Tanrının Varlığını kanıtlamak için bir İnsana İhtiyacı varmıdır?

Konu sahibi son olarak 4380 gün önce görüldü
yapılan savaşlar tamamen dini yorumlamayla yapılmıştır ki bu yaratıcıyı kötü yapmaz.
"Size savaş açanlarla Allah yolunda çarpışın. Fakat haksız saldırıda bulunmayın. Çünkü Allah, haksız saldırıda bulunanları sevmez." der. Dini kendimizce yorumladığımız için bütün bu eziyet.

O tamamen çevre baskısı ve alışkanlık sebebini sorgulamadan yaptığımız yığınla eylem var.

genele bakinca bunu yapmayan yok diyemezsin o halde.
bireysel olarak bakinca her zamam sorma hakkimi kullanmisimdir
 
Gönderilen peygamberler korkun diyor da neden hep bu kısmı ele alıyoruz?. Allah'ın rahmeti boldur bağışlayıcıdır da deniliyor. Korkun demesinin sebebi Allah'ın istemediği şeyleri yapmaktan korkun çünkü gazabıda vardır deniliyor.

Örnek olarak bi komutan düşün, karşısında emrine amadesin, korkuyosun emrini yerine getirmezsen dayak yiyeceksin yada sürüneceksin yada herhangi bişey ama bide şöyle düşün. bi komutan var ama görmüyosun sadece varlığını biliyosun komutan var emrine karşı geldiğinde sana direk gazabını göstermiyo ne yaparsın bu sefer emrine uymamaya başlarsın. nasılsa birşey olmuyo görmüyom bile zaten diye.

buda onun gibi görünseydi ve yapılanlara direk karşılık verseydi. O zaman imtihan olmazdı ki. İnanmakla bitiyo herşey.

Kendisine sevgiden çok korku duyulan bir komutanın askerleri savaş meydanında ne kadar içten savaşabilir?Bir de bu açıdan bak hocam.Kaldı ki eğer imtihandaysak bu imtihanı peygamberler aracılığıyla değil,vicdanımız,akıl ve mantığımızla da geçebiliriz.Basit bir örnek imtihan demiş iken içindeki büyük bir korku ile bir imtihanda ne kadar başarılı olabilirsin?
 
yapılan savaşlar tamamen dini yorumlamayla yapılmıştır ki bu yaratıcıyı kötü yapmaz.
"Size savaş açanlarla Allah yolunda çarpışın. Fakat haksız saldırıda bulunmayın. Çünkü Allah, haksız saldırıda bulunanları sevmez." der. Dini kendimizce yorumladığımız için bütün bu eziyet.

O tamamen çevre baskısı ve alışkanlık sebebini sorgulamadan yaptığımız yığınla eylem var.

Hocam işte din savaşlarını Tanrının emri olduğunu söylenmiştir aracılar tarafından.3 semavi dinde de savaş isteği olduğunu biliyoruz.Hatta kutsal kitaplar Tanrıya inandığın halde o dinden değilsen öldürülmeleri bile emredildiğini biliyoruz.Tanrıyı sevmek için illa ki herhangi bir dine girmeye gerek var mı?
 
Allah kötüleri korkutuyor iyileri değil. Konuları farklı yerlere getirmemek gerek. İnsanı cennetle müjdeliyor. İyi yer varken neden kötü yeri seçiyoruz?
Öğretmen ödev verince yapılmadığı zaman korkuyoruz öyle değil mi?
Ama Allah affedici ve bağışlayandır.

Benim anlam vermediğim şey bu. O kadar iyi güz şeyler yazarken kuranda neden insanlar sadece hep bir kötüye bakar?
 
bu bir ihtiyac mi yoksa icten mi gelir iste bi nokta da kararsizim. soylediklerin ilk cevabimda var zaten..
kesinlikle katiliyorum.
ama hala ayrimina varamadigim kisim bu.

Öncelikle şunuda bilmek gerekir inanmayanlara kötü gözle bakmak yada onların çok kötü olduklarını düşünmek yanlış. bunu belirtiyim kendi adıma cümlelerimi yazarken bu şekilde algılansın.

