Toplumdaki görsellik dayatması bir çeşit mobbing sayılabilir mi?

  • Kullanıcı Lefty
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Genel Tartışma
🕒 Konu sahibi 3 saat önce aktifti
Bir de buna tepki olarak obez olmayı normal ve sağlıklı bir şeymiş gibi pazarlamaya çalışanlar da var. Siz böyle gayet güzelsiniz, kendinizi sevin falan deniliyor. Bence bu o insana yapılan daha büyük bir kötülük. Belki biraz mobing'e maruz kaldıktan sonra kendine çeki düzen verecek.spor yapıp, zayıflayıp iyi görünecek ve sağlıklı yaşayacaktı.
 
Eğer insan kilolu ise ona senin yaşamaya hakkın yok intihar etmi demeleri lazım. Elbette her ne şekilde olursa olsun motive edici sözler söylenecek eğer teşvik etmek istiyor isen mobing e değil sevgi diline başvuracaksın mobingi kimse hak etmez. Lütfen istirham ediyorum efendim.
 
Eğer insan kilolu ise ona senin yaşamaya hakkın yok intihar etmi demeleri lazım. Elbette her ne şekilde olursa olsun motive edici sözler söylenecek eğer teşvik etmek istiyor isen mobing e değil sevgi diline başvuracaksın mobingi kimse hak etmez. Lütfen istirham ediyorum efendim.
Ben insanları bu konuda rahatlatmak isteyenlere karşı biraz mobing bile daha iyi olabilir dedim. kişiyi intihara sürükleyecek bir psikolojik baskıdan söz etmiyorum. Tabiki işe yarıyorsa sevgi dilini kullanmalı.
 
Ben insanları bu konuda rahatlatmak isteyenlere karşı biraz mobing bile daha iyi olabilir dedim. kişiyi intihara sürükleyecek bir psikolojik baskıdan söz etmiyorum. Tabiki işe yarıyorsa sevgi dilini kullanmalı.
Teşvik yöntemin yanlış hiç bir mobing yöntemi az yada çok kişide başarı yada teşvik etkisi yaratmaz aksine depresyon kavramları ile tanışır. Şöyle bir örnek vereyim sana. Bir sporcuyu hiç bir işe yaramıyorsun gol atamıyor iyi oynayamıyorsun gibi sözler söylersen bu mobing olur fakat "sen daha iyisini yapabilirsin sende bunu yapabilecek potansiyel var dersen kendine inanır ve başarır. Ayrımı iyi yapmalısın.
Evet sevgi dili güçlüdür.
 
Teşvik yöntemin yanlış hiç bir mobing yöntemi az yada çok kişide başarı yada teşvik etkisi yaratmaz aksine depresyon kavramları ile tanışır. Şöyle bir örnek vereyim sana. Bir sporcuyu hiç bir işe yaramıyorsun gol atamıyor iyi oynayamıyorsun gibi sözler söylersen bu mobing olur fakat "sen daha iyisini yapabilirsin sende bunu yapabilecek potansiyel var dersen kendine inanır ve başarır. Ayrımı iyi yapmalısın.
Evet sevgi dili güçlüdür.
Ben kişiden kişiye değişeceğini düşünüyorum. Birine kötüsün dersin hırs yapar iyi olur, bir başkası gider depresyona girer. Muhattap olduğun kişiyi biraz tanımak lazım bu konularda.
 
Ben birine kötüsün desem agzıma eder neden iyi olsun ki bu kafada birisi varsa selamun aleyküm Ssjsjsj
Sen teşvik ile yermeyi karıştırıyorsun bence...
 
Dayatma derken her insanın belli bir şekilde görünmesi üzerine yapılan baskıdan bahsediyorum yani insanların kendini nasıl rahat hissediyorsa öyle yaşaması değil de başkalarının gözüne hoş görünmek zorunda kalması ve bu kriterlere uymaz ise haksızca eleştirilmesi...

Ben aslinda sizin ne demek istediginizi gayet iyi anladim.Zira bu tur operasyon gecirenlerin siradisi gorunumleri ile,ictimai hayatini surduren bizlerin bu garip gorunuslu kisilere,gayri iradi bakmak zorunda oldugumuzun sathina vurgu yapmissiniz.Baslikta kullanilan bu iki kelime uzerinden ben ele aldim konuyu,zira konu icinde zaten gayet veciz bir sekilde izahat yapmissiniz.

