Türban
Türban bir emperyalist güdüleme + Fetö fitnesidir Ve bakmayın AKP’nin Fetö ve ABD karşıtı gibi görünmek istemesine, Fetönün tüm projelerini sahiplenen ve devam ettiren AKP Fetö fitnesinin yürütücüsüdür. Orduda ve diğer devlet kurumlarındaki etkisi olmayan zavallıları ve komutanın emrini yerine getirmekten başka suçu olmayan askerleri harcadılar o kadar; geriye kalan tüm kadrosu AKP’de...
Türban, anamızın-bacımızın beşeri nedenlerle taktığı, “yerli-milli” değerimiz başörtüsü değildir.
Yaşanan örnekler, kanıtlar, reel-politik gerçekler, din ve akıl böyle söylüyor…
Yıllardır; “nerden çıktı bu baş bağlama-poşetleme fitnesi? Bu coğrafyada, kültür dünyamızda, geleneğimizde, inancımızda, özellikle de tarihimizde böyle bir saçmalık, böyle bir garabet yoktur, o halde bu projenin sahibi kimdir-nedir”
Evet, türban nereden çıktı?
Türban bir Fetö fitnesiydi ama gerçekliği kesinleşen bir başka kanıt da; bütün ihanetlerin dindar geçinen, memleket ve millet sevdası olmayan dincilerden geldiğine dair kanıtıdır. Mesela Kurtuluş Savaşı sürecinde dincilerin (gerçek dindarları tekrar tenzih ederim), emperyalistlerin uşağı olmak için seferber olduklarını. Mustafa Kemal ve milli orduya karşı savaştıklarını, “keşke Kurtuluş savaşını Yunan kazansaydı” diyecek kadar çukurlaştıklarını, Şeyh Sait, Pontus ve diğer küçük çaplı ihanetlerin dışında kalan tüm ihanetler ve 2 Temmuz Sivas Katliamına değin bütün fitne ve bölme projeleri içinden bu adamların çıktığını görürsünüz.
Esasen Hıristiyan rahibelerde gördüğümüz türbanın bir proje ve kadınlarımızın da bilerek ya da bilmeden birer figüran olduğuna dair hiçbir kuşku yoktur. Türban, toplumu ayrıştırmak, bir bölümünü “benimkiler” diyerek işaretleyerek gütmek, eylem ve etkinlik amacıyla mobilize etmek ve siyasal amaçlı olarak kullanmak üzere bulunan bir yöntem ve ahlaksızca icat edilen bir ‘uyuşturucudur!’
Başörtüsü başa, türban ise pranga misali beyine bağlanıp anahtarı bataklığa atılıyor.
“Beyin prangası” nitelemesi de, türbanlı kadınımızın neredeyse %60’nın siyasal güdülemeye açık olması da, tamamının aynı sosyal ve siyasal davranışı göstermesi de iddiaları doğrular nitelikte. Emin olmalıyız ki, her simge bir amacı işaret ederken, türban, şeriata giden yolu işaret ediyor.
Burada karşımıza iki soru çıkıyor: 1 - Türban, Kur-an emriyse, 1970-80 öncesi yaşayan başörtülü analarımız-ecdadımız Cehenneme mi gitti? 2- Değilse, bir ucube nasıl ayet hükmü kazandı ve kadınımız, rahibeden kopyalanmış bu simgenin kölesi oldu?
Türbanlı kadın bu nesneyi dinin gereği için takıyorsa yanlış! Ebeveyn, eş, çevre, hükümet, patron baskısıyla veya iş bulmak, ihale almak vs için takıyorsa hem yanlış, hem de günah” dersek herhalde yanılmış olmayız…
Türban adı verilen ve değişik tarzda bağlanan örtünün Müslümanlıkla ilgisi bulunmamaktadır. Bu St Paul’un İncil’e soktuğu rahibe kıyafetidir. İslam’ın, antiemperyalist ruhunu yok etmek istiyorlar. Her 50 metreye kurulan camilerde bu ruhu katlediyorlar. Bize, "İslam’ın diğer taraflarını bırakın, size bol cami yapmak, hanımların başını örtmek yeter’ diyorlar."
Hülasa olarak, türban dediğiniz şey, geleneğimizde, tarihimizde olmadığı gibi İslam’da da yoktur.
AKP hareketinin başı Erdoğan; “eğer benim emir komuta merkezim; papaz elbisesi giyeceksin derse, papaz elbisesi giyer görevimi yaparım” der ve her gün birkaç Filistinlinin canına kast eden İsrail’den cesaret nişanı alırsa, Ona ilah sıfatı yakıştıranlar da bu nesnenin ne olduğuna, kimlerin giydiğine bakmaksızın rahibe örtüsü takar.
