Dördüncü olarak: Belli bir ölçüde cinsel kültürü içeren Kur'an nasslan (hayayı zedelemeksizin)
a) Ayetler, insanın yaratılışına işaret ediyor: Allahu Teala şöyle buyuruyor:
"Andolsun biz İnsanı çamurdan bir süzmeden yarattık. Sonra onu nutfe olarak sağlam bir karar yerine koyduk. Sonra nutfeyi alaka çevirdik ala-kı bir çiğnem ete çevirdik, kemiklere et giydirdik; sonra onu bambaşka bir yaratık yaptık. Yaratanlarının güzeli Allah, ne yüceir!"(Mü'ninın, 12-13-14).
"Odur ki (önce) sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra alaktan yarattı. Sonra sizi çocuk olarak (annelerinizin karnından) çıkarıyor. Sonra güçlü çağınıza eresinİz, sonra da ihtiyarlar olasınız diye sizi yaşatıyor."
"Kahrolası insan, ne kadar da nankördür! (Allah) onu hangi şeyden yarattı? Nutfe'den onu yarattı, ona biçim verdi. Sonra ona yolu (ana karnın*dan çıkmasını) kolaylaştırdı."(Abese, 17-20).
"O'dur ki, yarattığı her şeyi güzel yaptı ve insanı yaratmaya çamurdan başladı. Sonra onun neslini bir özden, hakir bir sudan yaptı." (Secde, 7-8)
"Sizi adi bir sudan yaratmadık mı? Onu sağlam bir karar yerine koy*duk." (Mürselat, 20-21)
"O yaratı iki çifti: erkeğ,dişiyi. Atıldığı zamannutfedbn"(Necm,45- 46)
"İnsan, başı boş bırakılacağını mı sanır? Kendisi dökülen meniden bir nutfe değil miydi? Sonra alaka oldu da (Rabbİ onu) yarattı, düzenledi. O (me-ni)den iki çifti, erkeği ve dişiyi var etti." (Kıyamet, 36-39)
"Akıttığınız meniyi gördünüz mü? Siz mi onu yaratıyorsunuz, yoksa yaratanlar biz miyiz?" (Vakıa, 58-59)
"İnsan neden yaratıldığına bir baksın: Atılan bîr sudan yaratıldı. Bel ile kaburga kemikleri arasında çıkan, (bir sudan) "(Tank, 5-7)
b) Ayetler, kadınla erkek arasındaki fıtri meyile işaret ediyor: Allahu Teala şöyle buyuruyor:
"Kadınlardan, oğullardan, kantarlarca yığılmış altın ve gümüşten sal*ma atlardan, davarlardan ve ekinlerden gelen zevklere aşın düşkünlük, in*sanlara süslü (cazip) gösterildi. Bunlar, sadece dünya hayatının geçimidir. Asıl varılacak güzel yer, Allah'ın yanındadır." (Al-i İmran, 14).
"Böylece (İddetini bekleyen) kadınlara evlenme isteğinizi üstü kapalı biçimde bildirmenizden, yahut içinizde tutmanızdan dolayı size bir günah yoktur. (Çünkü) Allah sizin onları anacağınızı bilmektedir. Sakın (kapalı ev*lenme teklifi sırasında) iyi söz söylemeniz dışında, onlarla bir gizli buluşma*ya sözieşmeyin." (Bakara, 235).
"Yusuf un evinde kaldığı kadın, onun nefsinden murad almak istedi ve kapılan kilitleyip: Haydi gelsene, dedi. Yusuf: Allah'a sığınırım dedi, efendim bana güzel baktı. Zalimler iflah olmazlar! Andolsun, kadın onu arzu etmişti, eğer Rabbinin doğruyu gösteren delilini gormeseydi oda onu arzu etmişti. Böylece biz kötülüğü ve fuhşu ondan çevirmek istedik; çünkü o, ihlasa erdirilmiş (temiz) kullanmızdandır." (Yusuf, 23-24).
