İnsan başkalarını eleştirecek seviyeye gelene kadar sadece kendini hedef almalı. Allah'ın hangi emrine ve yasağına itaat ediyorum ve dinimi ne kadar biliyorum da acaba insanlara ahkam kesiyorum diye bir iç muhasebe yapılması faydalıdır.
İnsanlara güzel şeyler öğütlerken -ki özellikle dini konularda- çok çok daha hassas olunmalı. İnsanları inciterek, sert eleştiriler yaparak yönlendiremezsiniz. Aksine onları soğutursunuz. (tabi amacınız ısındırmaksa)
Bir insan dinin emir ve yasaklarına uymadan önce onda temel atılması gereken çok şey var. Önce imanı kazanmamız gerekiyor. Allah'ı tanımamız, hayatı ve neden burda olduğumuzu sorgulamamız, öğrenmemiz ve tatmin olmamız gerekiyor. Tesettür ve diğer dini eylemlerde, ibadetlerde insanların laçka olmasının sebebi, örfe adete uymak için yapmalarıdır. Halbuki Allah, sadece kendi rızası için yapılmasını istiyor. Dolayısıyla bu tür yanlış uygulamalar meydana gelebiliyor. Hangimiz (müslüman olan arakdaşlar için söylüyorum) bir namazı tam anlamıyla, harfi harfine eda edebiliyoruz ki?
İsteyen ve düşünen bir akıl tesettüre girecekse; bunun manasını, nedenini, nasılını, niçinini öğrenir ve öyle uygular. Bunu yapmıyorsa ya da yapamıyorsa hata onda olduğu kadar eksik eğitimde, ailede ve başka faktörlerde de aranmalıdır. "Bu ne hal, pembe başörtüsü takmışsın, altında daracık pantolon! Allah belanı versin!" deyince ne sen bir şey kazanırsın ne de o. Şeytana sabaha kadar küfret, sevap yok.