Türbanlı kadınlarımız şunu söylüyor: “Ben şeriatçıyım arkadaş! IŞİD, Fetö, Menzil, Nakşibendî, Diyanet ve benzeri akımların eylemlerini doğru buluyor, destekliyorum. İslami hükümlerle yönetilen bir ülkede yaşamak istiyorum. Laikliğe, demokrasiye, Atatürk ilke ve devrimlerine karşıyım… Türbanı sembol olarak kullanıyor, Şer-i Devlet adına çalışan partileri destekliyor, ilahi yasaların uygulanacağı bir ülke için çalışıyorum!”
Laikliğin olmadığı hangi ülke refah ve barış içinde? Böyle bir örnek olmadığına göre, laiklik karşıtlarının bayrağı haline gelen türbanın en azından kamuda takılmasına karşı olmak, mücadele etmek demokrat, yurtsever ve aydın olmanın ilk koşuludur.
Türbanın din-imanla ilgisi yoktur, “sevap” beklentisi içinde olan kadınlarımız büyük bir aldatmacayla karşı karşıyadır.
Dincinin ağına düşen kişi cahildir, kandırılmıştır, biatçidir. Bu nedenle sorgulamaz! Küçük çıkarlarının esiri olur, Cennet hayaliyle yaşar. Amaç iffet olsaydı türbanlıların yarısından çoğu, üstü kavak altı şişhane hesabı bu nesneyi vücudunun bütün hatlarını ortaya koyan dar kıyafetler üzerine takmaz, süslenip-boyanıp dikkat çekmek için elinden geleni geri koymazdı.
Fetö bir ABD ajanıdır; evet. Bütün dinciler gibi çıkarı söz konusu olduğunda memleketi satar; evet. Alçaktır, iğrençtir, hokkabazdır, cahil fakat lafazan bir imamdır; evet. Bu sümüklü salak sizi kandırdı.
Bunu Erdoğan da biliyor ki milletin karşısına çıkıp"Kandırıldık" dedi.
Evet de, 17-25 görüntülerini “yasa dışı” olarak niteleyen, 15 Temmuz darbe teşebbüsüne lanetler okuyan siz, bu iki rezalete karşıyken, Fetö’nün diğer pisliklerini, CIA ve FBI İle tezgâhlayıp, Fetö aracılığıyla sahneye koyduğu türban fitnesini neden sahipleniyorsunuz? Fetö’ye selam veren, okuluna giden, bankasında mevduat hesabı açanları “Fetöcü” diyerek yaftalıyor, anasından emdiği sütü burnundan getiriyorsunuz da, esas Fetcüleri, parsel parsel satanları, vali, müsteşar, milletvekili ve bakanların korunması karşısında neden suspus oluyorsunuz?
Türban bir emperyalist güdüleme + Fetö fitnesidir Ve bakmayın AKP’nin Fetö ve ABD karşıtı gibi görünmek istemesine, Fetönün tüm projelerini sahiplenen ve devam ettiren AKP Fetö fitnesinin yürütücüsüdür. Orduda ve diğer devlet kurumlarındaki etkisi olmayan zavallıları ve komutanın emrini yerine getirmekten başka suçu olmayan askerleri harcadılar o kadar; geriye kalan tüm kadrosu AKP’de...
Türban, anamızın-bacımızın beşeri nedenlerle taktığı, “yerli-milli” değerimiz başörtüsü değildir.
Yaşanan örnekler, kanıtlar, reel-politik gerçekler, din ve akıl böyle söylüyor…
Yıllardır; “nerden çıktı bu baş bağlama-poşetleme fitnesi? Bu coğrafyada, kültür dünyamızda, geleneğimizde, inancımızda, özellikle de tarihimizde böyle bir saçmalık, böyle bir garabet yoktur, o halde bu projenin sahibi kimdir-nedir”
Evet, türban nereden çıktı?
Türban bir Fetö fitnesiydi ama gerçekliği kesinleşen bir başka kanıt da; bütün ihanetlerin dindar geçinen, memleket ve millet sevdası olmayan dincilerden geldiğine dair kanıtıdır. Mesela Kurtuluş Savaşı sürecinde dincilerin (gerçek dindarları tekrar tenzih ederim), emperyalistlerin uşağı olmak için seferber olduklarını. Mustafa Kemal ve milli orduya karşı savaştıklarını, “keşke Kurtuluş savaşını Yunan kazansaydı” diyecek kadar çukurlaştıklarını, Şeyh Sait, Pontus ve diğer küçük çaplı ihanetlerin dışında kalan tüm ihanetler ve 2 Temmuz Sivas Katliamına değin bütün fitne ve bölme projeleri içinden bu adamların çıktığını görürsünüz.
Esasen Hıristiyan rahibelerde gördüğümüz türbanın bir proje ve kadınlarımızın da bilerek ya da bilmeden birer figüran olduğuna dair hiçbir kuşku yoktur. Türban, toplumu ayrıştırmak, bir bölümünü “benimkiler” diyerek işaretleyerek gütmek, eylem ve etkinlik amacıyla mobilize etmek ve siyasal amaçlı olarak kullanmak üzere bulunan bir yöntem ve ahlaksızca icat edilen bir ‘uyuşturucudur!’
