Vatan Sana Canım Feda (Tüm Şehit haberleri ve olaylar burda)

Konu sahibi son olarak 2631 gün önce görüldü
Şehit Üsteğmen babası: Vatan sağ olsun

kahramanmaras_sehidini_ugurladi13487605530_h933488.jpg

Çukurca ilçesinde çıkan çatışmada şehit düşen Üsteğmen Aykut Köroğlu'nun babası Turan Köroğlu, ''Tek söyleyeceğim şey vatan sağ olsun. Allah'ım kimseye bu acıyı yaşatmasın'' dedi.

Kazan Vadisi'ndeki çatışmada şehit düşen özel kuvvetlerde görevli Üsteğmen Aykut Köroğlu'nun Bursa'da yaşayan babası Turan Köroğlu, evinin önünde kurulan taziye çadırında taziyeleri kabul etti. CHP Bursa Milletvekili Turhan Tayan, Yıldırım Belediye Başkanı Özgen Keskin, Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve çok sayıda akrabası da şehit babasına taziyelerini iletti.
Şehit babası Köroğlu, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, ''Tek söyleyeceğim şey vatan sağ olsun. Allah'ım kimseye bu acıyı yaşatmasın. Oğlumla telefonla sürekli görüşürdük. Orada 4 ay görev yapacaktı, 2 ay sonra da dönecekti. Vatan sağ olsun'' dedi.
 
Şehit Üsteğmen babası: Vatan sağ olsun

kahramanmaras_sehidini_ugurladi13487605530_h933488.jpg

Çukurca ilçesinde çıkan çatışmada şehit düşen Üsteğmen Aykut Köroğlu'nun babası Turan Köroğlu, ''Tek söyleyeceğim şey vatan sağ olsun. Allah'ım kimseye bu acıyı yaşatmasın'' dedi.

Kazan Vadisi'ndeki çatışmada şehit düşen özel kuvvetlerde görevli Üsteğmen Aykut Köroğlu'nun Bursa'da yaşayan babası Turan Köroğlu, evinin önünde kurulan taziye çadırında taziyeleri kabul etti. CHP Bursa Milletvekili Turhan Tayan, Yıldırım Belediye Başkanı Özgen Keskin, Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve çok sayıda akrabası da şehit babasına taziyelerini iletti.
Şehit babası Köroğlu, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, ''Tek söyleyeceğim şey vatan sağ olsun. Allah'ım kimseye bu acıyı yaşatmasın. Oğlumla telefonla sürekli görüşürdük. Orada 4 ay görev yapacaktı, 2 ay sonra da dönecekti. Vatan sağ olsun'' dedi.
 
Şehit Üsteğmen babası: Vatan sağ olsun

kahramanmaras_sehidini_ugurladi13487605530_h933488.jpg

Çukurca ilçesinde çıkan çatışmada şehit düşen Üsteğmen Aykut Köroğlu'nun babası Turan Köroğlu, ''Tek söyleyeceğim şey vatan sağ olsun. Allah'ım kimseye bu acıyı yaşatmasın'' dedi.

Kazan Vadisi'ndeki çatışmada şehit düşen özel kuvvetlerde görevli Üsteğmen Aykut Köroğlu'nun Bursa'da yaşayan babası Turan Köroğlu, evinin önünde kurulan taziye çadırında taziyeleri kabul etti. CHP Bursa Milletvekili Turhan Tayan, Yıldırım Belediye Başkanı Özgen Keskin, Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve çok sayıda akrabası da şehit babasına taziyelerini iletti.
Şehit babası Köroğlu, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, ''Tek söyleyeceğim şey vatan sağ olsun. Allah'ım kimseye bu acıyı yaşatmasın. Oğlumla telefonla sürekli görüşürdük. Orada 4 ay görev yapacaktı, 2 ay sonra da dönecekti. Vatan sağ olsun'' dedi.
 
Şehit üsteğmenin kimliği belli oldu

pervaride_hain_saldiri_2_sehit_7_yarali13439665770_h910407.jpg

Hakkari'nin Çukurca ilçesinde terör örgütü ile yaşanan çatışmada şehit düşen Üsteğmen Aykut Köroğlu'nun Ankara'daki evine ateş düştü.

Hakkari'nin Çukurca ilçesinde teröristlerle yaşanan çatışmada şehit olan Üsteğmen Aykut Köroğlu'nun Ankara'daki ailesine acı haberi vermek için Ankara Merkez Komutanlığı ekipleriyle birlikte sağlık görevlileri de Batıkent Oley-İş Sitesi'ndeki evine geldi. Siteye gelen Merkez Komutanlığı ekipleri, şehit üsteğmenin eşinin Bursa'da olduğunu öğrenince aynı sitede yaşayan kayınvalidesine acı haberi verdiler.
Şehidin eşi Sılay Köroğlu ve üç aylık bebeğinin şehidin Bursa'daki anne ve babasının yanında olduğu öğrenildi. Acı haberin verilmesinin ardından şehidin komşuları, acılı kayınvalideyi teselli etmeye çalıştı. Komşuları şehidin evinin girişine bir Türk bayrağı astılar. Yenimahalle Belediyesi ekipleri de olası bir ihtiyacı karşılamak için hazır bulundu. Şehidin hangi şehirde defnedileceği konusunda henüz karar verilmediği bildirildi.
 
1 üsteğmen şehit oldu 4 PKK'lı öldürüldü

sinirda_kacakcilarla_asker_arasinda_catisma13501551900_h939857.jpg


Çukurca ilçesine bağlı Kazan Vadisi'nde çıkan çatışmada, ilk belirlemelere göre 1 üsteğmen şehit oldu, 4 asker yaralandı, 6 terörist de etkisiz hale getirildi.

Kazan Vadisi'nde operasyonlarını sürdüren güvenlik güçleri, bir grup terör örgütü mensubu ile sıcak temas sağladı.

Çıkan çatışmada, ilk belirlemelere göre 1 üsteğmen şehit oldu, 4 asker yaralandı. Çatışmada, 6 teröristin de etkisiz hale getirildiği öğrenildi.

Bu arada, Kazan köyünde yaşayan ve operasyonlar sırasında, şarapnel parçaları isabet ettiği öne sürülen Azize Çetin ile Keziban Çetinkaya yaralandı.

Çukurca Aile Sağlığı Merkezi'ndeki ilk müdahalenin ardından Hakkari Devlet Hastanesi'ne sevk edilen yaralılardan Çetin'in, yolda yaşamını yitirdiği belirtildi.

Kazan Vadisi'ndeki çatışmada şehit olan üsteğmenin kimliği belirlendi.

