velev ki söyledim

Konu sahibi son olarak 29 gün önce görüldü
Sevgili Mastor, öncelikle hoşgeldiniz.

Söyleyemediklerimiz vakti gelmediği için söylenememiştir ve vakti gelince içimizde kalan her şey bir gün söylenir.
Hiç söyleyemediklerimizi de yaradan bizim yerimize başka şekilde söyler :)
Selamlar
 
Tükeniyor hep bir şeyler
Tahammül tükeniyor,sevgi, sabır
Sonra en kötüsü zaman tükeniyor
Tükendikçe tedirginleşiyor insan, telaşa kapılıyor.kapıldıkça bocalıyor,eli ayağına dolaşıyor,kendini belli ediyor işte.
Tükenmiş hissediyordum kendimi
son yıllarda
Boşvermişde aynı zamanda.
"Amaaan"diyorum önceden olmazsa olmaz dediklerime
Bir zamanlar sırtıma yüklediğim,kucakladığım sorumluluklarımı, takıntılarımı,olmazsa olmazlarımı
yavaştan, sıra sıra,tek tek rafa kaldırıyorum gibi.
"Amaaaan" diyorum.
Sevdim bu kelimeyi bak :)
https://youtu.be/IjTGp8iu4sk
 
Yorgunum, velevki.
Dün gece sen, bu sabah ben... Yorgunum...
Susmaktan, yazmaktan, tırmalamaktan, arafta kalmaktan yorgunum.
Vazgeçmiyorum tabi ki ve dinlenmeye ihtiyacım var, soluklanmaya. Gerçekten kaçarken, sahtenin bataklığında boğulmadan uzaklaşmaya.
Doğrunla yanlışınla ama en çok şeffaflığınla, iyi ki gerçeğimsin.

Ben azıcık dinleneyim. Sen dinle...
Ama ben inanmam asla mutsuz yarınlara...

https://youtu.be/47EYlqamvCw
 
Keşke aylar önce, Hira ilk söylediğinde kesip atsaymışım bu kangren olmuş uzvu.
Bugün kan zehirlenmesine doğru yol almıyor olurmuşum.
Ölmeden tedavi olmak lazım.
Zafer kazanmak değil mühim olan.
Hümanist imzamın hakkını vermek de değil mühim olan.
Ali Cengiz oyunlarının bir parçası olmamak lazım. Huzur bulmak lazım.
Buralar bize yaramadı. Buradan şimdilik gidelim, biraz gerçekte var olalım. Birlikte dinlenelim Hira, vakti gelirse nasılsa dönülür.
Hoş kal günlük.
 
Merhaba,geç bir iadeyi ziyaret yapayım dedim.İzninizle bir şeyler yazmak istedim.Öncelikle Hira kardeşimizle olan dostlugunuzu daima samiyet ve içtenlikle okurdum.Çünkü dostluk dillere çabuk bulaşan gerekleri ağır bir paylaşımdır.Bundan dolayı dostluğunuzun devamını dilerim.Yazılarınıza bir çok kez rast geldim.Gerçekten bu forumda önemli değerlerden biri oldugunuzu fark ettim.Naifliginiz,hanımefendiliginiz ve benim için önemli olan saygı ve edep çizginiz daima dikkatime nazardı.Her ne sebepten olursa olsun hayatımıza eğri ya da yanlış insanlar girebilir ya da buna cüret edip bizi yorabilir.Fakat mesele buna rağmen çizgimizde durabilmektir.Forum dünyasında nadir insanlar vardır ki,insana çeki duzen verdirir ve kontrolü hatırlatır.Kimileri bundan rahatsız da olabilir.Benim burada tanıdığın bu anlamda ikinci insansınız.Velevki kardeşim,varlığınız ve güzel dostlugunuzla burada olmanızı diliyorum.Sizi kardeşim gibi gördüğüm için yazdım.Normalde çok müdahil olan biri değilimdir.Bence yüreği iyi insanlar geride durmamalıdır.
Hira kardeşimizle ile uzun yıllar dostluk dilerim.Görüşmek dileğiyle.
 
