Jose
Gümüş Üye
-
- Katılım
- Nisan 23, 2014
-
- Mesajlar
- 9,977
-
- Tepkime puanı
- 96
-
- Puanları
- 308
-
- Yaş
- 33
Yalnızlık
Yalnızlık, boşluk duygusuyla sentezlenip kendini dünyadan kopmuş hissetme duygusudur.Yalnızlık olgusu insanlarda büyüdükçe daha bir olgunlaşıp yer tutuyor; küçükken yalnızlık nedir bilmez insan hatta yalnızlığın nasıl yazıldığını dahi bilmez.
Misal ben yalnızlığın tam olarak ne şekilde yazıldığını bilmezdim. YALNIZLIK mı?
YANLIZLIK mı? Her iki yazım şeklide kökleri bakımından bana çok mantıklı geldiğinden ayırt edemez,yazım yanlışları yapardım.Kökleri bakımından dedim ya; misal Yanlızlığın kökü yanmak:
Yalnız kalan insan yandığını hisseder,çiğeri yanar boğazı düğümlenir.
Yalnızlığın kökü ise yalın:
İnsanın yalnızken ki duygularının yalınlığını, çevresinden soyutlandığını düşündüğü anda ki yalınlığı simge eder.Neyse ki tabiatın ve yaradanın şartları gereği büyüdüm yalnızlığın doğru yazılışını öğrendim; öğrenmekle kalmadım yalnızlığı yaşadım,yaşıyorum,yaşayacağım.
Ve korktuğum bir şey var…
Ben büyüdükçe yalnızlığımın benimle birlikte büyümesinden korkuyorum; korkuyorum korkuyorumda yahu düşünmüyorum da esirgeyen,koruyan ve her şeyi gören ve haliyle beni koruyan,esirgeyen ve gözlemleyen bir Allah’ın (c.c) var olduğunu biliyorum da nasıl hala yalnız olduğumu düşünüyorum?
Görmediğimiz,elini tutmadığımız,mesajlaşmadığımız kişiler yok diye kendimize yalnızlık künyesini takıp dolaşmak çokta mantıklı değil.
Gel gör ki bizim görmediğimiz ama bizi gördüğünü bildiğimiz,sms veyahut mail gibi teknolojik olaya gerek duymadan elimizi semaya açarak; sadece iki dudağımız arasından çıkacak bir-iki cümleyle ulaşacağımız, her daim varlığıyla yanımızda olan Allah’ı (c.c) hatırlayıp da yalnız olmadığımızı düşünemiyoruz.
Qasem