7 EBDAL ~ 94
7 Ebdal. Vekiller.
Şeyh'ül Ekber şöyle diyor: «Onlar yedi kişidir. Kim bir yerden bir yere bedenini kalıbında bırakarak, kimsenin onun gittiğini anlayamayacağı bir şekilde yolculuk ederse, o kişi Ebdal'den başkası değildir, İbrahim'in, selam ona olsun, kalbi üzre biçimlenmiştir.» Onların yüksek makamını belirterek Şeyh ibn'ül Habib diyor ki:
«Kendini Allah'a adayan Ebdal'in Yol'u açlıktır, uykusuzluktur, sessizliktir, yalnızlıktır ve zikirdir.» Bu, bütün büyük evliya tarafından teyid edilen bir sözdür.
Salihûn arasında sonradan olan mucizeler hakkında halk arasında nasıl durmaksızın konuşulursa, Ebdal'in ve onun ötesindekilerin bilinmesi ve saptanması da sadıkûn tarafından öyle konuşulur ve yadsınır. Ama hiç kuşku yoktur. Onlar vardır. Burada ve oradadır. Kalp bedene göre neyse, onlar da kozmosa göre öyledirler. Eğer zail olursa, beden de zail olur, çünkü onun hayatı ve anlamı odur. Onlardan bir haber yok değildir. Vardır, Ama Hakikat'lidendir, Hakikatli'nindir, Hakikatin dilindendir, cahilden, dedikoducunun dilinden değil. Ehdal; onlar bile manevî imkanlarının sınırlarını göstermezler.
4 EVTAD ~ 95
4 Evtad. Dört direk.
Onlar yedi Ebdal'dan seçilen dört direk ya da mertebedir. Haklarmda Şeyh'ül Ekber şunu söylüyor:
«Makamları dört Evtad'ın makamma uyan dört insanı gösterir. Eğer dünyada doğu, batı, kuzey ve güney varsa, her birinin bu yönlerde bir makamı vardır.»
Bu, tasavvufî hikmetin çekirdek merkezidir. Dört kişidirler ve biri öldüğünde bir başkası onun yerini alır. Bilinirler. Teyid ediyorum ki, yalnızca dünyanın dört köşesinin destekleri değil, ama Görünmez'de Kabe'nin, Allah'ın Evi'-nin de desteğidirler. Çünkü Ev (Beyt) zahirde Allah'ın Evi'dir, ama batında Allah'ın Evi inananların (müminlerin) kalbi, ya da kalpleridir. Allahü a'lem.
2 İMAMLAR ~ 96
2 İmamlar.
Şeyh'ül Ekber diyor ki; «İki kişidirler (iki Efraddırlar), Biri Gavs'in sağındadır ve yetkisi Melekût'tadır. Diğeri soldadır ve yetkisi Mülk'tedir. Arkadaşından yüksektedir. Gavs'in halefidir.»
Nesnelerin görünen yanlarındaki mükemmelliği gördüğünüz gibi gizli yanlarındaki biçimlenmenin mükemmelliğini de görün. «Allah'ın yaratışında bir noksan bulamayacaksınız.» Burada, manevî gerçekliklerin iki hakiminden herbiri bir başka yönden hüküm sürer. Bu suretle birinin bir görevi vardır, diğerinin de bir başka görevi...
İdrak teyiddir ve idraksizlik onlann aleyhine kanıt değildir.
Eğer, O'nun, güzelliğiyle zahiri biçimlendirdiği biçimlenmeyi idrak edememişseniz, onu batında hiç anlayamayacaksınız demektir. Hiç fark yoktur. Her dünya birbirine zıttır, insan alemi iki dünya arasında uzanır, böylece bir boyutu görünür ve çözümlemeye elverişlidir ama diğeri gizlidir ve yalnızca bu Yol'u bilenlerin ilmiyle bilinebilir. Ve Allah ' tek Bilici'dir.
KUTUB ~ 97
Kutub, eksen.