Alınan bilgiye göre, Kazan Vadisi'nde operasyonlarını sürdüren güvenlik güçleri ile terör örgütü mensupları arasında çıkan çatışmada şehit olan üsteğmenin, Bursa nüfusuna kayıtlı Aykut Köroğlu olduğu öğrenildi.
Helikopterle operasyon bölgesinden alınan şehit üsteğmen Köroğlu'nun cenazesi, otopsi için Hakkari Asker Hastanesi morguna kaldırıldı.
 
Şehidin Antalya'daki baba ocağına ateş düştü

sehidin_bursadaki_baba_ocagina_ates_dustu13499680790_h939062.jpg

Hakkari'nin Çukurcu ilçesindeki çatışmada şehit olan Tankçı Uzman Çavuş Fırat Yıldırım'ın Antalya'daki babaocağına ateş düştü.

Hakkari'nin Çukurcu ilçesindeki çatışmada şehit olan Tankçı Uzman Çavuş Fırat Yıldırım'ın Antalya'daki baba evinde üzüntü yaşanıyor.

Çukurca'daki çatışmada şehit olan Uzman Çavuş Fırat Yıldırım'ın (23) merkez Kepez ilçesi Zafer Mahallesi Mithatpaşa Caddesi'nde yaşayan annesi Selma ve kardeşine acı haber, askeri yetkililerce sağlık ekipleri eşliğinde verildi.

Şehit haberi üzerine binaya Türk bayrakları asıldı. Acı haberi alan yakınları da şehidin evine geldi. Şehidin yakınları, ailenin ağlayarak görüntü vermek istemediklerini belirterek, basın mensuplarının evden görüntü almasına izin vermedi.

Garnizon Komutanı Tuğgeneral Kemal Korkmaz, şehidin ailesini ziyaret ederek, ''başsağlığı'' diledi.
Bu arada kalp rahatsızlığı bulunan anne Selma Yıldırım, rahatsızlanması üzerine ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Evli ve 2 yaşında Sudenur isimli kız çocuğu babası olan şehit Fırat Yıldırım'ın ailesinin bir süre önce Diyarbakır'dan Antalya'ya taşındıkları öğrenildi.

Öte yandan şehidin Hatay'da bulunan eşi Gülistan Sevgi Yıldırım'ın da şehit haberi üzerine Antalya'ya gelmek üzere yola çıktığı öğrenildi.

Babasının 19 yıl önce vefat ettiği öğrenilen şehit Fırat Yıldırım'ın cenazesinin yarın Antalya'da toprağa verilmesi bekleniyor.
 
Hakkari şehitlerinin acı haberi ailelerine ulaştı

hakkari_sehitleri_son_yolculuguna_ugurlaniyor13457975870_h917594.jpg


Hakkari'nin Çukurca İlçesi'ndeki çatışmada şehit olan akerlerin acı haber ailelerine ulaştı.

Hakkari'nin Çukurca İlçesi'ndeki çatışmada 2 asker şehit oldu.
Hakkari Çukurca'daki Kazan Vadisi'nde önceki gün çıkan ve Üsteğmen Aykut Köroğlu'nun şehit düştüğü çatışmada yaralanan Uzman Çavuş Fırat Yıldırım da bu sabaha karşı şehit oldu. Yıldırım'ın Antalya'nın Kepez İlçesi'nde oturan ailesine acı haberi, Merkez Komutanlığı'ndan gelen görevli albay verdi. Uzman Çavuş Fırat Yıldırım'ın evli ve 2 yaşında bir kız çocuğu babası olduğu belirtildi.
AFYONKARAHİSAR'DA ŞEHİT ACISI
Hakkari'nin Çukurca ilçesinde bulunan Darsinki Tepesi'nde konuşlu askeri birlik ile Karataş Jandarma Karakoluna dün gece bir grup PKK'lı tarafından uzun namlulu silah ve roketatarlarla eş zamanlı saldırı düzenlendi. Çıkan çatışmada Afyonkarahisar Sinanpaşalı Tankçı Uzman Çavuş Fevzi Ağgönül'ün şehit olduğu bildirildi.
SİNOP ŞEHİT HABERİ SİNOP'U YASA BOĞDU
Hakkari Çukurca'da çıkan çatışmada şehit olan Tankçı eri 21 yaşındaki Bülent Yalçın'ın acı haberi memleketi Sinop'a ulaştı. Haberi alan ailesi fenalık geçirdi. Dün akşam Hakkari'nin Çukurca ilçesinde teröristlerle çıkan çatışmada şehit olan 21 yaşındaki tankçı eri Bülent Yalçın'ın acı haberi bugün Sinop'ta yaşayan ailesine verildi. Haberi alan anne Nevin Yalçın ile baba Murat Yalçın sinir krizi geçirdi. Gözyaşlarına boğulan aileyi yakınları sakinleştirmeye çalıştı. 5 aylık asker olan şehit Bülent Yalçın'ın anne ve babasının bir süre önce ayrıldığı bu nedenle de şehidin Ayancık İlçesinde halasının yanında yaşadığı belirtildi. Askere gitmeden önce bir bilgisayarcının yanında çalışan şehit Bülent Yalçın'ın aynı zamanda Birinci Amatör Kümede mücadele eden Ayancık Belediyspor'da defans oyuncusu olduğu belirtildi. Haberi alan takım arkadaşları da büyük bir üzüntüye boğuldu.
 
Çukurca'da çatışma: 3 şehit

cukurcada_catisma_3_sehit13504613100_h941178.jpg


Hakkari'nin Çukurca ilçesinde bir karakol ile 2 karakolun üs bölgesine havan topu ve uzun namlulu silahlarla düzenlenen saldırıda 3 askerin şehit olduğu bildirildi.

Hakkari'nin Çukurca ilçesindeki Işıklı Jandarma Karakolu ve Karataş ile Gazitepe Jandarma Karakolu'nun üs bölgesine sabaha karşı bir grup terörist tarafından saldırı düzenlendi.
Havan ve uzun namlulu silahlarla düzenlenen saldırıda ilk belirlemeye göre 3 askerin şehit olduğu öğrenildi.

Saldırıdan sonra bölgede operasyon başlatıldı.

Bölgede 30 PKK'lı grubun tespit edildiği ve terörist sayısının yaklaşık 380 olduğu öğrenildi.

 
7 asker göz göre göre şehit olmuş!

komutaniyla_tartisan_asker_aractan_atladi13503621420_h940682.jpg

Hakkâri'nin Çukurca ilçesinde 2009 yılında mayın patlaması sonucu şehit olan 7 askerin davasında bilirkişinin raporu skandalı gözler önüne serdi.