"Şehirde bir takım kadınlar: 'Vezirin karısı, uşağının nefsinden murad almak istemiş. Sevda onun bağnnı yakmış. Biz onu açık bir sapıklık içinde görüyoruz', dediler. (Kadın) onlann düzenlerini işitince, onlara (adam) gönderdi (yemeğe davet etti.) Onlar için yaslanacaklar yastıklar hazırladı ve her birine de birer bıçak verdi. (Yusuf a) "Çık, karşılarına!" dedi. (Kadınlar, önle*rine konan meyvalan soyup yemekle meşgul İken) Yusuf u görünce onu (gözlerinde) büyüttüler (ona hayranlıklarından) ellerini kestiler ve: 'Allah için, haşa bu insan değildir; bu ancak güzel bir melektir' dediler. Kadın dedi ki: İşte siz beni bunun için kınamıştınız! Andolsun ben kendisinden murad almak istedim de o, iffetinden ötürü reddetti. Ama kendisine emrettiğimi yap*mazsa, elbette zindana atılacak ve alçalanlardan olacaktır!" (Yusuf, 30- 32).
c) Âyetler, cinsel uzuvlarla ve onlardan görünenlere işaret ediyor: Allahu Teala şöyle buyuruyor:
"(Sonra Allah, Adem'e hitap etti): Ey Adem sen ve eşin cennette du*run, dilediğiniz yerden yeyin; fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz* derken şeytan onlann kendilerinden gizlenmiş olan çirkin yerleri*ni kendilerine göstermek için onlara fısıldadı: 'Rabbİniz, başka bir sebepten dolayı değil, sırf ikinizde birer melek ya da ebedi kalıcılardan olursunuz diye sizi şu ağaçtan men etti', dedi. Ve onlara: 'Elbette ben size öğüt verenlerde*nim', diye de yemin etti. Böylece onlan aldatarak aşağı sarkıttı. (Önceki mev-kilerinden indirdi). Ağacın meyvasmı tadınca çirkin yerleri kendilerine gö*ründü ve cennet yapraklarını üst üste yamayıp üzerlerine Örtmeye başladılar. Rableri onlara seslendi: 'Ben sizi o ağaçtan men etmedim mi ve şeytan size apaçık düşmandır, demedim mi?" (Araf, 19-20).
"Ey inananlar, ellerinizin altında bulunan köleler, hizmetçiler ve he*nüz erginliğe ermemiş çocuklarınız üç vakitte (odalarınıza girebilmek için) izin istesinler: Sabah namazından önce, öğle vakti elbisenizi çıkarıp yataca*ğınız zaman ve yatsı namazından sonra. Bunlar sizin üstünüzün açılabileceği üç vakittir. Bunların dışında ne size, ne de onlara bir günah yoktur. (Onlar si*zin) yanınızda dolaşırlar, birbirinizin yanına girip çıkarsanız. Allah âyetleri size böyle açıklar. Allah bilendir, hikmet sahibidir. Çocuklannız erginlik ça*ğma erdikleri zaman» kendilerinden öncekilerin izin istedikleri gibi izin iste*sinler. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklıyor. Allah bilendir, hikmet sahi*bidir." (Nur, 58-59).
"(Yaşlılıktan Ötürü) adetten kesilen kadınlarınızın (bekleme süresin*den) şüphe ederseniz, bilin ki onlann bekleme süresi üç aydır. Henüz adet görmeyenler de böyledir. Gebe olanların bekleme süresi yüklerini bırakma*larına kadardır. Kim Allah'tan korkarsa (Allah) ona, işinde bir kolaylık yara*tır." (Talak, 4).
"Sana adet görmeden soruyorlar. De ki: O eziyettir. Adet halinde kadullardan çekilin, temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikle*ri zaman Allah'ın emrettiği yerden onlara varın Allah tevbe edenleri sever, temizlenenleri sever." (Bakara, 222).