Serap senin kısma gelirsek. Bana göre öncelikle ihtiyaç ve sonra içten gelen birşey. Öncelikle biz müslüman doğduk islamı bildik öyle yaşıyoruz. Belki başka ırktan doğsaydık ingiliz alman fransız iskoçyalı vs başka dine mensup yahut dinsiz olacaktık ve hiç bu bilgileri düşünmeyi bile düşünmeyecektik. İhtiyaç olmasının kısmı bana göre şudur; insan eliyle gücüyle, maddi imkanlarıyla, belli bi yere kadardır. Onun ötesinde de birşey vardır. yani çaresizliktir aslında. Hiçbirşeyinin fayda etmediği bir durumda kalmaktır. İşte o durumda insan bişeye ihtiyaç duyar. Kimi duyar kimi duymaz o ayrı. İhtiyaç duyarsın ve artık o neyse onun için gerekenler neyse onu yaparsın.
 
Zaten düşüncelere saygı duyulmadığı sürece cahil insalardır.
BEn size şunu demek istiyorum sadece. İnsanların ne dediği , ne yaptığını düşünmeyin. Okumayı seven kişilersiniz.
Ayetleri bile değiştiriyorlar. Bilindik bir kitap alın ve okuyun. İnsanlar doğruyu yapacak diye bir şey yok. Okuyun kendiniz anlayın. En doğru yolu bu.
 
Zaten düşüncelere saygı duyulmadığı sürece cahil insalardır.
BEn size şunu demek istiyorum sadece. İnsanların ne dediği , ne yaptığını düşünmeyin. Okumayı seven kişilersiniz.
Ayetleri bile değiştiriyorlar. Bilindik bir kitap alın ve okuyun. İnsanlar doğruyu yapacak diye bir şey yok. Okuyun kendiniz anlayın. En doğru yolu bu.
İşte hocam herkes keşke böyle düşünüp bunu uygulayabilse,ama malesef günümüzde sorgulamak özellikle dini sorgulamanın cezası öldürülmek olarak gösteriliyor.Buda insanın seçim yapma hakkını elinden alıyor.

Bu arada çok güzel bir tartışma,herkes birbirine saygılı,tüm arkadaşlara teşekkür etmek istiyorum.
 
Öncelikle şunuda bilmek gerekir inanmayanlara kötü gözle bakmak yada onların çok kötü olduklarını düşünmek yanlış. bunu belirtiyim kendi adıma cümlelerimi yazarken bu şekilde algılansın.

Serap senin kısma gelirsek. Bana göre öncelikle ihtiyaç ve sonra içten gelen birşey. Öncelikle biz müslüman doğduk islamı bildik öyle yaşıyoruz. Belki başka ırktan doğsaydık ingiliz alman fransız iskoçyalı vs başka dine mensup yahut dinsiz olacaktık ve hiç bu bilgileri düşünmeyi bile düşünmeyecektik. İhtiyaç olmasının kısmı bana göre şudur; insan eliyle gücüyle, maddi imkanlarıyla, belli bi yere kadardır. Onun ötesinde de birşey vardır. yani çaresizliktir aslında. Hiçbirşeyinin fayda etmediği bir durumda kalmaktır. İşte o durumda insan bişeye ihtiyaç duyar. Kimi duyar kimi duymaz o ayrı. İhtiyaç duyarsın ve artık o neyse onun için gerekenler neyse onu yaparsın.

bunun bazi insanlarda olmamasi da sinava dahil mi o zaman yunus:)
 
Kendisine sevgiden çok korku duyulan bir komutanın askerleri savaş meydanında ne kadar içten savaşabilir?Bir de bu açıdan bak hocam.Kaldı ki eğer imtihandaysak bu imtihanı peygamberler aracılığıyla değil,vicdanımız,akıl ve mantığımızla da geçebiliriz.Basit bir örnek imtihan demiş iken içindeki büyük bir korku ile bir imtihanda ne kadar başarılı olabilirsin?

Sadece Korkarak namaz kıl, oruç tut vs. yapmak yanlış ki bunun yanlış olduğunu bilmek ve belirtmek gerekir. Allah'ın rızasını kazanmak için yerine getirmek gerekir.