Hira
ben velevki hn'ı tanımıyorum ama kendisini takdir ediyorum çokça belki haddim olmayarak. ben forumda, günlük hayatında davrandığı gibi davranabilen insanlara saygı duyuyorum. o otokonrolü sağlayabilen insanların varlığı hoş bence.
tabi ki, rahatlamak, saçmalamak, içimizi dökmek gibi işlevleri de var bu tür platformların. ama bunu yaparken dahi nezaketi elden bırakmamak çok önemli.
tanımadım ayrıntılı ama uzaktan anladım kendisini. sanırım fazla geldi bazı şeyler.
umarım başka birisi ya da birileri tarafından kırıldığı için gitmemiştir. öyle olmasını istemem ve umarım geri döner. daha yeni başlıyorduk, nereye : )

iletirseniz sevinirim hanımefendiye.
 
Senin için tek dilegim devam etmen.. Nerede ve nasil bir konumda olursan ol, devam et.... Nazik bir dunya dilemekten ve insanlara nezaketle yaklasmaktan vazgecme.... insanlari şaşırtmaya devam et, dunyadaki bütün hassas kalpler icin devam et...
 
Oncelikle, velevki hepinize sevgi ve selamlarini iletiyor :)
Kendisi ile hergun gorusuyorum ve keyfi oldukca yerinde. Onurlu bir durus sergileyip, foruma asla geri donmeyecegini de belirtiyor.
Sizin onu ozlediginizi cok iyi biliyorum ve bana biraz itimadiniz oldugunu dusunerek, velevki'nin bu kararini destekledigimi bilmenizi isterim.
Bizlerin aksine, sanal dunya hayatina cok gec girdi onun. Bir suru guzellik, biraz yanlis insan, asina olmadigi bir cok uslup ve itham, bir cok da pismanlik getirdi. Cokca deger verdigi kisilerden anlayis yerine bambaska tavirlar gordu. Simdi istiyorum ki, ruhunu, olmasi gerektigi gibi, tazelesin. Gonlunu sanal ve gercek arasinda ikiye bolmesin. Bolmeyi de beceremiyoruz zaten. Burda ne yasanir, soylenirse, gercek dunyada da cebimizde duruyor bizim. Agirlik oluyor. Hissedilen yorgunluk tam olarak bundan.
Nazim'in da dedigi gibi... "Yasamak sakaya gelmez, buyuk bir ciddiyetle yasayacaksin." Ve kendini bulundugun ortama gore parcalara bolmeyeceksin. Bolunduysen sarip sarmalayip, iyilestireceksin. Biz bunu yapiyoruz. Darisi nice parcalanan guzel insanlarin basina :)
Saygilarimla...


Merhaba,geç bir iadeyi ziyaret yapayım dedim.İzninizle bir şeyler yazmak istedim.Öncelikle Hira kardeşimizle olan dostlugunuzu daima samiyet ve içtenlikle okurdum.Çünkü dostluk dillere çabuk bulaşan gerekleri ağır bir paylaşımdır.Bundan dolayı dostluğunuzun devamını dilerim.Yazılarınıza bir çok kez rast geldim.Gerçekten bu forumda önemli değerlerden biri oldugunuzu fark ettim.Naifliginiz,hanımefendiliginiz ve benim için önemli olan saygı ve edep çizginiz daima dikkatime nazardı.Her ne sebepten olursa olsun hayatımıza eğri ya da yanlış insanlar girebilir ya da buna cüret edip bizi yorabilir.Fakat mesele buna rağmen çizgimizde durabilmektir.Forum dünyasında nadir insanlar vardır ki,insana çeki duzen verdirir ve kontrolü hatırlatır.Kimileri bundan rahatsız da olabilir.Benim burada tanıdığın bu anlamda ikinci insansınız.Velevki kardeşim,varlığınız ve güzel dostlugunuzla burada olmanızı diliyorum.Sizi kardeşim gibi gördüğüm için yazdım.Normalde çok müdahil olan biri değilimdir.Bence yüreği iyi insanlar geride durmamalıdır.
Hira kardeşimizle ile uzun yıllar dostluk dilerim.Görüşmek dileğiyle.

