Bu katliam olduktan sonra yerin göğün yıkılması, dünyanın alt üst olması gerekiyordu, ama olmadı..
Bir şekilde hayat normalleşmemeliydi artık, ama sonraki yıllar pek öyle geçmedi.
Sonra bu katliamcı zihniyet ve yakınları Türkiye'yi bir felakete adım adım taşıdı, ülkemiz felaketi yaşadı, ama bu karşı devrim oturmadı, tutmadı ve bunun yıkıntıları içinde sahte umutlar bir bir türetiliyor son yıllarda.
Son olarak İslamcı'dan umut dilenir hale getirildi, aydınlık insanlar.
Komünistler gericilikle mücadele bizim işimiz demişti 90'lı yıllarda, halen bu yönde kavga vermeye ve felaket sonrası öne sürülen sahte umutları bir bir deşifre etmeye, doğrusunu göstermeye devam ediyorlar.
Bu sahte umutların sonuncusu, 2 Temmuz'un yıldönümünde çıkıp; sarılalım, kardeş olalım, geçmişin kötü anılarını unutalım diyecek, ya da bir benzerini..
Anıyoruz diyecekler, gericilikle kavgaları olmayanlar..
Normalleşelim demeye getirecekler.
Bu ülkenin buna ihtiyacı var diyorlar, diyecekler.
Ama biz bu düzen ve bunun uzantısı binbir felaket, kepazelik, ve insan onuruna yakışmayan hiçbir sey ile normalleşmeyeceğiz.
En fazla Sivas'ın yaşandığı bir ülkede olduğumuz için normallesmeyeceğiz.
Hasret Gültekin'in ''Sevda kuşun kanadında'' deyişini, Behçet Aysan'ın ''Yarın Diye Bir şey var" şiirini unutmadığımız icin, Aziz Nesin'in bilgeliğinin değerini bildiğimiz için onları yok etmek isteyenlerle barışmayacağız.
Çünkü şunu biliyoruz;
Bu ülkenin normalleşmeye değil, hesap sormaya ihtiyacı var.
Sermayeden, gericilikten hesap sormaya ihtiyacı var.
Aydınlarının, işçilerinin, kadınlarının katledilmesinin,
hesabını sormaya ihtiyacı var.
Bunun için; halkın özgüven kazanıp kendi kaderini eline almasına ihtiyacı var.
Sivas'ta katledilenleri anmak, ancak karanlığa karşı solun değerlerini ayağa kaldırırsak anlamlı olacak.
Gericiliği mahkum edersek değerli olacak.
Bu düzenin karanlığına savaş açanları çoğaltarak yürümekten başka şansımız yok.
Yerin göğün yıkıldığı, insanlık dışı hiçbir şeyin normal sayılmadığı günlerin gelmesi için anlatmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz.
Bu tarihsel utancın hesabını, diğer herşey gibi ancak sınıfı örgütleyip düzeni değistirdirdiğimizde soracağımızı bilerek..
Sivas'ın ışığı hiç sönmeyecek...