Timber

Konu sahibi son olarak 1150 gün önce görüldü
Bugünden kötü olmayacağız Hiç birimiz.
 
discover_romania_by_about10o_clock.jpg

Saklayın güzelliklerimizi bir yere
Kirlenemeden yaşlansın en güzel hislerimiz..
 
84f4e3aec4bd628b825f28aae61013d5.jpg



"Bazı insanlarla yüzleşmek zordur, haksız çıkarsın. Çünkü onların galip gelecekleri ikinci bir yüzleri daha vardır."

B. Shaw


Doğru kararlar aldığında bunları akılda tutmak ve uygulayabilmek arkasında durabilmekte bir o kadar mühim..
Yine Bernard Shaw ın dediği gibi


"İnsanlar tecrübeleri oranında değil tecrübelerinden aldıkları dersler oranında olgundurlar."
 
culture_by_glamz-d31hn6d.jpg


Bizi güçlü yapan yediklerimiz değil, hazmettiklerimizdir. *

2h717j7.jpg


Bizi zengin yapan kazandıklarımız değil, muhafaza ettiklerimizdir. *

urban_culture_by_ratpat13.jpg


Bizi bilgili yapan okuduklarımız değil, kafamıza yerleştirdiklerimizdir. *




*** Francis Bacon





ata_by_smllan.gif


Yolunda yürüyen bir yolcunun yalnız ufku görünmesi kafi değildir; muhakkak ufkun ötesini de görmesi ve bilmesi lazımdır.
Gazi Mustafa Kemal

 
betrayal_by_arasdel-d4rzglc.jpg



Bir süre sonra insanlar pek de umrunda olmuyor. Kimseyi değiştirmeye çalışmıyorsun. Kimin ne düşündüğünü, kimin ne yaptığını umursamıyorsun.
Bütün bu yalnızlıkiçinde, dost bilip tuttuğun bir el; avuç içi kadar mutluluğunun içine zehrini akıtmaktan çekinmediğindeyse çakılıp kalıyorsun ..
İnanmak istemiyor, inanamıyor ama bu iğrenç hisle başbaşa kalıyorsun ..
 
Forum yönetiminin acilen kendisine gelmesi ve gerçekten forumu yönetecek kabiliyete kavuşması gerek.
İnsanlar gidiyorlar ve gitmelerinin tek nedeni yönetim şikayeti.

Baggins 'in bahsettiği konuları görmedim, belki de silindi veya geçmişte kaldı ama en ufak doğruluğu varsa "terör propagandası" içermektedir. Ve bu ciddi bir suçtur.

Umarım bu tür şeyleri görmeyiz ve tanıklık etmeyiz.

Baggins , özel mesajda da belirttiğim üzere geri gelmeli ve değerli fikirlerini bizimle paylaşmaya devam etmelisin..
 
[YOUTUBE]luM6oeCM7Yw[/YOUTUBE]​

ve ben
neden
bahar geldi de hâlâ
muşambası kopuk
kara bir koltuk
gibi oturmaktayım?
Kasketini kendi kendine giydi kafam,
fırladım matbaadan
sokaktayım .
Yüzümde mürettiphanenin
kurşunlu kiri,
cebimde 75 kuruşum var.
HAVADA BAHAR...

Berberlerde pudralanıyor
Babıâli paryasının
sarı
yanakları .
Ve güneşli aynalar gibi yanıyor
kitapçı camekânlarında
üç renkli kitap kapakları .
Fakat benim
bu caddede yaşıyan,
kapısında ismimi taşıyan
bir formalık "ALFABE"m bile yok!
Adam sen de ne çıkar!
Başım dönmüyor geri,
yüzümde mürettiphanenin
kurşunlu kiri
cebimde 75 kuruşum var .
HAVADA BAHAR...

Bu yazı yarıda kaldı.
Yağmur yağdı satırları sel aldı .
Halbuki ben neler yazacaktım neler...
3.000 sayfalık 3 cildinin üstünde
aç oturan muharrir
bakmıyacaktı da camına kebapçının,
tombul esmer kızını Ermeni kitapçının
ışıklı gözleri ile taşlıyacaktı...
Deniz kokmaya başlayacaktı .
Terli kızıl bir kısrak gibi
şahlanacaktı bahar,
ve ben onun çıplak sırtına atlar
atlamaz
sürecektim sulara.
Sonra
her adımda peşimden gelecekti
yazı makinam .
Ona diyecektim :
- Etme anam
beni bırak bir saat rahat...

Sonra,
saçları düşmeye başlayan başım
haykıracaktı uzaklara :
ÂŞIKIM...

27 benim yaşım
onun yaşı 17 .
Kör şeytan
topal şeytan
kör topal şeytan
gel bu kızı sev,dedi,
diyecektim;
diyemedim,
derim yine!
Ama yağmurmuş
yağıyormuş,
yazdığım satırları sel almışmış
cebimde 25 kuruşum kalmışmış
ne çıkar...
Bahar geldi bahar geldi bahar
bahar geldi ulan !
Tomurcuklandı içimde kan! !

Nazım Hikmet Ran​
 
A%C5%9Fk-%C5%9Fiirleri-naz%C4%B1m-hikmet-payla%C5%9F.jpg



Sen rüyalarımı güneşten kuruyan tül bir perde gibi kolayca yırtan
Sen ciğerimi yaşlı bi okaliptusun kabuğu gibi çamura atan
Sen günümden gündüzümü, gecemden ruhumu çalan
Sen latif, bilge ve münevver
ve ulaşıldıkça ulaşılamaz olan hasretimsin...
 