Dayatma kelimesini kullandiginiz zaman ozne kisi "bana zorla bakacaksiniz" demis,ikinci kisi ise "hayir kesinlikle" bakmam seklinde bir karsi durus sergiliyor gibi bir mana cikiyor.

Bu bir secim,isteyen yaptirip/yaptirmamak dane kadar ozgurse,isteyende bakip/bakamak da o kadar serbest.
 
Bir de buna tepki olarak obez olmayı normal ve sağlıklı bir şeymiş gibi pazarlamaya çalışanlar da var. Siz böyle gayet güzelsiniz, kendinizi sevin falan deniliyor. Bence bu o insana yapılan daha büyük bir kötülük. Belki biraz mobing'e maruz kaldıktan sonra kendine çeki düzen verecek.spor yapıp, zayıflayıp iyi görünecek ve sağlıklı yaşayacaktı.
Obeziteyi kimse sağlıklı bir durum kabul etmez ancak uzman tavsiyesi olmadan da obezite sorunu olan kişilere tavsiyede bulunmak doğru bir yaklaşım değil, mobbing ise asla kabul edilemez. Uzman ile görüşüp ona göre davranması konusunda yapıcı şekilde teşvik edilebilir ki aşırı kilo sorunu zaten tüm vücut fonksiyonlarını bozan bir durumdur.
 
Toplum genelinde uzun zamandır varlık gösteren "kusursuz görünme" çabası ne yazık ki her yaş grubundan insanı olumsuz etkilemekte olup insanlar sağlıklı oldukları halde daha iyi görünmek adına, hatalı diyetlerden tutun da çok sayıda operasyona girmekten çekinmemektedir. Üstelik çoğu insan kendi zihnindeki imaja göre başka kişileri sınıflandırmakta ve uygun görmediklerine gizli ya da açıkça psikolojik baskı uygulamaktadır.

Konu başlığında tartışılan konu özetle bu şekildedir. @ibadeath Soruna dün cevap yazma fırsatım olmamıştı.
 
Obeziteyi kimse sağlıklı bir durum kabul etmez ancak uzman tavsiyesi olmadan da obezite sorunu olan kişilere tavsiyede bulunmak doğru bir yaklaşım değil, mobbing ise asla kabul edilemez. Uzman ile görüşüp ona göre davranması konusunda yapıcı şekilde teşvik edilebilir ki aşırı kilo sorunu zaten tüm vücut fonksiyonlarını bozan bir durumdur.
Kimse sağlıklıdır demiyor ama takmayın kafaya böyle de güzelsiniz, mutlu olun diyenler var. Bu Mobbing kadar kötü bir yaklaşım aslında ama alkış alıyor bazı çevrelerce. Sonuç olarak gerekli ilgi desteği gören insanda bunu bir sorun olarak görmeyi bıraķıp hayatına devam ediyor.
 
Kimse sağlıklıdır demiyor ama takmayın kafaya böyle de güzelsiniz, mutlu olun diyenler var. Bu Mobbing kadar kötü bir yaklaşım aslında ama alkış alıyor bazı çevrelerce. Sonuç olarak gerekli ilgi desteği gören insanda bunu bir sorun olarak görmeyi bıraķıp hayatına devam ediyor.
Aşırı kilo sorunu olan kişilere değil de fazla kilosu olanlara bu tarz bir yaklaşım sergileniyor olabilir ancak sonuçta sağlık sorunu yaratacağı için iyilikten çok kötülük yapılmış olur.
 
Ben bunu dayatma olarak görmüyorum. Yaygın güzellik algısı bir "moda" haline dönüşüyor ve kişiler kendileri tercihte bulunuyorlar bu modaya uyup uymama konusunda.

Örneğin vatkalı ceketler modayken, moda olduğu için insanlar alıp güzel göründüğündü düşünüyor bireysel tercihleri ile giyiyorlardı, giymek istemeyenler giymiyordu.

Güzellik algısı da böyle, değişken. Bir dönem güzellik algısı olarak peçete yiyen 45 kilo, 0 beden kadınlar vardı, bir dönem 90-60-90 furyası başladı, son yıllarda ise "curve" balık etli kadınlar daha güzel algısı oluşmaya başladı.

Ve kişiler kendileri bu algıya göre hareket ettiler.

