Bugün bir film izledim aklıma o geldi.
Kadın, oğluna 'doğmaman için o kadar çok dua ettim ki' dedi. Cümleyi böyle okuyunca aslında ne kadar gaddar ve zalim bir anne, hatta böyle bir anne olabilir mi diyorsunuz! ama işte hikayenin içine girince...
"Ali birden hastalanıyor (25-26 yaşlarında) , teşhis olarak Akdeniz ateşi koyuyorlar ve genelde anneden geçeceğini söyleyip anneden kan alınmasını istiyor doktor. Ama ailesi yıllarca Ali'den saklamış, meğer Ali onların gerçek çocukları değilmiş. Çocukları olmadığı için yıllar önce Bosnalı bir kadından evlat edinilmiş Ali. Tabi Ali bunu öğrenince gerçek annesini bulmak için Bosna'ya gidiyor. Annesini arıyor falan...
....
Neyse, sonunda annesini buluyor. Annesi kapıyı açıyor ve Ali'yi içeri davet ediyor. Ali gerçek annesine sadece neden diye soruyor. Sonra annesi Ali'ye 'doğmaman için o kadar çok dua ettim ki' diyor ve öyle bir şey anlatıyor ki.... "
Hikayeyi dinleyince ne Ali'nin yerinde olmak istedim, ne de annesine kızabildim... Sadece yaşamayı sevip halime şükrettim.