Vurak Aköz Şarkı Sözleri

🕒 Konu sahibi 14 saat önce aktifti
Hay-at

Berbat geçtin hey-at
Estin sebata inat
Tozdu dumandı
Acıydı yavandı
Yoğurduğun tat
Kattın kavurdun
Çiğken savurdun
Var da bak
Kalansa hırdavat
Zamanı kaydı
Satabilirsen sat
Yoksa yastık yap
Ya da at bul dolaş
Sür bakalım marsa
Belki dadananlardan
Kalmıştır arsa
Sıkarsa canını
Gel dön başa
Boş ver
İndir kepenkleri
Yorgun kafa
Uyu paşa paşa
 
Hayal

Baş ucumdasın umut
Bir o kadar uzak yarın
Tarif etsem buharsın
Uzansam yakalanmazsın
Tutsam kaçarsın
Hapsetsem isyansın
Kocaman bir hayalsin
Gün ışığında bir yalansın
 
Hayat

Nasıl gidersen git
Umrumda değilsin
Cefanın çoğu bende
Ne kalmışki sende
Yürü görünmeden cinetim
Duyuyor musun beni matemim
Duruyor boynumda kara çenberin
İstemem artık mavi güllerini
Aptalca öten bülbüllerini
Görünmeden yürü
Sen yolla ben karşılarım
Bilirsin, çoktur idmanım
Görünme,dokunma isyanım
 
Hayata İnat

Tırmanırken tepeye
Ayaklarım takılır pençeye
Sancısı düşer yüreğime
Acısı düğümdür genzime

Düşerim hayatın yamacına
Yıldızlar çakışır kıskacımda
Dolanırken yüreğim bağrıma
Daralıyorum düğümün ortasında

Ay doğar zamana inat
Güller davranır kat kat
Bir bakış kaplar dünyayı
Gülerim hayata inat
 
Hayataa

Hayata dair söylenecek
sözüm kalmadığında
Kapanan perdelerin ardında
Hep bir perde vardır
Açılır yalnızlığıma
Bu son perdem
An olur çeker görünmeze
An gelir gerçeğin içine
Kaybolurum sessizlikle
İçimdeki sese tutunurum
Bilirim o çağırır iyi yerlere
 
Hayatım

Hayatım sen olunca ben de varım
Sen olmayınca ben nasıl yaşarım
Kırk iki yıllık mazimiz var
Sensiz yaşamak mı zindan olur bu diyar

Küçüktün seni ben büyüttüm
Bebek gibi kollarımda uyuttum
Sen dayımdan yadigarsın
Her kesten önce sen bana yanarsın

Kederde kıvançtaberaber yaşadık
Engelleri hep birlikte aştık
Sensiz yaşamak en büyük keder
Senden ayrılmak ölümden beter

Gün gelir gerçekleşir bu ayrılık
Giden acıdan kurtulur artık
Kalanın işi zordur,hayat karanlık
Ah vah eder giden gelmez artık

Muhlis derki acımasız zalim felek
İşin hem yaratmak hem öldürmek
Sen bir katilsin demek
Senden nefret etmek gerek

1926-1996
Mehmet Muhlis FIRAT
 
Hayıflan

Çığlık yüklensem
Kapına dikilsem
Tanır mısın
Poyraz toplasam
Çarkına takılsam
Uslanır mısın
Yıllarımı yıpratan
günler yolladığını
ispatlasam
Utanır mısın
Ne boranlar teptim
Fırtınana çerez desem
Hayıflanır mısın
 
Haykırsam

Haykırsam çöllere
Yankı bulamam bile
Buhar olur sesim
Kendi alevinde
Arşa uzansa dilim
Taş olup yağar
Sözcükler üzerime
Bırak ta boğulmadan
Bir haykırayım
Ta derinden
İsterse savursun
Hidettiyle yel
Kaf dağının tepesine
Döktürsün beni parça parça
Mercanlar üzerine
 
Hayran Oldum Sedasına

Bahçemizde bir kuş güzel güzel ötüşür
Hayran oldum sedasına ciğerlerim tutuşur
Dedim gitme bahçemizde yanımda kal yuva kur
Kuş dedi ben göçmenim burası bana uygun değildir

Dedim göçmenlik yorucu iş gel sen yanımda dur
Seninde bizim gibi yuvan olursa derdin marazın azalır
Kuş dedi ben size uymam dağ başında zor olur yaşam
Benim işim uçup konmak doğaya çevreye bakmak

