Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
şimdi atmak vardı kendini sokaklara
unutmalı bir an insan hayatı
iliklerine kadar ıslanmalı
asiliği yalnızlığı soyunup bırakarak çırılçıplak
yalnızca gecenin bildiği sır olmalı
düşünmeli hemde çok
eğer uyanırsan gecende bir vakit
titrer de bedenin şaşırısan bir an
bilki bu halin bendendir
yağmurdasın
ellerimin arasında ellerin
görmek için gözlerine bile ihtiyacın yok gözüm
sen yalnız hissedebilecek kadar kalabileceksin
yağmurun tılsımında
rüya sanıp uyanacaksın sonra
gök yine delinmiş sanki bu gece
yağmur sesleri cama vuruyor
karanlık her yer rüzgar da hafiften esiyor
biraz sonra insan koşuşturmaları da biter
herkez evine yuvasına sevdiğine koşar
sen ve ben çıkalım sokaklara
atalım kendimizi delice yağan yağmurun altına
iliklerimize dek ıslanalım
avaz avaz bağıralım gözyaşlarımızı akıtalım
içimizdeki zehir karışsın yağmur damlalarına
sevdamızı söküp atamıyoruz ya yüreğimizden
bırakalım onlar sevgi yağmurumuzda yıkansın biz can çekişirken
çok güzel ama ben artık ne yağmura ne de, geceye şiir yazmıyorum,
yazamıyorum balım,
yağmur: aşktaki tılsımını kaybetti,
gece: getirdiği huzuru ve güzelliklerini geri aldı...
gündüzün aydınlığında tüm çirkinlikleri çıktı ortaya yalan aşkların..
tılsım bitti...gece gitti...
o yüzden ölmelerimi erteledim,
kalan gözyaşımlada sadece aşkın cenazesini kaldırmak için abdest aldım..
iliğime kadar ıslanmıştım..avaz avaz bağırmıştım..
içimdeki zehir gözyaşıma karışmadı ama ,
kanıma karıştı birtanem kanıma karıştı...
haklısın can çekişiyoruz atamadığımız sevda illetini
yüreğimize defnederek..
ama seninle bir kezde kendim için tek yürek olarak ıslanırım
o yağmurda,avaz avaz bağırırım yeniden hayata ve kadere,
çılgınlar gibi koşarım yanında yalınayak...
seninle ben ölüme giderim balım ıslanarak...
şiir değil ama böyle cevap vermek geldi içimden..
seni seviyorum yüreğim Güneş buğulanır yağmur altında
Efkarım tarumar demli çaylarım
SUS olur düşüncem baskı altında
Devrik bir rejimin ortasındayım.
Semazenler döner arsız ruhumda
Bir derviş sözüne çabuk kanarım
Çölde bedeviler kara çadırda
Kimliğimi çalar tutuklanırım.
gecedir yorgan misali örten güzellikleri tabiii bu herkese göre bize değil
gece yaşar sevdalılar senin gibi benim gibi....
her sevdalı da geceyi anlamaz konuşamaz bilemez
gecenin karanlığındaki beyazı göremez
senin gibi benim gibi
yağmurun bendeki hikayesi bir sen bilirsin birde ....
koca bir boşluk noktaların olduğu yerdeki
dedim ya sana yağmur bir yerde yeni umutlara yağıyor başka yerde biten aşkların ölen sevdalıların ardından ağlıyor yağmur canımı yakıyor yağmur beni mutlu ediyor bir sen bir ben biz biliriz yağmurun değerini....
içimizde yanan ateşi bir yudum sevgi bir gülümseme bir dokunuş söndürebilirdi eğer sevgili verebilseydi şimdi fırtına kasırgaya dönüştü bütün duygularımız bir bir öldü aşkın değildi cenazesi yüreğimize gömdüğümüz sevgilinindi .....