Hakkâri'nin Çukurca ilçesinde, 27 Mayıs 2009'da el yapımı mayının patlaması sonucu 7 askerin şehit olmasıyla ilgili, aralarında Tuğgeneral Zeki Es'in de bulunduğu sanıkların yargılandığı davada 2 albay ve 2 yarbayın hazırladığı ek bilirkişi raporunda, "alarm, ikaz ve ihbar sistemlerinin yer aldığı belgelerin ve patlayıcıların yerini gösteren krokilerin olay meydana geldikten sonra hazırlandığı" belirtildi.

Jandarma Albay İsmail Duvan, İstihkam Albay Veysel Eroğlu, Piyade Kurmay Yarbay Ahmet Yıldırım ve Piyade Kurmay Yarbay Murat Koca'nın, olaya ilişkin hazırladığı ek rapor GenelkurmayAskeri Mahkemesi'ne ulaştı.
Askerler bilmiyordu

Bilirkişi heyeti, ek raporda, 13 Haziran 2012'de mahkemeye sunulan rapora itirazları değerlendi. Bölgede görev yapan personelin ifadelerine yer verilen raporda, kılavuz görevi yapan personelin "alarm-ikaz sistemlerinin" arazideki yerlerini tam olarak bilmediği kaydedildi. Alarm, ikaz ve ihbar sisteminin yerlerini gösteren belgelerin olayın meydana geldiği 27 Mayıs 2009'dan sonra düzenlendiği belirtilen raporda, Çukurca İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından hazırlanan, "Olay yeri inceleme raporu"nun ekinde yer alan belgenin ve patlayıcıların yerini gösteren diğer krokilerin olaydan ve patlayıcılar imha edildikten sonra düzenlendiği ifade edildi.
Koordinatlar eksik


Patlayıcıları hazırlayan iki uzman erbaşın, mayınları hazırlama ve döşeme yetkilerinin bulunmadığı, sadece yerinde imha yetkisine sahip oldukları vurgulanan raporda, inceleme amacıyla patlayıcıların imha edilmeden, etkisiz hale getirilmesi yetkisinin üst seviyedeki uzman personelde olduğu kaydedildi. Raporda, düşman tarafı açık olacak şekilde, patlayıcıların etrafına tel çit çekilmesinin, personelin korunmasını sağlayacağına işaret edildi.

Mayınlı bölgelere karşı, birlik ve personelin korunmasına ilişkin hazırlanan, "operasyon devamlı talimatında" yer alanların "genel konular" olduğu belirtilen raporda, 1. Komando Tugay Komutanlığı Yardımcılığı'nın operasyon emrinde, Han Tepe bölgesine döşenen özel alarm ikaz sistemlerine yer verilmemesi, "eksiklik" olarak değerlendirildi.
Yazılı bir belge yok

İncelemeler sonucunda 1. Komando Tabur Komutanlığı'nın kılavuz almadan intikale başladığı, 8. Komando Bölük Komutanlığı'na ise intikale başladıktan sonra kılavuz geldiğinin belirlendiği ifade edilen raporda, bölgede kılavuz olarak görev yapan Piyade Uzman Çavuş Nizamettin Ekentok'un "alarm, ikaz ve ihbar sistemi olarak döşenen patlayıcıların yerlerini tam olarak bilmediği" yönündeki ifadesine yer verildi.
Raporda, 8. Komando Bölük Komutanı Piyade Yüzbaşı Nurettin Altay'ın, operasyon sırasında patlayıcıların yerlerini gösteren koordinatların kendisinde bulunduğunu söylemesine rağmen dava dosyasında önceden hazırlanan ve koordinatların bulunduğu yazılı bir belgeye rastlanamadığı belirtildi.
 
Şehitlerimiz son yolculuğa uğurlandı

hakkari_sehitleri_son_yolculuguna_ugurlaniyor13457975870_h917594.jpg


Hakkari'nin Çukurca İlçesi'nde geçen salı gecesi PKK'lı teröristlerle çıkan çatışmada şehit olan 3 askerin cenazeleri memleketlerinde toprağa verildi.

