İki kültürde bulunduğum için genellemekle birlikte gözlemlerim şöyle, bizde çocuğunun ödevlerini anne-babalarının yaptığı için. Arkasını annesinin toplayıp sorumluluğunu babasının almasından.
Bizde sevginin ölçütü cefa çekmek yavrularım için emek harcamakla ölçülüyor yabancılarda birey olduğunu ve kendi bağımsızlığını kazanmasına yardımcı olmakla.
Bir tatil mekanı düşünün Türk annelerin bir elimde kaşık bir elinde ter bezi vardır. Çocuğu babası kucağında kulaç attırır. Yabancılar çocuğunu güvene alıp çocuk yüzerken el sallar.
Sorumluluk vermek sevgi kadar değerli biz ancak bunu çocuk 14-15 yaşına gelip pijamasını katlayamadığında anlayıp elinden de hiç bir iş gelmiyor diye şikayet ederek farkediyoruz. Ama yine kendimizi sorgula yok. Çocuk büyüdü ve suç çocukta. Biz elimizden geleni yaptık. Ayağımızda pışpışladık, kazık kadar oluncaya kadar yatağımızda yatırdık, dökmesin etraf kirlenmesin diye onun yerine ağzına kaşık uzattık. Aslında o kadar çok neden var ki. Ama benden bu kadar yeter : )