Toplumda her birey hiyearşide bir alt kademesinde olanı eziyor doğal olarak, patron babayı, baba kadını, kadın çocuğu vs. Ezme ve ezilme kimliği daha da kalınlaştırıyor.
Ben Akpli'yim öyleyse Chp'ye düşman olmalıyım, ben erkeğim, öyleyse kadından üstünüm, ben galatasaraylıyım, öyleyse fenerlileri sevmiyorum, ben asil vatandaşim öyleyse mülteci/sığınmacıları ezebilirim gibi bir çok toplumsal alanda bu ezen-ezilen ilişkisi cereyan ediyor.
Yaşanan olayda olduğu gibi vurulan tokatın neşesi veya acısı olarak. Başka bir deyişle, yokoluşa sürüklenen insanlığın kendini var etme ya da gösterme çabası olarak.
Bu ülke de yabancı düşmanlığı hep vardı. Kendi içinde yüzyıllardır yaşayan azınlıklara dahi nefret duyuldu ve devam ediyor. Tüm kimliklerden öte çocuğa, kadına şiddetin her türlüsüde mevcut idi.Biz ortada büyük bir sorun var dediğimizde ise malum suçlamalar ile, kraldan çok kralcıların yaftalarına ve saldırılarına maruz kalıyoruz.
Bu tokat çürümüş toplumun bir tezahürüdur.