Günlük Yolunda gitmeyen adam

🕒 Konu sahibi 1 saat önce aktifti
bugünkü ruh halim,
19598806_10154918558696559_497319753190263741_n.jpg
 
Güneşin bütün gamsızlığı ve vurdum duymaz tavırlarıyla tam tepede yeryüzünü cayır cayır yaktığı, cumartesi trafiğinin en yoğun olduğu sıcak, gergin, stresli anlardan biriydi. ben, eşim, eşimin annesi ve eşimin anneannesi birlikte yola çıkmış bizim eve doğru gidiyorduk. hepsi gözlüklü, hepsi kurnaz. tanrım, beni çok seviyor olmalısın, bu şaka mı? diyordum kendi kendime. kadroyu gözünüzde canlandırdığınızda yaşananları az çok tahmin edebildiğinizi biliyorum...

Hemen yanımda anneanne bütün tontonluğu ve muzipliğiyle oturuyor, saf karadeniz şivesini zihnime kazıyordu. Arka tarafta ise analı kızlı olmak üzere karadeniz ve modern Türkçenin o eşsiz harmanına şahit oluyordum. r'lerin yumuşatıldığı g'lerin c'ye, ı'ların i'ye dönüştüğü, t ve d harflerinin anlamsızca yer değiştirdiği o tuhaf kelimeler... kelimeler etrafta uçuşurken partinin bir an önce bitmesi için bir ara hızımı arttırınca sevgili kayınvalidem tehditkar bir edayla "osmannn :liv: yavaş git arabada ben varum. binmem arabana! " şeklinde çıkışınca, yan tarafımda koruyucu tavırlarla beni hayran hayran seyreden o yüce gönüllü anneanne "binmesen yuruyerek cidersun" şeklinde ağır bir darbe vuruyor, mutluluktan ıslanan gözlerime, herşey kontrolüm altında delikanlı dercesine bakıp, alttan alttan gülüyordu.

o gün eşim ve annesi evde deliler gibi temizlik yaparken, anneannem ve ben kayınvalideme verdiğimiz ayarın gururuyla, bir yandan kokteylimizi yudumluyor bir yandan da ayaklarımızı orta sehpaya uzatmış kanal7'deki tatlı bela dizisini izliyorduk. huzurluydum. yalnız olmadığımı ve güvende olduğumu biliyordum. Anneanne için bir shlok olmasam da kalbinde bir yerim olduğunu bilmek harika bir duyguydu. shlokun sevimliliklerini izlerken tatlı tatlı gülümsemesini izlemek, tv ile konuşmalarını seyretmek harikaydı. herşey için teşekkürler anneannem.
 
çocukluğundan beri pop ve hafif rock tarzı müzik dinleyen biri olarak yalnız kaldığım zamanlarda da muhteşem sesimle şarkıya eşlik ederim. örneğin sanatçı gırtlaktan söylüyorsa gırtlaktan, sesini incelterek söylüyorsa incelterek söylüyorum. üstelik bunları yaparken de sanatçı ne kadar sevimliyse kendimi öyle sevimliymiş zannederdim. dün traş olurken youtubedan şarkı açayım da keyifli keyifli traş olayım, hem böylelikle şarkı söylerken ne kadar sevimli olduğumu da görmüş olur neşelenirim diye düşündüm. tam o anlarda da acı gerçekle karşılaştım. kadife gibi sesimle "seni sorana her yanım derim" sözlerini mırıldanırken adeta hakkı buluta dönüştüğüme şahit oldum. hayalimdeki o ponçik adam bir anda bir kabusa dönüştü. ağzının kenarına çokomel bulaşmış o masum çocuk artık yoktu. hala etkisindeyim. bu saatten sonra müzikle aram nasıl olur bilemiyorum.
 