Sevgili Dilâsâ, ne guzel hissiyatlar ile yazmissiniz. Aramizdaki samimiyetin gercekligi farkedilebiliyorsa ne mutlu bizi. Umarim, dost kelimesinin anlamini ici dolu dolu yasariz. Hayat bu, bazen geri durur, bazen en on saflarda yer aliriz. Bazen de saflarin son kullanma tarihi gecer. Oyle bir seyler iste. Kayitsiz kalmadiginiz icin ayrica tesekkuler. Selamlar...

Hira
ben velevki hn'ı tanımıyorum ama kendisini takdir ediyorum çokça belki haddim olmayarak. ben forumda, günlük hayatında davrandığı gibi davranabilen insanlara saygı duyuyorum. o otokonrolü sağlayabilen insanların varlığı hoş bence.
tabi ki, rahatlamak, saçmalamak, içimizi dökmek gibi işlevleri de var bu tür platformların. ama bunu yaparken dahi nezaketi elden bırakmamak çok önemli.
tanımadım ayrıntılı ama uzaktan anladım kendisini. sanırım fazla geldi bazı şeyler.
umarım başka birisi ya da birileri tarafından kırıldığı için gitmemiştir. öyle olmasını istemem ve umarım geri döner. daha yeni başlıyorduk, nereye : )

iletirseniz sevinirim hanımefendiye.

Sevgili Larien, kucuk bir sey icin girmistim foruma. Mesajinizi gorunce iyi ki girmisim dedim. Memnuniyetle ilettim. Sizi sevdigini soyledi:)

Ben hiç bir şey anlamadım
Kimse kırmasın iyi insanları artık

Iyiyiz kuzucugum, iyiyiz. Pamuk kalplinim amma geriye kalan her yerim titanyum, gercekten :gulus:

Senin için tek dilegim devam etmen.. Nerede ve nasil bir konumda olursan ol, devam et.... Nazik bir dunya dilemekten ve insanlara nezaketle yaklasmaktan vazgecme.... insanlari şaşırtmaya devam et, dunyadaki bütün hassas kalpler icin devam et...

Sevgili Anna Karenina... Sen nasil bir kadinsin oyle... Nasil vefali, nasil zeki, nasil cesur bir kadin ciktin sen boyle. Hem tarafimdan hem velevki tarafindan cokca seviliyorsun. Kalbinin guzelliginden bir sey kaybetmesine asla musade etmeyecektir. Yoksa ben ne yaparim yahu... O gonul ben tirnak... Cali ve tirnak hic guzel bir ikili olmaz. O kocaman bir gonul olarak kalacak :biggrin:
 
İnsan her an kendini aşmalı, kendisine varoluş imkanı tanıyan mutlak varlığa yönelmeli,O'na dayanmalı, varlığını ve tüm varlıkların varlığını O'ndan bilmeli,kendi gerçekliğinin gücünün farkında olmalı..Ne bir eksik ne bir fazla... Vesselam.
 
Kalbimin üzerini bazen dünyanın taşıyla tozuyla kapatıyormuşum gibi geliyor.
Çok eski bir ben'i özlüyor çok başka bir ben'e hasret yaşıyorum.
Hakikati hissediyor fakat güç yetiremiyorum. Nazı bir bana geçen nefes taşıyorum. Kalbimi es geçiyor, ben'i incitiyorum. Fakat yine de şairin dediği gibi bir umut vardı ve o hiç eksilmiyor.

 
Hayaller kurup planlar yapmanın bu dünyaya bir beden küçük olacağını biliyordum ve dünyanın o fazla kiloyu asla veremeyeceğini de.
İnsanlar gördüm acıdan aklını oynatan ve insanlar dokunsan çürük bir bina gibi yıkılan.
Binalar gördüm tuğladan ve betondan,binalar gördüm eli ayağı insanlar tarafından çalınan. Çocuklar gördüm bugünden yarına tozlu tozlu umutlar fırlatan.
Gemiler gördüm karada, Allah'ın rahmetini avuç avuç taşıyan, kuşlar gördüm toprağa tutundukça göğe çağıran.
Eller gördüm eller, parmaklar gördüm havada Allah büyüktür diye bağıran.

