Bu film ömrümde izledigim en ilginc filmlerden.
Kafka'nin Şato eserinden daha surreal.
Ismi ve yaptigi isi,senaryo geregi sürekli degisen esas kadin,erkek arkadasindan ayrilmak istedigi halde,onunla bir aksamligina anne ve babasini ziyaret eder.
Yolda baslar rüyasal olaylar ve bu rüyalari,erkek yönlendirir.Esas kizin kafasi onun istedigi gibi calismaya baslar...
Bir nevi telepati ile..
Eve geldikten sonra,olaylar daha absurd bir seyir alir.
Adamin cocuklugundan annesinin ölümüne kadar(halbuki yasiyordur)
Bir streamin icine daliyoruz.
Ve dünyanin en normal seyi gibi..kiz bunlara tepki vermiyor...hani ln noluyo burda gibi..halen jake i birakma derdinde..
Jake in Babasi alzaymir oluyor,baska bir sahnede saglikli..zaman mekan kavraminin kurali yok.
Jake bazen entelektuel,bazen saf,bazen sefkatli bir evlat,bazen de sinirli bir hayal kirikligi..
Ara sahnelerde sürekli yasli bir hademe cikiyor..o da filmin ilerleyen sahnelerinde anlasiliyor ki,adamin yasliligi.
Bir rüya anlatiliyor filmde..yalniz rüyayi kim görüyor tam net degil..
Film kültürel olarak cok zengin,ressamlar,siirler,musikaller,bilim ve felsefe hakkinda cok konusuluyor.
Biraz yorucu (psikojik olarak agir bir gida) ama kesinlikle izlemeye deger...hele ki kafkaesk seyler ilginizi cekiyorsa...ama Kafka bunun yaninda peanuts.