Tankçı er Bülent Yalçın
Hakkari'nin Çukurca İlçesi'nde geçen salı gecesi PKK'lı teröristlerle çıkan çatışmada şehit olan 21 yaşındaki tankçı er Bülent Yalçın'ı memleketi Sinop'ta yaklaşık 20 bin kişi son yolculuğuna uğurladı.
Sinop Devlet Hastanesi yemekhanesinde işçi olarak çalışan anne Nevin Yalçın, oğlunun Türk bayrağına sarılı tabutuna sarılıp gözyaşı döktü. Sinir krizi geçiren şehit annesi "Oğlumu ne olur almayın. Lanet olsun PKK'ya. Yavruma nasıl kıydınız?" diyerek gözyaşı döktü. Şehidin ablası 23 yaşındaki Burcu Yalçın ve şehidin pazarcılık yapan babası Murat Yalçın da gözyaşlarına boğuldu.
Şehidin tabutu daha sonra cenaze namazı için Alaattin Camisi'ne götürüldü. Burada şehit annesi Nevin Yalçın, tabutu önünde bulunan oğlunun fotoğrafını sarılıp öptü. Taziyeleri kabul eden şehit babası Murat Yalçın ise ayakta durmakta güçlük çekti.
Cuma namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrasında şehit tankçı er Bülent Yaçın'ın cenazesi konvoy eşliğinde askeri tören için Sinop Valiliği önüne getirildi.
Cenaze törenine Vali Ahmet Cengiz, Sinop Garnizon Komutan Vekili Binbaşı Eyüp Aktaş, Samsun Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Göktan, askerler ve diğer protokol üyeleri ile yaklaşık 20 bin kişi katıldı. Cenaze töreni sonrasında şehidin cenazesi şehir merkezindeki şehitliğe defnedildi.
Şehit Uzman Çavuş Fevzi Algönül
Hakkari'nin Çukurca ilçesindeki çatışmada şehit olan Tankçı Uzman Çavuş Fevzi Algönül'ün (22) cenazesi memleketi, Afyonkarahisar'ın Sinanpaşa ilçesinde toprağa verildi.
Merkez Paşa Camisi'nde cuma namazına müteakip düzenlenen cenaze törenine Vali İrfan Balkanlıoğlu, milletvekilleri Halil Ürün, Sait Açba, Kemallettin Yılmaz, Emniyet Müdürü Mustafa Uçkan, askeri ve sivil erkan ile vatandaşlar katıldı.
Askerler tarafından naaşın omuzlara alınmak istendiği sırada baba Kudret Algönül ve anne Nurten Algönül oğullarının tabutuna son bir kez sarıldı. Acılı anne ve baba güçlükle tabutun başından uzaklaştırılabildi.
Daha sonra omuzlarda bir süre taşınan şehidin naaşı top arabasına konarak bir süre taşındı. Sonrasında top arabasından alınan şehit naaşı halkının omuzlarında ilçe asri mezarlığına kadar götürüldü.
Uzman Çavuş Fırat Yıldırım
Hakkari'nin Çukurca ilçesindeki çatışmada şehit olan Tankçı Uzman Çavuş Fırat Yıldırım'ın cenazesi, Antalya'da toprağa verildi.
Çukurca'daki çatışmada şehit olan Uzman Çavuş Fırat Yıldırım'ın Türk bayrağına sarılı cenazesi, Antalya Havalimanı'ndan konvoy eşliğinde merkez Kepez ilçesi Zafer Mahallesi Mithatpaşa Caddesi'ndeki evine getirildi. Bu sırada evin önünde bekleyen çok sayıda vatandaş ''Şehitler ölmez, vatan bölünmez'' şeklinde slogan attı. Şehit Yıldırım'ın tabutuna sarılan eşi Gülistan Sevgi Yıldırım, ''Şehit eşi olduğum için gururluyum'' diyerek uzun süre ağladı. Ayakta durmakta güçlük çektiği gözlenen şehit eşi, yakınları tarafından güçlükle tabutun başından uzaklaştırıldı.
Şehidin tabutuna sarılan anne Selma Yıldırım ise ''Benim oğlum ölmedi, çünkü şehitler ölmez vatan bölünmez. Gerekirse ben de vatan için görev yaparım. Yurdumuzu böldürmeyeceğiz. Bir karış toprak vermeyeceğiz. Onların yüzünü güldürmeyeceğiz. Ne mutlu Türküm diyene'' diyerek ağladı.
Şehit Yıldırım'ın kardeşleri Mustafa, Murat ve Serdar ise birbirlerine sarılarak gözyaşı döktü.
Şehidin cenazesi vatandaşların sloganları eşliğinde Muratpaşa Camisi'ne getirildi. Buradaki cenaze törenine şehidin ailesi ve akrabaları ile Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Antalya Valisi Ahmet Altıparmak, AK Parti Antalya Milletvekili Sadık Badak, CHP Antalya Milletvekilleri Gürkut Acar, Deniz Baykal, Yıldıray Sapan ve Osman Kaptan, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, Garnizon Komutanı Tuğgenerel Kemal Korkmaz ile vatandaşlar katıldı.
Bakan Günay, cami avlusunda bekleyen şehit ailesine başsağlığı diledi. Bakan Günay'ın taziyelerini ilettiği anne Selma Yıldırım, Günay'a ''Ağlamayacağım'' dedi.
Şehidin cenazesi, Cuma namazını müteakiben kılınan cenaze namazının ardından askeri törenle cenaze aracına konuldu. Şehit Yıldırım'ın cenazesi, daha sonra Uncalı Şehitler Mezarlığı'nda toprağa verildi.
 
Şehitlerimiz son yolculuğa uğurlandı

hakkari_sehitleri_son_yolculuguna_ugurlaniyor13457975870_h917594.jpg


Hakkari'nin Çukurca İlçesi'nde geçen salı gecesi PKK'lı teröristlerle çıkan çatışmada şehit olan 3 askerin cenazeleri memleketlerinde toprağa verildi.

Tankçı er Bülent Yalçın
Hakkari'nin Çukurca İlçesi'nde geçen salı gecesi PKK'lı teröristlerle çıkan çatışmada şehit olan 21 yaşındaki tankçı er Bülent Yalçın'ı memleketi Sinop'ta yaklaşık 20 bin kişi son yolculuğuna uğurladı.
Sinop Devlet Hastanesi yemekhanesinde işçi olarak çalışan anne Nevin Yalçın, oğlunun Türk bayrağına sarılı tabutuna sarılıp gözyaşı döktü. Sinir krizi geçiren şehit annesi "Oğlumu ne olur almayın. Lanet olsun PKK'ya. Yavruma nasıl kıydınız?" diyerek gözyaşı döktü. Şehidin ablası 23 yaşındaki Burcu Yalçın ve şehidin pazarcılık yapan babası Murat Yalçın da gözyaşlarına boğuldu.
Şehidin tabutu daha sonra cenaze namazı için Alaattin Camisi'ne götürüldü. Burada şehit annesi Nevin Yalçın, tabutu önünde bulunan oğlunun fotoğrafını sarılıp öptü. Taziyeleri kabul eden şehit babası Murat Yalçın ise ayakta durmakta güçlük çekti.
Cuma namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrasında şehit tankçı er Bülent Yaçın'ın cenazesi konvoy eşliğinde askeri tören için Sinop Valiliği önüne getirildi.
Cenaze törenine Vali Ahmet Cengiz, Sinop Garnizon Komutan Vekili Binbaşı Eyüp Aktaş, Samsun Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Göktan, askerler ve diğer protokol üyeleri ile yaklaşık 20 bin kişi katıldı. Cenaze töreni sonrasında şehidin cenazesi şehir merkezindeki şehitliğe defnedildi.
Şehit Uzman Çavuş Fevzi Algönül
Hakkari'nin Çukurca ilçesindeki çatışmada şehit olan Tankçı Uzman Çavuş Fevzi Algönül'ün (22) cenazesi memleketi, Afyonkarahisar'ın Sinanpaşa ilçesinde toprağa verildi.
Merkez Paşa Camisi'nde cuma namazına müteakip düzenlenen cenaze törenine Vali İrfan Balkanlıoğlu, milletvekilleri Halil Ürün, Sait Açba, Kemallettin Yılmaz, Emniyet Müdürü Mustafa Uçkan, askeri ve sivil erkan ile vatandaşlar katıldı.
Askerler tarafından naaşın omuzlara alınmak istendiği sırada baba Kudret Algönül ve anne Nurten Algönül oğullarının tabutuna son bir kez sarıldı. Acılı anne ve baba güçlükle tabutun başından uzaklaştırılabildi.
Daha sonra omuzlarda bir süre taşınan şehidin naaşı top arabasına konarak bir süre taşındı. Sonrasında top arabasından alınan şehit naaşı halkının omuzlarında ilçe asri mezarlığına kadar götürüldü.
Uzman Çavuş Fırat Yıldırım
Hakkari'nin Çukurca ilçesindeki çatışmada şehit olan Tankçı Uzman Çavuş Fırat Yıldırım'ın cenazesi, Antalya'da toprağa verildi.
Çukurca'daki çatışmada şehit olan Uzman Çavuş Fırat Yıldırım'ın Türk bayrağına sarılı cenazesi, Antalya Havalimanı'ndan konvoy eşliğinde merkez Kepez ilçesi Zafer Mahallesi Mithatpaşa Caddesi'ndeki evine getirildi. Bu sırada evin önünde bekleyen çok sayıda vatandaş ''Şehitler ölmez, vatan bölünmez'' şeklinde slogan attı. Şehit Yıldırım'ın tabutuna sarılan eşi Gülistan Sevgi Yıldırım, ''Şehit eşi olduğum için gururluyum'' diyerek uzun süre ağladı. Ayakta durmakta güçlük çektiği gözlenen şehit eşi, yakınları tarafından güçlükle tabutun başından uzaklaştırıldı.
Şehidin tabutuna sarılan anne Selma Yıldırım ise ''Benim oğlum ölmedi, çünkü şehitler ölmez vatan bölünmez. Gerekirse ben de vatan için görev yaparım. Yurdumuzu böldürmeyeceğiz. Bir karış toprak vermeyeceğiz. Onların yüzünü güldürmeyeceğiz. Ne mutlu Türküm diyene'' diyerek ağladı.
Şehit Yıldırım'ın kardeşleri Mustafa, Murat ve Serdar ise birbirlerine sarılarak gözyaşı döktü.
Şehidin cenazesi vatandaşların sloganları eşliğinde Muratpaşa Camisi'ne getirildi. Buradaki cenaze törenine şehidin ailesi ve akrabaları ile Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Antalya Valisi Ahmet Altıparmak, AK Parti Antalya Milletvekili Sadık Badak, CHP Antalya Milletvekilleri Gürkut Acar, Deniz Baykal, Yıldıray Sapan ve Osman Kaptan, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, Garnizon Komutanı Tuğgenerel Kemal Korkmaz ile vatandaşlar katıldı.
Bakan Günay, cami avlusunda bekleyen şehit ailesine başsağlığı diledi. Bakan Günay'ın taziyelerini ilettiği anne Selma Yıldırım, Günay'a ''Ağlamayacağım'' dedi.
Şehidin cenazesi, Cuma namazını müteakiben kılınan cenaze namazının ardından askeri törenle cenaze aracına konuldu. Şehit Yıldırım'ın cenazesi, daha sonra Uncalı Şehitler Mezarlığı'nda toprağa verildi.
 