Şimdi yağmur yağsa arındırır mı bizi? Bir ruh daha üflense bedenimize,iflah olur mu hayat günahlarımızdan? Her taşın altında bir imtihan,bir kalp ağrısı,bir yara.
Her taşın altında başkasını bulma hastalığı ve oluşu, olanı, olacağı kendimizden bilmeme.
Çünkü hep onlar,hep diğerleri,hep ötekiler.
İçim ah içim!
Anlatsana bir bir, dökülsene karanlığını. Isınmayı anlatacak son insan benim..ateşi tutsa da üşür ellerim, iflahım kesildi aşktan, medeti yardan değil yaradandan.


Gülümseyemiyorum,ne kahkaha atıyorum ne de yaşıyorum...
 
Velevki'ye İthafen,

Utanmaksızın
Sıkılmaksızın
Sessiz bir köşede
Ağlamaksızın
Alıp yüreğimi
Yanıltmaksızın
Yürüyesim var
Sahil boyu acı
Koynumda öc
Küfretmeksizin
Kahretmeksizin
Kir kokan aşka
Aldırmaksızın
Başımı duvara vurup
İnleyesim var
Yüreğimde inanç
Alnımda mühür
Korkmaksızın
Ürkmeksizin
Sokulup gövdene
Büyüyesim var
Hançer yarası
Böğrümde telaş
Duymaksızın
Dilime ateş vurup
Susmaksızın
Kuytu bir sokakta
Gürleyesim var
Alev saçlarında
Yanmaksızın
Usanmaksızın
Kopup dünyadan
Dönmeksizin
Gölgemin peşinde
Gidesim var
İçimi parçalayana
Sövmeksizin
Yermeksizin
Kendi kendimi
Dövmeksizin
Suskun bir lahzada
Kupkuru bir candan
Geçesim var
İsyan külünü
Savurmaksızın
Kaybettiklerimi
Bulmaksızın
Uzanıp teneşire
Yitesim var
Bıçak gibi
Ortadan ikiye
Ayrılmaksızın
Kendimi yollara
Vurmaksızın
Durgun bir ölümle
Kahrettiğim sokaktan
Göçesim var
 
Dün tekrar güzel kentimiz Antakya'yı ziyaret ettim.

Öyle bir acı ki neyi neresinden toplayıp da cümle kuracağını bilemiyor insan...

Belki de hayat insana, yarını nerede karşılayacağın, yarının seni nasıl karşılayacağı belli değil diyor.
Acı ortak ama her kalpte yansıması farklı.

Herkesin acıya verdiği tepki farklı...

Kaldırma seviyesi farklı...

Hepsi de insanı...

Bir de acının üzerine bir şeyler söylemek zorunda hissedenler var.

Konuşmazsa kalbi duracakmış gibi hissedenler.

Sanki tüketirlerse tüm acıya dair kelimeleri,kimse üzülmeyecekmiş gibi.

Fakat tıkanıp kalıyorsunuz,susup duruyorsunuz.

Zaten insan en çok da,kime, neyi, nasıl demesi gerektiğini bilemiyor böyle zamanlarda.

Bir de yazabiliyor oluşunuz,yazamıyor oluşununa şahitlik ediyor.

Ne diyebilirim ki?

Acının üstüne ne konuşabilirim?

Derdin içine dermanı koyan bir Allah!

O'na teslim olmaktan başka bilmedim ki ben.

Öğrenmedim...

Sadece umudun ekmek kadar su kadar hayati ihtiyaç olduğunu bildim.

Bir de insanın kalbine umudu yeniden yerleştirecek olanın yalnızca Allah olduğunu...

Zaman...

Ahh ilaç zaman...

Rabbim sana çaresizlikle yaslanmış kullarını, çaresiz bırakma...

Yer de senin gök de...

Sarsma bizi hiçbir zaman...
(Amin)

 
Son düzenleme:
Dün tekrar güzel kentimiz Antakya'yı ziyaret ettim.

Öyle bir acı ki neyi neresinden toplayıp da cümle kuracağını bilemiyor insan...