İçimde mustafa sandal stili dans etme arzusu var ama ne fiziğim ne de ortam müsait :liv:
 
Genel mükemmeliyetçi ve disiplinli karakterimi yaptığım her işte ortaya koyarım. yaptığım her işte en iyisini vermek, verebileceğimin en iyisini ortaya koymak için hangi şekle girdiğimin önemi yok. futbol maçında kazanmak için rakibimin donumu çekmesi önemli değil, sonuca gidebiliyorsam hiç önemli değil. yaptığım işin sonucunu görebiliyorsam her şeye katlanabilirim. ileriyi görebiliyor olmak benim için yeterli olur.her şeye sonuna kadar sabrederim. ancak sonunu göremediğim, öngöremediğim işlerde hayat benim için tam olarak bu noktaya geliyor,

 
Çok mu bunaldım? hanım ya diyorum şu enfes köftelerinden yapsana canım çekti. evet az önce yemek yemiş olabilirim ama bu açlıktan ileri gelen bir durum değil, ben senin köftelerine aşığım diyorum. oy kıyamam ben sana diyor sevinçli sevinçli mutfağa gidiyor köfte yapıyor. sonra "komşunun bebişleri" itemini devreye sokuyorum, aşkım diyorum miraçlara da götür köfteyi severler onlar 1 tabak götür sevaptır diyorum. ah düşünceli kocam benim doğru söylüyorsun diyor hemen 1 tabak yapıp çıkıyor. ee haliyle komşu bizim hanımın 1 numaralı kankisi. gittiği zaman 1 saatten erken gelmez. sinsi bakışlarla mişyın kımpleyt diyorum oğlum osman ne adamsın ya. koltuğa kuruluyorum hemen pesi açıyorum ayaklarımı orta sehpaya uzatıp hunharca oynuyorum. kısacası köfte bahane ps şahane arkadaşlar. siz de bu gibi ihtiyaçlarınız olursa bu taktiği kullanabilirsiniz arkadaşlar. kadınlar yaptıkları yemeklerin övülmesine bayılır.
 
millet deliler gibi üretim hakkında tartışıyor, kan gövdeyi götürüyor bense o anki ruh halimi yansıtırcasına sülalem raad panpa diyen adamı çiziyorum. ulan osman ne adamsın ya diye içten içe kendime güldüğüm anlardan biri.

 
Çok mu bunaldım? hanım ya diyorum şu enfes köftelerinden yapsana canım çekti. evet az önce yemek yemiş olabilirim ama bu açlıktan ileri gelen bir durum değil, ben senin köftelerine aşığım diyorum. oy kıyamam ben sana diyor sevinçli sevinçli mutfağa gidiyor köfte yapıyor. sonra "komşunun bebişleri" itemini devreye sokuyorum, aşkım diyorum miraçlara da götür köfteyi severler onlar 1 tabak götür sevaptır diyorum. ah düşünceli kocam benim doğru söylüyorsun diyor hemen 1 tabak yapıp çıkıyor. ee haliyle komşu bizim hanımın 1 numaralı kankisi. gittiği zaman 1 saatten erken gelmez. sinsi bakışlarla mişyın kımpleyt diyorum oğlum osman ne adamsın ya. koltuğa kuruluyorum hemen pesi açıyorum ayaklarımı orta sehpaya uzatıp hunharca oynuyorum. kısacası köfte bahane ps şahane arkadaşlar. siz de bu gibi ihtiyaçlarınız olursa bu taktiği kullanabilirsiniz arkadaşlar. kadınlar yaptıkları yemeklerin övülmesine bayılır.

Adam tam bir pislik çıktı Rıza baba Şlkşlkjlkjkk
 
annemin yaptığı yemeklere bayılıyorum. benim için dünyanın en iyi aşçısı. yaptığı yemeklerle ilgili hiç bir şikayetim yok. hani bu hayatta vazgeçemeyeceğin 3 şey ne? deseler, bunlardan biri annemin yemeği olurdu.

ama şu yeni yemekler deneme huyu yok mu? mahvediyor beni.

deneme anne, yeni maceralar yeni heyecanlar arama bu yaştan sonra. ben seni böyle sevdim, yemeklerini zaten seviyorum. aynı yemeği hergün yap ama yeni yemekler deneme. "analı kızlı" neymiş la. yemeğin ismine bak. direk feminizm kokuyor. neden babalı oğullu değilde analı kızlı. tadı da ismi kadar iyrenç. en sevdiğim yemekten tiksindirecekti beni.