Ve bu ikisinden bir çıkar. O 'kutub'tur. Şeyh'ül Ekber şöyle diyor: «Bu Gavs'tır. Allah'ın her çağda dünyaya dikkatle baktığı yer olan kişiyi gösterir, İsrafil'in, selam ona olsun, kalbine göre biçimlendirilmiştir.
Aşıklar Sultanı beyan etti:
«Bu yüzden gökler benim üzerimde döner, öyleyse, kendisi merkez olduğu halde onları kuşatan Kutbu bir düşün!..» Dünya onun etrafında döner ve yıldızlar evreni anlam ve yerini onun dinginlik ve aşkının yüce merkezîliğinden alır. Onunla yalnız Allah'ın yüceliği zahirdir. Dili yalnızca Allah'ın hikmetinden ve Allah'ın kudretinden konuşur. Her an Allah'ı ulular.
Beyan etti: «Mührün ve Kutublar'ın O'nun Nuruna nispeti, damlanın nur ve hayatiyet okyanuslarma nisbeti gibidir.» Burada, zamanının Kutbu Şeyh ibn'ül Habib bu yüce ariflerle Rasul Muhammed'in nuru arasındaki ilişkiye işaret ediyor. Ayrıca, Meşişiyye'deki beyanatı da teyid ediyor:
«Ey Allah'ım, o Senin herşeyi kuşatan Sırrındır; Seninle, Sana yönelten ve Senin önünde duran en kalın perdendir.
7 Ebdal. Vekiller.
Şeyh'ül Ekber şöyle diyor: «Onlar yedi kişidir. Kim bir yerden bir yere bedenini kalıbında bırakarak, kimsenin onun gittiğini anlayamayacağı bir şekilde yolculuk ederse, o kişi Ebdal'den başkası değildir, İbrahim'in, selam ona olsun, kalbi üzre biçimlenmiştir.» Onların yüksek makamını belirterek Şeyh ibn'ül Habib diyor ki:
«Kendini Allah'a adayan Ebdal'in Yol'u açlıktır, uykusuzluktur, sessizliktir, yalnızlıktır ve zikirdir.» Bu, bütün büyük evliya tarafından teyid edilen bir sözdür.
Salihûn arasında sonradan olan mucizeler hakkında halk arasında nasıl durmaksızın konuşulursa, Ebdal'in ve onun ötesindekilerin bilinmesi ve saptanması da sadıkûn tarafından öyle konuşulur ve yadsınır. Ama hiç kuşku yoktur. Onlar vardır. Burada ve oradadır. Kalp bedene göre neyse, onlar da kozmosa göre öyledirler. Eğer zail olursa, beden de zail olur, çünkü onun hayatı ve anlamı odur. Onlardan bir haber yok değildir. Vardır, Ama Hakikat'lidendir, Hakikatli'nindir, Hakikatin dilindendir, cahilden, dedikoducunun dilinden değil. Ehdal; onlar bile manevî imkanlarının sınırlarını göstermezler.
4 EVTAD ~ 95
4 Evtad. Dört direk.
Onlar yedi Ebdal'dan seçilen dört direk ya da mertebedir. Haklarmda Şeyh'ül Ekber şunu söylüyor:
«Makamları dört Evtad'ın makamma uyan dört insanı gösterir. Eğer dünyada doğu, batı, kuzey ve güney varsa, her birinin bu yönlerde bir makamı vardır.»
Bu, tasavvufî hikmetin çekirdek merkezidir. Dört kişidirler ve biri öldüğünde bir başkası onun yerini alır. Bilinirler. Teyid ediyorum ki, yalnızca dünyanın dört köşesinin destekleri değil, ama Görünmez'de Kabe'nin, Allah'ın Evi'-nin de desteğidirler. Çünkü Ev (Beyt) zahirde Allah'ın Evi'dir, ama batında Allah'ın Evi inananların (müminlerin) kalbi, ya da kalpleridir. Allahü a'lem.
2 İMAMLAR ~ 96
2 İmamlar.