Belki de hayat insana, yarını nerede karşılayacağın, yarının seni nasıl katılacağı belli değil diyor.
Acı ortak ama her kalpte yansıması farklı.

Herkesin acıya verdiği teki farklı...

Kaldırma seviyesi farklı...
Hepsi de insanı...

Bir de acının üzerine bir şeyler söylemek zorunda hissedenler var.

Konuşmazsa kalbi duracakmış gibi hissedenler.

Sanki tüketirlerse tüm acıya dair kelimeleri,kimse üzülmeyecekmiş gibi.

Fakat tıkanıp kalıyorsunuz,susup duruyorsunuz.

Zaten insan en çok da,kime, neyi, nasıl demesi gerektiğini bilemiyor böyle zamanlarda.

Bir de yazabiliyor oluşunuz,yazamıyor oluşununa şahitlik ediyor.

Ne diyebilirim ki?

Acının üstüne ne konuşabilirim?

Derdin içine dermanı koyan bir Allah!

O'na teslim olmaktan başka bilmedim ki ben.

Öğrenmedim...

Sadece umudun ekmek kadar su kadar hayati ihtiyaç olduğunu bildim.

Bir de insanın kalbine umudu yeniden yerleştirecek olanın yalnızca Allah olduğunu...

Zaman...

Ahh ilaç zaman...

Rabbim sana çaresizlikle yaslanmış kullarını, çaresiz bırakma...

Yer de senin gök de...

Sarsma bizi hiçbir zaman...
(Amin)




Aslında hayata devam etmek durumunda kalsak da bu karanlık bir süreç. Gündem değişse dahi evsiz, yurtsuz ve kayıplarla kalan Hatay, Adıyaman ve Kahramanmaraş üç hayalet şehir..
Bazen kendimi depremde yıkılmış bir tuğla hayal ediyorum; ufalanmış, acı içinde ve kimsesiz.. Sonra da yavaş yavaş yok olduğunu düşünüyorum onca kan ve gözyaşı içerisinde..
Tarih unutmasın 6 Şubat'ı, çünkü ben unutmayacağım..
Sevgiyle sarılmak istiyorum onca insana, birlikte ağlamak ve yas tutmak istiyorum.
Hayır ne münasebet yasımız bitmesin ama gelecek için daha aklı selim belki biraz daha merhametli yaklaşalım..
Kalbimi acı içinde kıvranan herkese bir parça vermek istiyorum..
 
Aslında hayata devam etmek durumunda kalsak da bu karanlık bir süreç. Gündem değişse dahi evsiz, yurtsuz ve kayıplarla kalan Hatay, Adıyaman ve Kahramanmaraş üç hayalet şehir..
Bazen kendimi depremde yıkılmış bir tuğla hayal ediyorum; ufalanmış, acı içinde ve kimsesiz.. Sonra da yavaş yavaş yok olduğunu düşünüyorum onca kan ve gözyaşı içerisinde..
Tarih unutmasın 6 Şubat'ı, çünkü ben unutmayacağım..
Sevgiyle sarılmak istiyorum onca insana, birlikte ağlamak ve yas tutmak istiyorum.
Hayır ne münasebet yasımız bitmesin ama gelecek için daha aklı selim belki biraz daha merhametli yaklaşalım..
Kalbimi acı içinde kıvranan herkese bir parça vermek istiyorum..
Hiçbir şey eskisi gibi olamadı 6 şubattan sonra...
Diller tutuluyor konuşamıyorsunuz ki..
Sadece sarılıp ağlamak istiyorsunuz.
Ne güzel anlattın canım pubcuğum. Acı içinde kıvrananla paylaştığın kalbinden öpüyor,sevgiyle kucaklıyorum.
 
Zaman geciyor ama acilar hic eskimiyor.Hakikat pencerenizden gunisigi sizdigi raddece umudunuz hep var olsun.

Zor bir surec,zor bir imtihan.Isyan ve nisyan bu iki mefhumun arafzedesi gibi geliyor bana bu acilari yakinen ve derunen yasayanlar.Mevla sabrinizi da,umudunuzu da,inancinizi da daim kilsin kiymetli,velevki.
 
Geri