sen yüreğini yüreğimden çekme ölüm vız gelir bana sen yanımda olduğun sürece her yere koşarım seninle
bir sevda masalıydı yaşandı ama bitemedi.. sen çektin gittin ardında ruhsuz bir beden bırakarak şimdi canım çıkmak isterken bedenimden yüreğim atmaya çalışıyor çünkü hala seninle dopdolu
yüreğim ,yüreğine yaslandı dedin bana ..
nasıl çekerim ,nasıl uzaklaşırım senden,hele ki,seni gördükten ,kucakladıktan,
öpüp kokladıktan sonra,sıcaklığını hissettikten sonra ,
başını göğsüme yasladığın o anı unutamam balım,orda ayvalığın tüm sıcaklığı bedenimdeydi sanki
ben seni ne atabilirm bundan gayrı ne satabilirim...
çünkü anladım ki benimde yüreğimin ayakta durabilmesi sana bağlı
iki yürek yaslandı birbirine,iki gönül ele ele verdi ölümüne...
hani bana dedin ya geliyorum şu saatte ordayım diye off bir sor bana nasıl geçti saniyeler sanki bin asır gibi geldi o gülümseyerek bana gelişin var ya allah dedim ablam allahım ağlamayacağım sıkıca sarılıp sadece koklamak istiyorum ne olur bak bayılmama izin verme diye dua ettim bu başka birşey bu tarifi yapılamayan bir duygu sanal falan değil canlı kanlı hep öyleydi sana dokunmadan öncede bundan farklı değildi hissettiklerim cansın be cannn sana olsa bin tane yüreğim hapsini dayarım ama bin yüreğe bedeldir benim bir yüreğim içinde sen olduktan sonra
Seni ilk okuduğum an hissettiğim sıcaklıkla,
Eklemlerim, kırıklarım, çıkıklarım soğuyup
kendini hissettirmeden gidiyorum!
Uyuşturulmuş bir hayatın tam ortasında,
Karmakarışık bir beynin tüm kıvrımlarını da alarak...
Belki de ben hiçbir zaman kuralların, adaletin yandaşı olamadım,
Belki de seni hiçbir kurala, hiçbir cezaya koyamadım.
Şimdi ben gidiyorum,
Kadınım diye bir şarkı, her neyse diye devam eden diğer şarkı...
Dilimde kulağımla boynumun bittiği yerden
öpen adamın tadılmamış tadı...
Dönerim...
Döneceğim de...
Belki cevaplanmamış bir sürü soru,
Belki de cevapları soruların içinde kalmış bir sürü söz bulutu...
Sen ışık, ben siyah...
Sen alışık ben ilkelim bu anlık’lara eyvah!
Gitmeler benim işim değil...
Kalmalar kal diyene var,
Şimdi ben gidiyorum...
Bir bilsen neden sustuğumu,
Bir bilsem neden sustuğunu!
Herkesin bir nefes alışı var,
Ben tıkanıyorum, sıkışıyorum susarken!
Bari sen susma, hep bana aynı Fransız masallarından bahset
O safsatalar seni bana sevdirdi...
O şarap seni içime sindirdi...
Rahatım, gülüyorum, dişlerim hala dudaklarımı kemiriyor,
Ellerim hala kadehi lekeliyor,
Ama yanımdaydın,
Bir an... Sadece o an...
Benim hissettiğim hep aynı,
Ben hep aynı...
Senden bazen ayrı..
Emanetti sevdalar yüreklere Doya doya sevemedik Göz kapatıp açar gibiydi Vaatlerde bir ömür sürecek sevdalar Noktaladık tüm cümlelerimizi Uzadıkça korktuk büyüyen hayallerimizden Kimse güvenmiyordu aslında diğerine Yada bir bakımdan kendine Hangimiz önce çekcek silahını yarışındaydık Seni seviyorum dediğimiz günde kaldık...