Göğüs gerdiklerimiz, mücadelelerimiz, direncimiz kadar insanız.
Gökyüzünden bırakılan bir taşın yere düşüş süresine denmez uçmak..
Bir kuşun kanat çırpışında ki azim ..
Bir tayın yere çöreklenip sürüngene dönüşmesi değil ilk andan verdiği ayakta durma mücadelesidir ona çayırların tepelerin düzlüklerin hakimiyetini veren ..

Eğilip yerden almaya üşenmediklerimiz kadar temiz çevremiz,
yataktan kalkmaya üşenmediğimiz kadar sosyaliz,
elini tutmaktan yorulmadığımız kadar aşığız..

Geriye kalanımız toprak üstünde tutunamayıp
doğanın ölüme terk ettiği bedenleri
besin kaynağı gören parazitler kadar
varlar hayatlarımız da..

Mücadele Sensin..
Mücadelen yoksa Sende yoksun


Berkan ..


















33661e9f1d365a56149f9e3e5d58aa9c-dnbzkx.jpg


Değişimle karşılaşınca
değişen
aşk, aşk değildir.
Sonsuza dek
yıkılmayacak
bir kaledir aşk.
Fırtınalara
göğüs geren
asla yıkılmayan.
Aşk
zamanın
kısacık saatleri
ve
haftalarıyla değişmez.
Tam tersine dayanır
ve
sürer.
Kıyamete
kadar.


William Shakespeare
 
Ölümü çağıran nefeslerim doğdu ..
Ölüme susamış dudaklarım ..
Kıvrılarak toprağa sokulup, belki bir ceviz kabuğunun altına sığınıp sonsuza kadar yok olmaya hazır
Acılarının üzerini kazımak için her şifaya muhtaç, sonsuz kere yoksul ruhum..
Zamanını tüketmiş bir sevdam var benim
Zamanla Tenin birbirinden uzaklaşmasını emreden kara talihim..
 
[YOUTUBE]CDgDix58JLo[/YOUTUBE]

Parca parca
Olmus gonlum
Kirilmis bir kadeh gibi
Yerde


Giden gidiyo ya kardesim
Sen zannediyomusun ki kalan kalabiliyor
İlk o gidiyor lan
Gitme demiyor ya
İlk o gidiyor..

Nerde ne yapiyodur acaba
Sevgililerimiz sevdiklerimiz
Onlarda bizim icin
napiyolardir diyorlarmidir
Mutlulardir heralde
Onlar da mutlu olsunlar..
Varligimizla mutlu olamayanlar
Yoklugumuzla mutlu olsunlar ki
Bis..e yarasin gidisimiz
 
Kaldırımlar II


Başını bir gayeye satmış kahraman gibi,
Etinle, kemiğinle, sokakların malısın!
Kurulup şiltesine bir tahtaravan gibi,
Sonsuz mesafelerin üstünden aşmalısın!

Fahişe yataklardan kaçtığın günden beri,
Erimiş ruhlarımız bir derdin potasında.
Senin gölgeni içmiş, onun gözbebekleri;
Onun taşı erimiş, senin kafatasında.

İkinizin de ne eş ne arkadaşınız var;
Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hürsünüz.
Dünyada taşınacak bir kuru başınız var;
Onu da, hangi diyar olsa götürürsünüz.

Yağız atlı süvari, koştur atını, koştur!
Sonunda kabre çıkar bu yolun kıvrımları.
Ne kaldırımlar kadar seni anlayan olur,
Ne senin anladığın kadar kaldırımları

Necip Fazıl Kısakürek
 
Sımsıcak konuşurdun konuşunca
ırmak gibi rüzgar gibi konuşurdun
yayla kokuşlu çiçekler açardı sanki
çiğdemler güller mor menevşeler açardı
Sımsıcak konuşurdun konuşunca
Hâlâ koynumda resmin

Dağları anlatırdın ve dostluğu
bir ceylan gibi sekerdi kelimeler
Sesini duymasam çölleşirdi dünya
dağlar yarılır ırmaklar kururdu
bulutlar çökerdi yüreğime
Hâlâ koynumda resmin

Gün akşam olur elinde kitaplar
ve bir demet çiçekle çıkıp gelirdin
bir kez bile unutmadın 'merhaba' demeyi
ve en yanık türküleri nasıl da söylerdin
bir dostun vurulduğu gün
Hâlâ koynumda resmin

Kaç mevsim kırlara çıkıp
çiçekler topladık mezarlar için
Belki ürküttük tarla kuşlarını
belki kurdu kuşu ürküttük
ama aşkı ürkütmedik hiç
Hâlâ koynumda resmin

Ve hâlâ sımsıcak durur anılar
sımsıcak ve biraz boynu bükük
Ne varsa yaşanmış ve paylaşılmış
yasak bir kitap gibi durmaktadır
ve firari bir sevda gibi
Şimdi duvarlarda resmin


Ahmet Telli
 
a_sad_way_to_die____by_tchaikovskycf.jpg


İnsanları birleştiren duygular;
Ayıran ise fikirlerdir..​
 
night_by_psiheya.jpg

Beni uyutmayan gece
seni de koynuna almamalı..​
 
Geri