Günlük Yolunda gitmeyen adam

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Dün akşam evde tektim.
İçgüdüsel olarak mutfağı karıştırdım ve buzlukta benden gizledikleri bir dondurma kutusu buldum.
Hepsini bitirdim ve kutuyu aynı şekilde dolaba koydum.
Daha önce bunun aynısını kaynanam yapmıştı, inanılmaz haz veriyor, tavsiye ederim.

1781847809126.png

Selim ve Bne :liv:
 
Anladı galiba piç.
Hiç yoktu piyasada. Bebek gibi uyudum.
Hayır sen tek başına tüm ailenin nefretini nasıl kazanabildin abi. Nasıl bir kralsın sen?
Si diye konuya girdim evde herkes celallendi birden uyuyamadık diye. Herkes bilenmiş herkes.
Gece ciddi ciddi bunu düşündüm.
O küçücük beyniyle plan kuruyor olabilir mi?
Gece yine gelmiş alçak herif.
Adı gibi zekası da sivri. Ama düşününce insan düşmanının bile böyle olmasından hoşnut oluyor.
Önce onu gözlemledim geçen gece. Küçücük kanatlarından o sesi nasıl çıkarıyorsun be adam dedim. Zihnini okumak istedim.
Ondan hem nefret ettim hem de hayranlık duydum,
Pelerin takmış bir süper kahraman gibi, havada süzülürken...
 
Gece yine gelmiş alçak herif.
Adı gibi zekası da sivri. Ama düşününce insan düşmanının bile böyle olmasından hoşnut oluyor.
Önce onu gözlemledim geçen gece. Küçücük kanatlarından o sesi nasıl çıkarıyorsun be adam dedim. Zihnini okumak istedim.
Ondan hem nefret ettim hem de hayranlık duydum,
Pelerin takmış bir süper kahraman gibi, havada süzülürken...
Ona şans tanıdım
Bir çok kez
Saat gecenin ikisiydi. Celallendim. Kalktım ışığı yaktım. Karım çok korktu. Beni ilk kez böyle görüyor.
Önce göz göze geldik. Karşımda zarif hareketlerle pelerin takmış bir peri kızı gibi süzülüyordu. Anladım, bu onun hipnoz yeteneği.
Önce gardırobun içine girdi. Kapağını kapattım. Bekledim. Sonra işi şansa bırakmak istemedim. Çaldığı uykularım geldi aklıma. Açtım kapağı. Ortaya çıkınca çat diye koydum iki elimle. Leşini serdim. Sonsuza dek sustu. Sonrasında bebek gibi uyudum.
 
4 Lahmacun yediğim gecenin sabahında karın kaslarım duruyor mu acaba diye aynaya bakarken utanışım.
 
Biraz istatistik konuşalım;
Yaş 36
Yaşamım boyunca yerleştiğim 10. ev oldu.
Ortalamaya vurunca 3,6 sene yapıyor her ev.
Tabi doğduğum evde 1,5 yıl kalmışım mesela, bazılarında 1-2 sene bazılarında 10 sene, bazılarında mutluydum bazılarında değildim. Ama geriye dönüp bakınca mutlu olabilecek yönler aradım hepsinde. Ne olursa olsun taşınmak, ev değiştirmek, ortam değiştirmek çok can sıkıcı. Benimki gibi şehirler arası yapınca bir de. İstatistiklere farklı şehirde yaşama satırı da eklersek 3 oldu. Herkes nasıl böyle bir anda gitmeye karar verdin diyor; radikal kararlar deyince de ben. :liv:
 

Ekli dosyalar

  • image.jpg
    image.jpg
    2.2 MB · Görüntüleme: 10
Bugün hoşuma gittim yine.
Sensin dedim bakıp aynada kendime, sen.
Yapıyorsun bu sporu. Yaşıyorsun bu hayatı.
Bazen bakıp aynaya birden ilk kez karşılaştığım biriymişim gibi, oha diyorum, nesin sen böyle!
Kendini sevmek iyi hissettiriyor.
Kendi kendine yetmek, mutlu ediyor insanı.
Hem zaten kimse kimse kimseyi bu kadar sevemez, menfaa

Derken hanım geldi,
Nasılım dedim ona… ben nasılım dedi
Önce ben sordum dedim.
Gerildik.
 
Samsun topraklarında ilk traşımı oldum.
Rezalet bir deneyimdi.
Berber hiç konuşmuyor bu nasıl berber derken adam bir süre sonra konuşmaya başladı. Keşke başlamasaydı çünkü en azından kafam söylediği şeyleri anlamaya çalışmakla meşgul olmayacaktı. Adam tam bir diksiyon katili. Bir de bana İranlı mısın diye sordu!? La olum içeri girerken selam vermişim, bir kaç cümle ile seninle iletişim kurmuşum, senden daha iyi konuşan birine Türk müsün İranlı mısın diye sormak kadar talihsiz bir durum olabilir mi ya? Sen İranlılara benziyorsun da diyor :liv:
Ayrıca traşı çok kötü ötesi kötü ve yavaş.
Sohbeti berbat.
Ve fiyat pahalı.
Önermiyorum.
 
Geri