Ezcümle kendini güzel hissettiği şekilde görünmek yerine genel güzellik algisindaki gibi görünmek kişilerin tercihi. Bu modaya uymak da uymamak da kişisel.
Yüz estetiğinden bahset sürekli bedene odaklanmışsın ;d
 
Yapay olanı saklama çabalarından da anlaşıldığı üzere "yapay olan" her zaman itici ve ne kadar saklanmaya çalışılsa da anlaşılıyor.

Plastik cerrah bir arkadaşımla bir toplantıya katılmıştık ve orada var olan kadınların hangisinde kaç operasyon olduğunu tek tek saymıştı ancak kadınlara sorsan doğal olduklarını iddia ediyorlar.

Tercih olduğu konusunda hemfikiriz ancak bu tercih doğrultusunda, doğal kalmak isteyen kişileri yargılama haklarının olmadığının da bilincinde olmalılar.
 
Yapay olanı saklama çabalarından da anlaşıldığı üzere "yapay olan" her zaman itici ve ne kadar saklanmaya çalışılsa da anlaşılıyor.

Plastik cerrah bir arkadaşımla bir toplantıya katılmıştık ve orada var olan kadınların hangisinde kaç operasyon olduğunu tek tek saymıştı ancak kadınlara sorsan doğal olduklarını iddia ediyorlar.

Tercih olduğu konusunda hemfikiriz ancak bu tercih doğrultusunda, doğal kalmak isteyen kişileri yargılama haklarının olmadığının da bilincinde olmalılar.
Siz onları yargılıyorsunuz ama bu nasıl iş? :d itici falan demişsin. Şimdi onlar bir şey demeye kalksa "ben doğallığıma laf ettirmem" diyeceksin. Ortada bir çifte standart var sanki.
 
Siz onları yargılıyorsunuz ama bu nasıl iş? :d itici falan demişsin. Şimdi onlar bir şey demeye kalksa "ben doğallığıma laf ettirmem" diyeceksin. Ortada bir çifte standart var sanki.

"Yapay olan her zaman iticidir" söylemi genel bir ifade...Her konuyu kapsar. İkili ilişkilerde samimiyetsizlikten tutun da yapmacık davranışlara kadar...

Estetik karşıtı olanlar için estetikli görünüm iticidir ve bu görüşte olmak karşı tarafa hakaret anlamına gelmez. Estetikli görünümü beğenmediği anlamına gelir fakat ortada bir dayatma bulunmuyor. Bu kişisel bir görüştür.

Doğal kalmayı tercih eden ya da estetik yaptırmak istemeyenlere yapılan sürekli eleştiriler ise bir çeşit dayatma oluyor. Doğallığı beğenmemek görüştür ancak başkalarına "Doğal kalma, estetik yaptır" demek dayatmadır.
 
"Yapay olan her zaman iticidir" söylemi genel bir ifade...Her konuyu kapsar. İkili ilişkilerde samimiyetsizlikten tutun da yapmacık davranışlara kadar...

Estetik karşıtı olanlar için estetikli görünüm iticidir ve bu görüşte olmak karşı tarafa hakaret anlamına gelmez. Estetikli görünümü beğenmediği anlamına gelir fakat ortada bir dayatma bulunmuyor. Bu kişisel bir görüştür.

Doğal kalmayı tercih eden ya da estetik yaptırmak istemeyenlere yapılan sürekli eleştiriler ise bir çeşit dayatma oluyor. Doğallığı beğenmemek görüştür ancak başkalarına "Doğal kalma, estetik yaptır" demek dayatmadır.
İnsan davranışları sözkonusu olduğunda, yapaylık bence de her zaman iticidir ama burada konumuz fiziksel görünüş. Burun estetiği yaptırmış birine "burnun ne kadar yapay ve itici" dersen hakaret etmiş olursun. Karşılığında o da senin burnunu eleştirip "kaç paraysa vereyimde git estetik yaptır. göz zevkimi bozuyorsun" diyebilir.
 