Dedim kuşcuğum pek güvenme gücüne kanadına aklına
Feleğin boldur oyunları hazırlar tuzağı kıyar canına
Bu devran güzellik yaşam baki değil kalmaz kimseye sana
İnat etme nereye gitsen her şey aynı güven inan bana

Kuş dedi bana aklına şaşarım bu dağ başında ben nasıl yaşarım
Benim işim seyhat etmek kıtaları dağları denizleri aşarım
Senin sözün geçmez yaşın bitmiş rengin solmuş artık sus
Ben minicik kuşum çok yerleri gezmişim akıl mantık benim işim

Gidiş o gidiş durmadan havalandı sevimli kuş
Hiç bakmadı arkasına hızlı yaptı uçuş
Ben de arkasından bakakaldım dönmez artık küçük kuş
Muhlis durduğu yerde,uğurlar ola güle güle çok yaşa kuş

Mehmet Muhlis Fırat
1926-1996
 
Hedef

Uçurdun savurdun dağlara
Düşürdün dağlardan bağlara
Hedefin düşürmek ağlara
Tekelinde değil bu dünya
Dikkat et sen kendi kendine
Bak yem olursun balıklara
 
Hedefe Umut

Her yanımı sardı yılan çiyan
Dar çemberinden geçiyorum
hayatın
Geride kalsın, çoğu ziyandı
ömrümün
Dayan gönlüm dayan
Tepelerin ardında durur
dünyan
Umutları topla gel
tutun emeğime
Tırman sabahlara
Bir seher vaktı
ulaşacaksın tepeye
Işıklar yanacak önünde
ve sen güleceksin
 
Hendek

Ne zaman düşsem hendeğe
Gülersin güneşin gölgesinde
Çiçekler versem ellerine
Dikenleri yürütürsün üstüme
Dostluğa uzatsam elimi
İhanete dolarsın belleğini
Küçültmeye uğraşma
Sığdıramazsın çekmecelere
Tutma saçlarımdan
Düşmem ayaklarına
Bakma yıkılır halime
İsyanı işletmişsin yüreğime
İsyan olurum beklemediğin yerde
 
Her

Her gün umutla başlar
dolar rüyalarıma
Her rüzgar bir sevdayla
uçurur hulyalara
Her bakış ayrı nakışla
işlenir ruhumun saçlarında
Her ayrılık yangınla düşer
Kor teper yüreğime
 
Hışım

Hışım senin günahın
Yanlış onarılmaz enkazın
Masallarına dolandın
Sığamadın çerçevene
Kabardın taştın
Telaşınla kucaklaştın
Küpünedir ziyanı sirkenin
Ağlarına dolandın
Çırpın bakalım
Ne olcak halin
 
Hiç

Hiç çekiyor gözlerim
Büyüyor tepeler
Dağ yıkılıyor üzerime
Sıvışıyorum enkazından
 
Hiçbiri

Açmıyor hiçbiri
Fırlayacakmış gibi duran
Yürek gözlerimin
İsli perdesinin rengini
Hangi dizge değiştirecek
esaretine alan fırtınanın yönünü
Yorgunluğun budakları büyüdükçe
Parçalanıyorum
Halatlara bağlanıp çekildikçe
 
Hobi Dolabım

Günde kaç kez giriyorum içine
Her birinin bakışı işler içime
Geziniyorum içleride
Bakıp dokundukça tek tek
Her biri tutmak ister ellerimden


Baktıkça bakasım gelir sizlere
Her bakışta sevginiz büyür içimde
Hep durmak isterim sizinle
Kendimide kitlesem içinize
Kim bakacak bize
 
Hoş

Seherin hoş nefesi
Şakıyor yaprak yaprak
Akasyada canlanıyor
günün güneşe sesi
Şarkıya düşüyor
kuşun sesinde
baharın nefesi
Yok yarin sesi
Yorgunluğuma iniyor
Son mısrada hayatın hançeri
 
Hoşça Kal

Oysa sözcükler sıradaydı
Kıvrandılar zaman döngüsünde
Öbekleşip düğümlendiler
Suskunluğun dar boğazında




Daraldıkça vakit çemberi
Cebeleşip yutkundular sessizliğe
Bir tanesi sıyrıldı cesurca
İndirdi kepenkleri
Düştü solgun dudaklara
Hoşçakal
 
Hücrem

Cezaya çekilmiş mahküm gibi
Neştere vurulmuş gülüm
Esip gelme sevda
Hücrem dar
Dönüp durma sevgili
Kovalama gönlümü
Başım belada
Katma muhabetine beni
Yüreğim yara
Sineye sığmaz tarzın
Çekilmez sevdaya nazın
Dallarımda ayazın
Tükenmez senin karın
 
Geri