Vurak Aköz Şarkı Sözleri

Konu sahibi son olarak 1 gün önce görüldü
Deve CÜCE

Düşürdükçe yolumu yalnızlığa
Büyür de büyür
Dağ olur sayemde
Bakarım küçücüğüm gölgesinde
Rüyalar dilenirim
Yalnızlığı sollamaya
Miyadı dolar
Düş alıp gidince
Yalanlar seçerim kocaman
süslü püsküllü
Onları da yatsı kapar
Kalırız yalnızlıkla deve CÜCE
 
Devirdin

Devirdin gözlerimi
Dur gidemem,gece
Artık çekemem
Her faslın işkence

Deli rüzgara vereceğim elimi
Koparsın kollarımı
Ayaza toplatıp parçalarımı
Donacağım
 
Devirli Devirli

Hayat devirli oyundur
Bazan acın işler iliklerine
yüreğini sarmalar hüzünler
Kederlerle kavrulursun
Uyuşur her yanın donarsın
Sürünürsün heryanın lime lime
Bazan sevinirsin manasız
Sığmaz taşarsın pervasız
Uçmaya kalkışırsın havalara
Hüzünler yakalar indirir
Kederlerin kucağına
Sevinçlerin alaylı güler
Bir şarkı tutturursun
Dönüp bakmam bir daha geriye
Dertleri kederleri omuzdan aşır at geriye
Gelmesinler beriye,,
Senaryon devrededir devirli devirli
 
Devri Yaman

Sallan ey devri yaman
Sen misin hükümran
Seherleri karanlığa boğan
Gölgende nice isyan
Ne cevherler doğacak
Kalacaksın yayan
Güvenme tacı tahtına aman
Ne tahtlar kaydırmış zaman
Ne taçlar uçurmuş ferman
Yaylan yaman yaylan
Seninki de son devran
Ne devranlar geçmiş
Yaşanmışa sayılmadan
Geçte kapansın sayfan
Arkadan yetişecek
Adsız nice kahraman
 
Diclem

Nazlı nazlı akışın
Kederlidir bakışın
Durgunsun yok sevincin
Susturmuşlar
Bulandırmışlar seni
Yok eski keyfin
Omuzların çıplak
Vermişler ellerine çiçekleri
Tebessüm yok yüzünde
Yırtık şalvarınla
Sokmuşlar halaya seni
Unutmuşsun oynamayı
Fis kayanın inadına coşkusu
Coşturmaya yetmiyor seni
 
Dilim

Dilimin ucundasın
Dilimi tutsam
Ellerim yanacak
Bağırmazsam
Ciğerim kanayacak
Büyüttüğüm yalnızlıkta
seni toplarım
Yazmazsam aleme
Rüyalarım donacak
 
Kıvrıla,kıvrıla giden Fırat
Sana anlatacaklarım var
Kayaları parçalayıp giden Fırat
Sana suallerim var
Toprağı eritip götüren Fırat
Sana nasihatım var
Taştın yine fermansız
Kanlıya çıktı adın usanmadın
Halat kemerler bağlandı
kelepçelendin uslanmadın
Çakıl taşlarını yurdundan eden
Sana bir öykü yazdım
Çimenleri çiçekleri yutan Fırat
Sana bir beste yaptım
Coştun yine hesapsız
Önünde bentlerle engelin
Hapis edilmişsin var mı haberin
Üzerinde saltanatta feribot,kayık
Mazlum, mazlum giden Fırat
Sana sadakatim var
Beraklığında saçlarımı taradım
Sende dağları seyre daldım
Heybetinden kalmadı eser
Salanmadan yürü
Geride kaldı hünkarlığın
Ulaştığın yerde biter hükmün
Bir damlasın
Adın yok artık senin
 
Diyorum

Yürüdüğüm raylarda
Takıldığım duraklarda
Denizin çırpınan koynunda
Nefesimin boğulduğu anda
Bazen çaprazımda
Hani diyorum
Görünmesen bir ara
Tadın kaçıyor azraile uyunca
 
Doğa

Doğayla bütün
Canla kan insan
Akmazsa kan
Kangren olur can

Gülmeyi güneşten
Sevmeyi çiçekten,
Gezip tozmayı,
Çayırdan öğrendim

Meşeler sevgi
Kavaklar coşkuydu
Menekşeleri
Dereler okşardı
Sevdayı
doğadan öğrendim
Gezdikçe doğayı
Yüreğim hep bahardı
Şu beton yığınlarına
Sıkıştığımdan beri
Yüreğim karardı
Doğaya hasret kaldım
 