Hayata bir kez daha yenildim bugün... Yine hayat doğrularını vurdu yüzüme bir tokat gibi... Ansızın geldi doğrular toparlayamadım kendimi Ne oluyor demeye kalmadan sıraladı yanlışlarımı önüme... Bak hayat ben aslında...dedirtmedi,konuşturmadı beni hiç. "Yanlış yoldasın kendine gel daha çok kaybetmek mi istiyorsun? Daha mı çok acı vereyim sana dedi..."sustum! Haklıydı belki o da kendince...bende haklıydım ama...Körü körüne değildi bağlandıklarım hepsinin bi sebebi vardı içimde... Boş değildim hayat bende sana karşı... Ama bugün yenildim hayat... Bilirsin yenilgilerin insanı değilim ben...Yenilsemde içimde başlar içimde biter,sana zafer olarak döndürürüm kayıplarımı! Ama dedim ya bugün yenildim... Kayıp büyük! Elbet elimde daha şans var ama ilk günkü gibi taze kalır mı hiç? Eskiyecek,yıpranacak,tadı kalmayacak ilk anki hevesimin... Yoruldum ben hem de çok... İnsanın istemediği bir yerde kalmak zorunda bırakılması çok zormuş hayat... Bugünlerde en iyi bilenlerdenim ben bunu... Engel olamıyorum beni ezip geçmene hayat! İşte bu yüzden gidiyorum...Hesabı peşin ödedim.Üstü sende kalsın hayat!
Kolaydı Sevmeler Ben İmkânsızı Seçtim Ne Kadar Yakınsan O Kadar Uzaktın Bana Elimi Uzatsam Tutabilirdim Ama Bir O Kadar Da Ulaşılmazdın Kaçanlardan Değildim Ben Kaçamadım... Ne Zaman Vazgeçmeye Kalksam Yüreğim O Kocaman Haliyle Dikildi Karşıma Ben Yüreğimin Sesini Dinledim Ve Yüreğim Aslında Sendin... Her Sözcüğe Denedim Seni Anlatmak İçin Her Sözcüğün Üzerinde Durup Bin Kere Düşündüm Ya Onlar Anlatamadı Seni Ya Sen Onlara Yetmedin Ben Ki Konuşmayı Bu Kadar Seven Böylesine Laf Cambazı Bir Tek Seni Tarif Edemedim... Sözcükler Yetmedi Ya Renklere Sarıldım Bende Bir Tek Mavi Anlattı Seni Maviye Yakışan Yalnız Sendin Ne Kendimi Sakladım Nede Sözlerimi Duygularım İçtendi ... Seni Kendimi Sever Gibi Sevdim Tutkuyla Bağlıydım Sana Ama Sevdam Senin Tutsağın Değildi Ben Özgürlüğüme Düşkündüm Ve Özgürlüğüm Sendin... Dinle Ey Yar Sana Bağımlı Olmadan Büyüttüm Ben Bu Sevdayı İçimde Sen Olsan da Büyümeye Devam Edecek Olmasan da Sevmişim Bir Kere Seni Kurtuluşun Yok Seni Özlemeyi En Çok Ben Bilirim Hiç Yakınmadım Seni Özlemekten Üstelik Kavuşmama İhtimali İşlenmemiş Bir Taş Gibi Önümde Dikilip Dururken Sana Dokunamamak Yüreğimi Böylesine Acıtırken ... Yinede Bil Ey Yar Seni Göremeyen Gözlere İnat, Seni Hissedemeyen Ellere İnat, Seni Bir Türlü Bana Getirmeyen Zamana İnat, Seni Sevmekten Vazgeçmeyeceğim Ahh Yar Ahh Hasretim Sustum Çığlıklarımı Geceye Asıp Sustum Avaz Avaz Yokluğuna Ahh Yar Ahh Güneşim Koştum Adını Dilime Dolayıp Koştum Düşe Kalka Varlığına... Yüreğimin Kalemiyle Yazıyorum Bu Paragrafı; Gözlerini Yumarak