Uyumsuzlar

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
“Korkarım hiçbir şey gerçek değil.”
Sofinin dünyası kitabından , bu kitap bir dönem mutlaka birçoğumuzun okuduğu veya okumayı düşündüğü bir kitap . Bana göre kitaptan ötesi ..

yaşamak ve ölmek gerçekten ironik ama ya herşey aslında bir hiçbişeyse ?
Ya sen sadece sofi gibi Yazarın kaleminden çıkan bir düşünceysen ?

Hiçbir şey olmamak mı? Olamamak mı? Bu ayrımı dogru yapmak gerekiyor sanırım. Fakat biliyorsun ki bazı cümleler hep yetersiz, bazi hayatlar hep yıkık ve bazı düşüşler hep dibe doğru olmuştur.

Bilinçli bir tercih, bir reddediş ise "hiçbirşeyolmamak" iyidir.
 
E454pA.jpg


Kitaplığın baş köşesinde olduğu doğrudur "Sofie'nin Dünyası" belki de bir gün bizim de posta kutumuz da "kimsin" yazılı bir not olur sevgili Pitho ve muhtemelen bu nota cevap verecek bir şey asla bulamayacak olmanın korkusu hep içimde. Kimim acaba, insanın kendisini tanıması çok mümkün değil, tanıdığını sandığı zamanlar çok olur.
Geçen bu kitap ile ilgili sohbet ettiğimiz Ay hanımcığım sana da selam olsun.
 
Şüphesiz ki biz küfrü, küfre layık olanlar için yarattık. Yoksa gider arkadaşlarla çınar altında meşe oynardık.
 
E9q7MQ.jpg

Avusturya Cumhurbaşkanı
E92yMv.jpg
 
Sosyal medya da dolanırken güncel her olayın ardından atalardan, ecdatlardan bahsedenler, yad edenler, arzu edenler, keşkeler çekenler ile karşılaşıyorum. Sanırım kriz anlarında atalarından medet uman bir toplum olduk iyice. Bu insani bir çaresizlik hissiyatindandır ama işe yaramaz. Tıpkı o ata gibi, her şeyi yıkıp yeniden başlamadığımız sürece...
 
Stirner şöyle açıklıyor: “Biz iki düşmanız, Devlet ve Ben”. “Her Devlet bir tiranlıktır; ister tek bir adamın, isterse bir grubun tiranlığı olsun”. Her Devlet mecburen şimdi totaliter dediğimiz şeydir: “Devletin her zaman tek bir amacı vardır: bireyi sınırlamak, kontrol etmek, ona hakim olmak ve onu genel amaca tabi kılmak … Sansürü, denetimi ve polisiyle; Devlet tüm serbest faaliyetlere engel olmaya çalışır ve bu baskıyı da kendi görevi olarak algılar, çünkü bu kendini koruma içgüdüsünün bir gereğidir”. “Devlet, kendisininki ile aynı olmadıkça … benim kendi düşüncelerimi tam anlamı ile kullanmama ve onları başka insanlara iletmeme izin vermez … Aksi [her] durumda da beni susturur”.
 
Stirner, sevdiğimiz bir abimizdir, façası bozuktur ama janti adamdır. Anarşizmin silahlı eylemlerini ilk meşru görenlerdir, nitekim eserleri incelendiğinde nihilizme fazlasıyla kaçan tarafınında farkina varacaklardır.

Esasen Anarşizmi şiddet üzerine kurmayı istemeyiz ya da bu minvalde tanımlanmasını. Fakat devlet şiddetine karşı meşru şiddet haklını saklı tutmak gerekir. Nitekim kurulan ütopyalar çiçekten, böcekten ise, varolan hayat düzeni şiddetten ve ölümden beslenir.
 
E0AI3U.jpg


İstanbul Esenyurt'ta bir tekstil fabrikasında çalışan işçi Reyhan Kara bu kadın.
Tazminat verilmeden işten atıldığı için, iş yeri önünde basın açıklaması yaparken patronu Şükrü Üner'in taşlı saldırısına uğradı..
Hakkını aradığın zaman mutlaka birileri buna engel olmaya çalışır, utanç ülkesi resmen.
 
Can Öktemer yazdı:

1980 öncesinde, Doğu Bloku ülkelerinde çok ciddi intihar oranıyla karşılaşılmıştır. Bu durum zaman içerisinde öyle bir hal almıştır ki, örneğin Doğu Almanya'da intiharlar, doğal ölüm olarak kabul edilmeye başlanmıştır. Dünya Sağlık Örgütü raporlarına göre, Doğu Almanya'da 1970'li yıllarda intihar oranı 5000'e yaklaşmış, Macaristan'da 1980'li yıllarda ise bu rakam 45.bin olarak raporlanmış. Özellikle totaliter ve ekonomik krizin bir türlü sona ermediği rejimlerde bu tip vakalar maalesef çok sık yaşanmıştır. İntihar çok ciddi toplumsal bir olgudur. Ciddiyetle ve dikkatle bu konuya yaklaşılmalı, üstelik rakamlar arttıkça insanların hikayeleri unutulur birer rakama dönüşürler.
 
İyiden iyiye sıkılmaya başladım sanırım buradan.
Ciddiyetimi de kaybettim, hükümsüzdür.
Yavaş yavaş takılmayı seyreltme vakti.
 
RP5s9N.jpg


Bir ülke düşünün, lösemi hastaları için ücretsiz hizmet verecek olan lösemili çocuklar vakfına ruhsat vermiyor. Türkiye'nin en büyük ve donanımlı lösemi hastaları için yapılmış hastanesine sudan sebeplerle rushat vermemek nedir? Çünkü ücretli hizmet veren yerlerin rant olayı bitecek..
 
Sülüklü hacamatlı tedavi merkezlerine, Menzil tarikatının lüks hastanelerine, kişiye ait iktidara yakın yandaşların sağlık kurumlarına çatır çatır ruhsat verebilen Sağlık Bakanlığından mı bahsediyoruz?

Herşey sermaye için sevgilim, kanser tedavin için ruhsat yok mecbur ölmelisin.
 
Geri