Taverna

Konu sahibi son olarak 639 gün önce görüldü


Henüz bıyıkları yeni tellenmiş bir liseliyken nokia 6630'mun ses kütüphanesine indirilmiş bir şarkıydın. Acının yaşı ve zamanı yok sanırım. O gün kulağımdaki tınının bıraktığı hissiyat bugünde aynı, ya da benim nöronlarım bu şarkıyı öyle bağladı.
 
@Çavla n Bilirim ama bu şarkı bana nedense hep donuk bir parça gibi gelir. Nakarat sonlarında ki tınıları ve sona doğru yükselen ritim dışında cezbetmez.. teşekkür ederim çavlan hanim. hatta ben de benzer dönem işi olan şu şarkıyı hatırlattı;



Tesadüf eseri keşfetmiştim. O günden beri de estikçe dinlerim. Lsd effect hissi o dönemin global müziğinde tutucu bir bağlantı olmuştur.
 




Bugün bir karar verdim. Aslında düşüncesi bir kaç aydır kafamdaydı. Genelde başına buyruk, mizacını sevdiğim, kafamın uyuştuğunu düşündüğüm insanlarla diyaloga girerdim. Bugün vazgeçmeye karar verdim. Kendimce olan doğrularım ve değer terazim, samimiyetli olduğum insanları ısırıyor. Belki de gamsızlığım mizacıma da yansıyor. Bugün bir karar verdim. Majik susarsa üzülenden çok mutlu olan olur. Bundan sonra ben ve kendim, yani bir takım fikirlerim var kendime ve özgürce.. şairinde dediği gibi beyin kıvrımlarımı tartaklayan örümcek, bir yanım git bir yanım gelme... Bugün bir karar verdim henüz hiç kimsenin haberi yok. Belki de hiç olmayacak. sahi, ne fark eder? Ben güldükçe ağlayıversin tüm kaotik varlıklar.

Sol ayağımın son iki parmağı aşağı eğildikçe kasıklarıma bir kıpırtı giriyor, beynime doğru bir uyuşukluğun yürüdüğünün bilincindeyim. Bugün bir karar verdim. Belki de bozuk kalmalı bir takım şeyler, hatta hiç tamamlanmamalı niyeti kalbe düşse dahi... İnsanlar farkında olmadan olmazlara zorlanarak gebe kalıyor. Mecburiyet dediğimiz şey, yakamızdan silkilmeyen gömülü bir kepek tanesi olmuş. Evet, bu uyuşukluk, yaş aldığımın içsel delaletiymiş, -iç sesim- öyle dedi. Bugün bir karar verdim. Öncekiler gibi bir olmayacak her sonra gelen karar, bugün bir karar verdim. Bir sonrakine hazırlanırmışçasına, sessiz, sakin, duygusuz..
 





Yarın bir işim var. Her zaman olduğu gibi değil, bugünkünden ve öncekilerinden tamamen farklı. Çünkü ben yaşadıkça değişmekle meşgulüm. Yarın bir işim var. Kimsenin umurunda olmayacak, bilseler de "iş mi lan bu" diyecekler. Oysa değer terazimin ayarı bozulmuş, farkındasızlıkları tartar olmuşum. Yarın bir işim var. Bugünü ve gecesini düşünebileceğim bir ertesine uyanarak başlayacağım. Belki hiç birinin hatırlamam. Gerçeği söylemek gerekirse -herkes gibi- çokta önemli değil, muhtemelen umurumda da olmaz. Saniyesinde geçebilir. Yarın bir işim var. Dün verdiğim kararları, sabaha hazmedebileceğim bir gün olacak. Yeşil çayım yok ben her daim asfalt tadında kahvelerden keyif alırım. Karton bardaklı, kapitalist kokulu. (şekersiz) Tatlanmaya gerek yok. Tatlanınca, ağzına bal çaldığım nice güzel kadının -eksikliğinden- gönlü zehirleniyor. Yarın bir işim var. Sıkıldıkça mırıldanarak küfür edebileceğim, içimden.. belki bir merdivenin ayağına söveceğim. ya da bir tomar gazetenin elimde bıraktığı kire söveceğim. Belki de asfalt kahvem uyuşan sol ayağımın iki parmağımın üstüne sızacak ayakkabımdan masumane bir şekilde okkalı söveceğim. Yarın bir işim var. Hayal gücümden gücenen tanrı sanrısı olan her beşeriyete bugün de yaşadığımı gösterebileceğim.
 




Dün dünde kaldı. Dün adının da üstüne yakıştığı gibi dünde kaldı. Zaman en çok tutulmayı isterken hiç kimsenin başaramadığı gibi, dün dünde kaldı. Bugün kararlar vermiştim. Yarın işlerim var. Dünler aslında beni bana yazdıkça hatırlatan, yazmıyorsam aklımda kalmayan bir çöplüktür. Bazen değerli bir şey düşürdüğümü düşünür kurcalarım. Bazen kokusundan duramaz, aklımı tıkarım. Bazen de kendimi tekrar eder, bir horoz misali öter öter dururum. Dün dünde kaldı. Bütün bağrı kabarık insanlar ile göğsümü tokuşturdum. Kimisi devrildiğini kimisi de devirdiğini sandı. Ne fark eder? Dün dünde kaldı. ve kalıyorken dün aklımın arkasında doğru, insanların bugünden bıraktıkları da bir çöplük misali aynı yere düşüyor. kimisi içinde naif bir kuş, kimisi el bebeğin yanakları güllenmiş masumiyet prensesi, kimisi feleğin kaçıncı çemberinden geçer olmuş. bilmedikleri tek şey "tavırları tek taraflı"...