Oku Biz Hep Yumduğumuz Gözlerle Görmedik mi Birbirimizi ? Biz Hep Gözlerimiz Kapalı Dokunmadık mı Birbirimize ? Biz Hep Gözlerimiz Kapalı Sevmedik mi? Sevişmedik mi ? Seni Umutsuzca, Beklentisizce, Hayallerce Sevdim Uzağından Beklentisiz Beklentilerim Yine Kocaman Engel Tanımayan Nüksetmelerin. Karşılıksız Sevdiğim Gibi Olmuyor Keçim Olmuyor... Sen Den Gidilmiyor Zaman Yine Aldı Başını Geçip Gidiyor. Tutmak Ne Mümkün Son Bir İstek Dürtüp Duruyor Tüm Bastırmışlıklarımı... Sadece Benim Olacak Bir 24 Saat İçinde Senin Olacağın.Ve Her Salisesine Kadar Parçalanarak Tüketeceğim Bir 24 Saat... Hiç Konuşmadan Gözlerimi Kapatıp Sadece Varlığını Hissetmek İstediğim Nefesini Duymak Kokunu Almak İstediğim Parmaklarımla Saçlarından Ayak Parmaklarına Kadar Sana Sadece Dokunabileceğim Şu Başı Belli Sonu Belirsiz Yaşamdan Çalınmış Bir 24 Saat Son Dileğim Yine "Ne Çok" Ve "İmkânsızı" İstemekteyim.
Ben düşünceler içinde yazarım yazılarımı ,
yaşanmış yaşanmamış önemsizdir cümlelerde ,
çünkü yazıldığı an gerçek olur her şey...
Baş ağrıları , özlemler , aşklar , ayrılıklar...
Yaşanmışçasına yazılır...
Karanlığın en yoğun olduğu dönemde benim için
bugün oldu...
Ama satırlarla kavgalıyım...
Bana geçit vermeyen satırlarla..
Her gün aklımdan binlercesi geçerken,
yalnız bıraktılar beni..
Herkes gibi , her şey gibi...
Arkama dönüp baktığımda gözlerimi dolduran mutluluğu geride bırakmış olmam , artık sırtımı dayayacağım
bir canım ın olmadığını bilmem gibi..
Sessizce gitmeli belki de...
hiç kimseye tek söz etmeden,
en derin sitemleri bile saklayarak...
hiç huysuzluk yapmadan kopmalı buralardan...
Seni en sona saklamıştım...
Varlığımın ve yokluğunun sonunda söylenebilen
tek suskunluktun sen...
Ömrümün son demlerine yakışan son sözdün.
Ben seni hiç söylemeyecek, yazmayacak,anlatmayacaktım...
Bir sır olmalıydın varlığınla yalnız benim aramda.
Ama dayanamadım?
Kaçınılmaz yokluğumun kıyısından ben şimdi dünyada benden hatıra bilinecek olan son yazımı yazdım.
Sana adanmış bir yürekten başka neydim güzel gözlüm?
Emanet değildin bana ama,
şimdi emanet ediyorum başka bir yüreğe seni..
Kendim gibi dağınık olmadı sana karşı hislerim.
Sen yalnızca sen gibi anılacaksın dilimden dudağıma geçen ifadelerimde çünkü seni anlatılmaz,
tarif edilmez seviyorum ben
Ve?Ben artık hiç ben olmayacağım sevdalarımda..
Yine de seçtiğin mutluluk meleklerinle mutlu kal?
HOŞÇA KAL!!
Nasıl bir duygudur aşk?
Coşmak aynı yatakta / bir ırmak gibi?
Sarmaş dolaş / sabahlamak geceyi?
Öpmek / sıcak dudakları?
Sevişmek ne?
Unutacaksın.
Soracaksın kendine:
Ben nerde yanlış yaptım? diye.
Bulsan da yanıtını
Yararı yok birtanem!
Geç kalmış olacaksın.....
