Doğru yolda olan pek çok cemaat mevcut şu anda ülkemizde. Simitlerin bir tanesinin pekmezi fazla geldi, fırında fazla kaldı, bir kaç simit yanık diye bütün simitler kötü müdür?
Tarikat-ı Muhammediyye'yi duydunuz mu? Çok eski bir tarikattır ve çok da hak'tır. O kadar eskidir ki, ilk tarikattır. Kurucusu da peygamberimizdir. Kendisini insanlar seçmedi. O da kalkıp ben bir tarikat kurdum gelin ey ahali demedi. O'nun yolu neyse, yaptıkları her neyse, yaşadıkları ve öğrettikleri her neyse işte bunlar O'nun tarikatıdır. O'nun yoludur. Bu Tarikat islamiyetin ta kendisidir.
Tarikat da zaten kelime manası itibariyle yol demektir. Bu yolda uygulanan kurallar da şeriat'tır.
Yanlış tarikatlar ve yanlış yönlendirmeler de mevcut ülkemizde. Hatta bilerek ve büyük çabalarla bunları yaptıran bir takım güçler bir takım başka oluşumlar da mevcut arka planda. Onların eliyle ülkemiz müslümanları kandırılıyor, hocalar kötü gösteriliyor. Ve bunu o kadar güzel yapıyorlar ve o kadar güzel başarıyorlar ki gün geliyor gençler soruyor bu evliyalar sahabeler diyarında: Canım ya bişey sorcam, tarikat var mı, cemaat hak mı sen ne düşünüyorsuun? Bir menşın atıcam daa.
Ne diye geldi ki bu kadar evliya bu memlekete? Nasıl olabiliyor da yatıyor bir peygamber şehrimizin tepesinde? Madem yok bir tarikat yok bir doğru yol, onlarda mı yol sormaya geldiler bu koca ülkeye? Yoksa yol göstermeye mi geldiler acıdıkları için bizlere?
Doğru yolu bulmak zor bir mesele. Bulduktan sonra o yola girebilmek daha büyük mesele. Girdikten sonra yolda sabit kalmak bundan çok daha büyük bir mesele. Tasavvuf herkese göre değil ama bu tasavvufta herkese göre yer var. Burası öyle bir su şehri ki, hangi boy kapla kacakla gelirsen hepsi hikmet sularıyla dolar. Alabileceğinden fazlası zaten senin kabına akmaz. Kabını geniş tut, göğsünü ferahlatacak su burada akıyor.
Yol demektir ya tarikat, yolu sahibine sormalı bir de. Allah'ım demeli yatmadan önce, ben dinimde çok titiz bir insanım. İnternet sayfalarında cevaplar arıyorum insanlara soruyorum. İçlerinde dini bütün insanlar da var dinsizler de var sanırım onu da bilmiyorum ama çok titizim bak. Ben yanlış yerlerde olabilirim ama doğruyu arıyorum valla. Neyse ne diyordum ? Böyle mi edilecek bu dua?
Bu kadar kaygın var madem, desene şöyle gizlice :
Ey yerin göğün ve tüm yaratılmışların ilahı olan tek ve bir olan Büyük Allah. Ben içime doğan aşk ateşini söndüremiyorum, sana kavuşma yollarını arıyorum, yanlış yola sapmaktan da sana sığınıyorum. Rabbim sen buyuruyorsun ki "bana vesile arayın" İşte benim de halim sana ayandır, senden hiç bir şey gizli kalmaz. O halde bana doğru yolu sen göster ya Rabbi. Nereye gideyim, kime dahil olayım. Beni doğru yola ilet ya Rabbi. Fatiha'nda buyurduğun üzere, sapmışların ve dalalete düşenlerin yoluna değil. Dosdoğru yola.
Bak ne güzel oldu dua, kibarca, doğruca.
Sevgili arkadaşlar, tarikat herkese nasip edilmez. Tasavvuf da öyle. Hani bir adama baklavayı anlatmak var saatlerce anlatırsın anlatırsın yetmez, ağzına bir dilim koyarsın senelerce o anlatır bu sefer.
İsteyene ikram edilir ama istenilen zat tarafından da geçmişiyle geleceğiyle bilinir. O nedenle sebepleri vardır gönül işlerinin.