Türklerin çocukları neden yabancı çocukları gibi değil?

  • Kullanıcı Sanem
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forum Meydanı
Konu sahibi son olarak 1203 gün önce görüldü

Türklerin çocukları neden yabancı çocukları gibi değil?​

Bir dönem çocuksuz uçaklar, çocuksuz restoranlar konuşulurdu. Bu tartışmalar esnasında kimileri “Türklerin çocukları çok mızmız, her şeye ağlayıp sızlanıyorlar. Yabancılarınki öyle mi? Uslu uslu oynuyorlar. Ama bizim ebeveynlerin de suçu canım, çocuklara fırsat vermiyorlar ki; her adımda peşlerindeler.” Tanıdık geldi mi? Eminim benzerlerini işitmişsinizdir.


Bir tanıdığımız İsviçre’ye taşındı. 5 yaşında bir çocuğu var. Okula kendi başına gidip geldiğiyle ilgili bir sosyal medya paylaşımı yapmış geçenlerde. Okul-ev arası 1-2 km bile olsa orada çocukların 4 yaşından itibaren okula kendi kendilerine gittiklerini, İsviçreli ebeveynlerin de bizim gibi kapılarda beklemediğinden söz etmiş. Şimdi bu çok anlamlı örnekten yürüyelim.


Çocuk gelişim uzmanı değilim. Bu yazının tamamını anne kimliğimle yazıyorum ki bence bu tespitleri yapabilmek için anne olmaya dahi gerek yok.


Ben 33 yaşında, bu ülkede kendimi güvende hissetmiyorum. Benim yaşadığım kentte yaya geçitlerinde kimse yayalara yol vermiyor. Bu ülkede arabalar kırmızı ışıkta hareket edebilir, hız sınırını şuursuzca ihlal edebilir, mahalle aralarında drift yapabilir.


Bu ülkede çocukları taciz edenler adil yargılanmaz, çocukların ve ebeveynlerinin şikayetleri ciddiye alınmaz, adalet yerini bulmaz ve bu durum tüm tacizcilere cesaret verir. Tam da bu sebeple istismar yaygınlaşır, sokaklar çocuklar için ekstra güvensiz hale gelir. Bu ülkede bayramlarda şeker toplamaya çıkmış çocuklar kaçırılır. Bayram şekeri toplamaya çıkan çocuklar…


Çocukların kendi benliklerini bulabilmeleri, özgüven sahibi olabilmeleri için ebeveynlerine bağımlı olmadan hareket edebilmeleri gerek, evet. Bağımsız olabilmeleri, benlik algılarını geliştirebilmeleri gerek. Bunun için de tek sorumluluk ebeveynde değil, çocuk dostu kentlerde ve aslında tüm toplumda.


Kendi başına sokakta olması güvenli olmayan bir çocuk nasıl bağımsızlaşacak?


“Sen git, annen/baban gelsin” muamelesi gören çocuk nasıl kendi işini yapacak? Ben çocuğumu bakkala gönderdiğimde sırada önüne geçen ebeveynler oluyor. Sırf çocuk olduğu için.


“İstemiyorum” dediğinde “aa kızım ne demek istemiyorum, ayıp değil mi Ayşe teyzene?” itirazlarına maruz kalan çocuk, Hayır’ının bir anlamı olduğunu düşünür mü? Kendi kararlarını kendi başına vermeye yeltenir mi? Özerkleşebilir mi?


Özerklik kelimesi kritik. Öz-erk. Kişinin özünün erk sahibi, güç sahibi olması. Güçlenen çocuklara hazır mı bu toplum, bu ülke? Güçlü kadınları sindirememişken, hayır demesini bilen, talepleri olan, fikirleri olan, bedeni üzerinde hayatında üzerinde sözü olan çocuklarla muhatap olmaya hazır mı?


Geçenlerde Twitter’da bir anaokulu sınıfında doğum günü kutlaması videosu düşmüştü ekranlara. Kendisine pasta getirildiğini gören çocuğun yüzünde öyle bir mahcubiyet var ki, ne yapacağını bilemiyor. Ağlamaklı oluyor, öğretmeninin elini öpüyor. Sevinçten havalara uçtuğu, insanı mutlu eden bir video değil o. Çocuklar çok kolay güler, çok kolay sevinir oysa. Çocuğun hayattan beklentileri ne kadar düşükse artık, bu pasta karşısında olağanüstü bir şaşkınlık duyuyor. Sevinemiyor bile, ne tepki vereceğini bilemiyor.


Sonradan bir başkası paylaştı “Suriyeli bu çocuk” dedi. Altında şu yorumlara rastladım: “bizde nerde? Çocuklar ipadi olmadığı için ağlıyor.” Sanki sokağa çıktığımız anda her mahallede ahşap parklı yeşil alanları var da çocukların, yine de ekrana tamah ediyorlar.