Şeyh'ül Ekber diyor ki; «İki kişidirler (iki Efraddırlar), Biri Gavs'in sağındadır ve yetkisi Melekût'tadır. Diğeri soldadır ve yetkisi Mülk'tedir. Arkadaşından yüksektedir. Gavs'in halefidir.»
Nesnelerin görünen yanlarındaki mükemmelliği gördüğünüz gibi gizli yanlarındaki biçimlenmenin mükemmelliğini de görün. «Allah'ın yaratışında bir noksan bulamayacaksınız.» Burada, manevî gerçekliklerin iki hakiminden herbiri bir başka yönden hüküm sürer. Bu suretle birinin bir görevi vardır, diğerinin de bir başka görevi...
İdrak teyiddir ve idraksizlik onlann aleyhine kanıt değildir.
Eğer, O'nun, güzelliğiyle zahiri biçimlendirdiği biçimlenmeyi idrak edememişseniz, onu batında hiç anlayamayacaksınız demektir. Hiç fark yoktur. Her dünya birbirine zıttır, insan alemi iki dünya arasında uzanır, böylece bir boyutu görünür ve çözümlemeye elverişlidir ama diğeri gizlidir ve yalnızca bu Yol'u bilenlerin ilmiyle bilinebilir. Ve Allah ' tek Bilici'dir.
KUTUB ~ 97
Kutub, eksen.
Ve bu ikisinden bir çıkar. O 'kutub'tur. Şeyh'ül Ekber şöyle diyor: «Bu Gavs'tır. Allah'ın her çağda dünyaya dikkatle baktığı yer olan kişiyi gösterir, İsrafil'in, selam ona olsun, kalbine göre biçimlendirilmiştir.
Aşıklar Sultanı beyan etti:
«Bu yüzden gökler benim üzerimde döner, öyleyse, kendisi merkez olduğu halde onları kuşatan Kutbu bir düşün!..» Dünya onun etrafında döner ve yıldızlar evreni anlam ve yerini onun dinginlik ve aşkının yüce merkezîliğinden alır. Onunla yalnız Allah'ın yüceliği zahirdir. Dili yalnızca Allah'ın hikmetinden ve Allah'ın kudretinden konuşur. Her an Allah'ı ulular.
Beyan etti: «Mührün ve Kutublar'ın O'nun Nuruna nispeti, damlanın nur ve hayatiyet okyanuslarma nisbeti gibidir.» Burada, zamanının Kutbu Şeyh ibn'ül Habib bu yüce ariflerle Rasul Muhammed'in nuru arasındaki ilişkiye işaret ediyor. Ayrıca, Meşişiyye'deki beyanatı da teyid ediyor:
«Ey Allah'ım, o Senin herşeyi kuşatan Sırrındır; Seninle, Sana yönelten ve Senin önünde duran en kalın perdendir.
HAKİKATLER HAZİNESİ
Ey Allah'ım! öz'ün yüce okyanuslarından doğan Nurların ilki olan Peygamberimiz Efendimiz Muhammed'e salat ve selam eyle. Görünen ve görünmeyen her iki dünyada Sen'in bütün tecelliyatının her bir mükemmeliyetinde isimlerin ve Sıfatların manalarını O görür. Tam bir aşkla ve salih amellerle hamdedenlerin, kulluk edenlerin birincisi O'dur. Biçimler dünyasında da, manalar dünyasında da bütün mahlûkatm yardımcısı O'dur. Ve Salat ü Selam O'nun ailesine ve ashabına olsun, öyle ki, O'nun şerefli yüzündeki perde bizim için de kalksın ve bizi bütün mertebe ve tecellilerde Sana iletsin. Ya Mevlam! Onun rabıtasıyla, hareket ederken de dururken de, bakarken de düşünürken de bize rahmet eyle!..
* * *
Övgüler Rabb'ımıza olsun; bütün söylenenlerden yüce olan, Kadir olan Rabb'e... Ve selam olsun Peygamberlerine ve hamd Allah'adır... Alemlerin Rabb'inedir.