yüzüne karşı da söylerdim de üzülmesin. içime atmim dedim günlük senle paylaştım.
seviliosun <3"

30 Ekim 2012 tarihinde bir forumda yazdığım günce.
 
Annemle beraberken telefonla hanımı arıyorum. Telefonu meşgul çalıyor, arama bekletmesi kapalı olduğu için de sinirli sinirli söyleniyorum. Annemin de fırsattan istifade inceden inceye beni gazladığını fark edince, "dövecem bunu ya" diye yem attım, baktım alttan alttan gülüyor bi de utanmadan oha lan o kadar da demedik diyor. Ulan anne tam kaynanasın yeminediyorum.
 
Çok sağlam istihbarat aldım. Hanımlar kışlık melemen için domatesin 1 TL'ye düşmesini bekliyorlar. Komşunun kaynı halde çalışıyormuş. Domatesçiler melemen furyasını fırsat bilip 3 TL.'ye çıkaracaklarmış. Düğünden takılan takıları domatese yatırmayı düşünüyorum bu hafta ciddi hasılat bekliyorum. Domates işine gireceğim.
 
Yaa yeni bolum cikinca etiketlesene bussuru sey kacirmisim ben .p
 
göbeğimin bağımsızlığını ilan edip kafasına göre kontrolsüzce hareket etmesinden hoşlanmıyorum. çayları doldururken aynadan gördüm. ondan iğreniyorum.
 
vay arkadaş evlilik beni resmen enişteleştirmiş. bu sabah hava serin diye bekarken bu tarz havalar için son aldığım kıyafetlerimi giyeyim dedim. a o da ne? jön gibi adammışım ya ben. resmen kolombiyalı uyuşturucu kaçakçıları gibi adammışım, karizmatik, tatlı, korkunç ve tehlikeli bir o kadar da slim fit. bir anda panik halinde hızlı hızlı eski kıyafetlerimi karıştırdım, sinirli ve agresif! ama hepsi aynı. eşimin şaşkın bakışları arasında evden sertçe çıktım. yolda hep bu yaz giydiğim şu boktan tişörtlerimi düşündüm. gri tonlarında, genelde evliliğin ilk aylarında yaşanan anlamsız kilo alımlarından kaynaklı M beden alınmış, regular fit, kısa kol boyları dirseğime gelen, amca işi o iğrenç şeyler. ya insanın hırkasıyla dalga geçilir mi ya? hırka giyiyorum osman o ne enişte hırkası deyip hunharca gülündü bana. hepsinden iğreniyorum. neyseki artık kış geldi ve onları giyip utanç içinde "hohohoho iyi kilo aldın ha" diyen alaycı gözlere maruz kalmayacağım. bu akşam da eve gider gitmez o çok özlediğim tişört üstü gömleklerime sarılıp liseli aşıklar gibi öpişçim onlarla. canlarım onlar benim. aşklarım. avrat da salonda yatsın :liv:
 
Rüyamda oğlum olmuştu. Renkli gözlü, bembeyaz tenli, kısacık saçları yusyuvarlak kafası vardı. Saçlarının kumral olduğunu anımsıyorum, tam 5-6 aylık ve ailemden bir kaç kişiyi anımsıyorum. Kucaktan kucağa dolaşıp etrafa gülücükler saçıyordu. Bilirsiniz işte klasik bebek mimikleri... Gözleri tıpkı annesi gibi hatta eşimin anneannesine benzetiyorum nedense. Kocaman yuvarlak ela gözleri var ama ben böyle olacağını hiç düşünmemiştim şimdiye kadar. Esmer ten her zaman daha baskındır, benim çocuğum %99 kara olacaktı. Bu nası olur? diyordum kendi kendime. Eşim pis pis sırıtıyordu, kendine benzeyeceğini söylüyordu falan. Son olarak kucağıma almak istiyorum gel oğlum gel babaya diyorum ellerimi uzatıyorum. E eh diyor hayır anlamında kafasını çeviriyor. Oha be olum diyorum konuşmayı ne zaman öğrendin.
 
Geri