Şehit oğlundan örnek davranış

sehit_oglundan_ornek_davranis13505531320_h941703.jpg



İki yaşında iken babası Suat Altundaş şehit olan Ömer Altundaş, TSK Mehmetçik Vakfı'ndan aldığı şehitlik yardımının kesilmesi için vakfa dilekçe verecek örnek bir davranış sergiledi.

Henüz 2 yaşındayken babası şehit olan ve bu nedenle Mehmetçik Vakfı'ndan yardım alan Ömer Altundaş, iş yeri sahibi olunca vakıf tarafından gönderilen maaşın kesilmesi için dilekçe verdi.
2 yaşındayken babası şehit olduktan sonra kısa süre önce de annesini kaybettiğini ifade eden 23 yaşındaki Ömer Altundaş, is yeri sahibi olunca vakfa bir dilekçe yazdığını artık yardıma ihtiyacı olmadığını ve bu nedenle aldığı paranın kesilmesini istedi belirti.
Altundaş, "1991 Yılında, Babam Şırnak Silopi İlçesinde şehit oldu. Bu yardımı kesme sebebim, tamamen vicdani bir duygu. Vicdandan öte, Şehit ailelerini düşündüğümde, benim durumumda olduklarını biliyorum çoğunun.
Çoğunu şöyle bir hayat ettiğimde zorluk çektiğini, ne hayal ettiklerini bildiğim için bu yardımın iptal edilmesini, tekrar şehit ailelerine dönmesini istedim. Ve daha çok kendime ait iş yerim var. Sağ olsunlar Mehmetçik Vakfı Sayesinde oldu bunlar.
Beni okutanda büyütende onlardı. Onların sayesinde buralara geldim, şehit ailelerine geri dönmesini istediğim için oldu. Tamamen vicdani bir duygu diye bilirim.
Bağışçılara buradan çok teşekkür ediyorum. Şehit Ailelerine gönderilen yardımın doğru yerlere ulaştığını biliyorum. "dedi.
 
7 şehit olayında büyük skandal

hakkari_cukurca_karayolu_ulasima_acildi13477264860_h924977.jpg



Hakkari'nin Çukurca İlçesi'nde el yapımı mayınların patlaması sonucu 7 askerin şehit olduğu olayda, mayınların yerini gösteren belgelerin patlamadan sonra hazırlandığı ortaya çıktı.

Hakkari'nin Çukurca ilçesinde, 27 Mayıs 2009'da el yapımı mayının patlaması sonucu 7 askerin şehit olmasıyla ilgili davada 2 albay ve 2 yarbayın hazırladığı ek bilirkişi raporunda, ''alarm, ikaz ve ihbar sistemlerinin yer aldığı belgelerin ve patlayıcıların yerini gösteren krokilerin olay meydana geldikten sonra hazırlandığı'' belirtildi.
Jandarma Albay İsmail Duvan, İstihkam Albay Veysel Eroğlu, Piyade Kurmay Yarbay Ahmet Yıldırım ve Piyade Kurmay Yarbay Murat Koca'nın, olaya ilişkin hazırladığı ek rapor Genelkurmay Askeri Mahkemesi'ne ulaştı.
Bilirkişi heyeti, ek raporda, 13 Haziran 2012'de mahkemeye sunulan rapora itirazları değerlendi.
Bölgede görev yapan personelin ifadelerine yer verilen raporda, kılavuz görevi yapan personelin ''alarm-ikaz sistemlerinin'' arazideki yerlerini tam olarak bilmediği kaydedildi.
Alarm, ikaz ve ihbar sisteminin yerlerini gösteren belgelerin olayın meydana geldiği 27 Mayıs 2009'dan sonra düzenlendiği belirtilen raporda, Çukurca İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından hazırlanan ''Olay yeri inceleme raporu''nun ekinde yer alan belgenin ve patlayıcıların yerini gösteren diğer krokilerin olaydan ve patlayıcılar imha edildikten sonra düzenlendiği ifade edildi.