Başörtüsü başa, türban ise pranga misali beyine bağlanıp anahtarı bataklığa atılıyor.
“Beyin prangası” nitelemesi de, türbanlı kadınımızın neredeyse %60’nın siyasal güdülemeye açık olması da, tamamının aynı sosyal ve siyasal davranışı göstermesi de iddiaları doğrular nitelikte. Emin olmalıyız ki, her simge bir amacı işaret ederken, türban, şeriata giden yolu işaret ediyor.
Burada karşımıza iki soru çıkıyor: 1 - Türban, Kur-an emriyse, 1970-80 öncesi yaşayan başörtülü analarımız-ecdadımız Cehenneme mi gitti? 2- Değilse, bir ucube nasıl ayet hükmü kazandı ve kadınımız, rahibeden kopyalanmış bu simgenin kölesi oldu?
Türbanlı kadın bu nesneyi dinin gereği için takıyorsa yanlış! Ebeveyn, eş, çevre, hükümet, patron baskısıyla veya iş bulmak, ihale almak vs için takıyorsa hem yanlış, hem de günah” dersek herhalde yanılmış olmayız…
Türban adı verilen ve değişik tarzda bağlanan örtünün Müslümanlıkla ilgisi bulunmamaktadır. Bu St Paul’un İncil’e soktuğu rahibe kıyafetidir. İslam’ın, antiemperyalist ruhunu yok etmek istiyorlar. Her 50 metreye kurulan camilerde bu ruhu katlediyorlar. Bize, "İslam’ın diğer taraflarını bırakın, size bol cami yapmak, hanımların başını örtmek yeter’ diyorlar."
Hülasa olarak, türban dediğiniz şey, geleneğimizde, tarihimizde olmadığı gibi İslam’da da yoktur.
AKP hareketinin başı Erdoğan; “eğer benim emir komuta merkezim; papaz elbisesi giyeceksin derse, papaz elbisesi giyer görevimi yaparım” der ve her gün birkaç Filistinlinin canına kast eden İsrail’den cesaret nişanı alırsa, Ona ilah sıfatı yakıştıranlar da bu nesnenin ne olduğuna, kimlerin giydiğine bakmaksızın rahibe örtüsü takar.
Türbanlı kadınlarımız şunu söylüyor: “Ben şeriatçıyım arkadaş! IŞİD, Fetö, Menzil, Nakşibendî, Diyanet ve benzeri akımların eylemlerini doğru buluyor, destekliyorum. İslami hükümlerle yönetilen bir ülkede yaşamak istiyorum. Laikliğe, demokrasiye, Atatürk ilke ve devrimlerine karşıyım… Türbanı sembol olarak kullanıyor, Şer-i Devlet adına çalışan partileri destekliyor, ilahi yasaların uygulanacağı bir ülke için çalışıyorum!”
Laikliğin olmadığı hangi ülke refah ve barış içinde? Böyle bir örnek olmadığına göre, laiklik karşıtlarının bayrağı haline gelen türbanın en azından kamuda takılmasına karşı olmak, mücadele etmek demokrat, yurtsever ve aydın olmanın ilk koşuludur.
Türbanın din-imanla ilgisi yoktur, “sevap” beklentisi içinde olan kadınlarımız büyük bir aldatmacayla karşı karşıyadır.
Dincinin ağına düşen kişi cahildir, kandırılmıştır, biatçidir. Bu nedenle sorgulamaz! Küçük çıkarlarının esiri olur, Cennet hayaliyle yaşar. Amaç iffet olsaydı türbanlıların yarısından çoğu, üstü kavak altı şişhane hesabı bu nesneyi vücudunun bütün hatlarını ortaya koyan dar kıyafetler üzerine takmaz, süslenip-boyanıp dikkat çekmek için elinden geleni geri koymazdı.
Fetö bir ABD ajanıdır; evet. Bütün dinciler gibi çıkarı söz konusu olduğunda memleketi satar; evet. Alçaktır, iğrençtir, hokkabazdır, cahil fakat lafazan bir imamdır; evet. Bu sümüklü salak sizi kandırdı.
Bunu Erdoğan da biliyor ki milletin karşısına çıkıp"Kandırıldık" dedi.
Evet de, 17-25 görüntülerini “yasa dışı” olarak niteleyen, 15 Temmuz darbe teşebbüsüne lanetler okuyan siz, bu iki rezalete karşıyken, Fetö’nün diğer pisliklerini, CIA ve FBI İle tezgâhlayıp, Fetö aracılığıyla sahneye koyduğu türban fitnesini neden sahipleniyorsunuz? Fetö’ye selam veren, okuluna giden, bankasında mevduat hesabı açanları “Fetöcü” diyerek yaftalıyor, anasından emdiği sütü burnundan getiriyorsunuz da, esas Fetcüleri, parsel parsel satanları, vali, müsteşar, milletvekili ve bakanların korunması karşısında neden suspus oluyorsunuz?