Unutamadığınız askerlik anınız nedir?

Konu sahibi son olarak 79 gün önce görüldü
Birgün iki arkadaşım aynı kulede nöbet tutuyordu.. Biri ayakta diğeri oturuyordu.. Ayakta olan ''Şiki baba'' şarkısını dinliyordu.. Yerde oturan bunu duyunca 'hahahahhihihihohohohohgoho'' diye gülmeye başladı yüksek sesle.. O sırada komutan da aşağıda gezerken bu gülme sesini duyunca hemen kuleye çıktı.. İkisinide telefonlu görünce telefonlarını aldı.. Ayakta olanın kulaklığını çekince şok oldu çünkü ''şiki baba '' şarkısı çalıyordu.. Tabi bende ikinci kulede şok olmuştum çünkü gülme sesi taa oraya kadar gelmişti.. Sizin böyle anınız var mı?
 
Bölük komutanımız haksız yere bana bağırdı ben de içimden Allah belanı versin dedim ertesi gün sabah baskın yemiş fetö den alındı .
 
Bir gün mevzilerden ateş ediyoruz, Arıburnu'nda düşmana doğru... Çekiyorum tetiği... Çekiyorum... Tüfek patlamıyor, ateş etmiyor. Tüfek bozuldu herhalde, diye düşündüm. Bir arkadaş vardı yanımda, ona ‘‘Bak hele benim tüfek bozulmuş, ateşlemiyor’’ dedim. Arkadaş baktı ve bana ‘‘Ne bozulmuşu, senin parmak gitmiş’’ dedi. Ben o zaman acısını duydum işte. Cizt etti içim, bir kurşun gelmiş, tetiği çektiğim parmağı almış götürmüş...

Halil Helvaci
 
Bir gün çok çişim geldi. Ağaçların arasına gidip yapamadım. Önceki günkü arazi eğitiminde yılan görüldüğü söylenmişti.
 
Konuyu açanı grifikir sandım ya be
 
Bir gün dağdan dağa atlarken... elimde kalaşnikof 2737282828 terörist öldürdüm.
 
korgeneral şoförü olmak zor bisey deilki?

 
Ulan ölçülü at bari olabilir diyelim.
bu demeç beni biraz endişelendirdi ama yine de anımı anlatayım : )

yemekhane yokuşun başında idi, kahvaltıyı yapıp koğuşa doğru ilerlerken hafta sonu olduğu için sivildim başımda da yeşil bir bere vardı.
biraz ilerimde iki tane er yolun sağı ve solundaki yaprakları topluyordu. başka bölüğün erleri olacaklar ki bir tanesi dikkaaaaat çekince ikisi birden selam durdular.

beni bi gülme aldı ama belli etmedim, karşı selam verdikten sonra kolay gelsin evladım diyerek koğuşa doğru ilerledim.
bizim koğuş 10 kişilikti ama 30'lu koğuşlarda vardı. kendi koğuşuma gitmeden önce alt katımızdaki 30'lu koğuşa ellerim belimde giriş yaptım.

askerler önce bi bana baktılar, sonra birbirlerine bakıp anlam veremeyince patır patır ranzalardan atladılar.
dedim olm bende askerim tırsmayın : ddd
 
Tabii ki bu konuyla ilgili hem komik, hem hüzünlü, bir çok anım var. Üşenmediğim bir akşam birkaç tanesini yazarım.
 
birçok anı var. iki anıyı unutamıyorum ama. haksız yere iki olayda da hayatımda yemediğim küfürleri yedim.