"Ey Peygamber, kadınları boşamak İstediğiniz zaman onları iddetleri içinde (âdetten temiz oldukları sırada) boşayın ve iddeti sayın. Rabbiniz Al*lah'tan korkun (bekleme süresi içinde) onları evlerinden çıkarmayın. Ancak apaçık bir edepsizlik yapmaları durumu, bu hükmün dışındadır. Bunlar Al*lah'ın sınırlandır. Kim Allah'ın sınırlarını geçerse, kendine yazık etmiş olur. Bilmezsin belki Allah, bundan sonra (iddet süresi içinde) yeni bir iş ortaya çıkarır, (gönülleri uzlaştınp birleşme ortamı yaratır.)" (Talak, 1).
"Ey inananlar, inanan kadınları nikahlayıp da henüz onlara dokunma*dan boşarsanız, onların üzerinde sayacağınız bir iddet hakkınız yoktur..." (Ahzab, 49).
"Boşanmış kadınlar, üç kur (üç adet veya üç temizlik süresi bekleyip) kendileri gözetlerler (hamile olup olmadıklarına bakarlar) (Bakara, 228).
"Rahimlerde sizi dilediği gibi şekillendiren O'dur. Ondan başka ilah yoktur. O azizdir, hüküm ve hikmet sahibidir." (Al-i İmran, 6).
"Allah, her dişinin neyi yüklendiğini ve rahimlerin neyi eksiltip artır*dığını bilir. Onun yanında her şey bir miktar iledir." (Rad, 8).
"Eğer Allah'a ve ahi ret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi rahimle*rinde yarattığını gizlemeleri (karınlarında çocuk bulunduğunu saklamaları) kendilerine helal olmaz..." (Bakara, 228).
"İnanan erkeklere söyle: Bazı bakışlarını kıssınlar, ırzlarım korusun*lar. Bu onlar için daha temizdir. Şüphesiz Allah, onların her yaptıklarını ha*ber almaktadır. İnanan kadınlara da söyle: Bazı bakışlarını kıssınlar, ırzlarını korusunlar..." (Nur, 30-31).
"Ve onlar ırzlarını korurlar; ancak eşleri ve ellerinin sahip olduğu (ca*riyeler) hariç (bunlarla ilişkilerinden dolayı da) onlar kınanmazlar. Ama bu*nun ötesine gitmek isteyenolursa, işte onlarhadd aşanlardır." (Mi'minun, 5-6-7).
"Irzlannıkoruyan erkekerve (ırzlannı)koruyan kadınlar..."(Ahzab,35).
"(Allah) İmran'ın kızı Meryem'i de (misal verdi) O ırzım korumuştu, biz de (onun rahminde) ruhumuzdan üflemiştik. O Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını doğrulamış ve gönülden itaat edenlerden olmuştu." (Tahrim, 12).
"Ey inananlar, sarhoşken namaza yaklaşmayın ki ne dediğinizi bilesi*niz. Yoldan geçici olmanız dışımda, cünüp iken de yıkanıncaya kadar (nama*za yaklaşmayın)." (Nisa, 43).
"Ey inananlar, namaza durmak istediğiniz zaman yüzünüzü, ellerini*zi ve dirseklere kadar kollarınızı yıkayın ve (ıslak) ellerinizi başınızın üzerine hafifçe sürün ve bileklere kadar ayaklarınızı (yıkayın). Eğer boy abdestini gerektiren bir halde iseniz kendinizi temizleyin..." (Maide, 6).
d) Ayetler cinsel zevkte bulunmaya işaret ediyor: Birinci olarak: Helal yollardan bulunma Allahu Teala buyuruyor:
"Kadınlarınız sizin tarlanızdır. Tarlanıza dilediğiniz biçimde vann. Kendiniz için ileriye hazırlık yapın ve mutlaka Allah'a kavuşacağınızı bilin. İnananlan müjdele." (Bakara, 223).