Doğaya

Talandan kaldı canımdan
Bir bir parçam
Büyütüyorum,gelişecek
Onu da feda etmem talanlara
Kederli olsa da
Koca bir sevgidir iç dünyam
Mahrumlara da yetecek oran
Canımda dolandıkça
Sevgiden yana kan
Yaşar coşar aşarım
Beni yok edemez
Yapay hiç bir kavram
Doğaya kanar
Sonuçta ona bırakırım can
Bilirim ki
Odur gerçekten beni bağrına
Basacak olan
Canana dosttur doğa
İhanet etmez
Sevgiden yana tohum saçanlara
 
Dokundurtmam

Küçücük dünyam
Kocamandır rüyam
Akmasada
Benimdir deryam
Dokundurtmam

Özüme edam
Kimseye olmasa da
Kendimedir faydam
Nafile etmen figan
Feragat etmem

Ne etsem kapanmış devran
Beyhude çabam
Çulumu toplamam
Boşta olsa benimdir meydan
Asla bırakıp gitmem
 
Dokunma

Kederler yürür üstüme
Mağlubum cefanın ekseninde
Tarih şahidi olurum yine
Dokunursan harap telime
Bakma güldüğüme
Efkar uçurur
Karlar yağar yüreğime
Buz tutar dallarım
Sarkıtların içinde
 
Dokunmayın

Dokunmayın bana
Efkarım yine başımda
Saldım yabana
Döndü geldi dolana dolana
Koşmaktan çalkalandım
Yoruldum kaçmaktan
Bir baktım kaymışım
Çisil çisil yağmurun altında
Saçlarım ıslanmış
Uçuşur poyrazlan

Tutundum uçurtmalara
Güneşin eşiğinden geçtim
Lapa lapa kar yağıyordu
Poyrazın ardından
Yürürüdüm
Bir şarkı dinledim
Papuç tellerimden
Kuşlardan kuşak kuşanmış
Gelinlik giyinmiş meşe
Kızıl pullarla süslenmekte
Elmaslarla bezenmişti mezre
Yol gözlemekteydi çeşme
Şarkı söylüyordu
Düğümlendi sesi genzine
beni görünce
İçtim kana kana
Uğrasam mı acaba hazana
 
Dolaştım

Sedanı aldım yanıma
Dolaştım saatlerce
Kuytu sokaklarımda
Döndüm durdum
Eksenimde avare

Bir duman havalandı
Yükseldi başımdan
Sükütü dikti anlıma
Voltalar atıyor
İki kaşımın arasında

Tırmandırdı yüreğimin
Sarp yamacına
Fırtınalarda salıncağım
Düştüm kucağına poyrazın
Sallanırım sessiz sessiz
 
Dolu

Dolandım dengime
Kapıldım gözlerinin ahengine
Bir perde dolandı gözlerime
Derin derin bakarken

Unuttum anlamını sözcüklerin
Anlayamam çıkmazı
Yaş gözümde donarken
Yağmurlar bekledim
Kaçtım dolu yağarken
 
Dolunay

Yaz...yaz sana
Dert tasa bana
Uçarım dağlara
İnanmam ovalara
Düşmanım aynalara
Boğuyor beni sahte dünya
Bir ışık ki çekiyor beni
Dolunaya
 
Dostluk

Uslanmayan bir özlemdir
Üstüme menekşelerle sinen
Karanfillerde gezen
Uyutulmayan bir hasrettir
Dağlardan inen
Eksilmeyen zamandır
Mısralardan silinmeyen
Bir türküdür nehirlere varan
Bir sevdadır akar
Fıratın yüreğinden
Dostu terk etmem
vurmam can evinden
 
Döküm

Döktüğüm dillerden yol yapsaydım,
ulaşırdım uzayın tepesine
Attığım düğümlerden köprü kursaydım
yürürdüm okyanuslar üstünden
Çaresizlik atölyesine takıldım
Çıraktım
Fanilyalar diktim uymayan bedenime
Ustalaştım
Diplomamı övgüyle aldım elime
Ustalarım gururla taktim ederdi aleme
Övgüleri gururları gitti boşuna
Yırttım diplomamı oturdum asıl yerime
 
Dönerim

Sar dediğim yöne
İdmanım yerinde
Ne var külfetinde
Bir yol uzanayım
Dönerim elbet yine

Bakmam geçenlere
Bir lahzadan ne çıkar
Takılayım hele kendimce
Elbet dönerim yine

Uzayda bir kuşum
Kanatlarımda güneşim
Bulutun tepesini aştım
Çimenlerin kucağında gülüm
Dur azıcık koklayayım
Yine dönerim elbet
 
Dönerken

Gölge dönerken düne
Bir dalgam daha gömülür
sessizliğe
Taş devirli çarklar durmaz
kıyar lime lime
Kapanırım kendime sessizce
Döner başımda arsızca gölge
Çakılı kaldı bağrımda
Boğuyordu neredeyse
Sanki yer yok cihanda
Gözü küçücük odamda
Kaçsam inin dibine
gelir bulur yinede
Ne güzel yürüyordum kendimle
Solladı yine
Taşlarını doldurdu kefelerime
 
Geri