Taverna

Konu sahibi son olarak 638 gün önce görüldü
çok teşekkür ederim beni onore ettin, zarifoğlu'nu iyi bilirim ama izmet özel yeni bir pencere olabilir benim için, şiir okumayalı uzun zaman olmuştu en son ece ayhan'da bırakmıştım. mutlaka bakacağım, var ol.

Gonlune emanet eder.Taverna'ya bir dinleti eklemenin mutluluguyla seni selamlarim...

 
 
yazma yetimi kaybetmedim ama şevkim öyle bir törpülendi ki içime yazar oldum... belki de böylesi şu an için daha iyidir. hep kendime derdim söz uçar yazı kalır. yazıyı da uçuruyorlar be ivan... yaşlanıyorsun.

sussam olmuyor - söylesem olmaz denkleminin ortak kümesindeyim. ne içim susabiliyor ne de ona söyleyebiliyorum. sınavın böyle sen de böyle sınanıyorsun diyorum.
ben kendimi çok telkin ettim. yeri geldi ince eledim yeri geldi sık dokudum. bazen çok konuştum az dinledim. estikçe okudum.

bu bir kantar değil ve topuzu yok.
sen ivansın, kabullen! çözümü yok.
hatan varsa da cezası ağır kesildi.
ayıbının masumiyet ölçeği olmazmış, önemi yok.

uçur gönlünden tüm iyi dilekleri,
bir elektrik direğinde tüneyen kuşun boynuna konsun...
akımdan ölsün.
onun göğsünde göğe ulaşamasa da,
ayağının altındaki toprakta filizlenir.

sen uçur ivan.
uçur.

küçülmez en fazla öldürülürsün.

senin olmadığın şey, bulanmadığın etiket mi kaldı be oğlum
herkes kendi penceresinden giren güneşin ışığını cephesinde algılar.
ne gölgeler dikkate alınır ne de karanlıklar.
sen boş ver oğlum ivan

en fazla öldürülürsün.
 
Son düzenleme:
Öyle bir boşlukmuş ki geçmişin çukur kalan sevgisizliğini de doldurmuş... İnsanın çocukluğu acır mı? Dokunabildikten sonra neden acımasın... Böyle daha iyi ivan, yamalarını görüyorsun...
 
pavyon sevdiğimiz doğrudur, arsa satıp ablanın çıkmasını bekleyen dayı izlemek hobimiz lakin taverna müzikleri bile bana itici geliyor
 



bu dönemi, bu süreci ve geleceği düşünerek dinlediğimizde biz aynı fesin altında kaldık. tarih her anlamda tekerrürden ibaret, bir zarureti yaşıyoruz. ah cumhuriyet... ben biraz da sen gibiyim. seneler önce yaşadıklarımı ya da geçirdiğim dönemleri bugün daha yeni fark ederek kendi içinde yaşayan insanlar görüyorum, ilerideyim evet! gülümsüyorum. tam olarak bu şarkı kıvamındayım...
 


üzülme çiçeğim seni açtığım her birada anıyor, dibinde bitiriyorum. soframın değil ama gönlümün mezesi oldun.
 



düşünce olarak bireysel çıkarcılığın doruğuna varmaya da ramak kaldı. ben kim içinim? kim benim için? toplummuş, toplulukmuş topunuzun canı cehenneme diyeceğim andayım anında üzerindeyim, yeşerdiğim değerler beni geri çekiyor... asosyallikten ziyade izole olmuş rafine bir kaliteli vakit peşindeyim. rüştümü ispat etmeye kimseye dair bir beis görmemekle birlikte benden ırak kalan kaybıma da mahkum olarak yaşamaya devam etsin. benim kaybedecek bir şeyim yok, olmayacak. çaçavvvvvvvvvvvvvvvvvvvvv
 
IMG_20170101_143029_579.jpg


AH BE OĞLUM İVAN, BU HALİNİN ÜSTÜNE KOYMUŞSUN 6 SENE
ÖRSELENSE DE HAYALLERİN,
GERÇEKLİĞİN YİNE GÖZLERİNİN ETEĞİNDE
Kİ TAŞTAN HALLİCELERİ DÖKÜYOR.