"Oruç gecesi, kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar sizin elbisenizdir, siz de onların elbisesiniz. Allah, sizin kendinize yazık etmekte olduğunuzu bildi ve tevbenizi kabul edip sizi affetti. Artık şimdi onlara yak*laşın ve Allah'ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğunu arayın; şafağın beyaz ipliği siyah iplikten ayirdedilinceye kadar yeyin, için; sonra ta gece oluncaya dek orucu tamamlayın; mescidlerde ibadete çekilmiş iken kadınlara yaklaş*mayın. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır, bunlara yaklaşmayın. Allah, âyetlerini böyle açıklar ki, korunup sakmasımz." (Bakara, 187).
"Hac, bilinen aylardadır. Kim o aylarda (ihrama girerek) haccı kendi*sine gerekli kılarsa bilsin ki, hacda kadına yaklaşmak, günah sağlamak ve kavga etmek yoktur..." (Bakara, 197).
"Bir eşin yerine başka bir eş almak istediğiniz takdirde, onlardan biri*ne (evvelki eşinize) kantarlarca mal vermiş olsanız dahi verdiğinizden hiçbir şeyi geri almayın, iftira ederek ve açık günaha girerek verdiğinizi alacak mı*sınız? Nasıl alırsınız ki, birbirinize geçmiş (içli dışlı olmuş) idiniz ve onlar, sizden sağlam söz almışlardı. " (Nisa, 20-21).
"Size (şunlarla evlenmeniz) haram kılındı: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren analarınız, süt bacılarınız, kanlarınızın anaları, birleştiğiniz kadın*larınızdan olup evlerinede bulunan üvey kızlımız -eğer onhrlanenle birleş-memişseniz, (kızlarını almaktan Ötürü) üzerinize bir günah yokur..." (Nisa, 23).
"O ha İde onlardan ne kadar yararlandınıza, ona karşılık, kesilen ücreieri-ni bir hak olarak veri. Halkın kesiminden sonra karıldı ariaşmaktaüzerinizebir günah ydctur. Allah bilendir, hüküm ve hfcmet sahilidir." (Nisa, 24).
"Eğer hasta, yahut yolculukta iseniz, yahut biriniz tuvaletten gelmiş*se, yahut da kadınlara dokunmuşsanız (bu durumlarda) su bulamadığınız tak*dirde temiz toprağa teyemmüm edin..." (Nisa, 43).
"De ki: Rabbim, bana bir beşer dokunmamı şken benim nasıl çocu*ğum olur? Allah, böylece dilediğini yaratır, dedî, bir şeyin olmasını istedimi ona 'ol' der, o da oluverir." (Al-i İmran, 47).
"Henüz dokunmadan, ya da mehir kesmeden kadınları boşarsanız, size bir günah yoktur. Ancak onları faydalandırın (bir miktar birşey verin). Eli geniş olan, kendi gücü nisbetinde eli dar olan da kendi kaderince güzel bir şekilde faydalandırmalıdır. Bu, iyilik edenlerin üzerine bir borçtur. Bir mehir kestiğiniz takdirde, henüz dokunmadan onlan boşamışsanız, kestiğinizin ya*nsını verin. Ancak kadınlar vazgeçer yahut nikâh bağı elinde bulunan (erkek) vazgeçerse başka. Erkekler, sizin affetmeniz takvaya daha yakındır. Aranız*da birbirinize iyilik etmeyi unutmayın. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı görür." (Bakara, 236-237).
"Kadınlarına zıhar edip sonra söylediklerine dönenler, kanlarıyla te-maslanndan önce bir köleyi hürriyete kavuşturmalıdırlar. Size Öğütlenen bu*dur. Allah yaptıklannızı haber almaktadır. Buna imkân bulamayan, temasla-nndan önce aralıksız olarak iki ay oruç tutmalıdır. Buna da gücü yetmeyen, altmış fakiri doyurmalıdır. Allah'a ve Elçisine inanmanız için bu hükümler konmuştur. Bunlar, Allah'ın sınırlandır. (Bu sınırlan tanımayan) kâfirler için acı bir bir azab vardır. " (Mücadele, 3-4).