Artık asla ilgimizi çekmeyecekti bir dağ çiceğinin güzelliği,
İçinde çırılçıplak kadınların olmadığı filmler gişe rekorları kıramayacaktı.
Biz buyduk.
Lanetlenmiş gibiydik.
Mesela, düşünemiyorduk artık bembeyaz yollarda yürüdüğümüzü bir sevgiliyle.
Dokunmadan !
Beyaz çarşafların içine sığdırıyorduk hayallerimizi.
En temiz kıyafetleriyle yolun diğer ucundan bize gülümsemesi,
Yatağımızın ucunda bizim için soyunmasından daha çekici değildi.
Bağımlıydık.
İçimiz titremiyordu birinin gözlerine bakarken,
Avuçlarımız terlemiyordu.
Yorgunluk sigarası,
Günaydın sigarası,
Kızgınlık sigarası,
Zevk sigarası,
Leş gibi kokuyorduk.
Çılgın olduğu iddia edilen bir kıyafet partinin ortasındaydık.
Herkes kendine en çok yakışan günahı giymişti üzerine..
Herkes siyahtı kimse farketmese de.
Aslında korkmuyordu da hiçkimse.
Alışmıştık.
Babasının yanında saygıdan bacak bacak üzerine atamayan kız çocukları da vardı elbet ama onları dışlamış, yabancılamıştık.
Reddediyorum !
- Ben hala başımı omzuna dayayıp güvenle uyuyakalacağım o adamı arıyorum.
Bu kadar çirkinliğin ortasında, ısrarla.
Nursen Yıldırım
Tam da konuyla uyustu sanki. (: