Kesinlikle katılıyorum.
Genelde her şeyi kendi istediğine yontma şeklinde alışkanlıkla yaşayanlar hep daha fazlasını elde etme yolu için bunu çok rahat yaparlar.
Pişmanım, üzgünüm deseler de huylu huyundan vazgeçmez. Öyle bir raddeye gelirler ki bunun için rahatsız olmamaya, normalleştirmeye ve hatta kendileri bile inanmaya başlarlar.
Sizi de inanmaya zorlamasında, hatta inanmıyorsunuz diye haksızlık yaptığınızı söyleyebilmesi aşamasında tehlike başlamıştır.
Kobayı olmayı kabul etmeniz lazım gibi duygu sömürüleri ile hayatınızı tüketirler.
Genelde her şeyi kendi istediğine yontma şeklinde alışkanlıkla yaşayanlar hep daha fazlasını elde etme yolu için bunu çok rahat yaparlar.
Pişmanım, üzgünüm deseler de huylu huyundan vazgeçmez. Öyle bir raddeye gelirler ki bunun için rahatsız olmamaya, normalleştirmeye ve hatta kendileri bile inanmaya başlarlar.
Sizi de inanmaya zorlamasında, hatta inanmıyorsunuz diye haksızlık yaptığınızı söyleyebilmesi aşamasında tehlike başlamıştır.
Kobayı olmayı kabul etmeniz lazım gibi duygu sömürüleri ile hayatınızı tüketirler.