eh... dünde öyle kaldıktan sonra ne tadı kalır olmuş kadının, ne de devirdiğim her gırtlağa kurban olan sıvının... dün ile bir olup kalmışlar. uyuşukluk bir süredir geçmiyor. en çok onun dünde kalmasını isterdim. dün dünde kaldı.
 
kolçak

krom kolçağa monitörden yansıdı terse düşmüş bir ahit.
ahit bir yüzün içinde asırlardır gözlerden süzülür olmuş.
sunta aşınmış sıvıdan,
gecenin karanlığına deformesiyle eşlik ediyor.

bir adam kurcalıyor sakalını,
dilindeki kepekler de çenesinden düşüyor
krom kolçaktan yansıyor;
yüzü yaşının ipini geç tutmuş bir herif..

kulaklarının üstünde sabit bir salyangoz,
zihnini iki koldan vakumluyor.
aynı şarkı asırlarca tekerrüre yenik kalmış
çetrefilli yollara kutsal suyunu farkında olmadan serpiyor.

en son bir otobüs seferinin molasındayken tepeden tırnağa uyarılmıştı,
tüm sinir uçları.
hazzı tarihe kazımıştı, yoksunluğunu çekeceğini zerre düşünmeden...
krom kolçaktan yansıyor bir çift göz;
evreni içinde kemiren...
tabii ki tanrı değil.
beyaz puntoların ışığı göze batıyor.

krom kolçaktan yansıyor;
sonsuzluğu kabullenen uslanmaz bir ışık,
kendini daima etrafına karartan

07,09,2021 - 02:17 - majikullah efendi
 
IMG_20210908_184133.jpg

Hemen az ötede İstanbul'un her zerresi üstüne sinmiş bir Alman bankası var. kapısını kemiren tahta kuruları "Veznedarimiz 30 sene önce öldü üzgünüz majik bey" diyor. Oysa ki babam doğumumdan itibaren bir Linda için başlık parası biriktirmiş medeniyete yüz sürmek için..
 
Selam canım. Uzun zamandır uğrayamadım buralara. Gerçi uğramaya ne hacet, biliyorsun zaten. Neyse üç beş kelam edip defolup gideyim.

"Yaşın kemale" ermesinden kaynaklı mı? Yoksa diğer parametrelerden dolayı mı bilmiyorum ama artık insanların normali bana çok anormal gelmeye başladı. Bilemiyorum be Majik belki de toplumsal güdüdür. Anomalilerin hepsini normalleştirirsek olacağı da zaten bu değil mi hem? Sosyal mecraları çok mu ciddiye alıyor insanlar gülüm? Neden bu gamlı hazan? Nerde bu bahar?
Flört de diyor ya hani;


Lan oğlum cidden böyle olmaz be. Kalıplara sokmaya çalışmaktan bıkmadı insanlar be Majik. Zibidi ve entelektüel olamazsın mesela di mi? Ya da futbolla ilgilenip kitap okuyamazsın di mi? Ha bir de şey var... Benle konuşuyon ya.. Heee... Şunla konuşamazsın. Yasak! Silerler adamı di mi? Ne saçma be. Bu ne andavallıktır be Majik? Olm lise mi lan burası?

Üstteki paragrafta o kadar çok soru işareti kullanmaktan mütevellik Asyadaki soru işareti kıtlığını bana bağlarlar şimdi ehehe. Gel de LOL oynayalım discordtayım. Ha bu arada glucumun önerisiylen bitirdiğim Delibo'yu şiddetlen, cebren ve hile ile öneriyorum sana da. Galsın burda.

0001872535001-1.jpg
 
Sevgili Çavla nın günlüğünde ne kadar güzel okumuşsun şiiri senden bişeyler çıkacakta dur bakalım :dd
 
he ya öyleymiş, tüm insanlık gözbebeklerimde koca bir düzlemin üzerine serpilmiş toz zerresi, gelirlermiş - giderlermiş. kimileri burnumdan kaçar, kimileri sarı beze esir kalır. kimilerinin de üstüne diğer toz taneleri binermiş. her şeyi sonradan görmek ile önceden sezinleyebilmenin arasında ermişlik hazzını anlatmaya tenezzül etmeye ne hacet, beni sadece hissiyatlı -varsa ki mümkün- ruhdaşlarım anlar. işte o hazzın yanında gelen kılcal çatlağı patlatırmışçasına sızan acının tarifi ne mümkün değere bindirdiğin yoksun olduktan sonra, ne yelten ne de aklından geçir. ola ki aklına gelir, niyet edersin. etme. pişman ederim. he ya öyleymiş, herkes kendince ölen babalarından bihaber doğmamış çocuklarının anası ve ölümlü zamanın zamanından meftun prensesleriymiş. ola ki geçmişin aklına gelir, pişmanlığını dile getirmeye niyet edersin. etme. pişman etmekten de beter perişan ederim.
 
Geri