Akıl vicdan ve mantığımızla da geçebilir demişsin. Evet hocam bu kısımda da örnek çok.

yani inanmayan birisi için bu dünyada imtihanı geçemedi diyemeyiz ki şöyle bir hikaye vardır. Vakti zamanında hayat kadını olan birisi ve müslüman olmayan birisi. bi şekilde çölde kalır. Su aramaya başlar bi kuyu bulur ve kuyuya inerek su içer. Kuyudan çıktığında bi köpek görür. Köpekte susuzluktan kumları yalamaktadır. Kadın bunu görerek tekrar kuyuya iner ve ayakkabısına su doldurur köpeğe içirmek için. Allah bu kadının köpeğe gösterdiği merhametinden dolayı onu müslüman olarak öldürür diğer alemde cennete girer.

Şimdi bu örnekten yola çıkarak. Sen akıl mantık davranışla imtihanı geçebilirsin ama inanmak şart çünkü Mevla bu kadının canını alırken bile müslüman yapmış Eğer öyle olsaydı bu kadın bu davranışından dolayı inanmasa bile belki kurtulabilirdi diyebiliriz ama inanmak gerekli ki zaten dinde en başta kelime-i şehadet getirmek gerekiyo. Buda inanmak demek.
 
İşte hocam herkes keşke böyle düşünüp bunu uygulayabilse,ama malesef günümüzde sorgulamak özellikle dini sorgulamanın cezası öldürülmek olarak gösteriliyor.Buda insanın seçim yapma hakkını elinden alıyor.

Bu arada çok güzel bir tartışma,herkes birbirine saygılı,tüm arkadaşlara teşekkür etmek istiyorum.

Cahil bir ülkeyiz. Insanlar kendileri biliyor falan filan ama aslında hiç bir şey bilmiyorlar. Dinde zorlama yoktur zaten. Araştırmaktan korkan insanlar hata yaparlar. Siz korkmayın. Kim ne derse araştırın. İnsanların düşüncesi sizi zorlamasın.

17 yaşında ki bir genç sayesinde ben 1 haftadır kapandım,namaza başladım. Çünkü islamı öyle güzel korkutmadan yadirgamadan anlattı ki.. ben bataklığın içindeydim beni bilen biliyor. İslamı güzel anlatan insanlarda var. Saygı duyan insanlar da var.
Siz cahil insanlardan uzak durun.
Babam hep der" cahil insanla tartışma. Onları kendi düşünceleri hep dar kapasitedir" derdi.
 
Sadece Korkarak namaz kıl, oruç tut vs. yapmak yanlış ki bunun yanlış olduğunu bilmek ve belirtmek gerekir. Allah'ın rızasını kazanmak için yerine getirmek gerekir.

Akıl vicdan ve mantığımızla da geçebilir demişsin. Evet hocam bu kısımda da örnek çok.

yani inanmayan birisi için bu dünyada imtihanı geçemedi diyemeyiz ki şöyle bir hikaye vardır. Vakti zamanında hayat kadını olan birisi ve müslüman olmayan birisi. bi şekilde çölde kalır. Su aramaya başlar bi kuyu bulur ve kuyuya inerek su içer. Kuyudan çıktığında bi köpek görür. Köpekte susuzluktan kumları yalamaktadır. Kadın bunu görerek tekrar kuyuya iner ve ayakkabısına su doldurur köpeğe içirmek için. Allah bu kadının köpeğe gösterdiği merhametinden dolayı onu müslüman olarak öldürür diğer alemde cennete girer.

Şimdi bu örnekten yola çıkarak. Sen akıl mantık davranışla imtihanı geçebilirsin ama inanmak şart çünkü Mevla bu kadının canını alırken bile müslüman yapmış Eğer öyle olsaydı bu kadın bu davranışından dolayı inanmasa bile belki kurtulabilirdi diyebiliriz ama inanmak gerekli ki zaten dinde en başta kelime-i şehadet getirmek gerekiyo. Buda inanmak demek.

Örnek güzel ve ilginç ama mantığım son kısımda takılıyor.Misal bir kişi deist ya da ateist,ama bu kişi çok yardımsever,tüm canlıları seviyor,ömründe çok hata yapıyor ama inanmıyr.Şimdik bu insanın cehenneme gitmesi adil olurmu?Sırf Kelime-i Şehadet getirmediği için?Ya da medeniyetten uzak bir kabilede yaşayan,dinlerden dahi haberi olmayan bir kişinin cehenneme gitmesi adil olur mu?
 