gece silahçısıyken ani müdahale kıtası komutanından bir telefon geldi. ana avrat dümdüz hiç durmadan bir iki dakika boyunca sövdü. tabi olayı anlamadım. karşıdaki sövüyor ben ise olayı anlamadığımdan mal gibi kaldım. adamın eslerini yakaladıkça araya girdim olayın ne olduğunu anlamaya çalıştım. tabi beni dinlemiyor sövmeye devam ediyor. neyse küfürden yorulunca yanına çağırdı beni hemen burada olacaksın diye. nöbet değişim saati olmasına rağmen silahlığı kilitleyip 500 metre ötede bulunan yere gittim. geri zekalı savunma istiyor benden. neymiş sen komutanına nasıl isminle hitap edersin diye. isimle hitap edilme olayını da benden biliyor geri zekalı. daha sonradan öğrendim ki nöbet kulübelerinde bulunan nöbetçilerden biri orayı arayıp komutanın ismini verip orada mı diye sormuş. telefonu açan da komutan. nöbetçi tabi telefonu hemen kapatıyor. bu malda nedir ne değildir demeden direkt beni arayıp sövüyor.

ikinci anım da benzer şekilde. ani müdahale kıtasına gidecek askerlere hücum yeleği vermiyoruz. askerlerden biri kaşla göz arasında hücum yeleğini silahlıktan alıyor. belli saatlerde sayım olduğundan eksik çıkıyor. neyse birkaç yeri aradıktan sonra alan askerin **Spam/Adversiting**'da olduğunu öğreniyorum. telefonla getir, şimdi getiremem muhabbeti yaparken oğlum getir hemen buraya lafımı paralel hattan dinleyen geri zekalı komutan sen bana nasıl oğlumlu falan konuşursun diye bir önceki olaydaki gibi dümdüz sövüyor. yine dinlemiyor. yine yanına çağırıyor falan filan. saçma sapan olaylar. şu an rahat rahat yazıyorum belki de askerlik psikolojisinde ve hayatında hiç bu kadar küfür yememiş biri olarak o zaman ki halim baya kötüydü.
 
Koğuşta acı acı horlayan arkadaş vardı, dürtüp uyandırdırdığımda ha ha haaaa diye sersemleyip biraz susuyordu... sonra yine yeniden. Sustuğunda uyudun uyudun zaten uyusan ne 2 saatlik uyku , sonra nöbet.

Sağa dön horlayan sola dön osuran. Ayak kokusu , ter kokusu.. Lan nasıl dayandım ben bunlara.
 
Ben çok dayak yedim, hangi birini anlatayım
 
Land şoförüydüm.
Bir gün yolda giderken yolun ortasında davar gibi giden uzman çavuşa çarpmıştım.
Durdurup bayağı laf saydı ben de özür dileyip içimden ona küfür edip rahatladım.
 

Ekli dosyalar

  • IMG_20210301_221213.jpg
    IMG_20210301_221213.jpg
    1.9 MB · Görüntüleme: 7
Doyamadığım bedelli komandoluğumu anlatayım (:
Son hafta tören yürüyüşü öğrenmeyle geçiyordu. Aşırı sıcaktı arkadaş, yanıyorduk resmen. Bölük subayımız mı ne asteğmen geldi, her gruptan iki kişi seçti. Tabi bizim gruptan beni seçti. Sevindim, yürüyüşten yırttım sıcakta dedim. Sevinmez olaydım. Yürüyüş sonrası törene hazırlık için civar mıntıka temizliği kaldı bize. Bulun bir poşet dedi, poşet kaptım herkes getirdi çöpü. Bir de çöp almakla yorulamazdım.

Askerlikte deli gibi ağladığım günü de anlatayım:
Dedim ya üstte, aşırı sıcaktı. Temmuzda bedelliyiz. Herkeste güneş kremi. Neyse ben de sürdüm yüzüme, koluma fln. Gün içinde elim kolum gözümle oynaşmış, gözüm bir yanıyor. Bir ağlıyorum anlatamam. Gün boyu ağlak ağlak gezdim. Ah o kremli elime koluma ne sövdüm o gün.

