duygularımı ruhumu koyverdim akışa
çarpıyorum sürükleniyorum batıp çıkıyorum
sana varmak için
sona varmak için
seni bulmak için
bu akış
beni
ya sana
vardıracak
ya
sona.......
Ben hep kendimi öldürdüm.
Yüreğim yenilenmedikçe baharda, içimden halka halka çürüdüm.
Bu fırtınalar için yaratılmış, kasırgalar için hayata hazırlanmış güçlü dallarım,
sırf yeterince inanmadığımdan, sırf bu sessizliğe olan sonsuz düşmanlığımdan,
sırf sıradan olmaya koyduğum garip tavırdan, toprağa çevirdiler yüzlerini
çaresiz, günden güne, usuldan.
Şimdi yeniden güneşe uzanmaya çalışınca anlıyorum, tutulan kaslarımın,
eğilen dallarımın dönüşsüz bir yolda ilerlediğini.
Yalnızca denemediğimden, “neleri göze alabilirim” hiç bilemediğimi.
Şimdi yaşama tutunmaya karar verince farkediyorum.
İçimdeki çocuğu yıllarca yalnız bıraktım.
Kendimi atıp tüm savaşlarımda ortaya, anlamsızca hasarlar aldım.
Çok kanlı, çok yananlı yıllar geçirip, bir yığın yanlışı içime gömdüm.
Zafer kazanmak için silahımı her dolduruşumda,
her basışımda tetiğine sözcüklerin;
ben hep kendimi öldürdüm.
özlediğim belkide en çok kavuşmayı istediğimsin
aşk dedikleri heyecan sevda dedikleri yanmasın
sevgi hep vardı bir yerlerde gizli tutulan
çok sevdiğin bir eşyan vardır
hani sararsın on kat bezlere lekelenmesin kirlenmesin diye
sonra saklarsın yaa sandığın en derinine
sen gizlediğim sakladığım elimden başka el değmesini
gözümden başka gözün görmesini istemediğim
aşksın sevdasın sarıp sarmaladığımsa sevgim
sandıkların yerine yüreğime gizlediğimsin
seni seviyorum biliyorsun da ben beni sevmeni bekliyorum
sahte sevdalara aldanan yüreklere
seslenişim bize size onlara
kaç yürek yanılmadı kaç sevda yalan olmadı
seviyorum diye haykırırken dil
gönül sustu konuşamadı dilini onaylayamadı
gözüne bakan gözler kaç kere başka göze kaydı
elini tutan elleri senden sonra kaç eli daha tuttu
bir yüreğim var oda senin derken
aynı yüreğe nasıl sığdırdı başka bir yüreği
bir gerçek sevda vardır tektir onundur senindir
birde sahte sevda vardır senindir başkasınındır
ben çıkamadım işin içinden siz söyleyin
sahte sevdalara aldanan yürekler
insan kaç kişiyi tek yürekle sever
havada keskin bir rüzgar çarptığı yeri kesiyor sanki
yine sonbahar yine eylül yaprak dökümü hazan mevsimi
ayaz vurdu yüreğime bir bir soldu umutlarım
yarına dair ne kaldı ellerimde
ardıma dönüp baktığımda koca bir hiçlik
uğruna canını vermeye hazır olduğum sevdalar yaşadım zannetmişim
yokluğunu varlık etmiş içimde büyütmüşüm
yine yalnız uyanırken sabaha
tüm hayallerimi de gömdüm geceyle birlikte
gün aydın ama ayaz vurmuş yüreğime.
gün başladı yine bir telaş bir koşuşturma
kimi gülümsüyor kimi hüzün kaplı yüzlerin
neresindeyim ben?
gülmek mi hüzünlenmek mi kararsızlığında
boş boş bakınıyorum etrafıma
umutlarını yitirmiş hayalleri yok olmuş bir insan
nasıl davranır ki neresinde durur yaşamın
gözlerini açıp günü kaşılamak
getireceklerini yaşamak ve yine günü bitirmek
gözlerini kapayıp dalmak derin uykuya
içi boşalmış duygusuz ruhsuz bir bedenle
ne gülümseyebiliyor ne hüzün bulutlarının içine dalabiliyorum
HAYAT ALDIKLARINI GERİ VERMİYOR Kİ!!!
zemheride kalmış gülüşlerimiz,
salkım saçak
buz kesmiş hislerimiz
neylesin gün ışığı ruhunu ker-bela da kaybetmişlere
neylesin felek bile azad etmişken bizi bizden
söyle;hangi ruhani
dipsiz karanlıklarımızda tutar ellerimizden
ve çetelesi zabıtlara geçmeyen,
hüküm giydiğimiz riyakar savdaların
kim kurtaracak bizi boynumuza geçen
yağlı ipinden...
< KİM >
gün karmaşayla başladı,kendiyle çelişerek
gökyüzü ağladı usul usul,sabahın alacasından
ne olduda aydınlandı bilinmez
gülümseyerek ışıdı hayata bir anda
ruhta ışık-tende sıcaklık-gözde fer ve
yüreğimdeki tüm sevgimle birlikte
(AşKıM)...
bende diyorum ki sana...
bak kent yüz sürmüş sabahlarımıza
güz mevsimi olsun varsın yüreklerimiz
adını koyamadığımız sevdaları
asmak var ulu orta vefa denilen meydanda
HER GÜNE SEVGİSİZ BAŞLAYAN
TÜM CEZAİ MÜEDELER ADINA.
Biz bu okyanusa açılırken,
Küreklerimizi kıyısında bırakmışız sevdaların
Yüreklerimizi dinginliğe çağıran,
Berrak maviliğine kapılıp
Düşünmeden bir an bile
Dipdeki karanlık girdaplarını
O yüzdendir akıntıya sürüklenmesi şimdi
Kayıp...ruhlarımızın..