Vurak Aköz Şarkı Sözleri

🕒 Konu sahibi 14 saat önce aktifti
Ebem

Fadime ebem
Döktürü verirken
İşlerde dökerdi muhabbeti
Keyfimce dinletirdi evelini
Haçalı mıstığın aşayı
Komazdı i-lemanı beride
Vara vara laf varmıştı yerine
Kart rüstemin hasan
Gurbetten gelmiş
Ebeme sitem yazmış
Amarigadan geldim de
varmadı deyin
Durur mu heç ebem
Amarigadan gelmezsen
Angaradan gel
Yine de varmam
 
Ege

Bir akşam üstü güneş
ağır tonunda kızıllığıyla
çekiliyor huzura
Esiyor ılık ılık meltem
uçuş vaziyetindeyim
Kokusunu getirmiş
iğdenin kelebek
Gül kokluyorum
bayır belinde
Uçuruyor efkar yıldızlara
Menekşenin kokusu
calınıyor yüzüme sevdayla
Nini dinliyorum
Bingölün ırmaklarından
Uykudayım egede
Denizin kucağında
Martı sözcük döşüyor yüreğime
 
Ejder

Şavkını koynuma dolayan ay
Esirgeme ışığını geceden
Esir kalmasın karanlığın elinde
Dolan ki vurulsun direktifinle
Kinini semaya salan ejder
 
Eksildim

Düş günlerinde çimen kokardı yaylalar
Kuşlarla şarkı söylerdim dağlara
Çağlayanlara bulaşır akardım sabahlara
Semaya oturur yoncalar yollardım yıldızlara

Umutlarım kaldı küflü heybelerde
Yarınlara topal yollandım
Çeyizlerim kovuklarda
Duvağım töre kanlarında
Onurumu tutmak için
Kayboldum yıllarda


Tökezleyip düşmekle geçti
Savruldum,devrildim
Vuruldum, ezildim
Kalktım yeniden yürüdüm
Baktım ki eksilmişim hepten

Hasret kaldın koparılan
menekşelerime,karanfillerime
Yakılan sayfalarda yandım
Kaybolan her hayata kayboldum

Ne umutlar yeşerttim
Düşerken gurbet yollarına
Baktım ki temelli kaybolmuşum
Metrepol sokaklarında
 
Elbet Bir Gün

Puslu dağlar sisli geceler
Gecenin bağrında ateşler
Baharın, yağar kar üstüne
Kasavetin gölgesi içinde
Pusular kurulmuş köşelerde
Nefes aldırmıyor günlere
Yarınlara masal yazma derdinde
Yürüyorlar maskeler
Egemenlik düşlerinde
Maskeleri düşecek elbet
Gelecek günlerin içinde
 
Elem

Elem,külem
Yine mi sen
Anlamadım
Hiç ayrılmadım ki
senden
Biliyorum
Alıştım ki zaten
Hiç gitme istersen
 
Emeğin Anası

Tarlada bahçede çapada
Evle bulaşıkla çamaşırla
Koyun,inek mal,maşat,
Doğur bir kaç oğul
Vay vay köylü ana
Şehirde olduk hanım ana
Koştur anam gündeliğe
Didin,uğraş,yorul gelsin para
Karanlıkla sürün yuvana
Dal mutfağa hazırla topla
Ye,iç, dinlen,yıka
Birazcıkta hakkın uykuya
Unutma sakın,harçlığı beye
Sabah kahvede
Akşam meyhaneye
Yakışır evin direğine
Mazallah göçüp giderse
Nicedir halin
İyi bak nanköre
Kahretsin seni iyice
 
Emek

Nerede yürekleri sıcak
Gözleri gülen gençlik
Hayallerini üşüten yüreklerle
Yorgun umutlar peşinde

Kimi sınavların adaletsiz
Koşturmacasının buhranında
Kimi emeğini parçalayan
Azgın sermaye çarklarında