Mayın tarlalarının yerlerini en iyi şekilde tarif edecek koordinatlar
Raporda, ''hava ve arazi şartları nedeniyle birlikler arasında devir teslim yapılırken, yanlış aktarma, yazılı kağıdın kaybolması, harita üzerinde işaretlenmiş yerlerin yanlışlıkla silinmesi ya da değişmesi gibi hataların oluşmasının önlenmesi amacıyla alarm, ikaz ve ihbar sistemi döşendikten sonra koordinatlarının, cinsinin ve harita üzerine işlenmiş bir krokisinin, o bölgede görev yapan birliklerin ortak komutanlığı tarafından yazılı bir emir yayımlanarak kayıt altına alınmasının faydalı olacağı'' değerlendirilmesinde bulunuldu.
Mayın tarlalarının, bir üs bölgesi veya karakolun etrafını kapatacak şekilde döşenmesi durumunda, giriş-çıkış geçitlerinin bırakılması ve kayıtlarda gösterilmesi gerektiğine vurgu yapılan raporda, mayın tarlalarının yerlerini en iyi şekilde tarif edecek koordinatların kayıt altına alınmasının, arazinin serbestçe kullanılmasını sağlayacağı ifade edildi.

''Kılavuzlamada koordine eksik''
Patlayıcıları hazırlayan iki uzman erbaşın, mayınları hazırlama ve döşeme yetkilerinin bulunmadığı, sadece yerinde imha yetkisine sahip oldukları vurgulanan raporda, inceleme amacıyla patlayıcıların imha edilmeden, etkisiz hale getirilmesi yetkisinin üst seviyedeki uzman personelde olduğu kaydedildi.
Raporda, düşman tarafı açık olacak şekilde, patlayıcıların etrafına tel çit çekilmesinin, personelin korunmasını sağlayacağına işaret edildi.
Mayınlı bölgelere karşı, birlik ve personelin korunmasına ilişkin hazırlanan ''operasyon devamlı talimatında'' yer alanların ''genel konular'' olduğu belirtilen raporda, 1. Komando Tugay Komutanlığı Yardımcılığı'nın operasyon emrinde, Han Tepe bölgesine döşenen özel alarm ikaz sistemlerine yer verilmemesi ''eksiklik'' olarak değerlendirildi.
Tugay emrinde kılavuzlama görevinin ''üzerinden aşılan birlik'' tarafından yapıldığı belirtilen raporda, üzerinden aşılan ve aşan birliklerin, kılavuzlama konusunda yeterli koordineyi yapmadığı kaydedildi.
İncelemeler sonucunda 1. Komando Tabur Komutanlığı'nın kılavuz almadan intikale başladığı, 8. Komando Bölük Komutanlığı'na ise intikale başladıktan sonra kılavuz geldiğinin belirlendiği ifade edilen raporda, bölgede kılavuz olarak görev yapan Piyade Uzman Çavuş Nizamettin Ekentok'un ''alarm, ikaz ve ihbar sistemi olarak döşenen patlayıcıların yerlerini tam olarak bilmediği'' yönündeki ifadesine yer verildi.

''Koordinatların bulunduğu belge yok''
Operasyon emrinde Albay Atilla Erdoğan'ın ''operasyon komutanı yardımcısı'' olarak yer aldığı belirtilen raporda, Erdoğan'ın, tugay komutanı olmadığı durumlarda birliklerin sevk ve idaresini yaptığı ifade edildi.
Raporda, 8. Komando Bölük Komutanı Piyade Yüzbaşı Nurettin Altay'ın, operasyon sırasında patlayıcıların yerlerini gösteren koordinatların kendisinde bulunduğunu söylemesine rağmen dava dosyasında önceden hazırlanan ve koordinatların bulunduğu yazılı bir belgeye rastlanamadığı belirtildi.
 
Silah kazasında ölen er memleketine uğurlandı

kahramanmaras_sehidini_ugurladi13487605530_h933488.jpg



Tunceli'nin Ovacık İlçesi'ndeki birliğinde dün akşam meydana gelen silah kazasında şehit olan jandarma er 21 yaşındaki Ramazan İpek, Elazığ'da düzenlenen törenle memleketine uğurlandı.

Ovacık'ın Karaoğlan Jandarma Karakol Komutanlığı'nda vatani görevini yapan jandarma er Ramazan İpek, iddiaya göre dün akşam saatlerinde nöbet kulübesinde meydana gelen silah kazasında ağır yaralandı. İpek, helikopterle kaldırıldığı Elazığ Asker Hastanesi'nde yapılan tüm müdahaleye rağmen şehit oldu.
Şehit İpek için bugün Elazığ 8'inci Kolordu Komutanlığı'nda uğurlama töreni düzenlendi. Törene Elazığ Valisi Muammer Erol, 8'inci Kolordu Komutanı Korgeneral Orhan Akbaş, İl Jandarma Komutanı Albay Ufuk Özsoy, Belediye Başkan Yardımcısı Atik Bilici, Cumhuriyet Başsavcısı Musa Çatal ile askeri ve mülki erkan katıldı. Şehit Ramazan İpek'in cenazesi törenin ardından toprağa verilmek üzere helikopterle memleketi Diyarbakır'ın Kulp İlçesi'ne götürüldü.
Elazığ 8'inci Kolordu Komutanlığı Savcılığı olayla ilgili soruşturma başlattı.
 
Afyonkarahisar şehitleri için mevzuat değişikliği

sehit_askerler_icin_gatada_toren_duzenlendi13477790070_h925084.jpg



MSB, Afyonkarahisar'da cephanelik patlamasında şehit olan 25 asker için düzenlenen ‘Şehit Personel Formu'nda “Görev sırasında DOĞAL AFET nedeniyle şehit olan personel...” yazılmasıyla ilgili açıklama yaptı.

Milli Savunma Bakanlığı, Afyon'daki patlamada hayatını kaybeden askerlere ilişkin, şehitliğe defnedilen personelin özlük haklarının, sosyal güvenlik kurumu tarafından, kendi ilgili mevzuatı kapsamında belirlendiğini ve somut olayla birebir uygunluk göstermediği görülen mevzuatın değiştirilmesine yönelik çalışmalar başlatıldığını bildirdi.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, bazı basın yayın organlarında, ''Doğal Afet Şehitleri'' başlığı altında haber ve makalelerin yer aldığı anımsatıldı.
TSK bünyesinde hayatını kaybeden personelin şehitliklere defin işlemlerinin MSB şehitlik yönergesine göre yürütüldüğü belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
''Bir personelin şehitliğe defnedilebilmesi için ölüm sebepleri, yönergede on ayrı başlık altında toplanmıştır. Afyonkarahisar'daki mühimmat patlaması neticesinde hayatını kaybeden personelin durumu, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nca yapılan inceleme sonucunda, ilgili yönergenin 4'üncü maddesinin 'h' bendine (Herhangi bir askeri tesis, kışla ve binanın yangın, sel, deprem, heyelan, çığ gibi doğal afetlere maruz kalması nedeniyle ölenler) en yakın olduğu değerlendirilmiş ve personelimiz şehitliklere defnedilmiştir.
Şehitliğe defnedilen personelimizin özlük hakları, sosyal güvenlik kurumu tarafından kendi ilgili mevzuatı kapsamında belirlenmektedir.
Somut olayla birebir uygunluk göstermediği de görülen mevzuatın değiştirilmesine yönelik çalışmalar başlatılmıştır.''
 