Benim için daha çarpıcı olan bir başka yorum ise şu oldu: “Zaten biz böyle çocuklar yetiştiremiyoruz, baksana çocuğun ilk yaptığı büyüğünün elini öpmek oluyor.” Şimdi tekrar sormak isterim: Güçlenen çocuklara hazır mı bu toplum?


Senelerce küçükleri sevmenin, büyükleri saymanın yeterli olduğunu ezber etmiş bir toplum küçüklerin de saygıyı hak ettiğini kabul etmeye hazır mı?


Kendisine yapılan bir sürpriz karşısında yüzünde güller açan, havalara uçan bir çocuk görüntüsünü temenni etmek dururken, çocuğun hüznüne, “saygılı” olması üzerinden öykünmek çocuk tahakkümü değil de nedir?


Türklerin çocukları yabancı çocukları gibi değil, evet. Bu salt ebeveynlerden de kaynaklanmıyor. Kentleşme yetersizliğinden, toplumsal değerlerden, çocuğa bakıştaki o muktedir yaklaşımdan ileri geliyor. Hiçbir çocuk “kötü huyla” doğmuyor.


Aziz Nesin’in bir lafı var ya “Çocuklara daha iyi bir dünya bırakmak yerine, dünyaya daha iyi çocuklar bıraksanız, sorun kendiliğinden çözülecek aslında.” Ben de diyorum ki siz çocuklara dünyayı dar etmezseniz, ortada bir sorun kalmaz aslında.






Alıntıdır
 
Son düzenleme:
Çocuk yapma ruhsatı olması lazım. Lan fırıncı ruhsatın olmasa ekmek bile yapamazsın ama çocuk istediğin kadar yapabilirsin. Yok öyle dünya.
 
Çocuk yapma ruhsatı olması lazım. Lan fırıncı ruhsatın olmasa ekmek bile yapamazsın ama çocuk istediğin kadar yapabilirsin. Yok öyle dünya.
glimax latife mi yapıyorsun?
şu söylediğin evrimin temeline aykırı değil mi? icazetle mi evrildik ki bundan sonra ruhsata tabi olacağız.
 
Imkanlar esit mi yurtdisiyla gozunuzu seveyim karsilastirmayin..
 
Cahillik+fakirlik
 
yetişkinleri ne ki çocukları ne olsun.
 
Her okudugunuza inanmayin ya.
Ben yetistirme yurdunda calistim.
Hicbir sey yukarda anlatildigi gibi degil.
 
glimax latife mi yapıyorsun?
şu söylediğin evrimin temeline aykırı değil mi? icazetle mi evrildik ki bundan sonra ruhsata tabi olacağız.
Çocuk sahibi olamayacak vasıfsızlıkta insanlarla dolu bir ortamda yaşıyoruz ve elbette bazı testlere tabi tutulup ruhsat almalılar, bu testler de düzenli olarak tekrarlanmalıdır.

Kadınların bile can güvenliğinin olmadığı bir ortamda, çocukların da güvende olması maalesef mümkün görünmüyor Etrafta tacizci, uyuşturucu satıcısı, çocuk mafyası v.s çok sayıda tehlikeli insan var ve böyle bir ortamda hiçbir çocuk güvende değildir.

Bakamayacağı çocuğu dünyaya getirip de çocuk işçi olarak çalıştıracak ya da sağda solda kaderine terk edecekse veyahut kendine bakamadığı halde, çocuk sahibi olmaya kalkıyorsa elbette engellenmelidir. Çocuk yetiştirme yurtlarındaki çocukların çoğunun ailesi hayatta fakat çocuklarını buralara terk edip ikinci evlilik yapmış kişiler genelde ve üstelik yeniden de çocuk sahibi oluyorlar. Böyle insanlara ruhsat vermeyeceksin ki çocukların yaşamını da başkaların yaşamını da mahvedemesinler.

Temiz bir toplum hayal ediliyorsa şayet, suça teşvik eden ortam önlenmelidir.

Evrimsel açıdan dünya nüfusu limitleri aştı zaten ve her yerde açlık sefalet hüküm sürüyor, böyle bir ortamda bakamayacağın çocuğu niye dünyaya getiriyorsun ki?
 
Çocuk sahibi olamayacak vasıfsızlıkta insanlarla dolu bir ortamda yaşıyoruz ve elbette bazı testlere tabi tutulup ruhsat almalılar, bu testler de düzenli olarak tekrarlanmalıdır.

Kadınların bile can güvenliğinin olmadığı bir ortamda, çocukların da güvende olması maalesef mümkün görünmüyor Etrafta tacizci, uyuşturucu satıcısı, çocuk mafyası v.s çok sayıda tehlikeli insan var ve böyle bir ortamda hiçbir çocuk güvende değildir.

Bakamayacağı çocuğu dünyaya getirip de çocuk işçi olarak çalıştıracak ya da sağda solda kaderine terk edecekse veyahut kendine bakamadığı halde, çocuk sahibi olmaya kalkıyorsa elbette engellenmelidir. Çocuk yetiştirme yurtlarındaki çocukların çoğunun ailesi hayatta fakat çocuklarını buralara terk edip ikinci evlilik yapmış kişiler genelde ve üstelik yeniden de çocuk sahibi oluyorlar. Yahu böyle insanlara ruhsat vermeyeceksin ki çocukların yaşamını da başkaların yaşamını da mahvedemesinler.