Pazarlarda emeği ucuza hasan
Bir sen değil milyonlarca sömrülen
Emeğinden verdikçe ödün
Pençesinde ezecek seni emperyalizm
Emeğinin boynu bükük
Yüreğin solgun olcak
 
En Güzel

En güzel şarkı sensin
Sevgiden sevdaya
En güzel şiir sensin
Yağmurdan yüreğe

En büyük cihan sende
En kocaman yürek seninle
Uzaya uzanır doğa senle
En güzel aşk sensin
Yazılmaz kalemle
 
En Yüksek Mertebe Öğretmenlik

En yüksek mertebe okumak,öğretmenlik
Bu meskek çok kıymetli faydalı hem de büyük
Onu bize tanıtan,öğreten Mustafa Kemal Atatürk
Ey saygı değer kıymetli öğretmenim
Kültür ilim,irfan hep senin eserin

Gece gündüz demeden işinde
Köyde kentte her yerde tahta başında
Körpe yavrularla ilim ve öğretim savaşında
Ey saygıdeğer kıymetli öğretmenim
Kültür ilim irfan hep senin eserlerin

Syın öğretmenim değerin kiymetin büyük
Hakiki mürşit ilimdir demiştir Atatürk
Ne mutlu sana mukadestir öğretmenlik
Ey saygı değer kiymetli öğretmenim
Kültür ilim irfan hep senin eserlerin

Aslında vatan millet sana emanettir
Atatürk'ün fikirr ve ilkelerini sen dile getir
Vatanına milletine hizmet götür
Ey saygı değer kıymetli öğretmenim
Kültür ilim irfan hep senin eserlerin

Yoktur dünyada ilmin kültürün misali
Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesiyim,
Demiştir veliaht Hazreti Ali
Sayenizde açıldı medeniyet ve nezaket yolu
Ey saygıdeğer kiymetli öğretmenim
Kültür ilim irfan hep senin eserlerin

Muhlis derki insanı insan yapan
Kainatı ilim ve faziletle donatan
Bütün müeseseleri ve kurulyuşları yaşatan
Ey saygıdeğer kiymetli öğretmenim
Bütün bunlar hep senin eserlerin
03.06.1983
Mehmet Muhlis Fırat
1926-1996
 
Enflasyon

Tencerem takır takır
Su kaynatır fokur fokur
Makarnamdan bıkmam
İster kelebek ister çiçek
Mantıyı asla aramam
Tahılın yüzüne kolay bakamam
Meyveler uçuk bakar
Korkar yanına varamam
Sebzeler gözümün hapsinde
Bir ucu tezgahtarın elinde
Kasabın kapısına varamam
Ya durursa kalbim
Cesaret gerek peynire
Elim alışıktır çökeleğe
Sütü hiç dert etmem
sağolsun anam
Altı yüz elli yedi ağlar
Neylesin üç yüz seksen ağam
Enflasyona düşmüş diyorlar
Düşene nasıl sevinsin ki insan
 
Es Deli Deli

Bir estinki savurdun
Es deli deli
Savur beni deli rüzgar
Savur ovalardan uçur dağlara
Göçüp geldiğim diyarlara
Uçur toz bulutu içinde
Ulaştır gökyüzüne
Kat bulutlara beni
Merhaba diyeyim güneşe aya
Al savur deli deli
Döndür indir denizlere
Kaptan olayım gemilere
Dolaşayım okyanusları
Et batan geminin kaptanı
Savur ıssız yeşil adaya
 
Esen Şiir

Ovalardan rüzgarlar yolla
Saçlarımı uçursun
Düşsem savrulsam
Seni bilirim

Koştursa gözlerim düşlerde
Yorulsam ağlasam
Dünya geçse yanımdan
Süzülen yalnız sensin
 
Esin

Çiledir soyadım
Hep acıydı tadım
Bitap seraplarda
Gezdim adım adım
Anlayamadım neydi günahım
Kuruyan dalın tepesinde
Kurumuş bir kozalağım
Esin duydukça
Boş teneke gibi çıkar avazım
Kimseye yetmez gücüm
Kendime haylazım
Kemirir elemli mazim
Boş bir kasnağım
Kendimle barışırsam
Biliyorum uslanacağım
Ama nasıl.......................
 