kimse kimseye zorla bir şey yaptırmıyor, bu biraz da arz-talep ya da sebep sonuç ilişkisi gibi bir şey diyebiliriz, şimdi atıyorum kim kardashian patlayana kadar o kadar büyük kalçası olan kadın azdı, sonrasında bir başladı dayı millet kaburga aldırdı kalça büyüttü öyle görünecem diye, bu tamamen talep arttığı için hem ikili ilişkilerde hem de ticari ilişkilerde, bunun dışında özenme gibi durumlar da var haliyle, kimse kimseye zorla bir şey yaptırmıyor bence, hepsi insanların doğal seçimleri, kimse kimseye git kaşını şöyle yaptır toton bu kadar olsun 90 derecelik dik bir açıda dursun demiyor zira, beğenilmek ve talep görmek arzusu tetikliyor insancıkları.
 
geçmişten günümüze baktığımızda güzellik algısının her dönem değiştiğini ve değişirken bizleri de etkilediğini gözlemleyebiliriz ama bu etkilerin kişilere yansıması, onların bu algıları nasıl karşıladığına, ne tepki verdiğine, kısaca tamamen kendi iradesine ve tercihlerine bağlıdır. kimisi bütün bu popüler dayatmaları kendisi için en doğru olan yol olarak görüp uyum sağlar, kimisi de bu dayatmaların karşısında durur ve olduğu gibi yaşamına devam eder. birinin ki diğerininkinden daha doğru ya da yanlış diyemeyiz.

en eski örneklerine baktığımızda doğurganlığına odaklanıldığı için büyük memeli ve geniş kalçalı, kıvrımlı ve kilolu kadınların daha güzel olduğu düşünülür. biraz ileri tarihlere geldiğimizde pürüzsüz bir beyaz ten, küçük memeler ve inceliğin zarafeti güzellik algısının temelini oluşturur. yılları devirerek gittiğimizde bu sefer korselerle kum saati olan kadının güzel olduğu algısı yayıldı. az ilerisinde büyük kemerler, sarı saçlar, kırmızı rujlar, kadınsılık… daha yakın tarihlere gelindiğinde 2000’ler başında sıfır beden, bronzluk ön plandayken biraz daha ortalarında yine sıfır beden olma arzusu ama bu sefer kıvrımlı vücut hatları güzellik algısı olarak pazarlandı. shakira’nın meşhur danslarıyla ‘’shakira kalçası’’ pazarlaması, o dönem için kadınların evlerinde sürekli shakira gibi dans etmesine sebep olmuştu mesela. e sonra shakira’nın kalçaları kesmeyince bizi bu sefer hayatımıza bomba gibi düşen kardashian’lar tahta oturdu. 2000’lerde sıfır beden ve küçük memeli Paris Hilton’un yanında hiçbir güzellik algısının karşılığı olmayan bir kadın, günümüzde dünyanın bütün güzellik algısının çıkış noktası oldu. popo protezi sırası pide sırasını geçti.

bütün bunlar olurken eski dönemlerin pazarlama, reklam araçlarının kısıtlı olması etkisini bir nebze sınırlasa da günümüz teknoloji çağında her şeyi kolay takip edebilmek ve birçok şeyin çok ulaşılabilir olması, sanki herkesin böyle bir dayatmaya uyum sağladığı hissini uyandırıyor. sosyal medya fenomenlerinin 17-18 yaşında bile meme operasyonları geçirmesi, burun estetikleri yaptırması, kırışıklığa dair hiçbir kırıntının olmadığı suratların botokslanması birçok insanda bir ‘’baskı’’ oluştursa da, günün sonunda bütün bu güzellik algılarının karşılanacağı yerde, kişinin kendini nasıl iyi hissettiği ve kendini nasıl kabul etmek istediği düşüncesi var. artık işin sadece bir görsellik değil psikolojik bir boyutu olduğunu da düşünüyorum. bence biraz daha üzerinde durulup, kendini psikolojik olarak yetersiz hisseden insanlara cesaret ve özgüven aşılanmalı. çünkü bu baskılar gittikçe depresyona giren kişi sayısını, kendini kusurlu gören kişi sayısını, kabul görmeyeceğini düşünerek kendini toplumdan soyutlayan kişi sayısını artırıyor.

*hep kadınlar üzerinden gittik ama göbeğinden kurtulamayan erkeklerin six pack için ameliyat masalarına yatması da günümüzdeki dayatmaların sadece kadınlar tarafından değil erkekler tarafından da baskı olarak algılandığını gösterebilir. erkekleri sonra konuşalım bence... kapatılsınlar şimdilik.
 
Son düzenleme:
Geri