Şehit annesi: Şimdi daha beter öldük!

sehit_annesi_simdi_daha_beter_olduk13504755040_h941348.jpg


Afyonkarahisar'da askeri mühimmat deposundaki patlamada şehit düşen askerlerden Piyade Onbaşı Ahmet Tosun'un annesi Raziye Tosun isyan etti.

Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın Afyonkarahisar'da mühimmat deposunda meydana gelen patlamada şehit olan 25 askerin "doğal afet şehidi" sayıldığını belirten mektupları ailelere göndermesinin andından şehit yakınlarının tepkileri devam ediyor.

Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Bilgisayar Öğretmenliğini bitirdikten sonra Kayseri'nin Develi ilçesinde öğretmenlik yapan evli ve eşi hamile olan Piyade Onbaşı Ahmet Tosun'un (25) annesi Raziye Tosun (50), oğlunun hayat dolu birisi olduğunu hem bilgisayar öğretmenliğini hem kamu yönetimini bitirdiğini yüksek lisans yapıp üniversite öğretim görevlisi olma hayali bulunduğunu belirterek, "Bu karar bizi bir kez daha tekrar tekrar yıktı. Benim çocuğum orada suya düşmedi ki, deprem olmadı ki, doğal afet şehidi olsun. Allah'ım kimseye böyle bir acı göstermesin. Ancak acının düştüğü yanan yürekler bu acıyı bilir. Bize tekrar tekrar bu eziyeti çektirmenin ne gereği var" dedi.

Tosun, oğlunun 10 aylık evli olduğunu ve eşinin hamile olduğunu gözyaşları içinde anlatarak, "Böyle bir şey yapacaklarını bilmiyorduk. Biz öyle bir şey düşünemedik ki. Benim çocuğum suya gitmedi ki, deprem olmadı ki öyle bir şey düşünelim. Oğlumu askere göndermiştik biz. İnsanların yaralarını yeniden kanatmasınlar. Allah'ım kimseyi yakmasın" diye konuştu.

Şehit annesi Tosun açıklamayı duyduklarında yeniden öldüklerini ifade ederek, "Patlamadan dolayı suç duyurusunda bulunmamıştım ama bu olaydan sonra suç duyurusunda bulunmayı düşünüyorum. Böyle olacağını tahmin etmemiştik. Bu olay patlamadan daha acı oldu. O zaman bir ölmüştük, şimdi bir kez daha öldük. Şimdi daha beter öldük, dayanacak halimiz kalmadı. Tekrardan öldük" diyerek gözyaşı döktü.
 
Şehidin 10 yıl önceki vasiyeti gerçek oldu

sehidin_10_yil_onceki_vasiyeti13503870730_h940910.jpg



Çukurca ilçesinde çıkan çatışmada şehit olan Üsteğmen Köroğlu'nun 1999-2003 yıllarında Işıklar Askeri Lisesi'nde okurken arkadaşlarıyla ziyaret ettiği Pınarbaşı Şehitliği'nde, ''Şehit olursam beni buraya gömün' vasiyetinde bulunduğu belirlendi.

Çukurca ilçesinde çıkan çatışmada şehit olan Üsteğmen Aykut Köroğlu'nun 1999-2003 yıllarında Işıklar Askeri Lisesi'nde okurken arkadaşlarıyla geldiği Bursa merkezdeki Pınarbaşı Şehitliği'nde, ''Şehit olursam beni buraya gömün'' vasiyetinde bulunduğu belirlendi. Bu vasiyetin ortaya çıkması üzerine, naaşın Pınarbaşı Şehitliği'ne defnedilmesine karar verildi.
Kazan Vadisi'ndeki çatışmada şehit düşen Özel Kuvvetler'de görevli Üsteğmen Köroğlu'nun, Bursa'daki evinde büyük üzüntü yaşanıyor.
Şehidin evinin bulunduğu Yıldırım ilçesi Yiğitler Mahallesi'ndeki caddenin büyük bölümü Türk bayraklarıyla süslenirken, çok sayıda vatandaş sabah erken saatlerden itibaren Köroğlu ailesinin yaşadığı binanın önünde toplandı.
Bu arada şehit için sürekli dualar okunurken baba Turan Köroğlu gün boyunca taziyeleri kabul etti.
Şehidin naaşı, bugün Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı'nın da katılacağı cenaze töreni ile toprağa verilecek.
İlk yapılan düzenlemede, naaşın Hamitler Şehitliği'nde toprağa verilmesi planlanmıştı. Ancak, şehidin bu konuda bir vasiyetinin bulunduğu belirlenince, naaşın defnedileceği mezarlık değiştirildi.
AA muhabirin yetkililerden aldığı bilgiye göre, şehit Üsteğmen Köroğlu'nun, 1999-2003 yıllarında Işıklar Askeri Lisesi'nde okurken arkadaşlarıyla ziyaret ettiği Bursa Pınarbaşı Şehitliği'nde, ''Şehit olursam beni buraya gömün'' vasiyetinde bulunduğu tespit edildi.
Bunun üzerine askeri yetkililer, yaptıkları görüşmeler sonucunda, şehidin naaşının, önceki planlamanın aksine Hamitler yerine Pınarbaşı Şehitliği'ne defnedilmesine karar verdi.
 
Şehit polis Orhan Ayan gözyaşlarıyla uğurlandı

sehit_polis_orhan_ayan_gozyaslariyla_ugurlandi13503934750_h940973.jpg



Mardin'in Derik İlçesi'nde PKK'lı teröristlerin polis aracının geçişi sırasında yola yerleştirdikleri patlayıcıyı uzaktan kumandayla patlatması sonucu şehit olan polis memuru 42 yaşındaki Orhan Ayan'ın cenazesi, memleketi Burdur merkez Aziziye Köyü'nde toprağa verildi.

Derik Devlet Hastanesi yakınlarında Diyarbakır yolu üzerinde dün saat 16.20'de polise ait aracın geçişi sırasında PKK'lı teröristler, daha önceden yola yerleştirdikleri patlayıcıyı uzaktan kumandayla patlattı. Patlamada, Mardin'e geçici görevlendirmeyle gönderilen Konya İl Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şubesi'nde görevli polis memuru Orhan Ayan şehit düştü, 2 polis memuru da yaralandı.