Temiz bir toplum hayal ediliyorsa suça teşvik eden ortam önlenmelidir.

Evrimsel açıdan dünya nüfusu limitleri aştı zaten ve her yerde açlık sefalet hüküm sürüyor, böyle bir ortamda bakamayacağın çocuğu niye dünyaya getiriyorsun ki?
kıymetli lefty yine, yeni, yeniden kişisel düşüncelerini ve hislerini dayanak alarak dilek yahut talepte bulunuyorsun. eşit vatandaşlık tanzimat ile geldi cumhuriyet ile devam ediyor. tanzimat'ın asıl niyeti azınlıkları tek ulusa tabi tutmaktı fakat yinede herkes eşit oldu.

şimdi akli melekeleri yerinde olup biyolojik engeli olmayan hiç kimseyi neslini devam ettirmekten mahrum edemeyiz. "keza onlarında peşine zabit takacak değiliz" ceksın, caksınlar ile yürümüyor bu devran.
insanların seks hürriyetini elinden alamayız, bildiğin üzere çocuk sahibi olmak için için yasal evlilik şart değil. bu istediğin şeyin asıl adı çocuk yapabilme ruhsatı değilde sevişebilme ruhsatı olur. elden gelebilecek tek şey hükümlülerin üzerinden eyleme geçmektir ki o da insan haklarına aykırı.
neyse imkansız bir şey için kendimizi paralamayalım o iş olmaz.

evrimsel açıdan dünya nüfusunun limitleri aşmadığını daha önce sana izah etmiştim. o yazdıklarıma " " atıyorum.
 
  • Beğen
Tepkiler: 0
kıymetli lefty yine, yeni, yeniden kişisel düşüncelerini ve hislerini dayanak alarak dilek yahut talepte bulunuyorsun. eşit vatandaşlık tanzimat ile geldi cumhuriyet ile devam ediyor. tanzimat'ın asıl niyeti azınlıkları tek ulusa tabi tutmaktı fakat yinede herkes eşit oldu.

şimdi akli melekeleri yerinde olup biyolojik engeli olmayan hiç kimseyi neslini devam ettirmekten mahrum edemeyiz. "keza onlarında peşine zabit takacak değiliz" ceksın, caksınlar ile yürümüyor bu devran.
insanların seks hürriyetini elinden alamayız, bildiğin üzere çocuk sahibi olmak için için yasal evlilik şart değil. bu istediğin şeyin asıl adı çocuk yapabilme ruhsatı değilde sevişebilme ruhsatı olur. elden gelebilecek tek şey hükümlülerin üzerinden eyleme geçmektir ki o da insan haklarına aykırı.
neyse imkansız bir şey için kendimizi paralamayalım o iş olmaz.

evrimsel açıdan dünya nüfusunun limitleri aşmadığını daha önce sana izah etmiştim. o yazdıklarıma " " atıyorum.
İmkansız mıdır bilmiyorum ancak etrafta kendi anne-babasından zulüm gören çok sayıda çocuk var ve belki de bu ruhsat işini ciddi ciddi düşünüp çocukları bu acıdan kurtarırlar.

Aklı başında ise zaten kolayca ruhsat alacaktır, benim bahsettiğim çocuk sahibi olmaması gerekenler ve bunlar mutlaka engellenmelidir.
 
İmkansız mıdır bilmiyorum ancak etrafta kendi anne-babasından zulüm gören çok sayıda çocuk var ve belki de bu ruhsat işini ciddi ciddi düşünüp çocukları bu acıdan kurtarırlar.

Aklı başında ise zaten kolayca ruhsat alacaktır, benim bahsettiğim çocuk sahibi olmaması gerekenler ve bunlar mutlaka engellenmelidir.
arnavutluk devlet ateizm'inden çıktığında millet yine kuran okumayı, ibadet etmeyi biliyordu. 60'ını devirmiş adamlar bisikletleriyle vakit namazına camiye geliyorlar.
çocuk yapmanın yolu da muhakkak bulunur.
 
arnavutluk devlet ateizm'inden çıktığında millet yine kuran okumayı, ibadet etmeyi biliyordu. 60'ını devirmiş adamlar bisikletleriyle vakit namazına camiye geliyorlar.
çocuk yapmanın yolu da muhakkak bulunur.
Bulunur elbette ancak sağlıklı bir toplum hayal ediliyorsa da cezalardan daha çok aile yapısını sağlamlaştırmak gerekiyor.
 
yabancı çocuklar hemen ingilizce konuşabiliyor bizimkiler 45 yıl mr. smith ailesini bakkala yolluyor...
*bu yorum nihat doğan önderliğinde atılmıştır.*
 
Geri