Votka Vişne

Konu sahibi son olarak 5 gün önce görüldü
Bu dünyada yüzümü güldüren tek neden sensin. Beni kandırmayan aldatmayan sonsuz aşkımsın.
Sen iyi ben mutlu canım Galatasarayım​

Yvm13D.jpg
 
Ona aşık olmadım sizi temin ederim
fakat lakayt da kalamadım
daha doğrusu beni biraz işgal etti
işte o kadar

- Peyami Safa
 
21.yüzyılın en büyük problemi bağlanma korkusuymuş. Peki ben hangi yüzyılda kalmışım merak ediyorum. Aşırı bağımlı bir yapım var her şeye. Sevdiklerime mesela deli gibi bağlanıyorum. Bağlanma konusunda aşkta nasılım anlatacağım ama önce bağlandığım farklı şeylerden bahsetmek isterim.
Mesela bağlandığım bir oyuncağım var. Yıllar önce kardeşime hediye edilmiş bir atlı karınca. Bir gün fotoğrafını atarım. O oyuncağı kardeşimden istediğimde bana hiç tereddütsüz vermişti ve tam 10 yıldır birlikteyiz. O oyuncağım olmayınca kendimi hep eksik hissederim.
İnsanlar işte farklı farklıdır hep. Kimilerinin vazgeçtiği kimilerinin bağımlılığı oluyor. Kitaplığım benim bağımlılığım mesela. Biri gelecekte bir kitabı isteyecek diye bazen ödüm kopuyor. Özellikle kendi seçtiğim kitaplarımı paylaşamıyorum. Gözümün önünde elimin altında dursunlar istiyorum.
Eskiden aşık olduğum bir kız vardı. Onun bana attığı şarkıların adreslerini saklardım mesela. Özlediğimde tek tek dinlerdim. Sanki yanımdaymış gibi hissettirirdi.
Aşık olunca direk bağlanırım. Hemde hiçbir şey göremeyecek kadar bağlanırım. Ondan başkasına bakamayacak kadar. Benim olduğunda vazgeçemeyecek kadar. Öyle işte.
Bağlanma problemim var. Çabuk benimsiyorum ve yanımda olmadığında eksik hissediyorum. Öyle işte neyse bir sigara içiyim ben
 
Korkuların ordusu dilimde ki umutsuzluğun yüzüme tokat gibi inen vurgusu yaşadıklarım. İçimdekilere yazıyorum dedikçe dışımdakiler tarafından dışlandım böyle durumlarda peki beni kim kucakladı kimse. Farklı olmak aynılığın ölümcül haliydi, yazıyorum dedikçe üzerim çizildi. Hepsinin gözünde şekildim. içimde kendime kaybolanken karşımdakiler aldıkça daha fazla verdim, sorsan melektim. Gerçeğe gelince enayinin teki.
Arkamdan karaktersiz denilmektense harbi olmak tercihimdi, ben omuzumu verdim kim neyi koymak istediyse onu koydu. Tırnak aralarımda kalanlarla yetindim, hiç fazlaya el uzatmadım, dokunursan yanarsın dediler ki dokunmadanda buz kesmedim mi, ne kaybedecektim ki.
Cehennem mi sıcak yoksa kursağımdan geçip soluk borumu kasıp kavuran nefesimmi hala anlam veremedim. Devam edicem boğulduklarımda kulaç attırıp, sıkma canını geçer cümlesini duymaktansa bir aşk acısı çekip hayat gördüğü sanan insanlardan, kelimelerle dertleşip, kalemime sarılıp, biramı yudumlayıp sigaramı ciğerlerime çekip, avuç içinde hayallerimle uyuyucam.

iyi geceler sizede

5 Nisan 23:57
 
Yarın ameliyat oluyorum.
Çok kısa ve basit bir ameliyat deniyor ama ben hastane ortamlarını sevmiyorum.
Bir iki güne tekrerdan yürüyebilecekmişim.
Biz ödem var diye öönemsemezken yırtık varmış.
Gidelim artık bakalım yarın bize ne getirecek.
 
Hayatım boyunca aldığım en güzel hediye.
Ben bu güne kadar böyle güzel bir hediye almadım. Bir çok anımın olduğu o Ali Sami Yen Stadı'nın yıkılmadan önce son maçta sökülen oturaklarından bir tanesi. Son günlerde ilk defa bugün yüzüm güldü. İnsanın kilometrelerce uzakta onu seven dostlarının olması çok güzel bir duygu.​

Gv8P07.jpg
 
Hissedilir mi enlem farkı ?
Adam kadından uzaktaydı. Mesafeyle ilgili teknik bir problem. Bir şekilde üstesinden gelinebilecek bir şey.
Kadın ise adama uzaktı.. Coğrafi uzaklıkla ilgisi olmayan metafizik bir problem. Kolay kolay üstesinden gelinemeyecek bir şey.

Ali Lidar​
 
Geri