1. Yarı;
Bu gün keyf yapalım dedik, sonra arkadaş "lan keyf eşekte olur" diyince vaz geçtik. O zaman bi çay içelim bari diyerek sahile indik. Bostancı sahilde Beltur var, çok güzel ve ucuz. Haliyle hafta sonu sanki bir huzur evinin bahçesindeymişsiniz hissi veriyor. Bütün yaşlı amcalar teyzeler olraya doluşuyorlar. Dışarıdaki veranda da yaşlı bir teyzeyle beraber yer kapma yarışına girdik. Çaktırmadan ikimizde sotelendik. Tıpkı bir kaplanın avını sinsice beklediği gibi bekledik ikimizde. Tabi sonra ben bi cuğara yaktım ifşa oldum. Tam o sırada teyzem dişi bir kaplan edası ile boşalan ilk masaya atladı, tabi benim elim armut mu topluyor? Tabikide hayır ben de atladım. İkimizde birbirimizden habersizmişiz gibi etrafımıza bakıyoruz. O yaşlı kankalarını arıyor sayı üstünlüğünü kullanarak beni saf dışı bırakmak için, ben de bizim arkadaşlara bakıyorum teyzeyi dövdürmek için. Teyze baktıki ben gitmiyeceğim "nahlet olsun sana" dercesine takma dişlerini çıkarıp elindeki karton bardağa koyunca ben havlu atıp kaçtım. Giderken bu verandaya iki kaplan fazla bakışı attım.
2. Yarı;
Velhasıl kelam allem ettim kallem ettim, yaşlı amcaları teyzeleri iteleye iteleye bir masa bulabildim. Sıra gelmişti o emekli kuyruğu kıvamındaki sıraya girip, bilimum ihtiyaçlarımızı karşılayacak siparişi verelim. Ben tembelim benim arkadaşlarım benden de tembel. E tabi birde 2 haftanın hesap ödememe acısı içlerinde dururken kalkıpta sipariş vermeye tenezzül eden olmadı. Girdim sıraya herşey gayet güzel gidiyor. Siparişi vermemle almam arasında ortalama 20 dk oynadı. Elimde 3 tepsiyle masaya geldim tam bıraktım arkadan bir teyze "yavrum şunuda al" diyerek elime boş tepsi uzattı. Neyse yaşlıdır alayım dedim, aldım ve içeriye götürürken bir yaşlı teyze hiç yüzüme bakma tenezzülü bile göstermeden elindeki boşlarıda tepsinin üstüne koydu. Onada eyvallah dedim bıraktım boşları. Tam yerime geçeceğim ordan bir amca "yavrum bana 3 top dondurma". İçimden "amca iki tane var bende de 3. ye adam lazım" demek geçti içimden ama "amca ben burda çalışmıyorum" derken ordan bir ablamız, güzel mi güzel, alımlı mı alımlı "neden burası böyle yoğun, millet boş boş oturuyor. Para kazandıranla kazandırmayanı ayrı tutunda yer boşalsın" dedi. Lan sorun bende mi yoksa alayı mı sorunlu derken çok ufak bir ayrıntı dikkatimi çekti. Meğersem oranın elemanlarının giydiği kolsuzla benimki benzermiş. Adamlar beni görevli sanıyolarmış. Arkadaş marka delisi değilim ama goooocaman LOFT yazıyo lan üstümde. Ablaya "tabi ablacım siz şurda bekleyin ben hemen masa ayarlatıyorum" derken arkadaşın içtiğini puskurmasıyla birlikte kahkahalar attık. Tabi kadın bize bir hıh çekip dönüp gitti.
Kendime Not: Pazar günü Beltur'a gitme. Parana kıy, şu fakir edebiyatını üzerinden at. Öptüm kib bye.