Askerlikte yatak ve elbise düzeni önemliymiş. Sabahın köründe koğuş kalk diye bir çavuş geliyordu. Hay sesine senin, yok öyle bir şey. Kulaklarımızı tırmalıyordu. Daha da kötüsü Kayseri soğuğuydu. Temmuzda bile üşüyordum sabah lavaboya giderken. Uyku muyku kalmıyordu.
Sabahın köründe yatak ve üniforma ile uğraşamazdım. Yorganımı bir kez bile açmadım ki düzenleme derdi olmasın, havluyla tüm vücudumu kapattım kefen giymiş gibi yattım hep. Sivri sinek vardı, sokuyordu namussuz. Üniformayı da ayağımın dibine koydum, sabah hemen alıyordum.

Sabahları hiç sevmedim askerde. Tıraşı da sabah olmazdım. Akşam yatmadan olurdum. Bir gün tıraş olmayayım dedim, anlamazlar zaten hep en arka sıradayım diye. Sabah komut geldi arkaya dön. Bir anda en önde oldum arkadaş, yok böyle bir şans. Neyse ki yürüyüşü çavuş yaptırdı. Tıraş olmamışsın dedi, kem küm ettim. İçimden diyorum nasıl anladı bu.
 
Bir gece beni Hazır Kıta'da görevlendirdiler. Dediler bir dakikada hazır olup göreve çıkacaksınız gerekirse. Ben de macera seven biri olarak hazırdım her an ve her şeye. (O gece maç vardı sadece)

Tam uykumun ortasında uyandırıldım ve birden fırladım Tüfeğim elimde, botlarım bile ayağımda. Soyunmadan yatmıştım. "Ulan biz saatlerce tüfek sayıyoruz, hep bir tanesi eksik çıkıyor, sen tüfeğinle mi yatıyorsun" diye bağırdı nöbetçi çavuşu. Dedim ben hazır kıta'yım. Her an her şeye hazırım.
 
İki köy birbirine girmiş.
Mevzu, iki köyün ortasındaki mera alanında hangi köyün danalarının otlayacağı...
Evet, evet gerçekten konu buydu. DHA falan gelmişti olayı haberleştirmek için.
Bizim karakolun görev alanı içerisinde olduğu için ana görevliler biziz tabi, yetmezmiş gibi alaydaki komando taburundan takviye kobra, toma falan gelmişti.
Bizi sabahın dördünde kaldırdılar, haydi iki köyün arasında olay çıkmasın diye güvenli alan yapacağız diye.
Neyse gittik, Tokat, haziran sıcağı, bekliyoruz...

Hikayeyse tam burada başlıyor.
Beş kişi alanda bekliyoruz, YARBAY böyle yavaş yavaş yanımıza geldi, bana bakıp "asker, beni takip et" dedi. Hay aksi! yahu beş kişiyiz, nasıl beni seçmiş olabilir, kim bilir ne yapacağız diye düşünürken "Emrederseniz komutanım!" diyerek komutanı takip ettim.

Biraz ilerledik ve çalıların oraya geldiğimizde "asker burada dur ve kimsenin gelmemesine dikkat et" dedi. Nöbet pozisyonu alıp "Emredersiniz komutanım!" diyerek başladım etrafı izlemeye...

Bir iki dakika sonra çalıların oradan işeme sesi gelince Yarbay'ın çiş nöbetini tuttuğumu fark etmiş oldum.

Bu da böyle bir anı işte...

Jandarma Kütüphaneci & Yazıcı Er Arif Ç.
 
Birini anlat ya.
Bu konuyu cok sevdim.
Bi @Melodram hanimin anilari bir askerlik anilari artik.
Vazgecilmezlerim
bi an askerlik anım var mı diye sorguladım... elbette var!
emret komutanım dizisindeki foto fato'nun mehmet'e aşık olup sinyor muydu neydi onunla takılması sonra birbirlerine girmeleri falan aşamamıştım bunu ama sonra işte foto fato erkek oldu, mehmetle sinyor yesin birbirini. erkeklerin hak ettiği budur. aralarında kaldıysanız siz de erkek olun askere gidin <3
 
Geri