Şehit Polis Orhan Ayan'ın cenazesi bugün Mardin'de düzenlenen törenin ardından memleketi Burdur'a getirildi. Şehidin cenazesi önce Aziziye Köyü'ndeki baba evine götürüldü. Cenazenin geldiğini gören şehidin babası Ali, annesi Kezban, Ayan, eşi Filiz, çocukları Büşra ve Berkay sinir krizi geçirdi. Cenazenin getirildiği ambulansın içine giren şehidin ailesi, tabuta sarılarak gözyaşı döktü.

SİLAH ARKADAŞLARI YALNIZ BIRAKMADI

Şehidin cenazesine katılan Konya Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şube Müdürlüğü'nde görevli mesai arkadaşları, baba Ali ve anne Kezban Ayan'ın elini öperek başsağlığı diledi. Baba evinde helallik alınmasının ardından şehit polisin cenazesi, Aziziye Köy Mezarlığı'na getirildi. Törene, Burdur Valisi Nurettin Yılmaz, Konya Valisi Aydın Nezih Doğan, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Kılıçlar, Konya Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Şafak Karakoç, AK Parti Burdur Milletvekili Bayram Özçelik, şehidin babası

Ali, annesi Kezban, eşi Filiz, oğlu Berkay, kızı Büşra Ayan ve yaklaşık 3 bin kişi katıldı.

'OĞLUNUZ MİLLETİN EVLADI OLDU'

Törende konuşan Burdur Emniyet Müdürü Celal Aydoğan, şehidin ailesine seslendi. Aydoğan, "Başımız sağ olsun. Acınız büyüktür. Acınız hepimizin acısıdır. Şehidimizin anısını yaşatmanın bizler için görev ve namus borcu olduğunun bilincindeyiz. Asil ve tertemiz duygularla yetiştirdiğiniz evladınız artık milletimizin evladı olmuştur" dedi.

EŞİ VE KIZI FENALAŞTI

Kılınan cenaze namazının ardından Orhan Ayan'ın cenazesi gözyaşları arasında toprağa verildi. Burdur Valisi Nurettin Yılmaz, tabuta sarılı Türk bayrağını şehidin eşi Filiz Ayan'a teslim etti. Vali Yılmaz'ın elinden bayrağı alırken fenalaşan Filiz Ayan ve kızı Büşra'ya sağlık görevlileri müdahale etti.
 
Şehit polis gözyaşlarıyla uğurlandı

sehit_polis_gozyaslariyla_memleketine_ugurlandi13502061940_h940015.jpg



Adıyaman'da kaza yerinde görev yapan polislere başka bir otomobilin çarpması sonucu 1 polis memuru şehit oldu, 3'ü polis 5 kişi yaralandı. Şehit polis gözyaşları ile memleketine uğurlandı.

Olayda şehit olan polis memuru Mustafa Altan (40), Adıyaman Emniyet Müdürlüğü önünde düzenlenen törenle memleketi Gaziantep'in İslahiye ilçesine uğurlandı.
Şehit polisin cenazesi, Adıyaman Emniyet Müdürlüğü bahçesine arkadaşları tarafından getirildi. Törene Adıyaman Valisi Mahmut Demirtaş, İl Jandarma Komutanı Albay Yusuf Yalçın, Belediye Başkanı Necip Büyükaslan, İl Emniyet Müdürü Mehmet Bilici, Sağlık İl Müdürü M. Emin Taş, kurum müdürleri ve çok sayıda polis katıldı. Emniyet müdürü, konuşması sırasında zor anlar yaşadı.
Törende bir konuşma yapan Emniyet Müdürü Mehmet Bilici, "Emniyet teşkilatımız her zaman her yerde olduğu gibi cansiperane şekilde görevini sürdürmektedir. Zaman zaman maalesef böylesi vahim olaylarla karşılaşmaktayız." dedi.
Törende, Gaziantep'ten gelen şehitin ailesi sinir krizi geçirdi.
İl müftüsü M. Emin Öztürkçü, konuşmaların ardından dua okudu. Şehit polisin naaşı, duadan sonra Gaziantep'in İslahiye ilçesine gönderildi.
 
Şehit babaya son öpücük

sehit_babaya_son_opucuk13500509190_h939458.jpg



Diyarbakır'ın Lice İlçesi Abalı Köyü üs bölgesinde helikopterin düşmesi sonucu şehit olan jandarma Uzman Çavuş İlyas Genel son yolculuğuna uğurlandı. Şehidin bir yaşındaki oğlu Kağan ise babasının tabutunu öperek uğurladı.

Diyarbakır'da düşen helikopterde şehit olan Bursalı Uzman Çavuş İlyas Genel'in Bursa'da son yolculuğuna uğurlandı. Yüzlerce Bursalının katıldığı cenaze töreninde şehit eşi baygınlık geçirirken, bir yaşındaki oğlu Kağan ise babasının tabutunu öperek uğurladı.
Diyarbakır'ın Lice ilçesinde geçici bir üs bölgesindeki askeri personeli değiştiren Jandarma Genel Komutanlığına ait S-70 Skorsky tipi helikopter, personeli alıp havalandıktan kısa bir süre sonra elektrik tellerine takılarak düştü. Kazada Uzman Çavuş İlyas Genel şehit oldu. w
Olayın ardından şehit ateşi Bursa'ya düştü. Bursa'da oturan annesi Nuray ve babası Eyüp Genel, eşi Şengül ve 1 yaşındaki oğlu Kağan babasının cenazesini evinin önünde karşıladı. Şehidin merkez Osmangazi ilçesi Fatih Sultan Mehmet Mahallesi Mert Sokak'taki evi ve mahalle Türk bayraklarıyla donatıldı.
Acı haberi duyan mahalle sakinleri ve akrabaları acılı aileyi yalnız bırakmadı. Duaların okunmasının ardından şehidin cenazesi Ulucamii'ye getirildi.
Şehidin eşi Şengül ve annesi Nuray Genel de gözyaşlarına boğuldu. Yakınları, tabutun başında baygınlık geçiren şehidin eşinin koluna girdi. Şehidin 1 yaşındaki oğlu ise akrabalarının kucağında tabutun başına getirildi. Babasının cansız bedeninin içinde bulunduğu tabutu son kez öpen minik Kağan, babasının tabutunu ambulansa binene kadar takip etti. Yürümekte zorluk çeken ve ayakta duramayan şehidin eşi ise jandarma arabasına bindirildi.
Genel'in naaşı cuma namazını müteakip Ulucami'de kılınan cenaze namazının ardından Hamitler Mezarlığı'na götürüldü.
 
Geri