Esinti

Titriyor bak ay ışığı
Üşüyor zaman
Üşüyen lalelere dalan
Bağrımda unuttuğun güller talan
Muhabeti kaptırdım kara buluta
Bak ardından ağlıyor zaman
Kanatlarım dolanır semada
Koynumda hüsran
Sen yoksun bu akşam
Bu semada her şey yalan
 
Esmahin

O ne cüse ne endam
Soyunun en güzeli
Memleketler aşmış
Çok koşmuş
Zaferler kazanmış koşu atı Esmahin
Armağanıydı dostunun büyükbabama
Safkan arap atı Esmahin
Büyüklüğüne, güzelliğine haran kaldım
Hayellerime sığmayan Esmahin
Öyle büyükki binemem asla
Emahin hazırlanmış kapıda
Seslendi babam
Bakışlarından anladım
Küçük binicisini sınıyacak
Yok şakası
Buna asla binemem
Kalbim yerinden fırlıyacaktı
Yutkunamadım sanki boğulacaktım
Boyum Esmahinin bacak boyu
Duvarın üstünden binebildim
Titremekteyim gözlerim kapalı
Uymaktayım komutlara
Dönüşü yok bu işin
Tepesindeyim bir dağın
Titremiyorum heyecanım dorukta
Yüksekler nekadar ferah
Her şey güzel ve muhteşlem
Hiç bir zoraki komut indiremezdi beni
Uçmak üzereyim
Annem telaşlı babama öfkeli
Babam gururlu kardeşlerim ağlamaklı
Sürdüm atımı uzaklaşarak
Uçuyordum artık kuşlarla yarışarak
Özgürlük bu olsa gerek
Hiç bir şey duymuyorum görmüyorum
Gökyüzündeyim bulutlara çok yakın
Tutuverecekmişim güneşi
Güneş bana çok yakın
Ah Esmahin güzel atım
Büyük güzel tutkum
Seninle ne çok yürüdük
Dağlar taşlar ovalar yaylalar aştık
Ne güzel bir dost ve arkadaştın bana
Nasıl özlerim bilsen seni
Senihep özlemle sevgiyle anarım Esmahin.
 
Esmeden

Esmeden gez esmer esmeden
Sarışınlara görünmeden
Oturmuşlar dere başına
İki sarışın güzel birden
Yoluna duracaklar senin
Kapışacaklar ses vermeden
 
Ezgi

Ne zaman bir ezgi düşse dilime
Sebepsiz dalarsın hemen içine
İsyanları yükletirsin tepeme
Gevenleri dizdirirsin yerlere
Köstebek yuvası dağ önlerinde
Canbaz olsaydım yürürdüm üstünde
 
Eziyet

Sorma nedenini
Toplama ederini
Eksiliyorum toplandıkça
Yine vardım yol ayrımına
Bu kaçıncı vazgeçiş
Bu kaçıncı dalış
Garip bir iş
Işığı eziyet üstüme
Kaçarım kovalar
Yaklaşırım anlamaz
Vazgeçilmez eziyet
 
Fatura

Daha neler
içinde çok bahaneler
Dikilir duygular kavga eder
Sorgular anketler
Fatura yüklü
Çıkarır çileden
Dolanır,dolaşır
Çıkmazın içinde
Ağlar yürek
suçu neydi ki
Kabül olsaydı dilekler
yaprak olurdu
Taş bağlamazdıyürekler
sevginin içinde
Nasıl yeşerir ki kaya
bu nasıl sevgi
kendi başını yiyen
Kuşanmış karalar
Değilki artık sevgi
Eziyet olmuştur
eziyet eder
 
Geri