Şimdiden hazırla kendini / yokluğuma,
Bir gün
Gerçek anlamda
Bensiz yaşamaya
Alışacaksın.
Dizelerinden çaldığım şairlerin hatırına yeni hayatlara atılmama sebep, yeryüzünün yüzünü eskiten bir olguya sebep, mutlu olmaya ya da en basitinden nefes almaya sebep bir aşkın sahibiyim ben, uğruna eksiltmediğim bir hayatı saman alevi gibi yakıp kül edebilecek bir aşk. Bu diyarda kimselerin adını bile bilmediğin duygularım var, hükmedemediğim. Acısını yıllarca içimde saklayacağım bir aşkım var, bugünden olamamasına yazık… Sırtımda bir defter, satırlarında ağır sözler gizli. Kendi kendime yazamadığım, okuyamadığım, anlayamadığım şeyler var, her açıldığında okumayı yeni öğrenen bir çocuk gibi heceleyerek aktarıyorum içeriğini hayata ve kader hep yeni şeyler “karalıyor” her yapıldığında o yazılanlar. Çoğunda hep sonuna yaklaşıyorum bu defterin desem de, bitmiyor işte, açık acısı ortada kelimelerin ve gariptir ki görmüyor kimse satıraralarında saklı hüznünü o defteri oluşturan harflerin. Ve benim sevgim bunu haketmedi diyorum, yakarken kendimi beklediğim ateşlerde. Benim sevgim, uğruna dünyadan vazgeçtiğim bu sevgim, bunu haketmedi. Her ne kadar bir sinir anında yazılsa da bu son paragraf, gerçek bu, hakettiğim şey bu değil… Yine de dünyanın yandığı günü bekliyorum bir köşesinde hayatın, cayır cayır yanarken ben…şimdi…
Bazen susmak gerekiyormuş,bazen bomboş bakmak gerekiyormuş hayatın yalanlarına..
Anlamaya çalışmak saç...ık..! Anlamadan yaşamak gerekiyormuş.. Ama bazen!
Unutmak gerekiyormuş unutulma pahasına..
Zaman değilmiş gideni getiren..
Aslında zamanmış var olanı götüren..! Senden sonra sevemedim çabalım kendimle bir savaşa girdim ama her zamanki kaybettim yıprandım artık sevebilir miyim bilmiyorum bu kalp tamamen sana aitken başkasını sevebilir miyim ? ben senin gibi olabilir miyim senin gibi bir kalbe bir çok kişiyi sığdıra bilimiyim ? kalp kırıp üzebilir miyim senin beni ağlattığın gibi bende başkalarını ağlatabilir miyim ya da sen
benim gibi olabilir misin ?gerçekten aşkı tadabilir misin benim gibi yürekli olabilir misin. ? Gerçekler ne kadar acı olsa da biliyorum sen aslında bir hiçsin…
Sevilmeyi
Uğrunda gözyaşı akıtılmayı
Benim kalbimde olmayı Hak ETMİYORSUN Hak ettiğini buldun artık bensizsin… Ancak Benzerim Öldürebilir Beni... Anladım ki..O da SEN DEĞİLSİN...
Önce senden, Sonra tüm bulutlardan özür dilemeliyim...
Çünkü eriştiremedim ayaklarını mutluluğa..
El çektiremedim üzerinden matemi de siyahı da..
İçindeki yalnızlığa bir kurşun olmalıydım...
Yüreğine değen özlem değil...
Sana uzanan yol olup boyanmalıydım ziftlere..
Sonra senin terinde temize çekmeliydim tüm harflerimi..
Şimdi ölmeli/yim biliyorum...
Yüreğimin kuyularına sarkıtılmış bir yemin..
Ellerime tutuşturulmuş bir ilan....
Yüzüme sürülmüş bir iz'an..
Ve avuçlarımdan kayıp giden bir masal.
Ve senden kalan bir dipnot gözlerimde kanayan..