SEN NEYE DÖKÜLDÜYSEN, TAŞIYOR...
TAŞ KESİLSE DE UFALANMIYOR, SÜZÜLÜYORSUN.
BAD BOY MUSUN LAN SEN? HEHEHE
YOKSA BİR BALİCİ EDASINDA EDEBİYAT GEDİKLİSİ Mİ?
NE? EMEKLİ Mİ?
GEÇTİKLERİMDİR EMEKLİ...
YÜRÜYENİ SAKAT, EMEKLEYENİ HOYRAT
BIRAKIRIM.

TUTULMAK İSTEMEYEN HER ŞEYİ, BIRAKIRIM.
 
temmuz sonu sana da bir son ivan, tazminatını alıp gidiyorsun. biliyorum bu ülkeye baharlar gelmedi. sana yaz ne getirecek desene.. de ki kendine, bak her şeye umutla dibini düşünme...
her şey çok güzel olacak ama imamsız ve oğulsuz.
her şey çok güzel olmak zorunda olacak çünkü ivan oğlum sen, sen bu eşiği aştın.
şimdi arkanda bıraktığın 30 seneyi sergileme vakti gelmiştir...
türkiye yüzyılı içinde senin rönesansın başlamalı, başlamalı, başlamalı...

dört nala! deh!
 


atın beni şu sahnenin içindeki seneye çünkü ben bu foruma her girdiğimde orhan baba gibi girizgah yapıyorum. kayahan mı? o size kalsın... ver elime silahı, gör gerçek ilahı... yalan dünya da size kalsın. biz batırdık dünyaları...
 
geldim be olm,


buraya uğramayalı yıla çeyrek kala olmuş, iyi de olmuş. riyakarlık yarası bir kere açıldı mı hiç bir iyi niyetin dikişi tutmuyor. tutarsa da ipleri artık ben kesiyorum, acı duymaktan ziyade zevk alıyorum.
 




2019'u 2020'ye bağlayacak olan ayın ortasını biraz geçen bir günde ivan efendi kadın dostu ve kadim arkadaşı olan @Favela'nin davet mektubu ile bir forum bilinmezliğine doğru yola çıkmıştı. Yolun yol olduğu belli değil, şahsının nerede yürüyeceği belli değildi. Bir maceraya atılmıştı evvela onun ne olduğunu asla bilemeyecek olanlar tarafından bihaber, ivan da kendinden... vira bismillah mıydı yoksa haydi rastgele mi? big bang dile gelse benden önce bu çocuk patladı derdi. en nihayetinde bu da bir entropi idi. evrende ufacık bir atom tanesinin ürünü, zihinde evrenler üstü bir entropi... nitekim yıllar geçtikçe farkına varan insanın tabiattan ziyade bizzat kendisi oluyor. eh bu başlangıcın akıbetinden muaf tutulan onca canın yer yer dahil olduğu yolculukta nice neferler can verdi, nice kalleşler elendi. ivan efendinin kendi içinde dengesizliği buram buram kokarken hedefi belliydi, eşlik etmek için zihninin içindeki iplerde cambaz olabilmek gerekir.

neden bu playlist? neden bu seri? niye yazıyorsun?
üst paragrafı hazmedebilen, anca zihnimin içindeki iplerde dans edebilen cambazlara anlam olur. vakıf olamayan algı da seçicilik diyebilir, algılayan sen seçilememişsin ki diyebilir. dur ulan işte aylardır bir şeyler karalamıyorum, parmaklarımın ucuna sözcükler birikmiş, döküyorum.
 
Aa taverna mı? Antik Yunan olgusu?
Yazabilir miyim buraya izin bar mı?
 
Geri