scope
Platin Üye
- Katılım
- Mart 19, 2014
- Mesajlar
- 18,561
- Tepkime puanı
- 11,102
- Puanları
- 354
1) ilk defa şehirler arası yolculuk yaptığımda, mavi renkli güzel bir Peugeot 206 ile yarışıyorum gibi hissediyorum. İstanbul'dan İzmir'e gidiyorum. Manisa-İzmir arası çok dönemeçli bir yol vardı. sağa sola dönerken korkuyorum. ben korkarken önümdeki Peugeot fena yapıştırıyor. "ulan ne şoförler varmış be" diyorum içimden. sonra düz yola çıktık, ilerde yakaladım aracı. kafamı sola çevirip bir baktım. iki tane hatun. 
2) Fiorino şirket arabası var, ön takım dağılmış. biraz hızlandığında aracın önü zıplıyor, titriyor. İstanbul/Uğur Mumcu iş arkadaşlarımı işten önce alır, işten sonra bırakırdım. Yakacık - Uğur Mumcu arası da bayağı dönemeçli yine yukarıdaki hikaye gibi. kırmızı Polo ile bu defa "kendimce" yarışıyorum. ama o hep önde. düz yolda biraz yakınlaşıyorum, dönerken geçiyor. ama ben dönerken kan ter içinde kalıyorum, o tere yağından kıl çeker gibi dönüyor. bir ara yavaşladı, o şoförün de kadın olduğunu gördüm. bu defa komik olmadı. kadınlar da gerçekten güzel araba kullanıyorlar.
2) Fiorino şirket arabası var, ön takım dağılmış. biraz hızlandığında aracın önü zıplıyor, titriyor. İstanbul/Uğur Mumcu iş arkadaşlarımı işten önce alır, işten sonra bırakırdım. Yakacık - Uğur Mumcu arası da bayağı dönemeçli yine yukarıdaki hikaye gibi. kırmızı Polo ile bu defa "kendimce" yarışıyorum. ama o hep önde. düz yolda biraz yakınlaşıyorum, dönerken geçiyor. ama ben dönerken kan ter içinde kalıyorum, o tere yağından kıl çeker gibi dönüyor. bir ara yavaşladı, o şoförün de kadın olduğunu gördüm. bu defa komik olmadı. kadınlar da gerçekten güzel araba kullanıyorlar.