Cahil bir ülkeyiz. Insanlar kendileri biliyor falan filan ama aslında hiç bir şey bilmiyorlar. Dinde zorlama yoktur zaten. Araştırmaktan korkan insanlar hata yaparlar. Siz korkmayın. Kim ne derse araştırın. İnsanların düşüncesi sizi zorlamasın.

17 yaşında ki bir genç sayesinde ben 1 haftadır kapandım,namaza başladım. Çünkü islamı öyle güzel korkutmadan yadirgamadan anlattı ki.. ben bataklığın içindeydim beni bilen biliyor. İslamı güzel anlatan insanlarda var. Saygı duyan insanlar da var.
Siz cahil insanlardan uzak durun.
Babam hep der" cahil insanla tartışma. Onları kendi düşünceleri hep dar kapasitedir" derdi.
Herşeyi bildiğini söyleyip hiç birşey bilmeyen toplumların başında geliyoruz malesef.Kendi doğrularına sıkı sıkı bağlısın,bir yandan da korkmuyorsun araştırmaktan,tebrik ederim seni.
 
İnsan bir şekilde eksik yaratılmıştır diyorum ben de, şöyle ki;
Çocuk yetiştirirken iyiyi ve doğruyu anlatmaya çalışırken, sizin söylediğiniz şeyleri yaparsa ona dondurma alacağınızı söylersiniz(ödül), aksini yaptığında ise sokağa çıkma yasağı gelir(yaptırım). Ders çalışmayan çocuğu bu şekilde olumlu ve olumsuz pekiştireç kullanarak motive edersiniz, daha doğrusu ihtiyaç duyarsınız, neden? Çünkü kendi aklı ve eksik hayat tecrübesiyle doğruyu ayırt edemez bazen ya da kolay olan işine gelir.kendi sınırlı düşünceleri içinde direkt olarak iyiyi idrak edemeyebilir , bu yüzden ödül ve ceza gereklidir.

Şimdi siz bana şu kadar yıl yaşadıktan sonra veya şu kadar kitap okuduktan sonra sonsuz bir bilinç ve düşünce gücüne ulaşılabileceğini söyleyemeyeceğinize göre tabi ki ödül ve ceza sistemi dinde de gereklidir. Bu korku hükümdarlığı anlamına gelmemektedir. Burda belki tek eksiklik ödül ve cezanın gecikmeli gelecek olmasıdır veya belki de bir şekilde geliyordur ama farkında değilizdir.
 
Örnek güzel ve ilginç ama mantığım son kısımda takılıyor.Misal bir kişi deist ya da ateist,ama bu kişi çok yardımsever,tüm canlıları seviyor,ömründe çok hata yapıyor ama inanmıyr.Şimdik bu insanın cehenneme gitmesi adil olurmu?Sırf Kelime-i Şehadet getirmediği için?Ya da medeniyetten uzak bir kabilede yaşayan,dinlerden dahi haberi olmayan bir kişinin cehenneme gitmesi adil olur mu?

Hocam bu soruyu bende çok zamanında kendime sordum. Ama bakın bu soruyu bana çevremdeki kişilerde çok sordu. Ama bunların cevaplarını biz veremeyiz. Çünkü bizde öyle her şeyi bilen kişiler değiliz. Hocalar var. Gidip onlara anlatın durumu size gerçek bir şekilde anlatsınlar. Kafanız karıştığı zaman bilen birine söyleyin ki o kişi size gerçek doğru açıklamasıı yapsın. Çünkü biz ne dersek diyelim düşünceniz de hep bir soru. Zaten Allah buyuruyor. Araştırın sorgulayın diyor.
 
Hocam bu soruyu bende çok zamanında kendime sordum. Ama bakın bu soruyu bana çevremdeki kişilerde çok sordu. Ama bunların cevaplarını biz veremeyiz. Çünkü bizde öyle her şeyi bilen kişiler değiliz. Hocalar var. Gidip onlara anlatın durumu size gerçek bir şekilde anlatsınlar. Kafanız karıştığı zaman bilen birine söyleyin ki o kişi size gerçek doğru açıklamasıı yapsın. Çünkü biz ne dersek diyelim düşünceniz de hep bir soru. Zaten Allah buyuruyor. Araştırın sorgulayın diyor.
Umarım birgün bu soru ve sorularımın cevabını alabilirim.Ama ülkemizde bu sorulara gerçekten cevap verebilecek kişileri bulmak çok zor.

Teşekkür ederim ayrıca.
 
Geri